|
||
| Fantastik hikayeler ve çağdaş mitoloji. Bu kadar meraklıysanız oturup fantazi yazın. Hayat bu kadar basite indirgenemez. Konuşan hayaletler, evrensel vacum dan gelen sesler, sesler sesler sesler. İyi rüyalar. Uyarı: Siz mesajınızı yazarken 2 yeni mesaj daha gönderildi. İsterseniz gönderilen mesajı okuyun. avladığı hayvanı yemiş postunu giymiş oh oh neyi düşünecek kıçını düşünüyo. O kadar yedikten sonra bağırsaklarını boşaltması lazım uygun bir yer buluop. Allah ı düşünüyormuş başka işi yok
|
||
|
||
| aşk allah ın zatınadır dıyoruz zaten nasıl ki o allah degıldır dıyebılrısın artı aşk ın ıcınde korku sadece onun varlıgından yoksun olma korkusudur aşık adamda nıye akıl ararsınkı. Eğer aşk ise, o artık Allah değildir. Kurallardan çıktıysa, kafada kurulan yinede genele bağlandığı oranda beyin yıkanmış ve şartlandırılmıştır. Korku akıl katilidir.
|
||
|
||
| @khaos sen ye iç biraz dışarı çıkar düşünme sen düşünemiyorsun iyide okumuyorsun zaten işin güçün tarana bulgur lambur lumbur karabiber tuz ..oldun sus maytap yakalmak onunla eğlenmek neden Allahı düşündüğünü ispat ettim onu yakaldın mı yazıda inşallah yakalamışsındır Allahım ne olur bu çocuk anlasın : ) nerdeeeee.. |
||
|
||
| renult ferrari lutfen daha makul yaklasımlar secermısın yada anlattıgın seyleri once kendın oku emınım vazgecıp sılersın. | ||
|
||
strange-passenger yazını okudum ve bıseye takıldım senın cennet ve cehennem anlayısında yanı dıger bır ıfadeyle gunah ve savabların karsılıgı surecı bu dunyada mı yasanıyor?ya uzattım ıyıce ahıret anlayısını acıklarmısın kısaca? Ahireti ben bilemem. Çünkü o boyutu beynimizle-nefsimizle anlamak mümkün değil. Mevlana Kuran'da belirtilen baldan akan ırmakların ve Hurilerin birer simge olduğunu çok açık söylemiştir. İnsan beyni ödül ve ceza sistemi ile algılayabiliyor. Bu yüzden kişinin dini aklı kadardır. Herkes aklı ölçüsünde bu kavramları algılayacaktır veya üst boyuta geçecektir. Allah'ın tüm bu alemleri yaratış gayesi bazı insanları Cehennemde yakmak ya da bazılarını Hurilerin koynuna sokmak için değildir. Bu çok komik geliyor bana kusura bakmayın. Ve ben yalnız değilim. Tasavvufta denir ki "Sanatını görmek için evreni yarattı, kendi güzelliğini seyretmek için insanı yarattı" Ben "görünenin ötesindeki hayat" dediğim zaman her alanında "Allah" olan bir hayatı kast ediyorum.Her ne kadar yakalayabilene küçük küçük mutlulular sunsa da bu hayat sonuçta biz sürgündeyiz.Ait değiliz aslında bu hayata.Burdayız çünkü nasıl ki bir balık suyun içindeyken suyu anlayamaz, biz de Elest aleminde Allah'ı anlayamadık.O yüzden biz bu hayatta sudan çıkmış balıklarız. Ve evet bu dünyada da yaşanıyor diyorum. Ama sen ölümden sonrasını soruyorsun. Onu ben bilemem. İnanmak başka şey bilmek başka şey. Hükmetmek bambaşka bir şey. Hayal bile edemem. Ama inanırım. Çünkü seziyorum ki O var. Benim derdim görünenin ötesindeki hayatın etkisindeki ve güdümündeki bu görünen hayatı yaşamak. Sezdiklerimi bu hayata aksettirmek. Aklımca kabul ettiğim ibadetle ya da başka bir şekilde. |
||
|
||
| anladım soyledıklerını peki kuran a bakıs acın nedır yanı mesela ahıret ıle ılgılı olan ayetlerı bu gorusun ıle nasıl yorumlarsın? ornegın olumden sonra bı hayat olum somut bısey degılmı ve sen o manalandırıgımız zaman kavramı ıcesınde olume nasıl bır acıklama getırısın? | ||
|
||
| bal bal diyorum oohh çok güzel bir şey faydası oluyormu sana olmuyor demek ki söyleyince faydası olmuyor Khaos |
||
|
||
anladım soyledıklerını peki kuran a bakıs acın nedır yanı mesela ahıret ıle ılgılı olan ayetlerı bu gorusun ıle nasıl yorumlarsın? ornegın olumden sonra bı hayat olum somut bısey degılmı ve sen o manalandırıgımız zaman kavramı ıcesınde olume nasıl bır acıklama getırısın? Kuran İnsandır aslında. İnsanı açıklar. Ama büyük çoğunluğu bu hayatta bitki gibi dekor olan insanı değil. Hz. İnsan'ı. Kuran'ı okurum ama ben kendi aklımın ötesinde yorumlayamam. Allah'a inandığım için tümden gelirim ve kesin doğruluğuna inanırım. Katman katman anlamları vardır. Fahreddin Razi 23 cilt tefsir yazmıştır. Somuncu Baba bir gün hutbeye çıkar ve Fatiha'nın ilk yorumunu yapar. Cemaat mutlu mesut dinler ve kabul eder. 2.Manasını açıklamaya başlayınca "Ne diyor bu yahu?" diye honurtular yükselmeye başlar. 3. manaya geçince "Bu adam kafir midir nedir?" diye sesler gelir. Somuncu Baba anlar ve devam etmez. Nesimi, Bayezid Bestami , Hallacı Mansur,Şems Tebrizi,IBN Arabi gibi din büyükleri yine din adına idam edilmişlerdir. İdam edilmeyi bırakın hemen hepsi işkencelerle acı bir şekilde katledilmişlerdir. Bu manalar kalabalıklarca fetva boyutunda yaşayanlara fazla gelir. İnsanlar hayatlarından emin olmayı seviyorlar. Bir çok insan bal kavanozunu dışından yalıyor ama bundan da şikayetçi değiller. Valla ben şahsen iyi olan bir Allah'a inanıyorum. Her ne yaşanıyorsa iyidir. Kötü-acı dediğimiz şeyler sadece bizim yorumlarımız. Bu hayat zor bir hayat. Ona şüphe yok. Ama ben insanların hatalarını ya da kendi hatalarımı Allah'a yüklemem. |
||
|
||
| hımm bıraz dolanbaclı bı cevap olmuss ama ıdare eder senı kacırmadan yıne sorarız ölüm nedır strange ve nubuvvet senın bu anlayısın ıcınde nerde nasıl soluklanıyor? | ||
|
||
ferrari sen salaksın. O yüzden artık seni ciddiye almayacağım geyik gibi zıplamaya başladın kafayı yiyip. Zil takıp oynayacan neredeyse Allah Allah diye inancın bundan ibaret ![]() Sina Aşk ve akıl birebirdir akılsız aşıık olamaz güdüleriyle yaşar çünkü hatırlamaz düşünceyi zıttına çevirme. Şehvet aşk değildir. Tensel haz düşkünlüğü senin anlattığın aklı çıkardığına göre öyleyse utanç onu beyaz elbiseye büründürüp yüksek mertebelerdeymiş gibi gösteren. Ama kökeni şehvet olanın, saklı hali Allah görünse de asıl hali gizil Kin dir. StranGe_PassenGer düşüncelerin güzel. Ama bazı çelişkiler var. Örneğin buraya ait olmadığını sana düşündüren sadece ölümdür. Yaşama arzusu o kadar güçlüdür ki insan hiç ölmeyecek sanır. Ama ölüm mutlaktır. Ruh a inananlar sadece kendi ruhlarına inanırlar, ruhlarını yitirmeyi göze alamazlar o yüzdendir bir koruyucuyu arayışları ve yüce varlıklar altında ezilmişlikleri. Allah sence bu varlıkları neden kusurlu yaratmıştır? Ya da insanın hatası belki de tek bir düşünce olamaz mı? İyi nedir olan mı olması gereken mi? Olanla olması gereken arasındaki uçurumu büyüten hangi düşüncedir? Allah düşüncesi neyi ifade eder? Ulaşılmaz anlaşılmaz bir varlık hakkında düşünmek ve sezmek de mümkün olmadığına göre asıl düşünülen nedir ne olabilir? Tümden geldiğini söylüyorsun bana o tümlüğün kafandaki imgelem biçimini açıklayabilir misin? Tümlüğü düşünürken aklında oluşan görüntü ne neredesin? Boyutlar ulaşılmaz soyut hayaller ve kurgular değillerdir bunu biliyorsundur umarım. Hiç bir şey yokken var olan ne demektir? Ve tabi şu anda bildiğimiz her şeyin dışında olan, ölümden sonrası yaşamın çelişikliğini farkedebiliyor musun. Ölümün ötesdine tekrar bu yaşamın görüntüsü yapıştırılıp, "öldükten sonra yaşam" neyin işareti bir söylemdir? |
||
|
||
| Ama kökeni şehvet olanın, saklı hali Allah görünse de asıl hali gizil Kin dir. bu cumlenı anlamadım acıklarmısın? |
||
|
||
Ama kökeni şehvet olanın, saklı hali Allah görünse de asıl hali gizil Kin dir. bu cumlenı anlamadım acıklarmısın? Aslında açık. Ama sen ne istediğini biliyorsun öyle değil mi? Ve de eminsin. O yüzden buradan hem de benim açıklamamın bir manası yok şiddetle reddedip yargılayacağın için. Zaten pek uygun bir yer değil böyle bir konu için. Düşünürsen anlayabilirsin bence biliyorsun da. |
||
|
||
StranGe_PassenGer düşüncelerin güzel. Ama bazı çelişkiler var. Örneğin buraya ait olmadığını sana düşündüren sadece ölümdür. Yaşama arzusu o kadar güçlüdür ki insan hiç ölmeyecek sanır. Ama ölüm mutlaktır. Ruh a inananlar sadece kendi ruhlarına inanırlar, ruhlarını yitirmeyi göze alamazlar o yüzdendir bir koruyucuyu arayışları ve yüce varlıklar altında ezilmişlikleri. Allah sence bu varlıkları neden kusurlu yaratmıştır? Ya da insanın hatası belki de tek bir düşünce olamaz mı? İyi nedir olan mı olması gereken mi? Olanla olması gereken arasındaki uçurumu büyüten hangi düşüncedir? Allah düşüncesi neyi ifade eder? Ulaşılmaz anlaşılmaz bir varlık hakkında düşünmek ve sezmek de mümkün olmadığına göre asıl düşünülen nedir ne olabilir? Tümden geldiğini söylüyorsun bana o tümlüğün kafandaki imgelem biçimini açıklayabilir misin? Tümlüğü düşünürken aklında oluşan görüntü ne neredesin? Boyutlar ulaşılmaz soyut hayaller ve kurgular değillerdir bunu biliyorsundur umarım. Hiç bir şey yokken var olan ne demektir? Ve tabi şu anda bildiğimiz her şeyin dışında olan, ölümden sonrası yaşamın çelişikliğini farkedebiliyor musun. Ölümün ötesdine tekrar bu yaşamın görüntüsü yapıştırılıp, "öldükten sonra yaşam" neyin işareti bir söylemdir? Evet yaşama arzusu (bence varolma arzusudur) mutlaktır. Yaradılış gayesine uygundur. Birlik aleminden çokluk alemine geçişin bir sonucudur bu. Nefs-beyin hiç ölmeyeceğini sanar. İnsanda her şey Allah'ı zikrederken beyin-nefs etmez.O kendisini Tanrı sayar çünkü. Klasik sınav söyleminin kaynağı budur. Bundan kurtulup kendi içindeki o Allah'ı sezgilerinle bulabilmektir. Başka bir yolla değil. Çünkü iman sadece kalplerdir. Ya inanırsın ya inanmazsın. Bunu da Allah kaderle belirlediği için sorun yoktur. İnanmadığı için kimseyi yargılamam. Allah'ı da yargılamam. Ben kendi hayatıma bakarım. Anlaması zor bir hayat ve zıtlıkların birbirini tanımlaması şeklinde kurulmuş. Allah'ın kusurlu yarattı dediğin varlıklar bizce ya da sencedir.Senin beynince ya da benim beynimce. Melekler de Allah'a ; "Yeryüzünde sana asi olacak bir varlığı neden yaratıyorsun?" sormuşlar. Bu hayat neden acı dolu ve Allah kendisini en çok sevenlerin yine din adına katledildiği bir kaderi neden resmetmiş bilemiyorum. O bazen kalbimi sızlatan his neden anlayamadığım bir şekilde gelip beni vuruyor bilemiyorum. Bilemediğim ve anlayamadığım pek çok şey var. Ama ben Allah'ı hayatımdan çıkarsaydım (ki böyle bir şeyi de düşündüm) tüm bu hayat curcunası çok daha büyük bir muamma ve eziyet halini alırdı. Ben Allah düşüncesini bana dayatılan bir şeyin ötesinde içimde olan bir şey olduğuna %100 kanaat getirdim. O'na inanmamak, inanmaktan daha zor. Çünkü O var. Hiç bir şey yokken Allah var. Yok da yok... Sadece Allah... Allah nasıl bir şeydir kafamda canlandıramam. Canlandırabilsem zaten komik bir Allah olurdu. Ruha inanlardan biriyim ama sadece kendi ruhuma inanmıyorum. Tek bir Ruh var ve de o Allah'ın ruhu. Bunu kasap hesabıyla 100gr onda 200gr bende olarak düşünmüyorum. Var sadece. İnsan 4 şeyden oluşuyor. Ruh-Gönül-Nefs-Beden Ruh Allah'ın ruhu ve bilinemez. İnsanın şu an beden dediğimiz şeyin içinde midir, farklı bir boyutta mıdır bilemem.Zaten Kuran'da da Ruh bir sır olarak belirtilmiştir. Gönül bizim kalbimizdir ve Allah'ın güzelliğini seyredeceği aynadır. Ama nefs-beyin buna uygun olmalıdır. Bedense maddi varlığımızdır ve ölünce diğer madde alemine karışacaktır. İyi olan şey kendi gönlümde hissettiğim bir şeydir benim. Olması gereken kavramı kişiden kişiye değişen bir şeydir. Tüm evren bizim beynimizin bir tasarımıdır ve bu beyin ölünce tüm o farklı evren yok olur. (Bu yüzden İnsanın ölümü küçük kıyamettir.) İyi olan Allah dediğim zaman benim anlam veremediğim bir şekilde bazı anlarda bu hayatın dayanılmaz zülmü karşı hissettiğim O yakınlık hissidir. Ben içimdeki hiç bir şeyi reddetmemeye çalışıyorum. Acı çektiğim zaman zorla neşelenmiyorum. Ya da üzüldüğüm zaman insanların arasına girip kendimi kaybetmeye çalışmıyorum. Her neyse o hissi yaşamaya çalışıyorum. Ve zaman zaman bana öyle bir his geliyor ki ben benden daha büyük bir şeylerin parçasıyım. Bu herkese geliyor ama herkes farklı farklı yorumluyor.Birisi mide gazı diyor ben Allah diyorum. Benim yorumum bu. Diğerlerinin yorumu onları ilgilendirir. Karşılaştırmalı bir üstünlük söz konusu değil. Olanla olması gereken arasındaki uçurumun kaynağı sonsuz varlığımızla sonlu varlığımız arasındaki çelişkiden kaynaklanıyor olabilir. Tam emin değilim. Bu konu hakkında daha önce düşünmemiştim.Sanırım sonsuz varlığımız herkes için aynı düzlemde. Ama sonlu olan beynimiz bunu belli ölçülerde anlayabiliyor. Din de zaten sonlu ile sonsuzu uyumlaştırmak için var. Allah kimdir, ne iş yapar, bizi bir yerlerden izleyip çekirdek mi çitletir bilemem.Ulaşılmaz hayaller ve bulutlar içinde bir şeyler hayal etmiyorum. Dediğim gibi bir his sadece. Sezgisel bir şey. Kendimde ondan bir şeyler olduğunu seziyorum. Ben bu resmin hisseden kısmındayım. İmgelem biçimini demişsin ama bunu anlatmak çok zor. Anlatmanın da bir anlamı yok bence bu kişisel bir şey. Bende böyledir başkasında farklıdır. Kızgın yağlar, ateş vs birer farzi anlatım. Öldükten sonra nefs temiz hale getirilecektir deniyor. Kendisini inkar ettiği ölçüde acı çekecek. Ya da şu an çekiyor.Öldükten sonraki yaşamı ben anlayamayacağımı ve hayal edemeyeceğimi belirttim. Çünkü o farklı bir düzlem ve artık o noktada inanç devreye giriyor. Ben şunu biliyorum: Bu hayatta beynime anlayamayacağım pek çok şey oluyor. Dünyaya bakmaya gerek yok.Kendimi dinlemem yetiyor. Allah'ı tam olarak bilmem mümkün değil. Tanımlayabilseydik-resmedibilseydik o şey Allah olmazdı galiba... Elbette tam olarak anlayamamanın verdiği çelişkiler var. Sonuçta ben bir peygamber ya da seçilmiş kişi değilim. Bunlar üzerinde de sürekli kendimce düşünüyorum. Ama onca geçen zamana baktığımda ne kadar düşünürsem düşüneyim O'nun var olmadığına inandığım bir an yaşamadım. Az önce kalktım ve bana öğretildiği gibi abdest alıp bana öğretildiği gibi namaz kıldım. Eğilip kalkarken aklımdan iş yerindeki kız da geçti 10 gün sonra gideceğim askerlik mevzusu da. Bu ritüeli yerine getirirken büyük bir hipnoz halinde sadece ruhumun temizlendiğine inanmıyorum. Namaz kıldım çünkü ben bende beyinden-nefsten başka bir şeyler olduğunu kabul ettim. Simgeler önemlidir ve insanları güçlü kılar. Sürekli Allah'ı reddetme eğiliminde olan tek şey:beyne bir dayatmadır bu.Ha bu dışardan görünen boyutu. Ben kendi içimde namazın bana Allah'tan gelen enerjiyi yaşama aksettirme de yardımcı olduğu gibi pek çok şeyi de düşünüyorum. Bunlar ayrı. Tümden geliyorum dediğimde aklıma geleni şöyle anlatmayı deneyeyim: Bir gece yarısı gökyüzünü izlediğimde benden büyük bir şeylerin olduğunu ve tüm bu cümbüşün bir anlamı olduğunu seziyorum. Kendimi bu büyük güç içersinde sürekli enerji alış verişi yapan bir varlık olarak görüyorum.Kendimden büyük olan bir şeylerin varlığını kabul ettiğim için Allah'a, peygamberlere ve Evliyalara saygı duyuyorum. Onların söylediklerini kendimce yorumlayıp kabul ediyorum. Bu arada kafmda kalan bir şeyi ekleyeyim. Ben Cumaya bile gitmiyorum derken bunu bir övünç olarak söylemedim. Namaza ve ibadetlere inanıyorum ve kendi aklımca bunları yapmamayı meşru kılacak gerekçeler üretmiyorum yanlış anlaşılmasın. Sadece bir insanım ve hissettiğim ölçüsünde yaşamaya çalışıyorum. |
||
|
||
| Eyw samimiyetin için. Ben senin genel açıddan insanlar ve insanlık ile ilgili düşüncelerine katılmakla birlikte inanç ve tümdengelim konusunda ve de insan beyni dış evren konusunda söylediklerinin tam tersini düşünüyorum. Allah kelimesi ruhumda, mutlak zorbalığı temsil edecek kadar kötüye kullanılmış ve o işkencecilerin Dini olarak göründüğünden tiksinti uyandırıyor. Bahsettiğin benden büyük dediğin şey e tabiat ve doğpa diyor ve ona tapınmak yerine uyuma çalışııyorum bu da çelişkilerimin tamamını uzlaştırıyor. Peygamberlere saygım vardır ama onlar sadece cesur insanlardır.Sıradan insanın asla cesaret edemediğini yaptıklarından Tanrı elçisi ilan edilerek sıradanlık korunur. İsa nın söylemiyle söylersek kimse onun çarmıhını sırtlanmaz ve bu da onları aslında inançsız yapar. Tıpkı kendi kitabını bile okumayan müslümanın kitabı yüceltip onu putlaştırarak inancından uzaklaşması gibi. Herneyse. İnsanın ve yarattığı hiç bir şeyin doğruluğuna inanmam ben. Allah da onun büyütülmüş ölümsüzleştirilmiş halidir bana göre. Teselli gereksizdir ölüm gerçektir. Karşılık beklemeden yaşamayı öğrenmektir sır benim için. Şu allegorinin tersine çevrilmesidir. Eğer bir tanrı varsa bile ve bu kesinse, benim amacım onu yok etmek ve onsuz, ona sığınmadan, ondan beklemeden kendim olarak yaşamayı öğrenmem gereklidir. Eğer var ve saklanıyorsa bunun tek nedeni de bu olmalıdır. Belki kendini kandırıp inanmak huzur verebilir rahatlatabilir. Ama bu sahte rahatlığın kıpırtıszlık olduğunu bilirim. Din i ilerleme mit i olarak düşünürüm gerçekliği yoktur ama insanlar ortak geleceğe inanmak zorundadır bu da dinsel inançları yaratır. Hiç bir şey in olmadığı an a inanmam bu da insanın dil sorunudur. bende olan sende olmayabilir ya da tersi ama herşeyin yoklaştırılması hatalı bir düşüncedir. Zaman da dahil varoluşun parçasıdır öyleyse başlangıç ve son yoktur zaten. Ölümden sonra yaşayan ve adım atan dokunan ben olmayacağı gibi ve bunlar olmadan ben de olamayacağım için (düşünce de tüm duyuların toplamıdır ayrık değildir. duyum olmadan ruh olmaz) evrenin dışında yaratıcı da olamaz bana göre. Herneyse. Ben benim de bir döngü olduğunu bilerek düşünürüm parsı oldsuu için inanca ihtiyaç duymam. Tümden gelişçi bakışa inanammam çünkü düşünce de sınırlanamaz. Şimdilik bu kadar diğer kişisel düşüncelerine katılıyorum. Ancak Din ve varoluş konusunda düşündüklerinin tam tersiyim. İnanmam. Şimdilik bu. |
||
|
||
| Düşünen ve sorgulayan bir çok insan için klasik dini söylemler anlamsız ve komik gelebilir. Çünkü senin de pek çok yerde vurguladığın gibi her ne kadar bunu kabul etmeseler de insanlar dini bir ticaret olarak görüyor...Bu hemen her dinde böyle. Ama insanların dinin sadece şekil kısmını almış olmaları ve keyfe-keder yorumlamaları dinin pek çok öğretisini silip atmak için geçerli bir sebep değildir bence. Sufizm, Tasavvuf inançlı insanlar için klasik söylemlerin ötesini vaadetmektedir. Her ne kadar ticarethaneye dönmüş olan tarikatlar bunları da tekellerine almış olsalar da kendi aklını kullanarak bunları okuyanlar için bir çok çözüm vardır bu öğretilerde. Ama yine belirteyim ki Allah'ı anlamak ve bu hayatın nedenini, nasılını kesin sınırlar içinde çözmek imkansızdır. Sadece herkes aklı ölçüsünde... Bu yola gerçekten giren insan sayısı çok azdır ve bunların büyüklerinden pek çoğu din tacirleri tarafından katledilmişlerdir. Bir dindekiler kendi dininden olmayanların, başkaları, kendi dininden olsa bile gereklerini yerine getirmeyenlerin, tarikatçılar kendi tarikatından olmayanların Cehenneme gideceğini iddia ediyorlar. Bu insan grupları inançsız birsini görmek istemiyorlar çünkü böyle bir ihtimalın varlığı onları dehşete düşürüyor. "Ulan kek gibi bir ton ibadet edip zina yapmadık" diyorlar için için Kaygan bir inanç zemininde asıl amacını bilemedikleri ibadetleri, yaptıkları kötülüklerin telafisi olarak ifa ediyorlar. Adam kendi payından hariç mirastan kalan kardeşinin payını (yetim hakkıını) yiyor ama 5 vakit namazını kılıp kimseye dinine söz söyletmiyor. Orucunu tutuyor zekatını veriyor ama yanında çalıştırdığı işçinin hakkını yiyor. Ben bir çok ibadeti yerine getiremiyorum. Ama öyle yaşamaya çalışıyorum ki kimseye zararım dokunmasın. Kimseyi hidayete erdirmek gibi bir amacım-meselem yok. Kendi algım çerçevesinde biliyorum ki bu hayata yaptığım katkı kadar pay alacağım. Sevgi ve duygu anlamında. Esas olanın kendi içinde tutarlı yaşamak olduğuna inanıyorum. Çok dindar görünen ama Allah'tan nefret ettiğini için için sezdiğim insanlar görüyorum. Dindarlık kisvesi altında kendi yaşadığı iğrençliklere bahaneler üretenleri biliyorum... Bütün bu kişilerin varlığı benim kendi dinimi eleştirmeme yol açmıyor. Sadece insanlığın büyük bölümünün neden böyle olduğunu anlamaya çalışıyorum. "Allah bizden ne istiyor acaba?" diyorum. "Ben nasıl yaşamalıym?" diyorum. Yoldaki bir taşı alıp kenara sevap olduğunu düşünerek değil, arabanın birisinin tekerleğinden sıçrayıp birinin gözünü çıkartmasın diye koyuyorum. Kamuda çalışıyorum ve burdan özel işim için telefonu kullanmıyorum. Çünkü ahlaki bulmuyorum. Oruç tutuyorum ve sebebini bilmediğim bir haz duyuyorum. Pek çok anlaşılmaz olduğunu baştan kabul ettim ben bu hayatta. Sezgi-his boyutuna hakim olamıyorum belki ama dinin bu öğretilerinin içimdeki o sonsuz bilinmezi bir parça olsun anlamama yardım edeceğini biliyorum. Çünkü yaşıyorum bu hissi. Bütün bunları sadece kendi duruşumu ortaya koymak için yazdım. Bir nevi itiraflarım. ![]() Düzenleme:Fazla kelime silindi. |
||