|
||
| o varsa bizim için hayırlısı olabilir, bunun akside, hayırlısı, cennet ayaklarımızın dibinde olacak, aksi biz cehennemin ta dibinde. yine de iyi biridir değil mi?bize kıymaz değil mi? bizi sever değil mi? biz ona kulluk ederiz değil mi? offffffffff delireceğim yav....
|
||
|
||
allah varsa kãrımız nedir ? yaratılmak var olmak bizim karımız cennet mi ? ![]() |
||
|
||
| tanrıyı bir büyük hayalet olarak tahayyül edenlerin sorusu, ama hak veririm insan gördüğü kadarını hayal edebilir, sonsuzluğu nasıl bir imgeyle tasavvur etsin ki değil mi... şu kadarını söyleyeyim size, tanrı sonsuzluktur, biz o sonsuzluktaki küçük sonluluklarız, zaman da bu yüzden var, hayat da... esen kalın.. |
||
|
||
| Allah varsa - ki şüphesiz var- ne demektir? Yani vacibül vücud ( varlığı zorunlu olan), ezeli ve ebedi biri varsa en büyük karımız kainatın olması ve bizim O'nun yaratmasıyla vucuda gelmemizdir. Sanat, sanatkarsız olmaz, bir köy muhtarsız olmaz, bir iğne ustasız olmaz, bir harf katipsiz olmaz, nasıl oluyor ki bu muazzam kainat sahipsiz, idarecisiz olsun. Demek ki en büyük karımız, başta kendimiz ve tavanı yıldızlarla şenlendirilen güneş bir lamba olan, yeryüzü bağlar ve bahçelerle donatılan, bağlar birer hazine paketi olarak bize hediye edilen, denizler birer rahmet havuzu olarak binlerce balıklarla ( ve hamsilerle) şenlendirilen, vakti vaktine her bir bahar bir vagon gibi hazine i gaybdan binlerce çeşit leziz rızıklarla bizi rızıklandıran, hasta olsak şifasını yeryüzünde derc eden gayet merhametli, şefkatli bir Allah'ın olması sayabildiğimiz karlardan anlayabildiğimiz bir kaç tanedir. Acaba hiç düşündük mü bir hiçken, yokken, ruhlar aleminde iken sana cismani bir vucut veren o yüce Halık'ı bulmak, O'nu tanımak zaten en büyük kar değil mi? Düşün, sana vucut vermiş, o vucudun yaşamına göre mükemmel bu dünya sarayını yapmış, odun parçalarından şeftali, kiraz, erik tadı diline göre, rengi gözüne göre, içindeki vitamin hücrene göre, seni bilen seni yaratan birinden başka kim yapabilir? Akılsız, suursuz, ilimsiz atomlar bu harkulade işleri acaba nerden biliyorlar? Bu metni çok sevdiğim abim kaleme almıştır. |
||
|
||
| narın, mısırın dizilişleri, her bir meyvanın sebzenin bir araya geldiğinde rengarenk bir güzellikte insana haz vermesi. Umarım bu verilenlerin şükrünü eda edebilenlerden, düşünebilen, bunları heba etmeyen, yerli yerinde savurmadan olması gerektiği gibi değer yükleyen kullarından eylesin.Verdiği nimetleri yine Allah rızası için kullanmayı bilen irade ve akıl her zaman nasip etsin.Verilenleri hiçliğe yükleyip yoketmeyi değil, şükrüyle çoğaltmayı bilen kullarından eylesin her daim, şaşmadan. | ||
|
||
| Allah olsa idi bu işten sadece erkek müslümanlar karlı çıkarlardı... | ||
|
||
| 'Allah varsa' Allah var,şeksiz şüphesiz,ezel ve ebeddir,sonu olmayan,ilk olan,karımız bu müessirin bir eseri olmak karımız bu mükemmelliği tanıma şansına sahip olmak,karımız,yoklukta iken varlıkta vücut bulmak,karımız,hiç iken birey olmak!!... Şimdi inanmayan bir insan ile inanan bir insan arasındaki kar ve zarar fizibilitesini yapalım inanan bir insan Allahın emirlerini yerine dosdoğru getirdiği takdirde düzgün bir hayat yaşar,kendisine zarar veren şeylerden uzak durur(alkol,zina,faiz,hırsızlık,yalan,dolan, vs)kendisine faydalı olan şeylerde hayat bulur,Allahı tanımanın huzuru,yaşadığı kaza ve kaderin Allahtan olduğuna inanıp,tevekkül yolu ile rahatlar,yani hem dünyasını sağlıklı yaşar hem vaadedilen yeri yaşar,yani gerçekten yaşayan insan dünyada da huzurlu ahirettede Peki inanmayan?şayet otoriteyi reddediyorsa,kendisi için faydalı olacak yahut zararlı olacak emirleri uygulamıyorsa,büyüklük taslıyorsa,hem dünyada sağlıksız bir hayat yaşar,hem ahirette kaybeden olur yani!!..(inanmayıp düzgün olan insanlarda vardır muhakkak,fakat dünyadan ibaret değilse şayet bu hayat?(inanmayanlara sorulan bir sorudur) |
||
|
||
Varlık algılanabildiği ölçüde anlaşılır,yani tabiata bakarsın ne görüyorsan,gördüğüne ne kadar anlam verebiliyorsan okadar varsın,aklın da hissinde okadardır,verilen anlamın boyutu insanı şizofren yapmaz
|
||
|
||
| inanmayıp düzgün olan insanlarda vardır muhakkak,fakat dünyadan ibaret değilse şayet bu hayat?(inanmayanlara sorulan bir sorudur) demişsin açıklıyayım onlar müslümanlardan çok daha fazla dürüsttür kesinlikle bir ödül beklentisi olomaksızın iyilik yaparlar ve kesinlikle bir ceza korkusu olmaksızın kötülüklerden sakınırlar müslümanlar ise profesyonel sahtekarlardır iyi işler yapıp herşey yolunda giderse bak allah mükafat verdi iyi işler yapıp zulüm gördüklerinde öbür dünyada mükafat alıcaz derler yada bu aslında öyle değilmiş biz gene bir yerde hata yaptık derler hızırları gözlerinin önünde bir kız çocuğuna tecavüz etse vardır bir keramet demeyi marifet sanırlar bu kayıtsız şartsız kötülüktür işte |
||
|
||
'Allah varsa' Allah var,şeksiz şüphesiz,ezel ve ebeddir,sonu olmayan,ilk olan,karımız bu müessirin bir eseri olmak karımız bu mükemmelliği tanıma şansına sahip olmak,karımız,yoklukta iken varlıkta vücut bulmak,karımız,hiç iken birey olmak!!... Şimdi inanmayan bir insan ile inanan bir insan arasındaki kar ve zarar fizibilitesini yapalım inanan bir insan Allahın emirlerini yerine dosdoğru getirdiği takdirde düzgün bir hayat yaşar,kendisine zarar veren şeylerden uzak durur(alkol,zina,faiz,hırsızlık,yalan,dolan, vs)kendisine faydalı olan şeylerde hayat bulur,Allahı tanımanın huzuru,yaşadığı kaza ve kaderin Allahtan olduğuna inanıp,tevekkül yolu ile rahatlar,yani hem dünyasını sağlıklı yaşar hem vaadedilen yeri yaşar,yani gerçekten yaşayan insan dünyada da huzurlu ahirettede Yalan. Hem de kuyruklu yalan. Bir defa inanan diye belirtilmiş insan, her inandığını doğru sandığından, neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmeyen şartlandırılmış bir makinedir genellikle. Neyin kendisine faydalı olup olmadığını kendi aklı değil,topluluğun ortak kanunu belirler. Çoğunlukla berbat bir hayat yaşar ve tüm ömrünü af dilemekle geçirir. Neyin zararlı olup olmadığını onun yerine üstün otoriteler belirlediğinden ki burada inanç nesnesi olan varlık da bunun parçasıdır, kendini kandırarak,vicdanını rahatlatmak için sürekli dua ederek rahatlatmayı alışkanlık haline getirir. İyi de kötü de Allah dan der çıkar işin içinden bencilin tekidir sadece kendi ödülünü düşünür pratikte. Sağlıksızdır,cinsel açıdan başarısız içine kapanıkve günah korkusu ve kaygısıyla fesattır. Genellikle ikinci dereceden doğa dışı saldırganlıklar gösteren bireylerin dindar ailelerde yetişmiş kişilerden çıkmış olması da tesadüf değildir. Nerye niçin inandıklarını bilmediklerinden en ufak sarsıntı ya da yozlaşma dindar insanı bir şeytana dönüştürebilir. Coşkusal veba tepkisi gösterip kendileri gibi olmayanları ahlaki yaftalarla yargılayıp linç etmeye meyilli olmaları da bu nedenledir. Genellikle sağlıksız kişilerdir. Peki inanmayan?şayet otoriteyi reddediyorsa,kendisi için faydalı olacak yahut zararlı olacak emirleri uygulamıyorsa,büyüklük taslıyorsa,hem dünyada sağlıksız bir hayat yaşar,hem ahirette kaybeden olur yani!!..(inanmayıp düzgün olan insanlarda vardır muhakkak,fakat dünyadan ibaret değilse şayet bu hayat?(inanmayanlara sorulan bir sorudur) İşte yine saplantılı düşüncenin otoriteyi mutlak doğru sayması ile karşı karşıyayız. Bu onun değil ona empoze edilen fikirdir. Kendisine faydalı olacak ya da zararlı olacak davranışlar bireylerin emirlere uyması ile gerçekleşmez insan beyinsiz,emirlerle güdülmesi gereken bir koyun değildir. Burada büyüklük taslamak aslında otoriteye olan mutlak sadakat ve kendini hiçleştirmektir görünüşte. Aslında narsist olan bu kişiler bağlı oldukları otorite ile kendilerini özdeşleştirerek, onun aracılığı ile diğerlerinin üzerinde tasarruf sahibi olmayı veya eksik oldukları noktaları görmezden gelip, kendilerini geliştirmeye karşı vurdukları ketleme mekanizmalarını savunma davranışı sergilerler. Dogmatik inanç kar zarar bakış açısıyla kişiyi beyinsizleştirerek, salt varsayımdan ibaret öte dünya anlayışını da mutlak doğru sayarak bireyleri "öte dünyada kaybedecek düşmüş kişiler" olarak etiketleyerek kendi kısır döngüsünü gerçek diye yutturma telaşına düşer. Hayatları olasılıklar üzerine kuruludur ve bunu da reddedip herşey ya varsa,ya cezalandırılırsam,ya şuysa,ya buysa diye bilmediği görmediği üzerine hüküm vermekle geçirir ve bu dünyadaki yaşamları için kıllarını kıpırdatmaz kaderlerine boyun eğmeyi de inanç olarak benimserler. Aslında bu onlara dışardan benimsetilir, onlarda da sorgulama ve şüphe mekanizması hem eksik hem de kendilerine benimsetilmiş mutlak dogmaları için tehdit oluşturduğundan şüphe etmekten korkarlar. Şüphe inançları yani otorite için tehdittir dolayısıyla fazla şüphe iyi değildir diğerek zihinsel köleliği iyilik addederler. İnanmayan insan için bu hayatın dışındaki hayat için ödül peşinde koşmak komiktir. Bir üstün varlık ölümden sonra insanı diriltecek olsa bile,ona yalakalık yapmak daha da zavalllıca bir köleliğe boyun eğmektir. Aslında çıkarcılık ve kendini kurtarma davranışı olarak görülür. Hatta inanmayan insan başka bir hayat olsa da bunun bilgisinin onda olması imkansız olduğundan dindar dan daha inançlı olup bu dünyayı çözmeye ve sorunlarını anlamaya çalışır ki kopya çekerek öte dünyaya torpilli geçmeyi düşünen korkak inanan gibi hayata karşı duyarsız kalmasın. Hatta inanmayan bu hayatı mucizevi görür ve şaşırırken inanan, hiç bir şey öğrenmediği bilmediği için herşeyi sahte görüp, kafasında kurduğu öte dünyaya tapınmakla beynini yiyip bitirir. Sonunda akılsız olur çünkü hayata karşı dua ve af dileme,ölüme hazırlanma dışında hiç birşey öğrenememiş,kainatın hiç bir sırrını keşfedememiş,ot gibi yaşayıp ot gibi ölüme hazırlanarak inancının organize kurumları ve otoriteleri ona ne buyurmuşsa onu yapan robotlar gibi komutları uygulayarak yaşar gider. Bildiğini iddia ettiği şeyler tarihsel sapkınlığı sürdürmekteki ve doğaya ve hayata olan reddedici hastalıklı direncindeki inattan yani kendi egosal ilahi kudret beklentisinden başka birşey değildir. Bütün ahlaksızlıkların da asıl kaynağıdır, çünkü insan varoluşunda robot olmadığından, buna olan direnci ile kısıtlanmışlığıa karşı gösterdiği her aşırı tepkide sapkınlıklar ortaya çıkacaktır. İnanmayanlar ise bundan görece daha muaftırlar çünkü iç dünyalarını keşfederek kimseye hiç bir varlığa tapmadan, korkmadan yaşamaya çalışıp hayatlar üzerinde yaşam üzerinde tasarruf sahibi olmaya inananlar kadar meraklı olmazlar. İnananın sürekli inancını gündeme getirip onu onaylatma çabası da aslında buna robot gibi bağımlı olmasının neden olduğu teşhirci sapkınlığından kaynaklanıp bunun ötesindeki hakimiyet ve sonsuz güç sahibi olma ona özdeş olma esrimesinin göstergesidir. Bastırılmış ve yeteneksiz şizofrenidir. Şizofrenler bu durumu tüm zihinlerindeki yarılma ile yaşarken kaygılı nevrotikler korkuları yüzünden hayal dümnyalarında alternatif yaşamlar oluşturup ona tapınırlar. Çünkü bunun dışına çıkmaya ne cesaretleri vardır,ne de şizofren olabilecek kadar heyecana ve yoğun duyguya ve yaşama arzusuna sahiptirler. |
||
|
||
Yalan. Hem de kuyruklu yalan. Bir defa inanan diye belirtilmiş insan, her inandığını doğru sandığından, neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmeyen şartlandırılmış bir makinedir genellikle. Neyin kendisine faydalı olup olmadığını kendi aklı değil,topluluğun ortak kanunu belirler. Çoğunlukla berbat bir hayat yaşar ve tüm ömrünü af dilemekle geçirir. Neyin zararlı olup olmadığını onun yerine üstün otoriteler belirlediğinden ki burada inanç nesnesi olan varlık da bunun parçasıdır, kendini kandırarak,vicdanını rahatlatmak için sürekli dua ederek rahatlatmayı alışkanlık haline getirir. İyi de kötü de Allah dan der çıkar işin içinden bencilin tekidir sadece kendi ödülünü düşünür pratikte. Sağlıksızdır,cinsel açıdan başarısız içine kapanıkve günah korkusu ve kaygısıyla fesattır. Genellikle ikinci dereceden doğa dışı saldırganlıklar gösteren bireylerin dindar ailelerde yetişmiş kişilerden çıkmış olması da tesadüf değildir. Nerye niçin inandıklarını bilmediklerinden en ufak sarsıntı ya da yozlaşma dindar insanı bir şeytana dönüştürebilir. Coşkusal veba tepkisi gösterip kendileri gibi olmayanları ahlaki yaftalarla yargılayıp linç etmeye meyilli olmaları da bu nedenledir. Genellikle sağlıksız kişilerdir. Öncelikle khaos kendimi mahkum sandalyesinde hissettim,karşı taraf avukatı gibi,bu tip insanlar böyledir,böyle yaparlar gibi bir savunma yapmışsın ![]() Her inandığını doğru sanan insan gurubuna sende dahilsin biliyorsun değilmi?Ne demiştim insan algılayabildiği kadar algılayabildiğine anlam verebildiği kadar vardır,yani varlığının sebebini şu veya bu şekilde algılayabilmiş insan nasıl makine olur,düşündü,tarttı,algıladı anlam verdive inandı bukadar basit!!.. ![]() Neye göre berbat bir hayat yaşarlar?sana göre,neden?çünkü emir Allahtan ya,kötü zararlı emirlermi vermiş?hayır tamamen insanın faydasına,peki neden bu karşı duruş? Af dilemek! kötümü?insanın hatasının bilincine varması kötümü?kendi kendinle çelişiyorsun,şayet cennet ve cehennem kavramları var ise,insanın robot olmasının bir mantığı varmı?iyi de kötüde Allahtan insan sadece onun istediğini yaşar ise sana göre neden yartılsın?neden yaptıklarından ötürü yargılansın,cezalandırılsın?neden imtihan densin şu hayata?bizler yarış içindeyiz kendimizle!!.Yani khaos yapılan herşeyden hesap sorulacak,otorite herkesin otoritesi,neden sen kabul etmiyorsun ben kabul ediyorum,yahut neden herkes eşit bir şekilde dini yaşamıyor?demekki neymiş hükümler belirtilmiş fakat insan serbest bırakılmış,kimi kabul etmiş kimi etmemiş!!.. Doğru alıcıda problem yaşanmaz,din güzel şeyler emrediyor kul sapıklık içinde ise orda kulda(alıcıda)bir maraz var demektir!!..Neden her kes o şekilde değil?vericide maraz olsa herkes aynı olurdu değilmi? İşte yine saplantılı düşüncenin otoriteyi mutlak doğru sayması ile karşı karşıyayız. Bu onun değil ona empoze edilen fikirdir. Kendisine faydalı olacak ya da zararlı olacak davranışlar bireylerin emirlere uyması ile gerçekleşmez insan beyinsiz,emirlerle güdülmesi gereken bir koyun değildir. Burada büyüklük taslamak aslında otoriteye olan mutlak sadakat ve kendini hiçleştirmektir görünüşte. Aslında narsist olan bu kişiler bağlı oldukları otorite ile kendilerini özdeşleştirerek, onun aracılığı ile diğerlerinin üzerinde tasarruf sahibi olmayı veya eksik oldukları noktaları görmezden gelip, kendilerini geliştirmeye karşı vurdukları ketleme mekanizmalarını savunma davranışı sergilerler. hayır hakim bey bu bana empoze edilen değil benim tercihimdir Dogmatik inanç kar zarar bakış açısıyla kişiyi beyinsizleştirerek, salt varsayımdan ibaret öte dünya anlayışını da mutlak doğru sayarak bireyleri "öte dünyada kaybedecek düşmüş kişiler" olarak etiketleyerek kendi kısır döngüsünü gerçek diye yutturma telaşına düşer. Hayatları olasılıklar üzerine kuruludur ve bunu da reddedip herşey ya varsa,ya cezalandırılırsam,ya şuysa,ya buysa diye bilmediği görmediği üzerine hüküm vermekle geçirir ve bu dünyadaki yaşamları için kıllarını kıpırdatmaz kaderlerine boyun eğmeyi de inanç olarak benimserler. Aslında bu onlara dışardan benimsetilir, onlarda da sorgulama ve şüphe mekanizması hem eksik hem de kendilerine benimsetilmiş mutlak dogmaları için tehdit oluşturduğundan şüphe etmekten korkarlar. Şüphe inançları yani otorite için tehdittir dolayısıyla fazla şüphe iyi değildir diğerek zihinsel köleliği iyilik addederler. İnanmayan insan için bu hayatın dışındaki hayat için ödül peşinde koşmak komiktir. Bir üstün varlık ölümden sonra insanı diriltecek olsa bile,ona yalakalık yapmak daha da zavalllıca bir köleliğe boyun eğmektir. Aslında çıkarcılık ve kendini kurtarma davranışı olarak görülür. Hatta inanmayan insan başka bir hayat olsa da bunun bilgisinin onda olması imkansız olduğundan dindar dan daha inançlı olup bu dünyayı çözmeye ve sorunlarını anlamaya çalışır ki kopya çekerek öte dünyaya torpilli geçmeyi düşünen korkak inanan gibi hayata karşı duyarsız kalmasın. Hatta inanmayan bu hayatı mucizevi görür ve şaşırırken inanan, hiç bir şey öğrenmediği bilmediği için herşeyi sahte görüp, kafasında kurduğu öte dünyaya tapınmakla beynini yiyip bitirir. Sonunda akılsız olur çünkü hayata karşı dua ve af dileme,ölüme hazırlanma dışında hiç birşey öğrenememiş,kainatın hiç bir sırrını keşfedememiş,ot gibi yaşayıp ot gibi ölüme hazırlanarak inancının organize kurumları ve otoriteleri ona ne buyurmuşsa onu yapan robotlar gibi komutları uygulayarak yaşar gider. Bildiğini iddia ettiği şeyler tarihsel sapkınlığı sürdürmekteki ve doğaya ve hayata olan reddedici hastalıklı direncindeki inattan yani kendi egosal ilahi kudret beklentisinden başka birşey değildir. Bütün ahlaksızlıkların da asıl kaynağıdır, çünkü insan varoluşunda robot olmadığından, buna olan direnci ile kısıtlanmışlığıa karşı gösterdiği her aşırı tepkide sapkınlıklar ortaya çıkacaktır. İnanmayanlar ise bundan görece daha muaftırlar çünkü iç dünyalarını keşfederek kimseye hiç bir varlığa tapmadan, korkmadan yaşamaya çalışıp hayatlar üzerinde yaşam üzerinde tasarruf sahibi olmaya inananlar kadar meraklı olmazlar. İnananın sürekli inancını gündeme getirip onu onaylatma çabası da aslında buna robot gibi bağımlı olmasının neden olduğu teşhirci sapkınlığından kaynaklanıp bunun ötesindeki hakimiyet ve sonsuz güç sahibi olma ona özdeş olma esrimesinin göstergesidir. Bastırılmış ve yeteneksiz şizofrenidir. Şizofrenler bu durumu tüm zihinlerindeki yarılma ile yaşarken kaygılı nevrotikler korkuları yüzünden hayal dümnyalarında alternatif yaşamlar oluşturup ona tapınırlar. Çünkü bunun dışına çıkmaya ne cesaretleri vardır,ne de şizofren olabilecek kadar heyecana ve yoğun duyguya ve yaşama arzusuna sahiptirler. narsist tedeğilim hakim bey ![]() İnsanın beyinsiz bir koyun olduğunu nerden çıkardın?hiçlik diye bir şey yok,varsın ve sorumlusun.. Senin hayatın kesinlikler üzerine kurulu anlaşılan..sen inanmadığın için alıyamıyorsun,nasıl olurda görmediklerine inanıyorlar diyorsun bunlar aptalmı diyorsun ve kendince dalga geçiyorsun,oysa görmediğin ve inandığın okadar çok şey varki,buda öyle işte,insan yaratılmış olduğundan varlığındaki eli hisseder ondandır çünkü,varolan şeyler üzerinde düşünür hiç birinin tesadüflerle oluşmayacak kadar mükemmel olduğunu anlar,varım bunun bir sebebi olmalı der,ellerimin görünenin ötesinde bir görevi var der,kalb denilen şey varsa bir şey için vardır,neden yok olacak olan bir dünya için varolsun ki der..demek yargı mekanızmamız eksik,elinde bir düşünce ölçer var galiba,bak farkı söyliyim sen gördüğün vatanla yetiniyorsun ben gördüklerimin arkasındakini algılamaya çalışıyorum hangimiz daha mütefekkir sence bu durumda? Ego tatmini diyorsun hiçlik diyorsun kafan karışmış senin,karar ver egomu tatmin ediliyor yoksa hiçlik iddiasımı var?Her halukarda kazanç diyorum,sen ne diyorsun sadece bu yaşadığın dünya(ki oda nekadar kazançlı tartışılır)öteki dünyanın yokluğundan emin değilsin,yani kaybetme ihtimalin % 50,fakat inanan ve yaşayan insanın kaybetme ihtimali % 0,bak fizibilite ortada,senin mantığınla bile buna ulaşmak kolay ![]() Evet herşeyin aşırısı zıddına inkılab eder.. |
||
|
||
Alıntı Her inandığını doğru sanan insan gurubuna sende dahilsin biliyorsun değilmi?Ne demiştim insan algılayabildiği kadar algılayabildiğine anlam verebildiği kadar vardır,yani varlığının sebebini şu veya bu şekilde algılayabilmiş insan nasıl makine olur,düşündü,tarttı,algıladı anlam verdive inandı bukadar basit!!.. Ben neye inanıyorum mantıksız insan? Hiç bir şeye inandığım,inançla yoktan var dediğim bir şey yok benim. Ayrıca benim bildiğim hiçbirşeyi de aynı nedenden bilmiyorsun. Ben biliyorum, inanmıyorum. Bilmediğim görmediğim hayalete de, ya varsa diye marifetmiş gibi bu yoktan var kıldığım soyut şey e değer verip hayatı dışlamıyorum,bu hayatın ve evrenin dışında varolan insan biçimci varlıklar peydah etmiyorum kafamdan. Varlığın sebebini anlamış falan değildir inanan kişi. Hiç birşey anlamaz öyle lafdan ibaret kavramsal bir put uydurup ona tapınır her şeyi ona bağlar sadece. Bu da robotluktur herşeyi ondan bilir ama onun ne olduğu hakkında en ufak fikre sahip değildir çünkü her gördüğünü sahte diye niteler. Yani sahte olan program gibi davrandığından kendi zihni ve yaşayışıdır. Tek kanıtı da diğerlerinin,çoğunluğun buna göre yaşamış oluşudur ki bu da onu koyun yapar, akıl yerine gördüklerini şekillendirmek yerine yoktan ilah uydurup ona bağlayarak şarlanmış varoluşuna neden olur. Zaten otoritelerin niyeti de en çok sayıda koyun a sahip olmaktır. Kendin hiç birşey keşfetmiş değilsin tekerleme gibi aynı şeyleri söylüyorsun. Çünkü sana öyle olduğu söylenmöiş dışında düşünemezsin ki doğruluğuna yanlışlığına kendin karar verebilesin.Alıntı Neye göre berbat bir hayat yaşarlar?sana göre,neden?çünkü emir Allahtan ya,kötü zararlı emirlermi vermiş?hayır tamamen insanın faydasına,peki neden bu karşı duruş? Af dilemek! kötümü?insanın hatasının bilincine varması kötümü?kendi kendinle çelişiyorsun,şayet cennet ve cehennem kavramları var ise,insanın robot olmasının bir mantığı varmı?iyi de kötüde Allahtan insan sadece onun istediğini yaşar ise sana göre neden yartılsın?neden yaptıklarından ötürü yargılansın,cezalandırılsın?neden imtihan densin şu hayata?bizler yarış içindeyiz kendimizle!!.Yani khaos yapılan herşeyden hesap sorulacak,otorite herkesin otoritesi,neden sen kabul etmiyorsun ben kabul ediyorum,yahut neden herkes eşit bir şekilde dini yaşamıyor?demekki neymiş hükümler belirtilmiş fakat insan serbest bırakılmış,kimi kabul etmiş kimi etmemiş!!.. Emir kiliseden,imam dan,halifeden,kutsal ilan edilmiş kitap dan gelir. Onun Allah dan geldiğine ise sen ibnanıorsın yoksa boşa inanmış olacaksın çünkü. İsa nın ölümden dirildiğine inanarak ödüllendirileceğini varsayan meczup papaz dan, Petrus dan hiç farkı yok bunun. İsa ölümden dirilmedi çünkü onu siz öldürdünüz suçlusunuz. Boşa da af dilemeyin yeryüzünün lanetisiniz onu tanrılaştırmak ya da tanrılar uydurup ona ağlamak evet en büyük kötülüktür. O kadar kötüsünüz ki, af dileyip onaylayınca suçlardan ve hatalardan arındığınızı sanıyorsunuz. Ama karıncayı ezip sonra tanrım affet diyerek onu diriltemezsiniz. Atalarınızı savunuyorsunuz,onların suçuna ortak oluyorsunuz tek yaptığınız bu. Çünkü ödünüz kopuyor. Korkaksınız. Korkaklığınızla övünüp adına Allah korkusu diyorsunuz. Bu sizin umursamazlığınız ve diğer varlıklara ve hayartın kendisine karşı takındığınız otoriter üstünlük kurma kompleksidir. Hatalarınızı korkularınnızı,başarısızlıklarınızı yok saymak ve edilgen yaşamayı adet edinmektir. Efendilere mutlak itaat sözde göya eşitlikl pratikte saygı ve inançla mutlak sadakat dır. Hiçbiri de insanlığın faydasına falan değildir zararınadır. Üstelik niye karşı duruyon diye de eleştirirsiniz çünkü o düzenin tasmalı kölelerisiniz. Efendileriniz gelmeden siz gelir sorgularsınız neden karşısın diye. Sizi koruyanların çarmıha gerilmesiner ses çıkarmaz bunu da inanca sadakat ve büyüklere saygı diye nitelersiniz. Sizin yüzünüzden kimse düşünemez çünkü aşırı düşünmek inancı zedeler günahtır. Allah bilir der geçer,hiç birşey bilmeden salt puta taptım adını Allah koydum diye gerçeğe ulaştım sanırsınız. Zaten Allah da eski bir Put un ismidir. Alıntı Doğru alıcıda problem yaşanmaz,din güzel şeyler emrediyor kul sapıklık içinde ise orda kulda(alıcıda)bir maraz var demektir!!..Neden her kes o şekilde değil?vericide maraz olsa herkes aynı olurdu değilmi? Maraz mı? Yaa çok da bilirmiş. Doğuştan mı? Neden maraz lı olmuş o? Neden çok büyük Allah herkesi eşit yaratmamış da rekabete sokup kimini cennete kimi cehenneme layık görmüş? Banane onun oyunundan? Tamamen çelişki düşünme özürlüsünüz. İşinize gelince akıl var doğruyu bulabilir insan,işinize gelmeyince onda maraz var defolu doğmuş, kaderi öyleymiş. Kaderi cehennem desene. O zaman akıl nerde neden eksik onda? İşte ırkçılık ilk kez bu düşünceden yaratıldı. İlkin kendi inancına sahip olmayanlar ahlaksız hayvanlar diye nitelenerek katledildi. Günahları da çıplak gezip vücutlarından utanmamaları, sevişmekten korkup bundan utanmamaları ve birbirlerini seviyor olmalarıydı. Altınları için onları mahkum edip sonrada kendini ahlaklı ilan etmiş soyun ahlaksız torunlarısınız. Kişideki marazların nedeni onu ahlaksız yapan ahlakınızın otoritesidir. Herkes bahçeli evde ana babalı doğmaz seni gidi küçük burjuva. Sırtından kırbacı,bedeninden tecavüzü eksik etmediğin adamlar ve kadınlar marazlıdır evet. Ama onları marazlı ve günahkar olarak damgalayan da senin dinindir, ahlakındır. Allah da bu suça verdiğin isimdir. Onaylamak içinden iyilik doğurtmak için ömrün boyu uğraşsan da hiç bir iyi şey çıkaramazsın çünkü senin değil sistemin malı ve toplumu koyunlaştırmanın aracıdır. İyi ile de güzel ile de hiç alakası yoktur. Serbest bırakılan yok aptal aptal konuşma. Hüküm belli ceza belirtilmiş ise sadece kendine tabi olanlar serbesttir. İnananlar açısından özgür irade sadece inananlar içindir. İnanmayanlar cehenneme gider ki bu da serbest bırakılmadığını gösterir insanın. Alıntı hayır hakim bey bu bana empoze edilen değil benim tercihimdir Tongue narsist tedeğilim hakim bey Hakim olan ben değilim, senin tek hakim kıldığın, bana da hakim kılmaya çalıştığın her şeyi tekeline soktuğun,iyiliğin adaletin güzelliğin tek varolabileceği değer kıldığın, dayatmacı, yalancı Allah ın. Kendi tercihin olsa habire onaylatmaya çalışmazdın tek gerçeklik budur, başka da gerçek yoktur diye tutturmazdın. Ahlakın tek olabileceği değer kılıp, inanç ile ahlakı birebir eşlemezdin. Gerçek olsa şüphesiz bilinir. Yalan olduğundan bilinmeyenden kendine sahte ispatlar dayatıp durur. O yüzden de tüm çirkinliklerin de ahlaksızlıkların da en önemli nedenidir gerçekte. Herşeyi sanki bilirmiş de anlamış gibi görmeden bilmeden bağlantı kurmadan toptan reddedip,kendine benzer mitolojik ruhların mülkiyetine teslim ederek aklın göstergesi olarak doğa yerine put a tapan zihniyet de narsisttir. Ne o? Doğa olunca tesadüf,insana uygun insan biçimci yaratma olunca Tanrının tecellisi mi? Komik bu tamamen bir insanlık kibirinin göründüğü bir traji komik. Alıntı İnsanın beyinsiz bir koyun olduğunu nerden çıkardın?hiçlik diye bir şey yok,varsın ve sorumlusun.. İnsana demedim, senin gibi inananlara dedim. Hiçlik yoktur doğru o yüzden yoktan varoluş da yoktan varolma da yoktur. Nooldu? Kendi sözün kendi inancını dışladı. Sorumluyum evet ama Allah için onun korkusuyla değil, insanlığım adına. Yani gerçek sorumlu benim sen ise suçsuzluğunu ispata çalışan yaranmacı kişisin. Alıntı Senin hayatın kesinlikler üzerine kurulu anlaşılan..sen inanmadığın için alıyamıyorsun,nasıl olurda görmediklerine inanıyorlar diyorsun bunlar aptalmı diyorsun ve kendince dalga geçiyorsun,oysa görmediğin ve inandığın okadar çok şey varki,buda öyle işte,insan yaratılmış olduğundan varlığındaki eli hisseder ondandır çünkü,varolan şeyler üzerinde düşünür hiç birinin tesadüflerle oluşmayacak kadar mükemmel olduğunu anlar,varım bunun bir sebebi olmalı der,ellerimin görünenin ötesinde bir görevi var der,kalb denilen şey varsa bir şey için vardır,neden yok olacak olan bir dünya için varolsun ki der..demek yargı mekanızmamız eksik,elinde bir düşünce ölçer var galiba,bak farkı söyliyim sen gördüğün vatanla yetiniyorsun ben gördüklerimin arkasındakini algılamaya çalışıyorum hangimiz daha mütefekkir sence bu durumda? Sen yalancı bir demagogsun. Kesinlik belirtmedim hiç bir zaman yalan söyleme kendi inancını bana yansıtma. Kesinlikten Allah adına tek bahseden sensin. Benim kesinsiz olmam için uydurulmuş bir yalan a hak tanımam gerekmiyor üç kağıtçı dolandırıcı seni. Ama senin kesinliğin benim inançsızlığıma karşı hiç bir açık kapı bırakmıyor. Yani tek biçimli düz mantığın yararına kesinlik üzerinden demogoji yapma kendini çürütürsün. Evet bunlar değilse de kurumun dayattığı,sdistemin dayattığı geleneksel düşünceyi kabullenenler aptaldırlar çünkü düşünmeyi karşı durmayı günah sanırlar. Görmediğim hiç bir şey yok senin görüp hissettiğin. Senin hissedip de benim hissetmediğim hiç bir şey yok. Sen narsistsin. Herşey hep neden kalsın bir amacı yoksa diye dövünen Petrus un müridisin. Ama farkında değilsin. Sonsuza dek varolmak isteyensin,kendini ve doğayı sabitleyensin. Ama maalesef hiç bir şey kalıcı değil ne sen ne insanlık ne de dünya. Amacı da senin amacın değil anlayamazsın. Çünkü kendi varlığının ötesini görmekten kainatı hissetmekten acizsin. Sadece tapınabilirsin. Gördüğün hiç birşey yok ki ardını düşünebilesin. Sana kozmik şeylerden bahsetsem hö der Allah yaratmış diyip geçersin. Bilmediğin şeyin dışını da mağaradaki Platon un ahmakları gibi düşleyebilirsin. Oysa Platon da yanılmıştır gölgeler idealardan değil mağaranın dışından gelirler çıkmadan hakkında konuşman senin aptallığın olur. Burayı bildin çözdün bitirdin de ötesini düşünüyormuş muş hadi ordan evrende nokta bile değilsin neyin ötesi sen kimsin? Kim olacak her şeyin bilgisinin kendine özel olarak bahşedildiğini zanneden kibirli ve cahil insan. Alıntı Ego tatmini diyorsun hiçlik diyorsun kafan karışmış senin,karar ver egomu tatmin ediliyor yoksa hiçlik iddiasımı var?Her halukarda kazanç diyorum,sen ne diyorsun sadece bu yaşadığın dünya(ki oda nekadar kazançlı tartışılır)öteki dünyanın yokluğundan emin değilsin,yani kaybetme ihtimalin % 50,fakat inanan ve yaşayan insanın kaybetme ihtimali % 0,bak fizibilite ortada,senin mantığınla bile buna ulaşmak kolay Sen düşünmediğin için hepsisin. Öte dünyanın olmadığından eminim. Ne varsa burada senin öte dediğin şeyler insanlığın bir zamanlar bu dünyanın sonu sandığı okyanusun ötesinden ibaret. Ne kafasız varlıklar ve canavarlar ne de tanrılar var gittik gördük olmadığını. Öte dediğin de gitmeyi düşündüklerimiz. Sonsuzluk kadar. Ne o o çok büyük Allah ın yoksa sonsuzluğu yaratamıyor mu? Evet sonsuzluk yaratıcılıkla bağdaşmaz çünkü insanın aklı almaz. O yüzden sonlu evrenler ve öte alemler yarattırıp dururlar putlarına. Her şeyi de bulduk çözdük sanır, dünyayı dolaşmadan okyanusun ötesindeki tanrılar evinden bahsederler saçma saçma. Masal perestler sürüsü. Ben kazanç peşinde koşmuyorum bencil insan. Bana göre kazanmaya çalışan herkes kaybedecek ve benim kaybetme şansım % 0 iken senin kazanma şansın da % 0 anlattığın salakça bencil mantık yüzünden. Mantığım hakkında konuşup kendi ne içinden bencilce fizibilite raporu oluşturup bana pazarlama inancını. Şeytani düşünce temsilcisi, doğa dışı kibir abidesi seni. Papazın bilgeyi kandırması gibi çıkmış karşıma inanırsan karlı çıkarsın diyor. Tabi hep böyle kafaladılar sizi de zaten aferin git şimdi efendine itaat et tanrın seni öldükten sonra ödüllendirsin. Komedi ya bu ne ilahi bir yalakalık sistemidir böyle. ![]() Alıntı Evet herşeyin aşırısı zıddına inkılab eder.. Demek ki senin inancın da her şeye olan inançsızlığına tekabül ederken,benim inançsızlığım da doğaya ve hayat a olan sevgime ve inancıma tekabül ediyor. Ben bundan ötürü rahat ve mutluyum. Sen kendi hırsınla çatlayarak öl. ![]() |
||
|
||
| Ben neye inanıyorum mantıksız insan? Hiç bir şeye inandığım,inançla yoktan var dediğim bir şey yok benim. Ayrıca benim bildiğim hiçbirşeyi de aynı nedenden bilmiyorsun. Ben biliyorum, inanmıyorum. demişsin neden senin inancında inançsızlığın,inanmayan insan olurmu?özellikle bu cümleyi merak ettim'ben biliyorum,inanmıyorum'bu ne demek khaos? 'herşeyi ondan bilir ama onun ne olduğu hakkında en ufak fikre sahip değildir' demişsin onun bütün vasıfları biliniyorken eserleri ortadayken,kendi suretini bilmenin ne önemi varki?yaptıklarını görüyorsun kendisinide bir vakte kadar görmeyiver ![]() Yeryüzünde takriben 2.5 milyar müslüman var ve herbiri farklı yaşıyor dini bu koyun olmayışlarının en büyük göstergesidir,fazla ısrar etme istersen bu konuda.. kiliseler papazlar,sen iyi deyilsin khaos,nerden çıktı şimdi papazlar?ısrarla dua ile insanların medet umduğundan bahsediyorsun,yok böyle birşey,insan her yaptığından sorulacak,ezdiği karıncadan,tekmelediği kediden,hepsinden,merhametin güzelliğine bak,kendisine karşı işlediğin günahları ettin dua ve pişmanlıklarla affediyor,fakat kulların birbirlerine yaptığı haksızlıklarda affetmiyor kulun affetmesine bağlıyor anladınmı? İnsan aslında bir çok konuda zaten edilgen değilmidir?sende edilgensin,müdahele edemediğin konular var,etken olamadığın çok mesele var değilmi? Asıl köle kimdir biliyormusun?hayatı sadce bu gördüğünden ibaret sanıp,boşu boşuna sırtına çirkef dünyanın yükünü alıp hammallık yapanlardır!!... Herkes tertemiz bir şekilde yaratıldı,sonra kendi çizdi yolunu kendi kirlendi,sapıttı,insana yol göstermiş,oruç tavsiye etmiş,sabır tavsiye etmiş,insanın kendisine hakim olabilecek kadar bir iradesi yokmu?var, oruç insanın nefsini çok zayıflatan bir ibadettir,yani sapıtmak için geçerli hiç bir nedeni yoktur kişinin...Sen saptırıyorsun neden bahsettiğinide anlamadım,alenen yapılan işler,toplumun genel ahlak yapısını zedeler o sebeple islamda toplum huzuru önceliktir,ve başkaların zarar verecek bir işse,ceza görmeleri çok normal bunun nesi anormal? Ya şimdi söylemek istemediğim şeyleri söyleteceksin bana,ne yani islamın ahlaksız olarak gördüğü şeyler sana ahlaki mi geliyor,ne ala sınır yok hayret bişeysin ya,muhalefet edecem diyede bunları savunamazsın herhalde? normal değilmi?seçenekleri sunmuş herkes tercihini yapmış tercihinin sonucuda bildirilmiş kendisine,o halde bir anormallik yok herkes kendi bacağından asılıp,yaptığından sorulacak inanan inanmayan,inanan insanda işlediği her günahın karşılığını çekecek... asıl sen onaylatmaya çalışıyorsun hiç böyle bir derdim yok khaos efendi... düşündüğüm için özgürüm sen ise düşünmek istemediğin için hapissin,kendi bilginin tutsağısın,kölesisin!!.. nasıl eminsin nasıl emin olabiliyorsun?gittin gördünmü delii ![]() yok senin hesabın iyi değil,beyenmedim,% 50 de ısrar ediyorum ![]() bilgeymiş kanmazmış,ne ben papzım ne sen bilgesin,tevazu abidesi khaos bey ![]() yooo bana hiç fizibilite raporu çıkarmadılar ben sana çıkardım onu,iyi fikir ama kabul et ![]() |
||
|
||
| Bundan 500 ila 1000 sene kadar önce, yani Ortaçağda, dinin en güçlü olduğu zamanlarda, Avrupa’da ateizmden bahsetmek, tanrının varlığını sorgulamak kesinlikle söz konusu değildi. Zaten bırakın sorgulamayı, bu konuda en ufak imada bile bulunulamazdı. Ola ki böyle bir hata yaptı, şu anda İran’da ve çeşitli Arap ülkelerinde olduğu gibi anında kellesini uçururlardı adamın. Peki sonra ne oldu? Burjuva sınıfı türedi, kapitalizm, işçi sınıfı derken dinin etkinliği ortadan kalkmaya başladı. Ruhban sınıfın bütün ayrıcalıkları ellerinden alındı, tüm mal varlıklarına el konuldu, bir daha doğrulamayacak şekilde belleri kırıldı. Düşünce dünyasında önce dolaylı eleştiriler gelirken dine, sonraları bu eleştiriler direk ateizme yöneldi. Kapitalizm dinin egemenliğini yıktı, ama tamamen değil. Öncekilerin yaptığı gibi onu kullanmayı seçti. Bu gün ABD’nin yaklaşık %40’ının ateist olduğu söyleniyor, ama ABD başkanı dini referanslar vermeye devam ediyor. İşte bu yüzden halen daha dini tartışmaya devam ediyoruz. Din denilen olgu, mevcut üretim ilişkilerinden ayrı düşünülemez. (Din denilince aklıma bundan başka bir şey gelmiyor) |
||
|
||
| mevcut üretim ilşkilerinden kastınız? dünyanın yaklaşık 5 milyar gibi bir nüfusu Allaha ve dine inanıyor,doğal olarak bu tartışmalar ouyor... |
||