|
||
| Yağmur yürekli … Ve zamanın ahengine uyarcasına yürüyordu şafaktaki güneşin kızıllığına… Ilık meltem tadındaki rüzgâr bedenini okşuyordu. O ise hiçbir şey hissetmiyordu. Gözleri güneşin kızıllığına takılmıştı. Zamanın ağır darbeleri yormuşsa da yüreğini; hayallerini değiştirememişti hiçbir şey. Belli belirsiz bir şeyler mırıldanıyordu, sadece YILDIZ GÖZLÜM kelimesi anlaşılıyordu rüzgârın çalkantılı sesine karışan sesinden. Oysa yıllarca direnmişti zamanın acımasız saldırısına. Şimdi ise yapayalnız, çaresiz hissediyordu kendini. Öylesi bir duyguyu hiç yaşamamıştı. Yabancısıydı bu tür duyguların. Şimdi ise her bir yanındaydı çaresizlik… Oysa daha bir süre öncesine kadar meydan okuyordu yaşamın kahreden akışına. Ama şimdi eser yok o anından. Aylarca düşler kurmuştu fütursuzca, yarınların düşlerini kurarak merhaba demişti şafakta doğan güneşe. Adına aşk dedikleri duygu seline kapılmıştı… Berfini, yağmur yüreklisiydi onu ondan alıp uzaklara götüren… Berfin’e yıldız gözlüm derdi hep… Tesadüfen tanımıştı. Önce gözlerinde erimişti, ardında yüreğinin güzelliğinde. Yıldızları kıskandıracak güzellikteydi, melekleri kıskandıracak büyüklükteydi yüreği… İlkin cesaret edememişti vurgunluğunu haykırmayı. ‘acaba söylersem kızarmı bana’ demişti. Aylarca acabalarla yatıp uyandı. Ve bir gün batımında yüreğine söz geçiremeyip haykırıvermişti. Yüreği öylesine hızlı atıyordu ki adeta bir an önce o anın bitmesini istiyordu. Zaman ise ona inat edercesine geçmek bilmiyordu. Korktuğu olmamıştı. Yıldız gözlüsü kızmamış, ama düşüneceğim demişti… Günler ardı sıra geçiyordu amansız. O ise berfinin hayaliyle yatıyor, kalkıyor yaşıyordu. Gece hükmünü koyup ta gözbebekleri ağırlaştığında, güneş şafakta belirip merhaba dediğinde hep o vardı. Bir çocuk gibi çarpıyordu yüreği… Yıllardan sonra merhaba diyebilmişti aşka… Çocukça bir mutluluk vardı içinde. İlk defa öylesine mutluydu yüreği. Yıllardır hayaller dünyasında aradığını ummadığı bir yerde bulmuştu. Aşk bu olsa gerek diyordu. Ansızın gözlerinde erimek.. Günlerce bekledi umut ederek, kirlenmemiş hayaller kurarak. Yeryüzünün en mutlu insanıydı, taki cevapsız kalan aramalarının ardında. Günlerce beklemişti… Artık yüreğine söz geçiremeyip aramıştı. Ama hiçbir aramasına cevap vermiyordu yıldız gözlüsü. Yüreğini acı bir hüzün kaplamıştı. Ama umudunu yitirmemişti. ‘ya ararsa, ya gelirse diyordu’ hep… Günler ardı ardını kovaladıkça yüreğini daha bir acı sarmıştı. Karabasanlı bir gecenin orta dem’inde yüreğinde öbek öbek büyüyen acılarla fırlamıştı yatağından… Etrafına bakındı bir çocuğun dünyasıyla. Ne kadar da anlamsızdı her şey onsuz… Yüreğinde bir hançer acısı vardı. Eline kâğıt ve kalemi alıp yazmaya başladı. ‘ yıldız gözlüm, yaşamda kahır ağacı olsaydı eğer yüreğimde boy verirdi. Gözlerine ilk andan beri vurgun olan yüreğim sensizliğin acısıyla an be an ölümü yaşıyor. Seni beklerken hayaller kurardım. Seninle el ele bu şehrin sokaklarını gezmek, çocukça haykırmak, seninle yürek yüreğe surlarından şehrimin yıldızları izlemenin hayalini kurardım geceler boyu… Ama sen yoksun artık. Bana yüreğim kadar yakın, bana yıldızlar kadar uzaksın şimdi. Yüreğim kaldıramıyor artık hiçbir fırtınayı sensiz. Yüreğim çığlıklara gebe. Mutlu edemiyor bu şehrin sokakları beni artık. Bu şehre olan sevdandandır her şey seni anımsatıyor bana. Bir daha dönmemecesine hoşça kal sevgili. Bir gün olurda sevdam düşerse aklına yıldızlara bak, orda hep seni izliyor olacağım tanrıçam…’ Daha fazla yazamadı. Gözpınarlarından yaşlar akıyordu. Utandı ilkin ağlamaktan. Ama anladı ki insan kutsal olan için vazgeçilmezi için gözyaşı dökermiş. Tutmak istemiyordu artık gözyaşlarını… Daha fazla dayanamayacağını anlayıp dışarı atmıştı kendini. Gece hükmünü sürüyordu dışarıda. O ise umursamıyordu. Çünkü bir film şeridi gibi berfin vardı sadece gözlerinin önünde. Nereye gittiğini bilmiyordu. Ayakları kaybolmuşçasına gidiyordu. Ne kadar yürüdü bilmiyordu. Güneş parlaklığını gözüne vurunca kendine geldi. Etrafına bakındı. Surlara gelmişti. Nasıl olmuştu da gelmişti buraya anlamamıştı. Hayallerini orda saklamasından olsa gerek yüreği yol göstermişti ayaklarına. Rüzgârı kucaklarcasına kollarını iki yana açtı. Bedenini güneşin sıcaklığına ve rüzgârın ritmine bırakarak gözlerini kapadı. Uçurumun kenarındaydı. Elveda yüreğim, elveda yıldız gözlüm diyordu. Rüzgârla esiyordu oda. Bedeni yaşanmamış aşklar adına yıldız gözlüsüne esiyordu aşkı yüreğinde büyüterek… |
||
|
||
| ben bunu okumuşmuydum... sevdim |
||
|
||
cene ilk defa okuyorsun.daha önce yollamamıştım sana
|
||
|
||
| Çok güzelmiş. Bende buna benze bişi okumuştum. Kıza sevgisini bir türlü açamıyor, uzıun süre bu sevgi içinde yaşayıp ,açılmayan mektuplar vardı sanırım. açıp okunmuş olduğu anda bir taraf hayata veda etmiş oluyor.Sevip kavuşamayanlar bir tarafta, bir taraftada hayatı hoyratçı tüketenler. Ne kadar garip. | ||
|
||
| Baslıgı gorunce aklıma Onur Akın'ın sarkısı geldı ... | ||
|
||
| Yağmur yüreklım Şiir Son vapurda ayrıldı limandan Son tren içimi çizipte geçti Bir bir ışıkları söndü odaların Kapılar gözlerini uykulara kapadı Yarim yağmur yüreklim uyuyormusun İçimde kırılır kalır, çığlığın sesin Susar yüreğimde hüzün, soluğum susar Belki kavuşamam sana, ölümde gelir Bulutlara yazdım seni, yağmur yüreklim Oy dilsizim oy gülmezim, yağmur yüreklim Oy çiçek bakışlı yarim, ağlayan sesim Sensiz yaralıdır zaman, yıllar yaralı Sararır içimde hüznüm, yıllar yaralı Sarılıp yarama gitsem, çare değilki Bulutlara yazdım seni, yağmur yüreklim Oy dilsizim oy gülmezim yağmur yüreklim Oy çiçek bakışlı yarim ağlayan sesim |
||
|
||
| Ne düslerle gitmistim cöle…Gökyüzünü seyredecektim uzun uzun,bulutlari,yildizlari…Belki bir yildiz kayacakti o an ve ben bir dilek tutacaktim,bu hasret bitsin diye… Uzun uzun baktim da gökyüzüne,ne gündüzleri giydigi parlak mavi elbiselerini,ne de gece kusandigi yildizlarini görebildim…Cölde niye yildiz yoktu? Jumeirah plajinda tanidim onu,henüz bes yasindaymis,dört yasinda ayriligi tanimis ve hic sevmemis.Gözlerinde ki hüzün gözlerime tanidik geldi. “Özlüyor musun?“dedim,“Özlüyorum!“dedi,hayal meyal hatirladigi ülkesini ve sehrini…Aksam karanligi cöktü,gökyüzünde az sayida yildiz vardi,bana Hatay,da kalan akrabalarinin adini saydi ,tek tek.Her bir akrabasinin adini andiginda, gökyüzünden bir yildiz düstü denize,aciyla,her isim de bir yildiz…Deniz kederinden tasarken,gökyüzü yildizsiz kaldi,öylesine bos,öylesine anlamsiz… Anlamistim!Nerede yildizsiz bir gökyüzü varsa,orada o kadar cok hasret ceken yürek vardi.Bunu anlamistim… Sonra güzel sehri Hatay,dan konustuk,buraya gelirken orda biraktigi oyuncaklarindan,Hatay,in tozlu-toprakli yollarindan,yagmurlarindan konustuk…Neler konusmadik ki aciyan yanlarimizin disinda,ezikligimizin disinda… Sonra "biliyor musun burda hic yagmur yagmiyor" dedi.Bir ara onu yagmur beklerken gören annesi "bosuna bekleme hic yagmayacak" demis, ancak o buna inanmamis,yüreginde hasret,gözlerinde umut, yagmur bekler olmus,,,gökyüzüne bakan gözlerinde bir sari isik gördüm.Ne zaman yerlesmisti oraya bilinmez ama, o gözlerinde gördügümü sandigim sari isikta, yagmur bekliyor hala,özlemle … Umarim sari isik bir gün yesile döner kücük kiz! Ellerini tuttum sonra,eli elime degince…elleri yagmur oldu yagdi üstüme,gözleri yagmur oldu yagdi üstüme,gökyüzü yagmur oldu yagdi üstümüze… Dünyanin öbür ucunda karsilasmis,iki kavruk yürek,birbirine bakip agliyordu artik.Yüregimi cölde ki yagmurlarin altinda ve o kücük kizin yaninda birakip,kendi gurbetime geri döndüm… Yüregime hala cöl yagmurlari yagiyor… |
||
|
||
Yağmur yüreklım Şiir Son vapurda ayrıldı limandan Son tren içimi çizipte geçti Bir bir ışıkları söndü odaların Kapılar gözlerini uykulara kapadı Yarim yağmur yüreklim uyuyormusun İçimde kırılır kalır, çığlığın sesin Susar yüreğimde hüzün, soluğum susar Belki kavuşamam sana, ölümde gelir Bulutlara yazdım seni, yağmur yüreklim Oy dilsizim oy gülmezim, yağmur yüreklim Oy çiçek bakışlı yarim, ağlayan sesim Sensiz yaralıdır zaman, yıllar yaralı Sararır içimde hüznüm, yıllar yaralı Sarılıp yarama gitsem, çare değilki Bulutlara yazdım seni, yağmur yüreklim Oy dilsizim oy gülmezim yağmur yüreklim Oy çiçek bakışlı yarim ağlayan sesim ![]() aklımdan gecenı yazmıssın bıle lebı
|
||
|
||
| kimine göre aklından geçeni yazarız, kimine görede kamyon çarpar. hayat bu naparsın. | ||
|
||
kimine göre aklından geçeni yazarız, kimine görede kamyon çarpar. hayat bu naparsın. yok bea.. ole baslagı gordum onu yazcaktım severım parcayı ama daha bana kamyon carptıramdın
|
||
|
||
| söylesin bakalım kaza nerde, dikkatli olursun sende! | ||
|
||
yok ıkkaetlı olmak ısteyen kım
|
||
|
||
| len o yağmur diil,kan..kan .. meksika nın kan-kan sahili de diil tabe,bildiğimiz kan,blood falan filan..hala yağmur dip kendinizi kandırıyonuz.. | ||
|
||
| millet kana mı susamış nedir. sen yağdır mevlam su. kanlar yıkansın. |
||
|
||
Ne düslerle gitmistim cöle…Gökyüzünü seyredecektim uzun uzun,bulutlari,yildizlari…Belki bir yildiz kayacakti o an ve ben bir dilek tutacaktim,bu hasret bitsin diye… Uzun uzun baktim da gökyüzüne,ne gündüzleri giydigi parlak mavi elbiselerini,ne de gece kusandigi yildizlarini görebildim…Cölde niye yildiz yoktu? Jumeirah plajinda tanidim onu,henüz bes yasindaymis,dört yasinda ayriligi tanimis ve hic sevmemis.Gözlerinde ki hüzün gözlerime tanidik geldi. “Özlüyor musun?“dedim,“Özlüyorum!“dedi,hayal meyal hatirladigi ülkesini ve sehrini…Aksam karanligi cöktü,gökyüzünde az sayida yildiz vardi,bana Hatay,da kalan akrabalarinin adini saydi ,tek tek.Her bir akrabasinin adini andiginda, gökyüzünden bir yildiz düstü denize,aciyla,her isim de bir yildiz…Deniz kederinden tasarken,gökyüzü yildizsiz kaldi,öylesine bos,öylesine anlamsiz… Anlamistim!Nerede yildizsiz bir gökyüzü varsa,orada o kadar cok hasret ceken yürek vardi.Bunu anlamistim… Sonra güzel sehri Hatay,dan konustuk,buraya gelirken orda biraktigi oyuncaklarindan,Hatay,in tozlu-toprakli yollarindan,yagmurlarindan konustuk…Neler konusmadik ki aciyan yanlarimizin disinda,ezikligimizin disinda… Sonra "biliyor musun burda hic yagmur yagmiyor" dedi.Bir ara onu yagmur beklerken gören annesi "bosuna bekleme hic yagmayacak" demis, ancak o buna inanmamis,yüreginde hasret,gözlerinde umut, yagmur bekler olmus,,,gökyüzüne bakan gözlerinde bir sari isik gördüm.Ne zaman yerlesmisti oraya bilinmez ama, o gözlerinde gördügümü sandigim sari isikta, yagmur bekliyor hala,özlemle … Umarim sari isik bir gün yesile döner kücük kiz! Ellerini tuttum sonra,eli elime degince…elleri yagmur oldu yagdi üstüme,gözleri yagmur oldu yagdi üstüme,gökyüzü yagmur oldu yagdi üstümüze… Dünyanin öbür ucunda karsilasmis,iki kavruk yürek,birbirine bakip agliyordu artik.Yüregimi cölde ki yagmurlarin altinda ve o kücük kizin yaninda birakip,kendi gurbetime geri döndüm… Yüregime hala cöl yagmurlari yagiyor… Hani hayattan bekledigin bir seyler vardir... Hani ne oldugunu sen bile bilemezsin,belki bir düs hic bir zaman gerceklesmeyecek olan. Yollarda yürürsün,sokaklara saparsin... Kapilar görürsün bakmadan gecersin,sonra bir gün bir kapinin önünde durursun, Sanki biri sana dur demistir,kapiyi aralarsin,usulca bakarsin... Düsün karsinda durmaktadir, Iste öyle bir sey... Kücük kiz Hataya,a gitmis Beni aradi, hasret bitmis ![]() |
||