|
||
| baktım ama göremedim,eger belgesel ile ilgili daha önce konu açılmışsa özür diliyorum şimdiden gelelim konumuza, bence tv de ilk önce izleyecegimiz yapımlar belgeseller olmalı(tabi bu benim şahsi fikrim) ben daha çok doga ve uzay belgesellerini seviyorum ama özelliklede antropoloji üzerine olan belgeseller favorimdir..... |
||
|
||
| İki temel soru var: 1. Neden belgesel izleriz? 2. Belgeselde ne izlemek isteriz? Neden belgesel izleriz? Bilgi sahibi olmak için denilemez. Çünkü belgeseller bilgi vermez! Belgesel gözle izlediğimiz bir format. Anlatılan, kameranın diline uyarlanmıştır. Klasik belgeseller, doğa anlatımları, sualtı araştırmaları, uzay araştırmalarının belli bir anlatım yolu var ve buradan bilgi almak kabil değil. O zaman hoşça vakit geçirmenin bilimsel adı oluyor belgeselcilik. Belgeselde ne izlemek isteriz? Klasik belgesel kalıbında anlatıcı vardır, birşeyler anlatır ama bir kulağımızdan girer öbüründen çıkar; yeter sadede gel deriz. Kamera arslanları gösterir, avlanırlarken, aile birarada oynaşırken falan filan, anlatıcı da kuru kuru birşeyler sıralar. Bu, belgesel değildir. Bir de Can Dündar tipi belgeselcilik var. Arşivden malzemeleri toplayıp, birkaç anlatıcı konukla röportaj yapıp bunları bir formatla harmanladın mı belgesel oluyor. Devamlı aynı formatı kullandığından bu yöntem de artık baydı. Peki nasıl bir belgesel izlemeli? Bir defa en iyi belgesel, sunucunun müdahale etmediği, yahut çok kısa ve net konuştuğu... kameranın ve kameramanın şaklabanlık yapmadığı... uzmanların biz seyirciyi makaraya almadığı ve keriz yerine koymadığı... anlatılan konu hakkında en ufak bilgisi bile olmayan sıradan insanlara gerçekten doğru bilginin verildiği ve öyle bir merak uyandırıcı bir dille verilmeli ki bu seyirci izlediği belgeselden yola çıkarak kitaplara, gazetelere, filmlere yönelmeli... herhangi bir konunın cıvığı çıkartılırcasına taraflı sunulmaması veyahut uzaylılara anlatıyorcasına objektif olunmaması... gerektiği açıktır. Bütün bunlar sebebiyle belgesel izleyemiyorum. Zaten tv seyretsem haberleri yahut belgeselleri izlerdim, ama belgesel de yok ki izleyecek. Aslında yığınla konu var belgesellik. Ama ne görüyoruz: Bir iki Menderes belgeseli yapılmış, bir iki Selimiye belgeseli, bir iki Atatürk belgeseli ve hepsi de aynı tornadan çıkma. Oysa o kadar orjinal konular var ki. Biri çıkmış bir Çanakkale belgeseli yapmış, bir diğeri Sarıkamış. İkisinde de izlerken gözlerin doluyor. Güzel ama devamı gelmiyor, hani düşünürün biri demişti ya medya haberin kendisi diye o hesap, belgesel izlemiyor belgeselcinin triplerini izliyorsunuz. Oysa belgeselcilik öyle zor iştir ki, seyreden belgesel izlediğini bile anlamadan başlar ve biter, şoke eder bırakır! Var mı? Ne demişti öğretmenimiz bize: Türk gibi başla, Alman gibi devam et, İngiliz gibi bitir! Bir işe başlayıp bitirememek, bitirmeden birbirini yemek, başkasının çalışmasına mani olmak törelerimizdendir çünkü! Discovery, Planet, Yabantv gibi kanallar var. Bazen çok iyi belgeseller çıkıyor, gerisi palavra. Belgeselcilikle maceracılığı da birbirine karıştırmayalım. Belgeselcilik oynayan bir yığın belgeselle kafayı yemişler var. Bazı belgeseller de, mesela geçen yıl NTV'de izlediğim bazı belgeseller çok iyi hazırlanmış olmasına rağmen, her kültüre göre değil, Batılıya hitap ettiğinden bize ters gelebiliyor, insanın tarihini anlatırken Darwinizmden başlayanlar mesela. Film gibi çekilen belgeseller de bir tuhaf geliyor bana. Cengiz Han, Attila gibi. Bir çeşit canlandırma oluyor bunlar ama belgeselden çok filme yakın duruyor. Doğa belgeseli izleyen kardeş, ben de izliyordum bazen ama baktım ki anlatıcı izleyiciyle sanki dalga geçer gibi anlatıyor, kameraman ayrı havada arslanın esneyişini gösteriyor... artık izlemiyorum bunları. Antropolojik belgesele de dikkat etmek lazım, alttan alta materyalizm sokuşturuyorlar! |
||
|
||
belgeselleri nasıl dar bi kalıbın içine alıp belgesel bilgi vermez diye bir de kesin yargıya varmışsın anlaşılır gibi değil..sen en iyisi bi daha düşün kaç tür belgesel vardır ve bilgi verir mi vermezmiyi ..
|
||
|
||
| mekanları ve insanları tanıtan tarihi belgeselleri severim ben. öte yandan aslanların çiftleşmesini izlemekten sıkıldım ya! | ||
|
||
yuvasına yem taşıyan böcek, avının peşinden koşan aslan, bal yapan arı falan görünce kanal değiştirmek olmaz..oturup izlerim her seferinde de aynı hareketlere (akıllıca olanlara) vay anasını diyerek alakadar olurum hayvanlarla..böyle işte bu tip belgeseller
|
||
|
||
| yuvasına allahın izniyle yem taşıyan böcek, vahşi yaratılışı ile av kovalayan aslan, allahın hikmeti ile bal yapan arı... (Kablo tv yi kestirip, Samanyolunda çıkan national geographic belgeselerini izler oldum...) |
||