|
||
| bide şey,aşkına çok edebi konuşup,nerdeyse okuduğunda senin bile aşık olabileceğin tarzda yazanların iyi aşık olabileceklerini düşünmüyorum.. | ||
|
||
Şiir yazıldıktan sonra yazarından kurtulur. Benim içimdeki duyguları bir şairin dizleri çok güzel biçimde ortaya dökebiliyorsa ne güzel. Orijinal her zaman güzeldir ama herkeste de şiir yeteneği olmayabilir. O bakımdan hiç takmamak gerekir. Eğer söylenenler sevgilinin hoşuna gidiyorsa sorun yoktur bu kadar basit.
|
||
|
||
Şiir yazıldıktan sonra yazarından kurtulur. şiir asla yazanından kurtulmaz. yalnız şiir mi? hiçbir metin yazarından bağımsız anılmayacaktır yazanı biliniyorsa. mesela, çok beğendiğimiz bir yazarın yazdıklarını, yaşam tarzını öğrendikten sonra itici bulabilme olasılığımız her zaman mevcuttur. burada sorun, yazan ya da okuyan değildir. burada iki tip insan göze çarpmaktadır. bu yazılanları kendine aitmiş gibi okuyan ve dahi okuduklarından kendine etiket yaratan ki, bunun şaire hesap vermesi biraz zordur. ikincisi ise bir birikimin getirdiği "gereksiz yere yeniden oluşturma" durumundan kaçan tembelliktir ki, bunun şair ve dahi okunan tarafından anlaşılmaması için hiçbir sebep yoktur. |
||
|
||
| O zaman şöyle düzelteyim kiyacan şiir şairinden kurtulmalıdır. Şair şiiri yazıp denize atan kişi olmalıdır. Eğer kendi şöhreti için yazıyorsa beş para etmez. İsmet Özel benim gözümde adam olarak beş para etmez ama bu onun şiirlerine aşık olmamı engellemez. Şiir şairinden kurtulabiliyorsa değerlidir kalıcıdır yoksa yapmacıkdır ölümlüdür. Sen anladın onu.
|
||
|
||
ben bu konuda size katılamayacağım icecan yazan, yazdıklarıyla sorumludur, söyleyen söylediğiyle...eğer şair ve diğerleri, denize atanlar olsaydı; ezra pound davasının da hiçbir anlamı olmayacaktı. hitler, yaptıklarını denize atan kişi midir? peki şair neden olsun? neyse, bu konu, bu konuyu bağlamıyor. başka bir konuda görüşmek üzere
|
||
|
||
| Bu şair yazdıklarından sorumlu değildir anlamına gelmiyor. Söyledikleirm şair kimliği ve şöhret ile tutkusu ile bağlantılıydı. |
||
|
||
| ama konumuz bununla bağlantılı değil; şiir, şairindir. dikkat ederseniz, neruda'nın postacısı da büyük şaire aynı sözlerle karşı çıkar: şiir, onu kullananındır! ayrıca şair, yarattığı değer'in piyasada dönmesinden ayrıca hoşnutluk duyarak şöhret tutkusunu doyurabilir. bu nedenle, belki de şaire şöhret tutkusunu yaşatmamak için şiirlerini unutmalıyız, ne dersin?
|
||
|
||
şimde ben bolca şiir okuyorum.. günün birindede aşık oluyorum... gel gör ki kendi duygularımı çok rahat bir şekilde dile getiremiyorum...belkide sevgimi anlatacak cümleleri oan keşfedemiyorum ve bu durumda ustadlara sığınım sevgilimin gözlerine bakarak bir ustanın şiirini okuyorum..bu yanlışmıdır ... Sen sahtrekarsın demek seviyorum.. sahtekarsın olsada istediğin bir an için olur oda alay için olur sonra arkasından aaa der ağzını açar bakasın |
||