|
||
| KÜRTLER YANLIŞ MI YAPIYOR? beredayi Töre cinayetleri ,ağalık,şeyhlik, başlık parası, eğitimsizlik,yoksulluk,çatışmalar, ohal,cenazeler gerginlikler ve "bölücülük" gibi sorunlarla gündeme gelen Kürtlere siyasi açıdan değil de toplumsal ve bireysel yönden bakmak istiyorum.Hem de Kürt hareketinin argümanlarıyla değil de Cumhuriyet Türkiye’sinin argümanlarıyla.. Cumhuriyetin yaratmak istediği "aklı hür, vicdanı hür, irfanı hür" ,demokrat, ilerici, laik modern,çağdaş birey ve Kürt hareketinin de yaratmak istediği birey profilinin ortak paydalarının olması ilginç bir zemin oluşturuyor.Mesela Kürt hareketinin kadın sorununa bakışı, modern birey yaratma, laikliğe vurgu yapan ritüellerinin bulunması, çoğulcu demokrasi anlayışı, bilinçli yurttaşlar yaratmak istemesi, feodallik-ağalık-şeyhlik mekanizmasına karşı olması,kültür ve sanatta gelenekçi çizginin dışında bir kültür oluşturmaya çalışması özünde Cumhuriyet Türkiye'sine aykırı şeyler değil. Ayrıca DTP de %40 kadın kotası,eşbaşkanlık sistemi ,kadın belediye başkanlarının çokluğu, sivil toplum örgütlerinde ciddi kurumlaşmalar, kültür sanat kurumları, gelenekçi ve gerici yapılanmalara karşı ciddi tepkilerin gösterilmesi göz önüne alındığında Kürtler için gerçekten olumlu bir tablo. Ama gelin görün ki devlet bu Kürtlere böyle bakmamakta. Devlet istediği yurttaş tipiyle çelişiyor. Bir yandan istediklerini sıralarken diğer taraftan isteklerini yerine getirenleri yok sayıyor. Çünkü devlet Kürtlerin aşiretçi,dinci ,tarikatçı, korucu, gelenekçi, ataerkil, feodal yönlerini destekliyor. Cumhuriyet Türkiye’si araştıran ,sorgulayan, bilinçli yurttaş yetiştirmek için 85 yıldır mücadele ediyor. Gelin görün ki bu kriterler Kürtler için hiç de geçerli değildir. Bölgede aşiret liderlerini yanına alır.Oy deposu olarak görür çünkü.Vatandaşları birey olarak görüp muhattap almaz. Onun muhattabı aşiret liderleri, şeyhler ve onların" aklı kul ,vicdanı kul, irfanı kul" insancıklarıdır... Buna karşın birey olan bunu haykıran koyun olmadığını ,kendi kararını kendisi alması gerektiğini bilen özellikle evden sokağa çıkan Kürt kadınları, haklarını özgürlüklerini isteyen Kürtleri de göz ardı ederek "bölücü "olarak nitelemekte... Kürt hareketinin yaratmak istediği birey gelişmelere açık, toleranslı, demokratik, topluma yabancılaşmayan ,devrimci ,seküler ,araştıran ,sorgulayan bireylerdir.Toplum mühendisliğine soyunmadan bu yaratılmak istenen bireyin topluma ve insanlara ne zararı olabilir? Düşünebiliyor musunuz beyaz başörtülü bir Kürt kadını ( Perihan Mağden beğenmese de) bir profesörle bir yazarla aynı konferansta barışın gelmesi için haykırabiliyor veya okuma yazma bilmeden harekete katılan bir Kürt genci cezaevinden belli bir süreçten sonra gazetelere en değme yazarlara ,düşünürlere taş çıkartacak yorumlar gönderebiliyor veya Türkiye’nin en iyi üniversitelerinde ki Kürt gençleri toplumsal sorunlara duyarsız kalmayabiliyor.(çünkü bir çoğu ya cezaevinde yada atılmış), kuantum fiziğini ,atom altı parçacıklarının hareketlerini, birey-devlet-toplum ilişkilerini ,ekolojik dengeyi tartışabiliyorlar.... E e daha ne olsun? Şu filmlerdeki kapıcı ,hamal rolündeki, kart kurttan gelme Kürtler bu gün nerede. Çünkü bunlar son bir kaç yılda oldu.. Oysa cumhuriyet 85 yaşında... Devletin 85 yılda yapamadığını Kürtler bir kaç yılda yaptılar ,devam ediyorlar. Tabi devletin asıl görevini yapmadığı için çeşitli gönüllü kuruluşların ve kampanyaların emeklerini gözardı etmemek lazım. Doğum oranında ciddi azalmalar, kızların okullaşması, kadınların siyasi alanda ön planda olması, kan davalarına ,töre cinayetlerine ciddi tepkilerin verilmesi(en son Yüksekova da) ,aşiretçiliğin parçalanması için mücadele edilmesi ( ki bu aşiretlerin çoğu devletle işbirliği içinde ve bir çoğu millet vekili) birkaç örnek... bunlar Kürtler için önemli şeylerdir. bu saydıklarımın hepsini devlet mi yaptı? yada bu saydıklarım kimin görevi? eğer bunlar yanlış şeylerse Kürtler yanlış yolda... eğer değilse .... siz düşünün... 10.07.2007 merhaba arkadaşlar .. bunu yaklaşık bir ay önce yamıştım... değerlendirmelerinizi bekliyorum..çünkü sizin değerlendirmeleriniz benim için değerlidir... |
||
|
||
| beredayi öncelikle belirtmek isterim ki çocukken yani yeni gelişim çağında iken sokaklarda çok fazla gezdiğim günler annem tarafından soylenirdi senin adın....ne beredayi beredayi geziyorsun ortalıkta diye...bilmiyorum konuyla alakalı değil ama belirtmek istedim... şimdi konuya gelelim... aslında sen çok fazla bireyselliğe inmemissin...yine devlet ve kürt karşılaştırması yapmıssın...bu konuya azda olsa yakınım..kuantomdan filan bahsetmissin...bireylerin gelişiminden filan.sonra örneklemissin eş başkanlık yani demokrasi ve cinsiyet eşitliği...kadın belediye başkanları filan...filan... hayır dostum...bir kürt olarak sana katılmıyorum..kusura bakma...kuantomu dillendirmekle kuantomu bilmek ayrı...[yanlız ciddi anlamda ben bireylerden bahsediyorum..yakın veya uzak hareketteki bireylerde..dtp sivil toplum kuruluşlarını işgal eden bieyler] birkaç kişiyi dışarda tutarak kesinlile oyle demokrasi yada kadın haklarının ön plana çıktığı bir şey yok...eger eskiyi okumuş ogrenmiş yada yaşamıssan ne kastettiğimi iyi bilirsin...sadece somurunun entellektuel mesrulaşması hakim bireylerin iç dünyasında...kendilerini kurumlara mal eden insanlarla dolu...zayıf ve eksik kişilikler...kuantmu bile sloğanlaştıran tek dillendirilen kavramın ak karadan uzaklaşması gerektiği...kadınların ewlenmemeleri onları istediğimiz gibi kullanmalı vb ...bilinç altıları ile gizli...merak ederim kadınlar evlenmemeliği soyleyen arkadaşlar neden erkeklerin ewlenmemeleri üzerinde bir tez sunmazlar ortaya...bu bireyler yani kadın özgürlüğünü savunan kişiler zamanı gelince en güzel kole kadını alırlar dünyalarına ki kole kadın güzel olmaz bunu anlamamışlar...bidefa kısaca sunu soyleyeyim...bireyler sadece bir kaos aralığında ve bunu kendi hazları için çok güzel kullanıyorlar... sanat ve kültür....iranda ve başka yerde çıkan bir iki kürt yönetmen bir iki müzik grubu başka ne çıktı bilmiyorum...çıkanlar varasada bunlar bireysel gelişim hareket alanı grupla olmayanlardır...bizde kurumlarda sanatın nasıl işlediği belli...yonetimde tekelleşme.... devlete gelince...karşı durduğun bir kurumun aynısını yaşamsallastırmak nasıl bir mantık onu anlamadım bir türlü...yani başkası ezerse kötü ben aynısını yaparsam bilmem ne için mübah...bu büyük bir iki yüzlülüktür... kısaca boyle... yani bence bir şeyler değişmeli...ama şuanad bence pek değişen bişey yok |
||
|
||
| Kürtler yanlış mı yapıyor gibi bir soruyu sormak elbette önemli. Evet bu sorunun cevabı bence Kürtler adına siyaset yapanlar yanlış yapıyor olmalı. Uzun süreden beri yürütülen tartışmalardan sağlıklı bir sonuca ulaşılamadı. Bunun siyasete bakışaçısı ve katılım amacıyle ilgili bir problem (sapma) olduğu kesin. Bu anlayışın değişmesi gerekiyor bunun da zaman lacağını düşünüyorum. Genç ve dinamik bir yapı oluşursa tıkanma aşılır. | ||
|
||
| sevgili cene.. öncelikle değerlendirmen için teşkkür ederim.. söylediklerini anlamakta zorluk çekiyorum... çünkü yazdıklarımın bunlarla belki dolaylı alakası vardır ama... ben cumhuriyet türkiyesinin söylmlerinin kürt bölgesindeki geçerlilini irdelemeye çalıştım... konuyu bu bağlamda derinleştirirsek daha verimli olacaktır... tabi kürt hareketinin eksikleri ve benim eleştirdiğim bir çok yönü var..bunlarıda tartışmak gerekir... unutmayalım ki... geldiğimiz yer yılmaz erdoğanın deyimiyle hayata 2-0 başlamışız... tabiki bu kendimizi eleştirmeyeceğimiz anlamına gelmemeli.... |
||
|
||
| türkiye cumhuriyeti devletinde iktidara gelmiş yönetimlerin çoğuna dikkat edilirse birbirinden ayrı politika izlememişlerdir......sağcısı solcusu bir ülke menfeati tutturmuş gidiyor..yani o çok bahsedilen kırmızı çizgileri dahada koyulaştırma savasına gitmişlerdir..peki gerçekte ülke menfaati içinmi o ayrı bir konu..ama genelde çizginin yönü hep aynı olduğu için bunlarda tek düze tek yön....... şimdi bu cumhuriyetin kurulmasından beri boyle...ben devlet politikasında pek bişeylerin değiştiğine inanmıyorum...mesela son zamanlarda işte efendim trt de kürtçe yayına izin verelim dediler...nasıl dediler...hala baskıcı bir zihniyetle...yani tümden ret etmeyelim tamam karkurt ta olmasınlar...yani baskıcı zihniyet aslında hep ülke menfaati adına ne kadar az verebilirimin hesabındaydı .. aslında anlamakta zorluk çekmen doğal...el acele yazılan bir yazı..parçalı bir yazı...herparağraf veya cümle bir baş çekiyor....hata ..benim şimdi değişmeyen bir devlet yapısı içersinde fazla bir kazanım sağlamadığın paradigmanı değiştirmelisin...kürtler bunu biraz belki geç anladı...dikkat edilirse kürtlerin hakkını aradığını iddia eden legal ve illegal bir çok örgüt ilk çıkış itibari ile leninci stalinci hiyerarsik örgütleniş biçimiyle ortaya çıktı...peki bunların çıkış tarihi ne zamana denk geliyor...sovyetlerin yıkılışına...e o zaman sen sowyetlerin kuruluşunu iyi analiz etmis olsaydın bir yerde tersliklerin olduğunu anlardır ve sende o yanlışa düşmezdin....neyse er veya geç kürtler bir yerde toplumsal koşulları göz önünde bulundurarak yeni bir pradigmaya sarıldı...ama inkar edilmemesi gereken bir şey var...pradigmaları iflas etti... seninde yazdıkların gibi bir çok sey var yeni pradigmada...kadın...ekoloji...sanat...tabandan tavana siyaset,eş başkanlık vb... şimdi aslında benimde yukarda anlatmak istediğim teorikte bir sorun pek gorunmuyor..(sadece bir kaç insanı tekrardan çıkararak )ben tabandan tavana bir sorun olduğunu bunu çok kişinin özümseyemediğini..anlatılamadığını...ı birkurumda yer edinmiş sözü geçen kişilerinde bu olayı bildiklerini kaos aralığı dediğmiz bu geçiş sürecinde asıl amacının kendini yaşatmaktan başka hiçbir kaygı taşımadığını soyluyorumm....zira boyle örgütlülük boyle tarz olmazsa kürtler çok şey kazanmış olurdu...samimiyet eksik... kısaca yol belki doğru yada en azından denenmeye değer bir yol ..ama işte sadece teoride. iki sebep sunmak istiyorum.... 1 türkiyelileşmek bu mu boylemi türkiyelileşilir...bana bile çok inandırıcı gelmiyor... 2 demokrasi kendi içlerinde hiç uygulanmayan bir kavram..ama sürekli dillendirdikleri bir kawram.... kendi içlerinde muhalefet yapılamaz...aynı amaç fakat farklı bir oluşumda yer alan ama onlar kadar güçlü olmayan kurumlara karşıda güçlü biziz bizmdediğimiz olur tarzını uygulamaları..yani devleti eleştirdikleri yerde aynısını uyguluyorlar..kotu ve inandırıcı olmayan bu.. aslında ben cewaplayayım birde... bence kürtler yanlış yapıyor...çünkü konuştukları gibi yaşamıyorlar... (yine eksik ve parçalı olabilir kusura bakma) |
||
|
||
| denize düşen yılana sarılır...dün irakta saddam kürtlere Amrikanın talimatı ile zulm etti ve sonuçtada kürtler Amrikaya[yılana ] sarıldılar] ...burada da tc rejimi yıllarca ankaradan öteye ne hizmet götürdü nede götürene yol gösterdi ya ne yaptı haso memo diyerek ve hor hakir görerek ve daha sonrada uğur mumcunun tesbitlerine göre Apo denen piyonu bölgede serbest bıraktı ve korudu,himaye etti ve terörü azdırttı şimdi kendi başına dert etti ve kürtleride Amrikanın ve vahşibatının [yılanın ]kucağına attı....yoksa bu ülkeyi AK parti iktidarı askeri ve derin çetelerin müdahalesi olmadan yönetsin kürt halkı ayrılık istemez...ve dtp de hiç bir zaman kürt halkını temsil edemez..dtp ve pkk ancak ermenileri,süryanileri ve alisiz alevileri temsil eder. | ||
|
||
| Aslında eyalet sistemi kötü bir sistem değil 2038 yılına gün verilmeli ve ayalet sistemine geçiş aşması başlatılmalı eğitim alt yapı insan hakları her konuda AB nin yaptığı gibi tek farkla AB nin ki smaimiyetsiz bizimki smaimi olmalı en azından problemlerin çözümü kolaylaşır |
||
|
||
| ya masaharun...kaş yapayım derken göz çıkaransın... yani orda ermeni süryani alevi hangi manada kullanılıyor... ben ne ermeniyim ne alevi ne süryaniyim ama ben onlardan biride olarakta doğabilirdim tabiki sende yani dinleri ırkları aşağılamak gibi bir koku var sanki...yanılıyorda olabilrim.. eyalet sistemi türkiye için olması gerekendir ve büyük bir inançla olacagınıda savunuyorum |
||
|
||
| gerçekten ne garip final olmuş sayın musaharun ermenileri süryaniler ve alisiz alevileri temzil eder diyerekten çok buyuk patavatsızlık yapmışsınız bence hatanızı düzeltiniz | ||
|
||
| beredayı yazını çok beğendim. özet olarak: Cumhuriyetin yaratmak istediği "aklı hür, vicdanı hür, irfanı hür" ,demokrat, ilerici, laik modern,çağdaş birey ve Kürt hareketinin de yaratmak istediği birey profilinin ortak paydalarının olması ilginç bir zemin oluşturuyor." demişsin. Ancak cumhuriyeti şu anda sürdüren kitleler ve belki de kurucuları dediklerinin ne anlma geldiğini bilmiyorlardı. "aklı hür, vicdanı hür, irfanı hür ,demokrat, ilerici, laik modern, çağdaş birey" olmaması için devlet ile halkın karşı karşıya geldiğini kim inkar edebilir. daha düne kadar Nazıp Hikmet, Kemal Tahir, Yaşar Kemal, Cem Karaca, ... devletçe vatan haini ilan edilip hapislerde yaşamlarını geçirmediler mi ?? Yani aslında sorun Kürt sorunu değil devletin yukarıda vasıfları sayılan kitlelere karşı takındığı faşist politikalarıdır. Eğer TC fikri ve vicdani hür kitleler yaratma konusunda samimi olsaydı "kürt sorunu" olmazdı. |
||
|
||
| yazı güzel ve de doğru. Ancak ülkedeki sağ ideolojilerin sol u ezmesinin yani Halk ın kültürel zayıflığının da bunda etkisi olduğunu düşünüyorum. Sol dan kasıtım CHP anlaşılmasın. Onun katılığı da geçi yine halkın sol a kötü göz ile bakması sonucu bu hallere gelmiştir. Bahsedilen aşiret yapısı,töre,aşiret sistemi de muhafazakar partilerin en büyük destekçisi olmuştur. Militarist devletlerde azınlık sınıflar genellikle kullanıldığı için de bu durumlar yaşanmakta Halk ın cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki gibi kendi içinde reformist olamayışı da bu tür gerici ve yıkıcı yaklaşımları desteklemektedir. Cumhuriyet devrimi Atatürk sonrası bir ivme kazanamamış bunun yerine ya Atatürkmput laşmış ya da devrimleri tartışılmıştır. Pratikte ise ülke uluslarası alanda prestijini giderek yitirmiş ve borçlanmış, ekonımik olarak da askeri olarak da bağımsızlığını yitirmiştir. Bunun başlıca nedeni de Askeri müdahalelerle yontulmuş sivil karar mekanizmasının etkinliğinin sürekli törpülenmiş oluşudur. Ancak bu sivil tecrübesizliğin bir sonucu da ilerici anlayışları riskli bulup, alışılmış gerici düşünceleri her alanda destekleyen geniş bir orta sınıf yaratılması yoluyla üretimin minumumda olduğu siyasal bir kendine yetemeyen ekonomibnnin üzerinde yapay duran bir devletin ortaya çıkmasıdır. Bu nedenle durmadan rejim tehditinden bahsedilir ülke düşünce ve inanç ile bir arada tutulmaya uğraşılmaktadır iktisadi üretim ve altyapısı ile değil. | ||
|
||
| sevgili cene... ikinci uzun yorumun çok güzel...gerçekten de samimiyet ve özümseme... sorunu var... ama gel gör ki elimizde bir yol haritası yok..artık dememe yanılma yoluyla doğruyu bulacağız..çünkü başkalrının öğretmesiyle görüyorsun olmuyor... tabi ateşin yakıcılığnı anlamak için dokunmak gerekmiyor.... |
||
|
||
| bereyedayi teşekkkürler.... dikkat ediyorsumusun haberleri filan izlerken tam iki aydır bir cümle dillendiriliyor.... seçim öncesi:kürtlein eline mecliste bir fırsat geçebilir.. seçim sonrası:eski hatalara düşülecekmi dtp bu temsiliyet hakkını nasıl değerlendirecek.. yani kardeşim şunu belirtmek istiyorum...bu türkiyenin ve türkiyeli kürtlerin tüm herşeyini gözler önüüne seriyor....yani hiç bir zaman doğru dürüst bir temsiliyetimiz bile mecliste olmadı... ki sen bundan önce çıkıp ben meclisi tanımam yada kürtler meclisi tanımıyoruz tanımıyoruz çünkü temsiliyetimiz yok orda deseydi...uyumsuzlukla bölücülükle yine suçlanırdı.....ülkede işlenen politika bu olduğu için....türk halkınında işi zor kürt hslkınında.... iki tarafa için de okadar zor ki... |
||
|
||
| ne idyeceğimi bilemiyorum... ne kadar eğilirsen okadar sırt üstü yatıyorlar... bence seçilenler geri adım atmamalı...seviyeli ve dürüst olmalı... yani medyanın ve sovenistlere prim vermeyelim diye temel değerlerden vazgeçilmesin değil mi? yani dtp lilere diyorlar ki sizi iğdiş edelim bizim dediklermizden olun... ve dtp liler bunu diyebilmeli...biz buraya geldik..siz getirmediniz... |
||
|
||
| yanlış nedir allah aşkına devletler hep yanlışların üzerine kurulmuyor mu sizin doğrunuz onlar için yanlış onların doğrusu sizin için... |
||