|
||
| sayın khaos sanırım siz benim yazıyı anlıymadınız o nedenle sildiniz o ayzıda kesinlikle nefret yok idi kin yok idi sadce hiciv var idi siz kahve falı bakar gibi okudnuz sanırım abuk sabuk ta olsa nefret içermeyen bir yazıydı |
||
|
||
sayın khaos sanırım siz benim yazıyı anlıymadınız o nedenle sildiniz o ayzıda kesinlikle nefret yok idi kin yok idi sadce hiciv var idi siz kahve falı bakar gibi okudnuz sanırım abuk sabuk ta olsa nefret içermeyen bir yazıydı yazın nefrette içerse başka birşeyde,burada yazman neden sakıncalı olsunki bakın yukarıda forumun giriş satfasında ne yazıyor ''özgür bilincin ifade zemini'' |
||
|
||
| iyi de bu tavrın ne kadar mantıksız olduğunu gösteriyor zaten. Konunun geçtiği yere yazsana şikayetini burdan niye başka başlığın tartışmasını devam ettiriyon ordan söyle. | ||
|
||
| farkında değilim | ||
|
||
yahu bize "bu dille beni yanıltabilirsin,yahut beni ispatlayabilirsin" bunu içine sindiribiliyor musun ? tanrı-din tahakkümünden kurtulmak içni bilimin tahakkümne girmek ? ne kadar göze hoş göründü dimi gerçekler perde kalkınca ? hiçbirşeye inanmamak başka birşeye inanarak olmaz.inançsızlıına inanmak bu yolda daha radikal bir tavırdır.daha gerçekçidir.daha mantıklıdır. bu dili bilen aldatılmaz ama bilen insanların diğer insanlar üstündeki özelliğine diyecek söz yok tabi bunu iye kullanmak o insanın özelliğine kalmıştırki bilmek isteyen insan genelde erdemli insandır |
||
|
||
| khaos; ordaki taş ucuz bir sıçrama cümlesiydi. akıllı bir adamsın , yalnız mistiklikler suçlarken beni - matematiğin tanrıları olan orta doğu fizolofları da zamanında mistiklikle,ilahın üzerine başka ilah koymakla suçlandı. şimdi ayn tavır , farklı yüzyıl.. hayallerimize ihtiyacımız var, çünkü gerçek hayatımızın her alanında,bir fill işgal etmiş durumda. |
||
|
||
Matematiğin tanrısı yoktur Cizvit rahipleri dönemi de gerilerde kaldı ortadoğpu dan sonraki. Zaten o zaman da matematikçi olabilmenin tek yolu rahiplikten geçiyordu karıştırma. Kaldı ki,ilahi suçlamalarda bulunan da rakip ruhbanlardır onları. Bence kendini ortadoğu matematikçileriyle de karşılaştırmamalısın, çünkü sözlerin deney ve olgulardan çok savsözlere dayanıyor; suçlanan değil, suçlayan olabilirsin bu durumda.Şu an var olan mistik şarlatanlarla, modelleme bilimini de aynı kategori de değerlendiremezsin. Pisagor un ya da demoktitos un fantazisi değil artık söz konusu olan, yani determinist bir canavarla başlamıyor olgular tümdengelim mantığı ile. Politik olguların araçları ile bilimi de yargılarsak onu tam özgürlüğüne kavuşturamayız. İnsanlığın geçmişte ve gelecekteki tek dostu o dur, çünkü nesneldir. Bu nokta da makinacı tüketim teknolojisini de değerlendirmek gerekirse bu ticari bir unsurdur. Bilimin savaş teknolojisinde kullanımına, kitleyi kontrolde, seri enformasyon yoluyla kitlenin şartlandırılmasında kullanımı ile mücadele etmenin gerekliliğine inanıyorum ancak bu onu yok sayarak karşı çıkarak yapılamaz. Ve son olarak şu fikrimi söyleyeyim şimdilik. Gerilla mücadelesi, özgürlüğe kavuşturmayı istediğini ileri sürdüğü kitleyi bombalaması sonucu son bulmuştur. Hakim güç bu sayede tüm karşıt ve muhalif gücü terör ile bağdaştırabilmiştir suçlusu mücadelenin kendisidir en başta. (İkiz kuleler olayı değil, onu zaten ABD bombaladı. Daha önce ve daha genel) Ucuz kahramanlıklar peşinde koşan yaramaz ve ateşle oynamayı seven sadist bir kitle de içinde barındıran bu ezilmişlerin militan hareketi, halk otobüslerini bombalayarak, sözde sisteme yumruk atmıştır. Hayır o kendini yumruklamış ve davasına en büyük ihaneti bir yeraltı çetesine dönüşerek bu şekliyle yapmış, emperyalistleri de haklı çıkarmıştır. Hiç kimse bana bunun emperyalist casusların oyunu olduğunu da söyleyemez. Her şeyiyle ortadadır. Kurda savaş açan kuzuları kurban etmiştir güvenliği bozup onları kışkırtabileceğini sanan aptalca stratejisiyle. Oysa kuzular en başından beri silahsız dır ve huzurun en azına da olsa varlığına ihtiyaç duyarlar. Halk alçak gönüllüdür ve çocuklarına bakmak ister savaşı değil ilk başta. O nedenle de artık savaş ile değil otoriteyi reddetme yoluyla aşama aşama bir değişim gerçekleşebilir. Var olan her şeyi reddedip savaşarak değirmeni yıkan kahraman bir Don Kişot ordusu oluş sa da bunun sonucu ekmek yapmanın başka yolunu bilmeyen halkın açlığı ve sonrasında gelecek dağ kanunları olacaktır. Sakın ola ki bunun ilerleme olduğu da düşünülmesin; benzeri tarihte defalarca görülmüş, bu fetret devrinin ardından yeni zorbalıkla tekrar her şey kaldığı yerden devam etmiştir. (En azından eski bir örnek olarak fransız burjuva devriminden hemen sonra gelen Napolyon u, Alman işçi sınıfının gerilemesiyle Hitler in gelişini, Rus devriminin stalinizm e dönüşümünü düşünün) Bu da sol gericiliktir. Sağ gericilikten tek farkı oluşum biçimi ve ilerleyişidir tarihi ölçekteyse kitletye kaybettirdiği aynııdır. Latin diktatörlükleri ile rusya arasında kitlesinin üstündeki etski bakımından hiç bir farkın olmama nedeni de budur. Anarşistler çete olmamalıdırlar bırakın bu köhne işi devlet tapınıcısı onu ele geçirmek isteyen sözde iyi ahlaklı zorbalar yapmakla uğraşsınlar. Benim açımdan en son sonuç olarak hepsi birdir. Militan da terörist de, sosyalist de faşist de hepsi kendi hegemonyasını kuracağı devlet için diğerini yıkmak peşindedir ve bu bir iktidar olma savaşıdır ve bence hastalıklıdır. Bunlarla uğraşmaktan daha yapıcı yollar mevcuttur. olm konu başlığından buraya nasıl getirttiniz bu konuyu ne alaka
|
||
|
||
| Khaos, yazın bana yine birçok konuda ipucu verdi ama kafamı da karıştırdı. "Atladığım bir şeyler oldu sanırım" derken o son cümleni okudum, sevindim ve güldüm. Hiç olmazsa paragraflayarak yazsan yazılarını... Bunu istemek ukalalık olmaz değil mi? |
||
|
||
| eyw da yine düşündüğümden uzun bir yazı olduu için tek paragraf olmuş kocaman. Aslında ilk 3-4 cümleden oluşan bir cevap yazısıydı ütopist e kopmuş gene pardon. Dikkat etmeye çalışıyuorum parafraf mevzusuna ama kopuyo arada
|
||
|
||
| Ateist arkadaşlar bir tanrının varlığına gerek dduymuyorlar önüne ne kadar deliler koysakta ispatlar sunsakta amaçları Tanrının varlığının gereksiz olduğunu düşünüyorlar. | ||
|
||
| ''..... Kıldan köprü yaratmışsın Gelsün kullar geçsun deyü Hele biz şöyle duralım Yiğit isen geç a tanrı'' Kaygusuz Abdal - 14 yüzyıl ozanlarından |
||
|
||
| bu sorunun tam karşılığını ben veremeyecem sina!ama halihazırda ki inkar eden benle,iman eden beni sorguladığımda,ikisini karşılaştırdığımda kısmen cevap bu olabilir: içimdeki inkarcılar,içimdeki iman edeni anlayamadığı,kimi zaman anlamak istemediği için! |
||
|
||
| Tanrıyı neden inkar ederler ? C= Sıkılınca İnsan sıkılınca inkara doğru gider cevap herhalde budur |
||
|
||
| Evreni yaratanın adına; tanrı düşüncesinin, ruhumuzu şekillendirmesine izin veririz. İşte bu Teist inancının düşüncesel özetidir. Kimi insanoğlu bu şekillendirmeden rahatsız olduğu için yada öğretildiği(a-teist öğretiler)(teist inancı da öğretidir) için tanrı düşüncesine giden yolları anlamsızlaştırırarak; bu şekillendirmeden kurtulur hatta ruhunu a-teist bir düşüncenin yoğurmasına izin verir. Laik toplumlar adına konuşursak Ateistlerin çoğu sanıldığının aksine tanrıyı inkar etme yolunda pek çaba harcamaz az önce değindiğim gibi düşüncesel manada onu anlamsızlaştırır ve hayatına devam eder; allah belanı versin, allahısmarladık, inşallah vesaire gibi lafları sıksık duymanın yanı sıra ortalama bir teistten sosyal davranışlarından dolayı farklılık göstermez(cami, kiliseye gitme ve ibadet dışında). Çünkü günümüzde ruhunu tanrı öğretisine adamış insanlar laik toplumlarda ufak ve marjinal bir kısmını oluşturmakta ve a-teist kişilere istisnalar dışında toplumsal tehdit oluşturmamaktadır.Böylece ateist bir zat kendisini daha marjinal bir kalıba sokma isteği görmez. Neden inkar ettiğinide çoğu zaman karşısındakine anlatma zahmetine bile girmez çünkü kendi düşünsel dünyasında zamanında sorduğu ve ızdırap çektiren sorular artık pek bir şey ifade etmediği, ve karşısındakine bu sorunun aslında cevabının olmadığını bu sorunun sen sormadan önce var bile olmadığını anlatamıyacağını bildiği için, soruyu kendi kendine tekrar tekrar sormasını isteyerek karşısındaki zata, bu öğretilmiş meditasyon halini sorgulamasına ve kavramları sorgulamasını sağlayarak, ruhsal bir devinime sebeb olabilir. muygun |
||
|
||
| Soru apaçık: "Sen zaten kabul etmiş şekildeydin, öyle kalman gerekirdi, Ne bok vardı da inkar ettin.." yerine: "Aptalca seçim yaptığını zannettin, hala inandığını zannediyorsun.. Halbuki bi geleneği devam ettiriyorsun, ne bok var da hala inkar etmiyorsun.." diye de sorulabilir soru. Sanki insanın default değeri "inanan insan"mış gibi. |
||