SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => İç Politika

Konu: AKP'nin serseri mayınları!

Sayfa: [ 1 ]

28.07.2007 17:21:30
AKP'nin yeni prensi Mehmet Şimşek'in "Tekstil Çin'e bırakılmalı" ifadesinin ardından dün de Zafer Üskül'ün AB perspektifinin gereği olarak "Kemalizm anayasadan çıkartılmalı" çıkışı “hareketli” bir döneme işaret ediyor. Erdoğan'ın iki vitrin isminin emperyalizme teslimiyet konusundaki mesafesizliği ortaya koyan hızlı açıklamaları düzen siyasetinde olası gerilim ve krizlerin habercisi niteliğinde...

soL Sivil bir anayasa hazırlamak için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından AKP'ye davet edilen Prof. Dr Zafer Üskül'ün açıklamaları yeni Meclis'in ilk polemiği oldu. Üskül, "Anayasa 'sivil ve renksiz' olmalı. Oysa şimdiki anayasa, kemalizm ideolojisinin izini taşıyor. Atatürk milliyetçiliği ile Atatürk ilke ve inkilapları anayasada yer almamalı" dedi.

AKP'nin Gaziantep 1'inci sıra milletvekili adayı olarak TBMM'ye giden Mehmet Şimşek ise ilk açıklamasında kredi kurumlarından not dilendi, ertesi gün ise "Tekstil işini Çin'e bırakalım" açıklaması yaparak tekstil patronlarını ayağa kaldırdı.

Her iki vitrin adayının ABD ve AB eksenli politikaların uzantısı olan talepleri bu kadar açıklıkla ve seçim sonrasında hemen dile getirmeleri yeni bir siyaset tarzını da ortaya koydu. 3 Kasım seçimleri öncesi AKP cephesinden gelen "uç" açıklamalar, seçim sonrasında kendini oldukça uyumlu bir sürece bırakmıştı. 3 Kasım 2002 seçim sonuçları sonrasında ABD, AB ve IMF ile ilişkiler ve makro ekonomik politikalar başta olmak üzere birçok konuda "hassas" davranarak düzen içi dengeleri gözeten AKP, teslimiyet yolunda başarılı adımlar attı. Hükümet üyeleri ve milletvekileri, kamu varlıklarının satışı, ülke geleceğinin emperyalist güçlere teslimi ve emekçiler üzerinde yıkım yaratan programları uygulamada üstün bir eşgüdüm gösterdi.

AKP cephesinde alınan yüksek oyun yarattığı moral, milletvekillerinin cüretkar açıklamalarında gözleniyor. Ancak, 22 Temmuz seçimleri sonrasında AKP'nin vitrin adaylarından gelen ve manşetleri süsleyen "serseri mayın" açıklamalar sonrasında, Erdoğan'ın kulak çekeceği ve siyasette ya da AKP'deki yeni isimlere gerekli uyarıları yapacağı belirtiliyor.

Rehber Avrupa Birliği
Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde Anayasa ile sorunlar yaşayan ve yüzde 46.6'lık oy çoğunluğuna rağmen uzlaşmacı bir tavır sergileyeceğini söyleyen AKP'nin gündeminde sivil bir Anayasa hazırlamak var. Erdoğan, Anayasa hukukçusu Üskül'ü değişim projesinin başına getirmeyi planlıyor.

Kendisinin sosyal demokrat, AKP'nin ise muhafazakar demokrat olduğunu söyleyen Üskül, yeni partisinin Milli Görüş geleneğinden koptuğunu savunuyor. AKP'yi merkez partisi olarak tanımlayan Üskül, CHP'den "daha solcu parti" olduğunu öne sürüyor. Seçim öncesinde, "Seçilirsem Meclis'e bakanlık yapmaya değil, sivil bir anayasa yapmak için gideceğim" diyen Üskül'ün seçim sonrasındaki ilk açıklaması düzen siyasetindeki ilk polemik oldu.


AKP'nin Mersin Milletvekili Üskül, anayasanın başlangıç kısmında ve maddelerinde kemalizmin yansımaları olan "Atatürk milliyetçiliği" ve "Atatürk ilke ve inkılapları" gibi kavramların yer almasının gereksiz olduğunu söyledi. Üskül, bu düşüncesini ise şu sözlerle gerekçelendirdi: "Türkiye AB'ye girmek isteyen bir ülke. Avrupa standartlarında temel hakları ele alan, planlayan, koruyan, klasik parlamenter sistemden vazgeçmeyen, demokratik bir Anayasa tasarlıyoruz."

Erdoğan'ın borsa prensi
Hükümet tarafından Merkez Bankası Başkanlığı için önerilen ancak Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından veto edilen, Merrill Lynch'in Ortadoğu ve Afrika eski başkanı Mehmet Şimşek AKP'den Gaziantep 1'inci sıra milletvekili olarak Meclis'e girdi. Seçim sonrasındaki ilk açıklaması alınan sonuçlar nedeniyle kredi kuruluşlarından Türkiye'nin notunun artırılmasını istemek oldu. Ardından "Tekstilde katma değeri düşük ürünlerin Çin'e bırakılması"na ilişkin sözleri sektörde tepki yarattı. Şimşek daha sonra yanlış anlaşıldığını ifade ederek özür dilemek zorunda kaldı.

Dünyanın en büyük yatırım bankalarından biri olan Merrill Lynch'teki görevinden istifa eden Şimşek, son dönemlerde Türkiye ekonomisi ve AKP politikalarıyla ilgili olarak yazdığı "ılımlı" ve "AKP yanlısı" raporlarla tanınıyordu. Şimşek'in yeni AKP hükümetinde önemli görevlere getirileceği tahmin ediliyor. Borsa kulislerinde Şimşek'in ekonomi bakanı olacağı ve "Türkiye'de 2. Derviş dönemi" başlatacağı yorumları yapılıyor.

ABD Büyükelçiliği'nde 4 yıl çalıştı
Kemal Derviş gibi eşi Amerikalı olan Şimşek'in kariyeri de dikkat çekici. Dört yıl ABD Büyükelçiliği'nde Türkiye ekonomisi üzerine analizler yapan bir bölümde çalışan Şimşek, 1997'de oturma izni aldığı ABD'de New York'a giderek UBS Bank'ta işe başladı. 11 aylık çalışmanın ardından İstanbul'a dönen ve Bender Menkul Değerler'de 2 yıl çalışan Şimşek, Merrill Lynch'ten gelen teklifi kabul ederek İngiltere'ye gitti. 2000 yılı yazında başlayan Merill Lynch döneminin ilk günlerinde Mehmet Şimşek'in sorumluluk alanında Akdeniz bölgesi vardı. 2001'in ortasından itibaren sorumluluk alanına Rusya, Polonya, Macaristan ve Çek Cumhuriyeti de eklendi. Şimşek 2005 yılı sonunda Merrill Lynch'in Ortadoğu ve Afrika Bölgesi Ekonomik ve Stratejik Araştırmalar Bölümü Başkanlığı'na getirildi.



Sayfa: [ 1 ]