SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Sanat Çalışmalarımız

Konu: Yıldız gözlüm

Sayfa: [ 1 ]

ANKA21 28.07.2007 01:23:21


Sevgili; sana uzak ama kalabalık bir şehirde yalnız kalmış yüreğimin sesiyle yazıyorum… oysaki yazmayacaktım. ama yüreğime söz geçiremedim ki. Dinlemiyor beni. Kurduğum tüm bentleri teker teker yıkıyor umarsızca. Sensizlik bir hançer gibi saplanıverdi yüreğime… Acıyor yüreğim, kanıyor. ilk defa ağlıyor yüreğim sensizliğine. Sensizlik kılıç yarası gibi be gülüm. Kılıç yarası iyileşir ama izi bir ömür kalır. bilirmisin o acıyı yıldız gözlüm. Karabasan olur geceler. acılar öbek öbek çörekleniverir yüreğine… titreme nöbetiyle terler içinde haykırıverirsin.oysa kimse yoktur yanında.bir başınasın karanlığın o kahredici yalnızlığında.gözlerim seni arar. o sevgi yumağı ellerinin ellerimi tutmasını,aşk kokan gözlerinin gözlerime kenetlenmesini ister yüreğim.gözlerini sakınınca gözlerinde erimiş kanayan yüreğimin resmini kendi ellerimde astım bu şehre.her acıyı denedim bu şehirde,girdiğim sokaklarda buluştum hüznümle.sen benden uzak olan,ama yüreğimin en yaralı yerinde yatan sevgili,kavuşamayanlar adına çağır beni yanına..ama kimseye söyleme ben yorgun ben yaralı,ben sana hasret…
.   Ayyüzlü Papatyam
Sana acılarımı değil, mutluluğumu özlemlerimi. Hayallerimi anlatmak istiyorum yaşanmamışlıklar adına.hep sorardın ya; bana diyarbekiri anlat diye…utana sıkıla anlatırdım sana.al al olurdu yanaklarım,heyecandan çarpardı yüreğim.oysaki ne kadar da isterdim seninle diyarbekir burçlarında yıldızları izlemeyi ve elele yürek yüreğe şafakta doğacak güneşi izlemeyi…burçlar(kaleler) tarihin sırlarına vakıf olmuş burçlar.nede gizemli nede bilinmezliklerle yüklüler.acının,hüznün ve aşkın en büyüğüne tanıklık etmişler ı bir güzelliği ayrı bir görkemliliği vardır.hemen karşısında sergileyiverir kendini tarihi asma bahçeleri..kim bilir ne güzeller el sürdü kuraklaşmış o ağaçları,kim bilir ne yürekler heyecandan çarptı o muhteşem bahçede…ve bunu anımsatırcasına Suzi ile  divane gencin büyük aşk yaşadığı kırklar dağı uzanır ardında…hepsi aşk kokar,hepsi özlem kokar ve hepsi seni hatırlatır bana…yıldızları seyretmek isterdim seninle ilkin.kilitlenmişken gözlerin yıldızlara gözlerinde erimeyi ve baharı yaşamayı gülüşlerinde.ayrı bir güzelliği vardır yıldızların.insanı cezbeden hayaller dünyasında gezdiren bir gizi vardır.sırlar ülkesidir burası.yıldızıyla,burçlarıyla ve aşklarıyla..seninle aşkımı haykırmak isterdim yıldızlara.yıldızlara resmetmek isterdim seni durmadan…ve şafağı karşılamak beraberce.güneş sana öylesine uzak ama bir o kadar da yakındır ki şaşırırsın.o an kollarımı açarım iki yana. Ilık meltem tadında rüzgar okşayıverir bedenimi..kendimden geçerim.adeta rüzgar olup esiyorum.kah kırklar dağındaki divane gencim,kah burçlardaki zindanlarda işkence tezgahındaki tutsak.acının,özlemin ve aşkın sırrına ererim şafakta…Anka kuşu misali küllerimden yeniden var olurum.çünkü sen ülkem gibi sevdiğim yarim her şafakta doğarsın yüreğime..sen her gün yüreğime yağan sevgili bilirmisin;bu ülkenin yağmurlarını…
Yağmur yüreklim; bu ülkede bir başka yağar yağmur…içinde sevgiyi,özlemi,aşkı ve umudu barındırır.ve şubatın rüzgarlı bir gününde yine yağmur çiseliyor fütursuzca.ayalarım yalın koşuyorum bedenimi ıslatan yağmurun altında..bir başka duygudur benim için yağmur…içinde güneşi,ülkemi ve ülkem gibi sevdiğim yıldız gözlümü yani seni yağdırır yüreğime.an olur hüznün kıyısına demir atarım,an olur çocuk saflığında mutluluğun doğuşuna koşarım..böyleyim işte…kimi zaman 70’lik dede gibi çocukların saçlarını okşar,kimi zaman bir çocuk gibi oynamak isterim…Ah TAMARA ..uğrunda yüreğimin küle dönüştüğü ülkem neden böyleyim ben…aşkmıdır yüreğimi çocuklaştıran,sensizliğe isyanmıdır yüreğimi olgunlaştıran…bilmesem de cevabını,mutluluğun kıyısındayım yinede.çünkü biliyorum ki; özgürlüğün şafağında aşkla karşılayacağım yıldızlardan kopup gelen sevgi rüzgarlarını.demir atsamda hüznün kıyılarına,tutulmam asla acılar girdabına…bilirim ki nar çiçeği rengindedir aşk..kızıl ateşle yıkanmıştır ve Dicle gibi asi, Fırat gibi asidir…ulaşılamayan bir yıldız gibidir şiir yüreklim…bundandır onu sadece yüreğimde yaşamak ve taşımak bile bana mutluluk verir..

Artık terk ediyorum bu şehri acıları ardımda bırakarak. Artık hiçbir fırtına saramaz yüreğimi gülüşlerin yüreğimde oldukça krizantem çiçeğim…                                                                                                                                                                                     


An olur durur zaman, her şey yitip gider ansızın. Anlamaz his etmezsin. Tutmak istersin tutamazsın, kayar gider ellerinden yıllara sığdıramadığın tüm yaşanmışlıklar. Ey yaşamı bir çırpıda yok eden çöl fırtınası; sar artık yüreğimi edebiyen doğu rüzgârlarlarının cezbeden esintisiyle…

28.07.2007 01:29:18
iyiki geldiin dostum

birazda edebiyat arrtık...


Sayfa: [ 1 ]