|
||
| iki insanlık var, birisi değişimini insanlığın ve doğanın mutluluğuna kullanmak istiyor, diğeri çıkarları için her şeyi mübah görüyor. O zamanın insanı ile bu zamanın insanı arasındaki çelişkinin nedeni budur. O zamanın insanlık anlayışı ne kadar, durumun farkında olursa olsun, güçsüzdür. Hatta çoğunluk bile olabilir, ama yine de güçsüzdür. Çünkü sistemi bu zamanın insanı yönetmektedir. Sistemi yöneten bu zamanın insanı olunca, o zamanın insanı sadece dilekde bulunabilir. Ağlamaya bile hakkı yoktur. "Ah keşke şöyle olsaydı..." |
||
|
||
| Degisimini insan ve doga mutlulugu uzerine kullanan insan pek yoktur bence.. Yani bugun hayvanlar oldurulmesin diyen gruplara, Nunavut'larin zaten cok eskiden beri fok yedigini anlatabilir misiniz? Onlar hala eski kulturlerini ilkele yakin sekilde korumaktalar mesela.. Simdi kimdir burada dogru olan? Varolan insani korudugu kulturunden, degisim adina uzaklastirmaya calisan modern insan mi? Kulturunu devam ettiren ve degisime cok sicak bakmayan insan mi? Ilkel zaten kendi acimasiz kanunlari ile vardi. Dogal degil mi? |
||