|
||
| emrivakiyi sevmiyorlar dedim be pri, pahalıya patlıyor evet, misal döverler adamı alimallah! sen bu taraftaki işini bitirdiğinden emin misin? allah işten kaçanı sevmez
|
||
|
||
asitik sana cennete de cehennemde de yatacak yer yok!
|
||
|
||
Eceli gelipte ölenler işlerini bitirdiği için mi alınıyorlar buradan sence?? Ben istifa ediyorum ![]() Sen gözünü tazminata diktin anlaşılan ![]() |
||
|
||
Eceli gelipte ölenler işlerini bitirdiği için mi alınıyorlar buradan sence?? Ben istifa ediyorum ![]() Sen gözünü tazminata diktin anlaşılan ![]() gözüm sendeydi ya neyse ben de bugün bu savaşı terkediyorum ve haftasonundan sonra senin burada olacağına bahse girmeye davet ediyorum? ![]() asitik sana cennete de cehennemde de yatacak yer yok! ![]() arafta mı kalırım diyorsun? yok be zor o iş. hem sen bir öte kaç, ayağımın değdiği yerde bitmeyiver.. bu gece sana başka cvp da yok. benle çok uğraştın.
|
||
|
||
moderasyon küstü bana asitik bir sen kaldın sen benle konuşmazsan ben ne yaparım
|
||
|
||
delir ays, olmadı ilişmeden öl..
|
||
|
||
bak evladım asitik; benle haşır neşir olma hastalık kaparsın neme lazım
|
||
|
||
| abaaaaaaa (anlamzsınız.üzgünüm) bu arada muhabbetin arasına girmiş gibi olacam ama........iyi ediyorum.oh ediyorum.........
|
||
|
||
Alıntı gözüm sendeydi ya neyse ben de bugün bu savaşı terkediyorum ve haftasonundan sonra senin burada olacağına bahse girmeye davet ediyorum? ![]() Bahis mi? Ne için?? İntihar mektubu yazdım diye beni anahaber bülteninde göreceğini düşünmedin di mi
|
||
|
||
| İntihar etmek her baba yiğidin harcı değildir... | ||
|
||
| çözümsüzlük ve zayıflık insanı intihara sürükler, vicdan ise intihardan döndürür.. ... Bizim gibiler için hayat sadeleştirilmiştir. Hepsi birkaç düşünce ve duygu: Cesaret, özgürlük, kavga ve ölüm. Sizin olan gündelik hayat, bu kavramların çevresinde örülen ayrıntılardır. Ben hayatı ayrıntılarından kopararak yaşamayı seçtim. Cesaret... ... Çıkıp gideceğim ve bu şehirde olanları unutacağım. Unutmak! Düşüncelerimin arasına bir elektrik akımı düşüyor. Artık bazı kavramları anlamlarındaki sürekliliğinden kurtarıp, yalnızca bir anlık çağrışımlara dönüştürmeliyim. Unutmak, hatırlamak, öfkelenmek gibi duyguların çok az bir ömrü kaldı. Sonra hepsini o beyinle birlikte dağıtacağım... ... Ama ölümün soyut bir düşünceden çok somut bir kavram olduğunu kim söyleyebilir? Belki ölüm, soyutla somutun arasındaki sınır. Öyleyse somut bir dünyada soyut bir hayatı kavramak, ölümü kovalamakla eş anlamlıdır... ...İntihar etmek, zamanın tutsaklığından kurtulmak, kadere ve tanrıya hükmetmek değil midir? Hükmetmek ve yenmek. İşte aşırılık; budalalara uygulanacak bir ayrım. Biri, aşırılığı izlemenin ölümü özlemek olduğunu söylemişti. Aşırılığı aradığım için mi seçimi yaptım ben? Ya sonrası... ...Artık ölüm, bir ceza değil bir ödül benim için. Yalnızca beyinde sürdürülen soyut bir yaşamın tek eylemi ölüm değil midir?.. |
||
|
||
| Daha önce hiç böyle bir şey yazmadım, daha önce ölmeye ihtiyacım olmadı çünkü bu yüzden bu şey nasıl yazılır bilemiyorum. Ölmek için biraz acele ettim, bileklerimi kestikten sonra geldi aklıma geriye bir intihar mektubu bırakmak, kağıt bu yüzden biraz kanlı. Sanırım kendimi ne için sizden aldığımı merak ediyorsunuz, neden bu boyut değişimi? Neden bu trajedi? Zaten dünyanızda bir kişinin ölümü trajedi, milyonların ölümü ise istatistik oluyor… Ama yoo intiharı seçmemin nedeni tam olarak dünyanızın sosyal ve ekonomik idare biçiminden sıcak ve soğuk savaşlardan, salgın hastalıklardan falandan filandan kurtulmak istemem değil. Bana kalırsa siz bunlarla sadece eğleniyorsunuz. Ama benim konum bu değil. Yitip gitmeyen aklımdan çıkmayan beyaz yüzlü bir peri var unutamıyorum. Onu kalbimden atamıyorum, zaten unutmak istemiyorum yada ne istediğimi bilmiyorum. Zaten bütün konu da dünyanızda beyaz yüzlü periden başka isteyeceğim hiçbir şey olmaması, onun bana döneceği de yok. İşte bu bana anlatımsız bir acı veriyor. Son zamanlarda bir çok gerilim filmi seyrettim, bıçaklı katiller, yanık yüzlü zombiler, şeytanlar, ifritler, kan, et, cerahat… Amacım ölüm görmek değil, acı görmek. Mesela gözlerinin önünde sevgilisi bir zombi tarafından diri diri yenen bir aşığın çektiği acıyı izlemek, bu bana mutluluk veriyor, “Benim çektiğimden fazlası da olabiliyor, yine ben iyiyim” deyip rahatlıyorum. Hayır, hayır, hayır en büyük acı kendiminki, Tanrı’ya kızgınım, kadere kızgınım, onun yaşadığı kente kızgınım, gök yüzüne kızgınım, ondan sonra birlikte olduğum kadınlara kızgınım. Şu an başım dönüyor, ellerim titriyor, sanrım vakit yaklaşıyor. “Sanırım vakit yaklaşıyor” bu replik o aptal gerilim filmlerinde çok kullanılıyor. Sanırım ben terk edilmiş güçsüz aciz aşığı oynuyorum şu an, s***ir et, bileklerimden süzülen kanın ılık kokusu burnumu yakıyor. Nede çok kanadı, zaten son hemogram testinden sonra doktorum bende iki insana yetecek kadar kan olduğunu söylemişti, sanırım birisi boşaldı, neyse… Kanımın ılık kokusu demiştim bu senin beyaz boynundan sonra duyduğum en güzel koku, ama bunun rengi farklı sanırım bu bir intihar mektubu olmaktan çıktı, bunu okuyan kişi benim şu anki ruh halimle karşı karşıya gelecek, yazmak istediğim birkaç şey daha var ama artık kalemi tutmakta zorlanıyorum. Neyse, yazabileceğim en büyük gerçeğimi yazarım olur biter. Seni çok sevdim beyaz yüzlü peri… mektup hazır...yılardır basucu kıtabının arasında beklıyor... |
||
|
||
| Cesedimi toprağa verirken sadece ferfecir çalsın.. İmamı da cemaati de siktiredin! Dostlarım bu gece içsin,eğlensin,sevişsin.. Sabaha da adım unutulsun! |
||
|
||
| fuck off the life! | ||
|
||
| keşke intihar edebilme ihtimalim olsaydı intihar etmeden önce mektup yazabilseydim ama ben bıkkınlıktan,korkaklıktan,güçsüzlükten değil sevdiğimin beni anlamaması ve hayata küsme gibi bir sebep bularak son kozum olarak intiharı seçip,onu sonsuza kadar üzeceğim gerçeğini umarak intihar etmek isterdim. seni seviyorum sensiz yaşayamam gibi cümlelerlede süslerdim |
||