|
||
| David Lynch "Herşeyin ne anlama geldiğini ya da nasıl yorumlanacağını bilmemek daha iyidir, çünkü aksi takdirde olayları kendi akışına bırakmaya korkarsınız. Psikoloji, gizemi ve büyü niteliğini yok eder. Anlamlardan konuşmak beni çok rahatsız ediyor. Çünkü anlam çok kişisel birşeydir ve herkese göre değişir..." Filmlerinde anlattığı öykülerin geçtiği kasabalara benzeyen bir kasabada 1946'da dünyaya gelen David Lynch'in çocukluğu, bilim adamı olan babasının işi dolayısıyla sürekli taşınarak geçti. Çeşitli sanat okullarına giden ve resim eğitimi alan Lynch, çok genç yaşta evlendi ve 21 yaşında baba oldu. 70'lerin başında üzerinde çalışmaya başladığı ilk filmi "Eraserhead"i 1977'de tamamladı. Filmin tamamlanmış hali çoğu kişi tarafından "fazlasıyla tuhaf" bulundu. Ancak kısa sürede sürrealistik "Eraserhead" kült film mertebesine yükselmişti bile... Lynch'in sonraki filmi Mel Brooks'un şirketinin yapımcılığını üstlendiği "The Elephant Man - Fil Adam", hem eleştirmenler tarafından çok beğenildi, hem de gişede hatrı sayılır bir hasılat elde etti. John Hurt, Anthony Hopkins ve Anne Bancroft'un başrollerini paylaştıkları siyah-beyaz film, Lynch'e ilk en iyi yönetmen Oscar adaylığını getirirken, toplam 8 dalda Oscar adayı olma başarısını gösterecek, ancak hiçbir dalda ödülün sahibi olamayacaktı. "Fil Adam", Lynch'in yolunu açmıştı. 1984'te 45 milyon dolar gibi o tarih için devasa bir bütçeyle "Dune"u çekti Lynch. Ancak sonuç fiyasko oldu. Zaten Lynch'in öyküyle fazla ilgilenmediği açıktı. Onun asıl derdi art-deco tasarımların mutasyona uğramış hallerini uzaya taşımaktı. Film beğenilmedi ve de zarar etti. David Lynch ise bundan iki yıl sonra bambaşka sularda yüzmeye karar verdi ve "Blue Velvet - Mavi Kadife"yi yönetti. O ana kadar yaptığı en kişisel film olan "Mavi Kadife", ona ikinci en iyi yönetmen Oscar adaylığını getirecek ve zaman içinde bir diğer kült filme dönüşecekti. Karanlık, şiddet dolu bir yol filmi olan "Wild At Heart - Vahşi Duygular", Cannes Film Festivali'nden büyük ödülle dönerken, Lynch'in aynı yıl televizyon için çektiği "Twin Peaks - İkiz Tepeler", büyük bir izleyici topluluğu kazanacak ve daha sonra dizinin sinema filmi de yapılacaktı. "Hollywood'da hep geleneksel tarzda filmler yapılıyor. Öyküleri herkes anlıyor ve herkesin anlamadığı küçük bir nokta bile olsa telaş başlıyor. Ama işin asıl ilginç yanı, daha soyut kavramlarla uğraşmaya başlayınca ortaya çıkıyor. Sinemanın asıl büyüsü, gücü; içgüdülerle hissetmekte, insanların tuhaf ve unutmayacakları bir hisle filmden ayrılmalarını sağlamakta yatıyor..." 1997'de "The Lost Highway - Kayıp Otoban"la bir kez daha kendi tarzını ortaya koyan Lynch, eleştirmenlerden karışık tepkiler alırken, bağımsız Amerikan yönetmenleri arasındaki ayrıksı yerini koruyacak, kendi deyimiyle "21.yüzyılın korku filmi" kavramı üzerinde yol almayı sürdürecekti. 1999'da ise "The Straight Story" ile yönetmen, bir kez daha herkesi şaşırtmayı başarıyordu. Richard Farnsworth'e en iyi erkek oyuncu Oscar adaylığı kazandıran film, pek çok eleştirmen ve hayranına göre yönetmenin tarzından çok uzaktaydı. Küçük kasabaların hayranı Lynch, filmlerinde karanlık ve çürümüş ortamları, rahatsız karakterleri, kutuplaşmış dünyayı (melekler/şeytanlar; rahibeler/fahişeler) yansıtmayı seviyor. Şiddet içeren sahnelerde sık sık ağır-çekime başvuran yönetmen, şarkıcı/müzisyenlere filmlerinde roller vermesiyle de tanınıyor ("İkiz Tepeler"de Chris Isaac ve David Bowie; "Dune"da Sting; "Kayıp Otoban"da Marilyn Manson gibi). 80'lerde Isabelle Rosselini ile medyanın yakından takip ettiği bir ilişki yaşayan Lynch'in kızı Jennifer Chambers Lynch'i de yönetmenliğini yaptığı "Boxing Helena - Helena'yı Sarmak"tan tanıyoruz. Lynch'e göre hayat çok çok karmaşık birşey ve filmler de öyle olmalı... "Bence insanlar hayatın anlamsız olduğunu kabul etmiyorlar" diyor Lynch. "Bu insanları çok huzursuz ediyor. Dinler ve mitolojiler de zaten sadece hayatı anlamlı kılmak için icat edilmiş şeyler..." Tam İsmi : David Keith Lynch Doğum Tarihi : 20 Ocak 1946 Doğum Yeri : Missoula, Montana, USA FİLMOGRAFİ / YÖNETMEN 2001: Mulholland Drive 1999: The Straight Story 1997: Lost Highway / Kayıp Otoban 1995: Lumière et compagnie / Lumière and Company 1993: Hotel Room - TV Dizisi 1992: On the Air - TV Dizisi 1992: Twin Peaks: Fire Walk with Me 1990: Industrial Symphony No. 1: The Dream of the Broken Hearted (TV) 1990: American Chronicles - TV Dizisi 1990: Wild at Heart 1990: Twin Peaks / İkiz Tepeler - TV Dizisi 1989: The Cowboy and the Frenchman 1988: Les Français vus par...(TV) 1986: Blue Velvet / Mavi Kedife 1984: Dune 1980: The Elephant Man 1977: Eraserhead 1974: The Amputee 1970: The Grandmother 1968: The Alphabet 1966: Six Figures Getting Sick SENARİST / 2001: Mulholland Drive 1997: Lost Highway / Kayıp Otoban 1992: On the Air - TV Dizisi 1992: Twin Peaks: Fire Walk with Me - TV Dizisi 1990: Wild at Heart 1990: Twin Peaks / İkiz Tepeler - TV Dizisi 1986: Blue Velvet / Mavi Kedife 1984: Dune 1980: The Elephant Man 1977: Eraserhead 1970: The Grandmother 1968: The Alphabet YAPIMCI / 2001: Mulholland Drive 1994: Nadja 1994: Crumb 1993: Hotel Room - TV Dizisi 1992: On the Air - TV Dizisi 1992: Twin Peaks: Fire Walk with Me 1992: Hugh Hefner: Once Upon a Time 1991: The Cabinet of Dr. Ramirez 1990: Industrial Symphony No. 1: The Dream of the Broken Hearted (TV) 1990: American Chronicles - TV Dizisi 1990: Twin Peaks / İkiz Tepeler - TV Dizisi 1977: Eraserhead 1974: The Amputee 1970: The Grandmother 1966: Six Figures Getting Sick -sineport- |
||
|
||
| Siz her gün aynı işyerine gittiğinizi düşünürken gerçekte komik bir sahnede ölüyorsunuzdur.Biri aramızdan çıkıp yeterince kötü huylu bir ur gibi gülmeli ki karanlığın eğrelti sızışlarında kaybolan hatlarına kavuşup insan yeniden kendisiyle tanışsın.Kusar mı artık ,yoksa hayranlıkla çöplüğünü/sarayını/sokağını seyreder mi..bilinmez. David Lynch bence o sinir bozucu ama dolu dolu iğneleyici kahkahadır.Acıtır. http://www.davidlynch.com/ |
||
|
||
| Lost highway'i ardarda iki kez izledim acaba birşey mi kaçırdım, yoksa gerçekten kaçırılacak birşey yokmuydu diye... Belkide vardı ama kaçırdığım şeyi yinede yakalayamadım... | ||
|
||
| bir mite göre lynch ruh hastasıdır ve rüyalarını filme çeker. bu sebeple eleştirmenlerin çogu lynch filmleri içinde kaybolmamayı önerir. çünkü filmlerinde kullandığı metaforlar, öyle karanlıktır ki, tıpkı freud ın rüyalardaki metaforlar tanımlamalarına benzer.tüm filmlerini izledim. zaten radyo tv mezunuysan izlemezsen döverler. fakat metaforları çözmeye çalışırken, tanrım ben aptalmıyım handikapına düşmedim. çünkü o pezevenkte bunu ister
|
||
|
||
Mulholland çıkmazını izledim ama hiçbirşey anlamadım. Arkadaşların söylediğine göre bu filmi anlamayanlar için bir kitap yazılmış. Kitabı okumuşlar yine bir şey anlamamışlar. Ne gerizekalı adamlarız ya David lynch'de zaten bu filmi benden başkasının anlaması zor demiş. İlginç bir filmdi.
|
||
|
||
| herşeyi vermiyor ki anlaşılsın filmler böylece yaşıyor %70lik kısmını veriyor mesela geri kalan %30 filmi her izleyişinizde yada her yorumlayışınızda ayrı bir tad katıyor mesela mulholland'ın ilk kısmında sarışın hatunun rüyasını izliyorsunuz 2.kısımda hayatını lost highway'de olaylar sıralı değil başına sonuna yada ortasına geçişler yapıyor sürekli bunlar bilinen kısımları tabiki yoruma açık birsürü nokta var eraserhead en iyi filmi derim |
||
|
||
| filmografide mavi kadife icin tv serie yazilmis,bi yanlislik olmasin? ben filmini seyretmistim | ||
|
||
| twin peaks tv serisi olucak orda bi kayma olmuş satırda |
||
|
||
| dogru,onuda hatirladim_yalniz kadin oyuncunun adini bulamiyorum,sinir oldum_ | ||
|
||
| şarkıcı kadını soruyosun heralde Isabella Rossellini |
||
|
||
| yok,ikiz tepelerdeki,o kotu kadini oynayan siyah sacliyi | ||
|
||
| dizisini soruyorsan izleyemedim ama filmde sarışın hatun vardı benim bildiğim kötü dersen | ||
|
||
Düzelttim,şimdi olmuştur diyorum. Bu da ondan inciler: "Zihniniz birçok harika ve güzel şeyi dizginleyebilir. Mantık ve sebep aramaksızın her zaman başka birşey, görünmeyen birşey mevcuttur. Dünya sonlu olmaktan çok, sonsuz bir yerdir. " "Anlamlar ve olaylar hakkında konuşmak hoşuma gitmiyor. Bazı şeylerin ne anlama geldiğini pek bilmemek daha iyidir. Çünkü anlam çok öznel bir şeydir ve benim için taşıdığı anlam sizin için taşıdığı anlamdan farklıdır." |
||
|
||
| sharon...hatirlayamiyorum_belki sharonu bile salladim:) | ||
|
||
Bir odevde hayatini yazmam gerekiyordu, arastirma yaparken bi soylesi okudum, muhabir biraz kendinizden bahsetseniz diyordu sanirim david hayatimin birilerinin umurunda olacagini hic sanmiyorum diyo, bunu yazdim, adam istemiyo fazla kurcalanmak dedim bi de sonunda bu yüzden cok severim gercekten de nerde dogmus ne yemis ne icmis bana ne ya, adam da istemiyo kadin (teacher:P) anlasana, sonuc: o dersten kaldim |
||