|
||
| Yanlış yolda giden bir cocugu yolundan cevirmek eylemini aıle üstlenmişse eger- ki bence bunu en iyi yapabilecek olan ailedir- dikkat etmesi gereken o kadar cok şey var ki. Bu vakada ebeveyn tarafından yapılan en ufak bır hata, gerı dönüşü mumkun olmayacak yollara sokar cocugu. Herkes birbirine sırtını dönebilir. Fiilen yada fikren. Anne babalar, kardeşler, amcalar, halalar, dayılar... Hatalarıyla sevılmelı cocuk. Yanlış bır yolda gıdıyorsa, onu cezalandırarak dogruyu bulduramazsınız. Ve bır cocuga verılebılecek en buyuk ve en “yanlış” ceza, onu sevgınızden mahrum etmenızdır. Eger cocugunuzu her halıyle sevmıyorsanız, sevemıyorsanız,yaptıgı kucuk bır hatada aıleden soyutluyorsanız; onu kaybedıyorsunuz demektır. Kaybettıklerınız zamanla yerıne gelır. Bırebır aynısı olmayabılır elbette. Yerıne ıkame duygular, ıkame nesneler koyabılırsınız. Ama bır kere cocugunuzun sıze olan sevgısını kaybettırırsenız, yerıne ne bır nesne nede dıger cocugunuzun size olan aşırı sevgısını koyamazsınız. Eskısı gibi olanını geri kazanamazsınız. O daha kucucuk bır cocukken, elınden oyuncagını aldıklarında, oyun arkadasına vurmasını “ah yap oglum, ah yap kızım, ah de” dıyorsanız , dedıysenız, buyuyup kavga ettıgınde ona kızmayacaksınız, vurmayacaksınız. Siz ogretmedınız mı ona? “o zaman cocuktu, şimdi buyudu. İyiyi kotuyu ayırt edebılecek yaşta. Aklı eriyor artık” diyorsanız bir de; eren aklıyla buldugu yollara gırdıgınde yanlış bıle olsa sırt donmeyeceksınız. Ona hep adam ol dedınız. Nasıl adam olunacagını soylemedınız. O da kendınce kendını adam etti. Karsına cıkıp adam olmuşluguna kaş catamazsınız. Onun adamlıgı sızın adamınıza uymuyor dıye, evladınıza surat asamazsınız. Onu hayata getırme tercıhı sızın elınızdeydı. Onun varlıgından siz sorumluydunuz. Yasamak zorunda oldugu hayatı sızın dogrularınızın kalıbına uymuyor diye zehir edemezsınız. Onun hayallerı vardı bılıyor muydunuz? Sız ona hiç yardımcı olmadınız hayallerı için. O da hayal kurmayı bıraktı. Girdigi yola ilk adımı sağ ayağıyla, bu bırakmışlıgıyla attı. Ama sız onuda gormedınız. Sizin kalıbınızdan cıktıgı anda evladınıza sırt donerseniz eger, onun;yaşamaktan vezgeçmişliğin verdıgı hisle yaptıklarını sorgulama hakkını kaybedersınız. Dogdugunda kucagınıza sevgıyle, umutla, heyecanla, guzel olan butun duygularla aldıgınız cocugunuzu kaybedersınız!. Esas yanlış yol onun girdigi degil, girdigi yolun yanlış oldugunu dusunerek, onu dışlayarak ittiiginiz yol oluverir bırden. Farkına bıle varmazsınız. En sonunda, sevmeyı bıraktıgınız evladınız, sadece bır yumru olarak kalır bogazınızda. Ne ona hayatını gerı verebılırsınız, nede onu geri getirebılırsınız. Ya ölmüştür, yada ölmeyi şiddetle arzuluyordur. Bu arzuyla,yaşamayı unutuyordur. Varlıgında pay sahibiyken, katili oluverdınız. Sizin evladınız, ruhen veya bedenen yaşamıyor artık. Siz artık onun hem anne babası, hemde katilisiniz. |
||
|
||
tebrik ediyorum canım benim.. çok güzel anlatmışsın....
|
||
|
||
| Sayın depresif birazda tecrübe olsa gerek sanırım, güzel bir konuya değinmişsiniz; Katılmamak mümkün mü! Haşa! Bu sadece kendi çocuklarımız içinde geçerli değil bence, hangimiz bir sokak çocuğu için aynı duyguyu taşıyoruz, Bizim kanımızdan değil, ama onlarda çocuk... Onlarında hayalleri var.. Sadece kendi çocuklarımızın değil, onların da annesi, babasıyız hepimiz. Ama ne yaptık, ne yapabilirz.. of.. Kalemine sağlık. |
||
|
||
| kısır bır döngü işte. toplum tarafından dışlanmak kabul edilebilir. ama bır cocuk için toplum baskadır, aılesı baska bır toplum gibidir. toplumsal butun genellemelerın dışında tutulur aile. aileden itilmeyi kaldıramaz.ailesi tarafından boyle bır muamele goren cocuk, kendıne yer bulabılır mı toplumda? en kutsal saydıgı toplum olan ailede yerinin olmadıgını goruyorsa, topluma uyum saglayabılır mı? kendını dunyaya ait hissebılır mi? kendiyle cebelleşmekteyken degil sokak cocugunu, kendi dışında kimseyi düsünmez, dusunmenin gerekliliğini benimseyemez. aıleler farkında olarak, olmayarak, ılerde caniler doguracak olan,caniler yetiştiriyorlar.. bu boyle gidiyor işte.. | ||
|
||
| doğru diye düşündüklerimizin dayatması mı insanları yanlış yollara sevkediyor acaba? niçin baskı yapmadan sevemiyoruz kimseyi? dayatmalarımızın yanında küçülen yüreklerimiz, bir tek bencilliğimiz için mi atmaya başlıyor zamanla? büyüyememişken ve olgunlaşamamışken daha düşüncelerimiz, bir çocuğu yetiştirmeye nasıl yetecek peki hislerimiz? duygusallığı zayıflık olarak algılama yanlışlığımız, girdabına çekerken bizi; boğulan varlığımız nefes alamazken kendisi için dahi, nasıl hayata bağlayabilir ölmüş bir nefes bir başkasını? |
||
|
||
| anne insan degıldır. cocuguna karsı ınsanın kalbıne giren kötü hiç bir duygu besleyemez. baba da oyle. ınsana özgü kötü duygular yer almamalı onlarda. karsılıksız seven degıl mı anne baba? dayatmalar anne babaya gore şeyler degil. insan degildir anne baba.. | ||
|
||
| insan degil ne ? | ||
|
||
| insanustu.. oyle olmalılar. ınsanı kötü duygular tasıyamazlar cocuklarına karsı..cocuguna karsı bencıl olabılır mı? nefret edebılır mı? ona verdıgı sevgıden karsılık bekleyebılır mı?cocuk nefret etse bıle o nefret edebılır mı? edebılır, ama etmemeli... | ||
|
||
| Olması gerekenlerle, mevcut gerçeklerin eşitsizliğinin sancısı içinde kıvranır durur insan ruhu... |
||
|
||
Bu konuda tartışılacak çok şey var aslında ama tartışalım diye mi koydun bilmiyorum ![]() "Sız ona hiç yardımcı olmadınız hayallerı için. O da hayal kurmayı bıraktı. Girdigi yola ilk adımı sağ ayağıyla, bu bırakmışlıgıyla attı." Evet, sağ ayakla atılan adımların eseriyiz genelde, kalbimizin olduğu taraftaki ayağımızı ardımızdan sürüyoruz, çoğunlukla, ne yazık ki.. |
||
|
||
orestes o kadar ınce bır ayrıntıyı yakalamıssın kı, cok tesekkur ederım ![]() tartısabılırız aslında, ama tartısılabılecek bı konu olması acı sanki.. |
||
|
||
| gerçekçilik ve hayallerinin peşinde koşmak - dengesi kolay kurulamayan birşey aslında düşünce ağlamamayı bilen çocuklar yetiştirmeli, düşmemek için çıkmayan değil.. |
||
|
||
| çocuğa yol gösterin ama umarım o çocuk yol göstericisi olmadığı bir yerde kalır | ||
|
||
| sevgi baskı yapmadan kollayabilmektir aynı zamanda | ||
|
||
| sevgi,özgür bırakmaktır ..ayni zaman da.. | ||