|
||
| KİŞİLİK KALITSAL OLABİLİR Mİ? Çok sayıda araştırma bazı kişilik özelliklerinin kısmen kalıtımla geçtiğini doğrular.(Köpek ve at yetiştiricileri ya çok çocuklu ailelerdeki anneler bunu zaten biliyorlardır.) ancak bu gerçeği insanlar da nasıl doğrulayabiliriz?doğuştan gelenle sonradan kazanılanı nasıl ayırabiliriz.Araştırmalar böyle bir sorunla karşılaşınca ,kalıtımın ve cevrenin karşılıklı etkisini incelemek amacıyla çalışmalar gerçewkleştirdiler. 1-ikizler üzerinde yapılan incelemeler:bir karekter özelliğinin ya da psikolojik bir bozukluğun yineleme sıklığı, aynı genetik özellikleri taşıyan ve gerçek ikizler denilen, birbirinin tıpatıp benzeri olan ikizlerle, birbirlerine normal kardeş gibi benzeyen yalancı ikizlerle ölçülelbilir .eğer gerçek ikizlerden A ikizinde görülen bir özelliğe ,B ikizende yalancı ikizlerde görülen orandan daha çok rastlanıyorsa, bu durum incelenen karekter özelliğinin oluşumunda genetik payın var olduğunu gösterir. 2-Evlat edinme incelemeleri:doğumdan sonra evlat edinilen çocukların kişilik özellikleri, biyolojik veonları evlat edinen anne ve babanın özellikleriyle karşılaştırılabilir. Bu tür incelemeler,bazı türden alkolizm ve şizofreni vakaların da kalıtımsal bir elverişliliğin öne sörülebileceğinin sağlamıştır. 3-aile incelemeleri: bu incelemelerin amacı,uzak ya da yakın akrabalarda ortaya çıkan benzer özelliklerin sıklığını araştırmaktır.bu tür incelemeler, şizotipik kişiliklerin akarabaları arasında şizofreniye yakalananlara daha sık rastlandığını ve dolaysdıyla bu iki bozukluğun ortak genetik bir temelden kaynaklandığını göstermiştir. PEKİ YA ÇEVRENİN ETKİSİ Hastalığa yakalanma konusunda kişilerde görülen eğilimin genetik özellikler taşıması ve kalıtımla aktarılması çevre koşullarının iyileştirilmesi ya da eğitimle değiştirilemeeceği anlamına gelmez.peki çevrenin etkileri nelerdir; -ailenin toplumsal ve nüfusbilimsel özellikleri -erken ölümler -aile üyelerinin geçirdiği ciddi hastalıklar -aile içi ,şiddet, kötü muamele ,cinsel aşırılıklar Kalıtım ve cevrenin karşılıklı etkileri üstüne yapılan araştırmaların güzel bir örenğini şizofreni hastalığı oluşlturur. Doğumdan hemen sonra evlat edinilen çocuklar üstüne yapılan incelemeler sayesinde,kalıtımın şizofreni de oynadığı rol kanıtlanmıştır.(eğer ,biyolojik anne ve babadan biri şizofrense çocuğun şizofren olma riski %10 dur. Her ikisi de şizofren se çocuğun aynı hastalığa yakalanma riski %50 dir) Ancak, şizofren olma riski yüksek(şizotipik kşişilik)erişkinlerin bulunduğu ailelerdeki iltişim biçimi incelendiğinde, iletişimin bozuk olduğu ailelerde , ergenlik çağında bulunanlar arasında , şizofren olma olasılığının yüksek olduğu görüldü. NOT: tarafımdan françois lelord ve christophe andre nin birlikte yazdığı zor kişiliklerle yaşamak adlı kitaptan alınmıştır |
||
|
||
| Ikisi de aslinda, ama daha cok insanin kendi eseri.. | ||