|
||
| sorun tam olarak küresel ısınma değil. tabiki karbondioksit miktarında artış var ama esas mesela manyetik kutupların yer değiştirmesi. Kur'an-ı Kerim'de şimdi çöl olan yerlerde zamanında büyük medeniyetlerin kurulduğu anlatılır. hatta dünyanın 7 harikasından biri olan Babilin asma bahçeleri bile bugün çöl olan yerdeydi. yani eskiden cennet bahçesi olan yerler şimdi çöl olmuş. bugünkü gelişmiş büyük kentlerde çöle dönebilir. ama başka yerlerde iklimler düzelecektir. modern dünyanın derdi kendi kentlerinin iklimlerinin değişmesi. çığırtkanlıkları bu yüzden. manyetik kutuplar yer değiştiriyor. bazı yerler iyi olacak bazı yerler de kötü. enperyalist dünya iyi olacak yerlerden pay kapmaya çalışıyor. yani gemi bütünüyle batmıyor. gözümüzü açmamız lazım. küre ısındı, her şey bozuldu değil... | ||
|
||
| kutupların erimesiyle dünyanın ne kadarı sular altında kalacak peki? diğer pay savaşları da olabilir.. |
||
|
||
| buz eriyince su miktarı çoğalmaz. bunu bir bardak suyun içine buz parçaları koyarak deneyebilirsin .buzlar eriyince sıcak su akıntıları soğuyacak. ve geçtikleri bölgelerdeki iklimleri soğutacaktak. deniz seviyesinin yükseleceği kanaatinde değilim. deniz kıyısında yaşıyorum ve çeyrek yüzyıldır (yani tamda buzulların eridiği yaygarasının koptuğu zaman dilimi) gel-git e bağlı olarak deniz hep aynı aralıkla yükselir alçalır. | ||
|
||
| buzullların su üstünde kalan bölümleri eridiğinde su seviyesi artmaz öyle mi? ilkokul düzeyinde bir fizik bu | ||
|
||
| denemesi bedava | ||
|
||
| sıcak su akıntılarının soğuyacağı doğru bir tespittir.ancak su seviyesinin artmayacağı düşnücesi biraz komik olmuş zannımca. ice cream'in dediği fiziksel bir geçerliliktir.ayrıca , epirojonik hareketin geçerliliğini de düşünmek gerekir.eğer buzlar eriyerek hafifler ve yer katmanına daha az basınç uygularsa su seviyesi yukarıya doğru çıkacaktır.suyun çıktığı oranda karalar çökecektir.çünkü suyun karalara hucumuyla karalar ağırlaşacak ve biraz daha gömülecektir. grönland'ın her sene 1cm daha yükselmesi bunun kanıtıdır. |
||
|
||
| Eğer deniz suyu sıcaklıkları artmaya devam ederse, Akdeniz kendi kasırgalarını oluşturmaya başlayabilir. Bilimadamları iklim değişiminin Akdenizin kendi kasırgalarını oluşturmak için yeterli sıcaklık depolayabilecek kadar ısınmasına yol açtığını söylüyor. İspanya, Toledo'daki Castilla-La Mancha Üniversitesi çevre bilimleri fakültesinin önde gelen araştırmacılarından Miguel Gaertner, "Antropojenik (insanın neden olduğu) iklim değişikliği sebebiyle Akdeniz'de ilk kez tropik kasırga riskini belirledik." açıklamasında bulundu. Kasırgalar tropik Atlantik açıklarında oluşmaktadır. Çok azı kıyıya ulaşır ve neredeyse hiçbiri Avrupa'ya ulaşmaz. Fakat, son zamanlarda, araştırmacılar daha önce hiç görülmedikleri yerlerde kasırgaların oluştuğunu gözlemliyorlar. 2004'teki Catarina kasırgası, 2005'teki Vince kasırgası daha önce hiç bu tarz kasırgalar üretmemiş alanlarda oluşmuşlardı. Gaertner, "Akdeniz'de gözlemlenmiş bazı hortumlar zaten tipik olarak tropikal karakteristik göstermektedir." diyor. Bulguları Amerika'nın Ulusal Bilim Akademisinin diğer güncel bir çalışmasıyla uygunluk gösteriyor. Her iki çalışma da artan okyanus sıcaklıkları ve şiddetli kasırga yoğunlukları arasında çok güçlü bir bağ olduğunu gösteriyor. Boulder, Colorado'daki Ulusal Atmosferik Araştırma Merkezi'nden (NCAR) Tom Wigley, "Kasırgaları besleyen bölgelerdeki deniz yüzeyi sıcaklığındaki artışlar tek başına doğal süreçlerle açıklanamazlar." diyor. "Bu değişiklikler için en iyi açıklama geniş bir insan etkisini hesaba katmak zorundadır." Su sıcaklığı kasırgaların oluşumu ve gelişmesi için önemli bir rol oynar. NCAR'ın iklim analiz bölümü başkanı Kevin Trenberth, çevrili coğrafyası nedeniyle pek az fırtınanın kasırga olabileceği gibi iklim değişikliği Akdeniz'e daha kuvvetli fırtınalar getireceğini söyledi. "Bilimsel kayıtlar küresel ısınmanın deniz yüzeyi sıcaklığını arttırdığını gösteriyor. Gözlem ve teori kasırgaların dünya ısındıkça daha yoğun olacağını belirtiyor." The Sunday Times İngiltere'de yapılan bir kamuoyu yoklaması, halkın küresel ısınmanın sonuçlarının bilimadamları ve siyasetçilerin söylediği kadar vahim olacağına inanmadığına işaret ediyor. Ankete katılanların büyük bir çoğunluğu küresel ısınmayı önlemek için yaşam tarzlarını değitirmek istemediklerini söylediler. Kamuoyuna küresel ısınma konusunda kaygılar artıyor. Buna karşın anket sonuçlarına göre, küresel ısınma terör, duvar yazıları, hatta köpeklerin sokaklara pislemesinden daha az önemli. Yaklaşık iki bin kişiyle görüşülerek yapılan ankete katılanların yarısından fazlası, küresel ısınmanın nedenleri konusunda bilimadamları arasında görüş ayrılıkları olduğuna inanıyor. Ancak gerçekte bilimadamları insan faaliyetlerinden kaynaklanan karbondioksit salımının küresel ısınmanın ana nedeni olduğu konusunda hemen hemen hemfikir. Birleşmiş Milletler'e bağlı Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nde görev alan uzmanlar da küresel ısınmanın karbandioksit salımından kaynaklandığı konusunda yüzde 90 emin olduklarını söylüyorlar. Ankete katılanların büyük bir bölümü iklim değişikliği sorununun para kazanmak için abartıldığı görüşünde. Çevre konularındaki çabalarıyla öne çıkan eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, anket sonuçlarına şaşırmadığını söyledi. Gore, küresel ısınma konusundaki şüpheciliğin karlarından ödün vermek istemeyen şirketler tarafından pompalandığını savundu. İngiltere'de yapılan anket, Avustralya ve Amerika Birleşik Devletleri'ndeki benzer kamuoyu yoklamalarından farklı bir tablo ortaya koydu. Bu ülkelerdeki anketlere katılanların çoğunluğu, hükümetlerinin küresel ısınmanın önlenmesi konusunda daha fazla çaba harcaması gerektiği yönünde görüş bildirmişlerdi. [Bbc / Türkçe] |
||