|
||
| Pia'nın peşinde... "Pia"yı tanır mısınız? Pia, Attila İlhan'ın şiirinde bir meçhulün adıdır.Şair bir şehre geldiği vakit, Pia başka bir şehre gider hep... O yüzden "Ne olur, kim olduğunu bilsem Pia'nın / ellerini bir tutsam, ölsem" der İlhan... "Belki de o kadın aslında Pia... O hiç olmayan kadın..." Aklımda kalanlar, imkansız aşkların kadınları... Yaşanmış aşklar kalmıyor. Bitiriyorsunuz karşılıklı... Hatırlanan, askıda kalmış aşklar... "tanımamaktan, bilinmezlikten kaynaklanan bir duygu" diye tanımlıyordu: "Aynı evde yaşayınca bilmeye, tanımaya başlıyorsun. Aşk da uçup gidiyor". Ne garip değil mi? Kadın ve erkek, Adem ile Havva'dan beridir hep o "yasak meyve"nin peşinde koşup durdular. Kim bilir kaç kuşaktır sabırla, özlemle, ümitle, ölesiye, birbirlerine kavuşacakları, bir yastığa baş koyacakları günü beklediler. "Aşk-ı Memnu", gözünü vuslata dikti asırlarca... Bu marazi tutku, şiirlerden, masallardan koca bir külliyat doğurdu. Sonra... Gün geldi; devir değişti. "Sevenleri ayıran zalimler" devrildi. Eros, tutuksuz yargılanmak üzere salıverildi. Sevenler nihayet kavuştular. Ve buluştukları anda aşk, uçarken bahar kokuları saçarak rengarenk parıldayan narin bir sabun köpüğü gibi sönüp dağıldı avuçlarında... Anlaşıldı ki vuslat, aşkın miladı değil, celladıymış. Yüzünü bile görmediği sevdalısı için dağlar delen Ferhat, asrımızda nihayet vuslata erince Şirin'e dönüp bakmaz, internet başından kalkmaz oldu. Sevdalısını bir kez görebilmek uğruna yıllarca pencerede bekleyen Leyla, evleneli beri, Mecnun'u kafaya takmaz, merak edip cama çıkmaz oldu. O zaman anlaşıldı ki, aşk gücünü kıstırılmışlığından alıyor, karşılıksızlığından, naçarlığından besleniyor. Aşıklar yakınlaştıkça, aşk uzaklaşıyor. Nazım "Sende ben uzaklığı, sende ben imkansızlığı seviyorum" diye yazmıştı sevdalısına... Çünkü Veysel'in değindiği gibi, deryaya akan bir nehir, aslında deryaya değil, mütemadiyen ve hararetle ona doğru çağlamaya tutkundu. Cazip olan, maksut mahalden ziyade; bizatihi seyahatti. Aşk bir tahayyüldür. Ebediyen müptelası olacağınız bir serap... Dokununca dağılan bir kumdan kale... Ben bu sırra ilk kez Metin Erksan'ın "Sevmek Zamanı"nda ermiştim. Duvarda fotoğrafını görüp vurulduğu kızın gerçeğiyle karşılaşınca dünyası yıkılan Boyacı Halil, sonunda kendi tahayyülünün hakikatin sıradanlığıyla aşınmasına izin vermemiş, kızı bırakıp sevdiği fotoğrafla göle açılmıştı. Zor olan da budur zaten: Aşkı her daim kendinde yaşatabilmek... Bu anlamda aşk tek kişiliktir.Bizim icadımızdır. Meçhule adanmışlığımız... Gönüllü esaretimiz... Bir muammanın peşinde tarumar olmayı göze alışımız... İnsanoğlu birbirine varıp birbirini tükettiğinden beridir, ancak kafasındaki hayale tutunarak mutlu olabiliyor; her gördüğünde o hayali arıyor, her sevdiğini o hayal sanıyor, her hayal kırıklığının kahredici keyfinden melankolik bir haz alıyor. Ve yeniden Mecnun'a dönüyor. Bugün "aşk devri"nden kalma bir sihirli lambayı umarsızca ovalayıp duruyorsak o yüzdendir... Belki Pia ansızın çıkıp gelir diye... Can DÜNDAR - 17 Eylül 2000 PİA ne olur kim olduğunu bilsem pia'nın ellerini bir tutsam ölsem böyle uzak uzak seslenmese ben bir şehre geldiğim vakit o başka bir şehre gitmese otelleri bomboş bulmasam içlenip buzlu bir kadeh gibi buğulanıp buğulanıp durmasam ne olur sabaha karşı rıhtımda çocuklar pia'yı görseler bana haber salsalar bilsem içimi büsbütün yıldız basar bir hançer gibi çıkıp giderdim ben bir şehre geldiğim vakit o başka bir şehre gitmese singapur yolunda demeseler bana bunu yapmasalar yorgunum üstelik parasızım pasaportsuzum ne olur sabaha karşı rıhtımda seslendiğini duysam pia'nın sırtında yoksul bir yağmurluk çocuk gözleri büyük büyük üşümüş ürpermiş soluk ellerini tutabilsem pia'nın ölsem eksiksiz ölürdüm Attila İLHAN |
||
|
||
| Kedinin kuruğunu kovalaması gibi bizde kendimizi başkasında kovalıyor,ona yöneliyormuş gibi yönümüzü çevirip kafamızı kendi içimizde gömülü bırakıyoruz.Aşk öldü diyoruz sonra..nereden biliyorsun hiç etrafına baktın mı ki..hem belki de ölmemiş çünkü hiç yaşamamıştır.. |
||
|
||
| Buyuk yazarlar gercek ask kahramani olamazlar..karsiliksiz bir aski veya tanimsiz bir aski yazabilirler anca. | ||
|
||
| Böyle aranıp bulunamayan şeylerde hep aklıma gelir; ister istemez pia'nın yazarın kendisi olduğunu düşündüm... | ||
|
||
| bence aşk delilik, dengesizlik, mantıksızlıktır.... ama seviyorum aşkı ve aşkımı... :sevgi: |
||
|
||
| aşk mazoşistliktir ama ben de seviyorum işte napiim |
||
|
||
| yaşa be derttaşım sen... vur dibine dicektim ama burdaki iconlarda içen adamlar yokmuş... -_- |
||
|
||
| Pia için bende şöyle düşünüyorum hep.. "P"eşindeyim "İ" istediğim "A"aşk Ama hiç bir zaman elimizi dokunduramayacağımız bir sevgi. Kendimizde farkında olmadığımız eksiklikleri tamamlayacak, ve eksiklerimizin farkına vardıracak olan... |
||
|
||
Alıntı Pia için bende şöyle düşünüyorum hep.. atilla ilahanin böyle dusunecegini hic sanmam..15 yuzyil sairi sandin herhalde Ilhani.. "P"eşindeyim "İ" istediğim "A"aşk
|
||
|
||
| W.Shakespeare'den güzel bir örnek Yağmuru seviyorum diyorsun Yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun Güneşi seviyorum diyorsun Güneş açınca gölgeye kaçıyorsun Rüzgarı seviyorum diyorsun Rüzgar çıkınca pencereni kapatıyorsun İşte bunun için korkuyorum Beni de sevdiğini söylüyorsun Bi de; Bunu beni sevdiğini söyleyen bi kıza söylemiştim...
|
||
|
||
| Sevgili nirvana cok guzel bir örnek olmus sagolasin.İşte bunun için korkuyorum Beni de sevdiğini söylüyorsun |
||
|
||
W.Shakespeare eskilerdendir marcos.. yoksa 21. yüzyıl şairi mi sandın Williamı ...
|
||
|
||
Kurnazlik yapiyorsun he Isim olarak bilmiyorum alt alta yazilanlara(bas harfleriyle siir yaratma) ne ad veriliyor akrostik mi neydi? Eskide olsa Shakespeare PIA nin bas harflerini dusunecek kadar gerici degildi ..dusunebilirsin ki bu cagda bile Shakespeare ulasilmaz bir yazar...
|
||
|
||
Akrostiş ![]() Shakespeare konusunda ise sana tamamen katılıyorum... Ama şu bana yaptığın eleştiriye de şöyle cevap vermek isterim. Shakespeare aradan seneler geçmesine rağmen düşüncelerine ulaşamadığımız bir şairse eğer benim şu anda yaşamakta olan Atilla İlhanın düşüncelerinin yanından geçmem dahi söz konusu olamaz dimi ![]() |
||
|
||
Elestirimi yanlis anlama bazen yazi karakterinden saygisizlik anlasilabiliyor ama niyetim o degildi..Ayrica Shakespeare ve Ilhanin agirligi karsinda ezildin herhalde..Onlarin yanindan gecmen icin seni 23. yy de torunlarimiz belki anlar o zaman degerli olursun. |
||