|
||
| sabah gelirsen çıplak gel.. tüm görkeminle..aynalara tutsaklığından arınmışlığınla gel sabah gelirsen .....okyanusu karıştır göğsünün tadınmamışlığına ve bir kenara bırak inanmışlığını sabah gelirsen akşam yazdıklarımı okumak içki şişelerini kaldırmak bağırıp çağırmak için değil beni çoraklığına almak için gel... gidiyorsun demek ...beni tek gözlü odamda böceklerimle farelerimle yanlız bırakıp gidiyorsun...her şeyini al o zaman bende kalmasın..neyin varsa... mesela kokundan başla önce yastığıma sinmiş kokundan...odaya halının üzerine dökülen ve benim her gün senden sonra ardından toparlayıp biriktirdiğim saçlarını,onları sakın unutma...gidiyorsun demek...hayvan gibi sevişip kardeş gibi sarılıp uyuduğumuz rüya bitiyor artık...zaman bizide vurmaya hazırlanıyor...işte başlıyor demek ömrümüzün yas ayini...al işte neyin varsa al git daha fazla bekleme...kitaplarını kadınlığını yurdunu ezilmişliğini köleliğini küfürlerini gülüşlerini kavgalarımızı neyin varsa gözünün ve elinin değdiği al git durma... ewet bu bir oyun ..elin ve gözün bu dört duvarda en çok bana değdi...beninde götür yanında...... bu bir eşkiya i aşktır anla hükmü kesilmiş ve kalem kırılmıştır.. ip sallanmaktadır boşlukta... boşluğumsun içi canımın yanlız tamamlanmıyorsun...........nerdesin gula berfa[karçiçeği]gazete sayfaları hışırtıları arasında kaynayan,kanayan ölümlere akıyor hayat...duyuyormusun yağmur yağıyor...bir iç çekiştir yağmurun sesliliği...ben senin sezsizliğinde kavrulurken çırıl çıplak atmak istiyorum yokluğuna kendimi....belki son deliliği olur ömrümün ...belki... bazen içime sığmazda gözlerin gökyüzüne asarım yonca kokulu suretini gündüz bulutlar kardeş olsun sana elleri çıplak gece ayırdına varılmaz yıldızlardan senin yüzüme çarpıyorsun o an ulaşamıyorum.... çiğ tanesi diyorum tan vakti yüreğime konan kanatlanıyorsun birden çığlık çığlığa baharın toprakla sevişmesinde aklıma düşüyorsun üşüyorum... bugün benim doğum günüm ... herkes bana en sevdiği bir şiiri yazabilirmi.. |
||
|
||
| Usanmaksa usandım artık, Bi çare gönül! Doyamaz oldu, Yalnızlığa, aşka, hayata bakamaz, Yalnızlığınızı göremez oldu… Bir fırtına gecesi çakan şimşeği duyamam artık,, Çöp kutularına arasına sıkışmış keşte bedenim, Yuvasını yapmaya çalışan güvercinde, Geceleri seni özleyen tenimde.. Kokuşmuşluklar sardı artık dört bir yanımı, Bir tren sesi kadar uzak, Toprak ana kadar yakın … Dudağımda bir kuşun cıvıltısı… Sustum, susadım, sulandım… Dedim ya! Bi çare gönül, Sen bulamazsan kederi tasayı, Bu tigris ne yapsın kahpe dünyayı.. Ağlamayla dolmuyor ki göllerim, Denizi düşünecek yaşım kalmadı… Dedim ya! Bi çare gönül, Omuzlar sarkık, Hayaller yaralı…. 06.02.2005 23:36 Biraz eski ama doğum günün kutlu olsun ![]() |
||
|
||
| eline yüreğine yahu herşeyine sağlık eskisimi olur...teşekkür ediyorum... | ||
|
||
| Desem ki vakitlerden bir nisan aksamidir Ruzgarlarin en ferahlaticisi senden esiyor Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini Ormanlarin en kuytusunu sende gezmekteyim Senden kopardim ciceklerin en solmazini Topraklarin en bereketlisini sende surdum Sende tattim yemislerin cumlesini. Desem ki sen benim icin, Hava kadar lazim,ekmek kadar mubarek Su gibi aziz bir seysin Nimettensin,nimettensin! Desem ki... Inan bana sevgilim inan. Evimde senliksin,bahcemde bahar; Ve soframda en eski sarap. Ben sende yasiyorum, Sen bende hukum surmektesin. Birak ben soyliyeyim guzelligini, Ruzgarlarla,nehirlerle,kuslarla beraber. Gunlerden sonra bir gun Sayet sesimi farkedemezsen, Ruzgarlarin,nehirlerin,kuslarin sesinden Bil ki olmusum. Fakat yine uzulme,musterih ol; Kabirde boceklere ezberletirim guzelligini, Ve neden sonra, Tekrar duydugun gun sesimi gokkubbede, Hatirla ki mahser gunudur, Ortaliga dusmusum seni ariyorum. Cahit Sitki Taranci bunu bana en çok sevdiğim insan okur arada ve ben onu çok severim doğum günün kutlu olsun bu arada bu şiiri onun sayesinde ezberledim sayılır |
||
|
||
| oda seni seviyormu.... bende bu şiiri çok severim... |
||
|
||
| Yolculuk, her zaman düşündüm onu; İçimde bu azgın davet ne demek? Oraya, neredeyse güneşin sonu, Uçmak, kaçıp gitmek, geri dönmemek. Altımdan kaydırdı bir el minderi; Herkes yatağında, ben ayaktayım. Bir gece, rüyada gördüğüm yeri, Gözlerim yumulu, aramaktayım. Beni çağırmakta yabancı dostlar; Bu dostlar ne güzel, dilsiz ve adsız. Eski evde, şimdi bir başka ev var: Avlusu karanlık, suları taçsız. Her akşam, aynı yer, aynı saatte, Güneşten eşyama düşen bir çubuk; Yangın varmış gibi yukarı katta, Arkamdan gel diyor, sessiz ve çabuk! Başım, artık onu taşımak ne zor! Başım, günden güne kayıtsız bana. Dalında bir yaprak gibi dönüyor, Acı rüzgarların çektiği yana... Necipfazıl Kısakürek Nice mutlu yıllara |
||
|
||
| evet nben onun beni sevdiğini biliyorum bende onu çok seviyorum | ||