|
||
| şöyle mi başlamalı, yeşil benim için en az ben kadar mühim. rahatlatıyor, rahatlarken, nasıl derler, silip süpürüyor, ardında bırakmıyor ya da saklamıyor kirlerini, her şeyi ortaya dökmesi kadar, buna etken olan, kiri saklayamayan saflığı, hayatına yan bir etki yapıyor. bazen, etkiye tepkisi olmuyor bile, ılıman bir kuşağı ne renk boyardın, derseniz, cevabım yeşil olacaktır, hatta tüm renkleri içine alan bir hücre bu, hangi renge çubuk sokuyor, hangi rengi öteki yapıyor da iteliyor? yeşil sizi rahatsız ediyor mu? yeşil, kimine göre, ilahi bir aşk ve bu aşkın duyularını üzerine çeken renk, kimine göre, doğanın var ettiği doğal bir renk, bir ağacın yeşermesine dem tutmuş, bir fiile kucak açmış bir renk, kimine göre, kiminin tenine, sevdiceğine, ve bir başka rengin yanına yakıştırdığı, zevklerinin arasına iliştirdiği bir renk! yeşil aşkına.. ne geliyor hatırınıza, ne düşüyor yeşil dendiği zaman aklınıza, sizi de ferahlatıyor mu? yada bir etkisi var mı? atkınız mesela, yeşil ise siz de daha bir onunla bütünleşip, soluyor musunuz daha bir istekle, ve kırmızı bir atkının boğabileceğinin aksine.. gerçek ve sahi.. ? |
||
|
||
yeşil senın için neyse, mavi de benim için o
|
||
|
||
| hmm? senin derdin belli oldu asitik..sen huzur arıyorsun ..
|
||
|
||
| YEŞİL ŞİİR Baktıkça çoğalır yıldızlar gecede Parmaklarınla sayılmaz; Kimi duyulur, kimi duyulmaz, Dinledikçe çoğalır gecede, Sesler gelir, Ya hızlıdan, ya yavaştan. Her şey kendi dilince konuşur; Karanlık örtse de üstünü Gecede devam eder renk renk Ağacın dalında, rüzgarda; Her şey kendi rengince konuşur. Gözlerini kapatır beklerdi; Yaprağa benzer ellerini, avuçlarını uzatır, Beklerdi işitinceye dek Ağacın dalında, rüzgarda; Yeşili duydu mu uyurdu Rüyasında... can yücel |
||
|
||
atkınız mesela, yeşil ise siz de daha bir onunla bütünleşip, soluyor musunuz daha bir istekle, ve kırmızı bir atkının boğabileceğinin aksine.. nedir bu yeşil aşkı yahu
|
||
|
||
| yazılanları okuyunca şöyle asmadan yeşil bi filiz koparıp yiyesim geldi. mis gibi taze kokuyu içime çeke çeke. baharda olsaydık keşkem. | ||
|
||
| yeşil ve sahi sordular seni neredesin be asaf?
|
||
|
||
valla ya, nerde bu cocuk
|
||
|
||
asaf için de başlık açtık, hergün oraya yazsanız gelecek çocuk halbuse.. ![]() sahi, depresif ve kiya sordular seni neredesin asaf?! neyse, hangi renk anlatır ki ılık, yüzü dövmeden, sıvazlayan rüzgarı -romantiğim karışmayın- tabii ki yeşil.. |
||
|
||
yeşil senın için neyse, mavi de benim için o ![]() benim için de mavi... ancak yeşilin renkler arasında çok farklı tonlarının olması nedeniyle ayrıcalıklı olduğunu düşünürüm... benim için yeşilin pastel ve toprak rengine yakın tonları güzel... ilkinde saflığı, ikincisinde gerçekçiliğin ciddiyetini görürüm... |
||
|
||
ikiside ilk bakışta bana ölümü cağrıstırıyor. ama yeşilin ölümü hüzünlü, mavide ise huzur var. cesedin yuzunde gulumseme var, mavi bir tebbessum
|
||
|
||
| E şimdi burada yeşil kelimesini görüpte bana çağrıştırdığı ilk anlamıyla Ahmed ARİF'in '' Suskun '' şiirini yazmamak olmaz dimi, affola! Sus, kimseler duymasın. Duymasın ölürüm ha. Aydım yarı gecede Yeşil bir yağmur sonra... Yağıyor yeşil. En uzak, o adsız ve kimselersiz, O yitik yıldızda duyuyor musun? Bir stradivarius inler kendi kendine, Yayı, reçinesi, köprüsü yeşil. Önce bendim diyor ve sonra benim... Ölümsüz, güzel ve çetin. Ezgisidir dolaşan bütün evreni, Bilinen, bilinmeyen ıssızlıkları. Canımı, tüylerimi sarmada şimdi Kendi rüzgarıyla vurgun... Sarıyor yeşil. Rüya, bütün çektiğimiz. Rüya kahrım, rüya zindan. Nasıl da yılları buldu, Bir mısra boyu maceram... Bilmezler nasıl aradık birbirimizi, Bilmezler nasıl sevdik, İki yitik hasret, İki parça can. Çatladı yüreği çakmaktaşının, Ağıyor gök kuşaklarının serinliğinde Çağlardır boğulmuş bir su... Ağıyor yeşil. Yivlerinde yeşil güller fışkırmış, Susmuş bütün namlular... Susmuş dağ, Susmuş deniz. Dünya mışıl-mışıl, Uykular derin, Yılan su getirir yavru serçeye, Kısır kadın, maviş bir kız doğurmuş, Memeleri bereketli ve serin... Sağıyor yeşil. Aydım yarı gecede, Neron, çocuk kitaplarında çirkin bir surat, Ve Sezarsa, bir ad, yıkıntılarda. Ama hançer taşı sanki Koca Kartaca! Hani, kibrit suyu vermişlerdi üstüne Bak nasıl alıyor, yiğit, Binlerce yıl da sonra Alıyor yeşil. Vurur dağın doruğundan Atmacamın çalkara, Yalın gölgesi. Kuş vurmaz, tavşan almaz, Ama aç, azgın Köpek balıklarıydı parçaladığı Bak, Tiber saygılı, suskun. Bak nilüfer dizisi zinciri. Bunlar bukağısı, kolbağlarıdır, Cihanın ilk umudu, ilk sevgilisi, Ve ilk gerillası Spartaküs'ün. Susuyor yeşil. Sus, kimseler duymasın, Duymasın, ölürüm ha. Aymışam yarı gece, Seni bulmuşam sonra. Seni, kaburgamın altın parçası. Seni, dişlerinde elma kokusu. Bir daha hangi ana doğurur bizi? Ruhum... Mısra çekiyorum, haberin olsun. Çarşıların en küçük meyhanesi bu, Saçları yüzümde kardeş, çocuksu. Derimizin altında o ölüm namussuzu... Ve Ahmedin işi ilk rasgidiyor. İlktir dost elinin hançersizliği... Ağlıyor yeşil Aslında çokda sevdiğim bir renk değildir yeşil ama bu şiir içimi cızlatıyor desem yeridir.. |
||
|
||
| sanırım renksiz kalmak en kötüsü... | ||
|
||
E şimdi burada yeşil kelimesini görüpte bana çağrıştırdığı ilk anlamıyla Ahmed ARİF'in '' Suskun '' şiirini yazmamak olmaz dimi, affola! Neden affola? Oysa tam yerine denk getirmişsin. |
||
|
||
E şimdi burada yeşil kelimesini görüpte bana çağrıştırdığı ilk anlamıyla Ahmed ARİF'in '' Suskun '' şiirini yazmamak olmaz dimi, affola! Neden affola? Oysa tam yerine denk getirmişsin. Neden affola biliyomusun sevgil asya, bu şiiri o kadar çok seviyorumki ! olur olmaz her yerde yayınlayıp bayağılaştırmak, sıradanlaştırmak istemiyorum belkide, oysa biliyorum ki şiir benim değil ve yine biliyorumki belkide yüzbinlerce insan okumuştur biliyodur bu şiiri, ama ne bileyim öyle sahiplenmişimki bu şiiri, hele '' Yılan su getirir yavru serçeye, Kısır kadın, maviş bir kız doğurmuş, Memeleri bereketli ve serin... Sağıyor yeşil. '' demiyomu, sanki çatlatıyor burnumun direğini, öyle bi ağlamak geliyor içimden anlatamam( biraz manik depresifleştim galiba )
|
||