|
||
| ulan sureleri arapca bile yazmışsınız, yok lan ben yazmadım sadece kopy-paste olayı. la ilahe lolla molla frukko fruko gazozmu dedin? buzdolabında var,bir zahmet al,benden bekleme.... la ilahe=ilah yoktur-illallah=ondan başka. fruko gazoz mu, saol almayayım, malum asit boş mideye zarar. melekler bile biliyor sen bilmiyorsun. meleklerin bildiğini nerden biliyorsun ayol? ayol konuya damdan düşer gibi girdin tabi anlayamazsın. bak anlatayım; Hatırla ki Rabbin meleklere: Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım, dedi. Onlar: Bizler hamdinle seni tesbih ve seni takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek insanı mı halife kılıyorsun? dediler. Allah da onlara: Sizin bilemiyeceğinizi herhalde ben bilirim, dedi. (Bakara Suresi-30) işte ben meleklerin bildiklerini bu ayete atıfla söylemişdim. sen nesin? nesin sen! kardeşim çek o öğretmen ellerini üzerimden. öğretmek değil benim amacım, sadece fikirlerimi söylemek, senin de yaptığın gibi. senin öğretin köfteye uzanma diyor. sanamı kalacak o köfte,köftem benim. bir bak bakalım köfteye uzanma mı diyor, yoksa köftene sahip çık mı? diyor. şıroloppp,yuttum işte köfteyi sen nutuk çekerken. ohh ha şöyle afiyet olsun, yarasın koçuma. sen çek nutuğunu,inansınlar sana,köftelerde bana kalsın. herkezin köftesi kendisine, sen de benim köfteme elini uzatma yeter. İnsanları da çok hor görme, yeteneksizlerdendir öğretmenler,kendileri beceremedikleri için sende becerememelisin,ve öğretirler sana bunu, bana yar olmayan sanada yar olmasın vurun kahpeyi..... eğer samimi isen bu konuda ben de sen gibi o-ku-tul-mak-tan tiksinirim, bunuda bil. hoşş hoşş hoşşşş ne hoş. ve nasıl bir tablodur bu? bu tabloda ne vardır? otlayan koyunlar vardır, kayıp koyunlar, bırak otlasınlar, hem beraber otlarız, bunun neresi kötü. bu otlayan koyunlar küçük küçük kurtlar doğurur, Elma kurdu değil koyun beyinliler. ben de iş edinmişim kendime koyun beyinlilere bu kurtları doğurtmamaya. Kurt! hani hart diye ısırır ya işte ondan...... onlardan da sakınarak... Sağlıcakla. |
||
|
||
| bu yüzden döversin beni köfteni yiyeyim diye. herkes döver beni köftemi ye diye. herkes döver birbirini. her zaman döverek yedirmezler, dövemeyeceklerini anladıklarınında sevgiyle savunmasını kırarlar ve severek yedirirler. Sen de seve seve yedikten sonra, yedirdiler demezsin, ben kendim yedim dersin. tabi yersen... köfteni yemedim diye üzülüp, korkuya kapılma, köfteni yiyenlere yedir ama, yemeyenleride etiket yapmadan takdir et. Evet Sezar bende... |
||
|
||
Alıntı Köftemi yedin,çünkü kulağını açtın,ve kulağınla yedin, bende sen yerken duydum kulağımla. .............................. çiğnemeden yutulurmu hiç öyle kaz gibi... Boğazında kalır tabii... Sana tavsiyem, önce bir su iç, belki o zaman boğazından geçer... Bir daha da çiğnemeden yutma, Sofrandan da suyu eksik etme, Tıkanırsan, içersin... Sonra sulu gıda diye de bir şey var hani, hep köfte hep köfte, Ne bu ya, hep hayvansal gıda ile beslenirsen, Olacağı bu. Seni gidi Köftehor seni... ![]() Bütün bunları neden söyledim dersen; Harikasın, öfff su buldum,ilk defa birisi doğru dürüst bir bardak su verdi, ölüyordum yaaa. Teşekkürler, İç buyur şimdilik, soluklan, Ama sonra pınar'a git. Ordan kana kana içersin, Su hayattır... |
||
|
||
Sayın din alimleri anlayamadığım bir konuda,madem allah insanların içini,yapacakları herşeyi biliyor ve gönüllerindeki şeyleri sölemeseler bile biliyor(Al-i İmran suresi 154. ayet ). nasıl oluyorda peygamber denen kişinin içine şeytan girmesine izin veriyor? Biliyorsunuzki, bu hınzır şeytan, "şeytan ayetleri" diye bilinen Hacc suresini 52. ve 53. ayetlerinde yer almaktadır. peygamberin içine girerek,onu doğru yoldan saptırmış,ona sölememesi gereken sözler söletmiştir. çeşitli islam çevrelerince bu ayetler kabul edilmiyor ama işin biraz siyasi yönüne girildiğinde aslında bunların gerçek olabilcekleri ortaya çıkıyor.... |
||
|
||
Alıntı .... Sayın ultimate;öncelikle ortada kendisine senin dediğin gibi; Sayın din alimleri :D yaftasını yakıştıran kimse yok. (Bunu kendim için söyledim.) Daha sonra iletinde zikrettiğin ayet ki; Sonra o üzüntünün ardından (Allah) size bir güven, bir kısmınızı bürüyen bir uyku indirdi; bir kısmınız da kendi canlarının kaygısına düşmüştü. Allah'a karşı cahiliyye zannı gibi haksız bir zanda bulunuyorlar: "Bu işten bize bir şey var mı?" diyorlardı. De ki: "Bütün iş, Allah'a aittir." Onlar sana açıklayamadıklarını içlerinde gizliyorlar. Diyorlar ki: "Bu işten bize bir fayda olsaydı, burada öldürülmezdik." De ki: "Evlerinizde dahi olsaydınız, yine üzerine öldürülme yazılmış olanlar, mutlaka yatacakları yeri boylardı. Allah göğüslerinizdekini denemek, kalblerinizdekini açığa çıkarmak için (bunları başınıza getirdi)". Allah göğüslerin özünü bilir. (Al-i İmran:154) Allah'ın her şeyi öncesinden bildiği konusuna atıfta bulunarak aktardığın bu ayet, insanların mücadelelerinde samimi olup olmadıklarını ortaya çıkarmak konusunu ihtiva etmekte. Burada bence insanların yapabilecekleri her alternatifi Allah'ın bilmesi ve fakat bu ihtimallerden istediğini seçebileceğini insanın kendisine bırakması gerçeği gözardı edilmekte. Hac Suresi 52 ve 53. Ayetlere gelince; Senden önce hiçbir resul ve nebi göndermemiştik ki o, temenni ettiği zaman, şeytan onun temennisine (bir düşünce) atmış olmasın. Fakat Allah, şeytanın attığını siler, sonra kendi ayetlerini sağlamlaştırır. Allah, 'alim(bilen)dir, hakim (sağlamlaştıran)dır. (Hac -52) (Allah, böyle yapar ki) Şeytanın attığını, kalblerinde hastalık olanlar ve kalbleri katılaşanlar için bir imtihan yapsın; zalimler uzak bir ayrılık içindedirler.(Hac-53) Bu ayetleri destekler mahiyetteki bir başka ayette şu ki; Öyle ise, dedi, beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onlar(ı saptırmak) için senin dosdoğru yolunun üzerine oturacağım. (Araf-16) Bu ayetlerde bence insanların kendilerini kuzu postuna bürünmüş kurtlardan korumaları salık verilmektedir... Her bir ihtimali de gözardı etmeden, samimiyetle sadece O'na yönelmek gerektiği vurgulanıyor. Selam. |
||
|
||
Alıntı sevgili çakıltaşı, allah nası göz ardı eder? ben onu anlamadım.ve neden göz ardı eder? böyle bişey neden gereksinim duyar?sonuçta göz ardı etse bile,allah hangi yolu seçeceğimizi bilmiyo mu?öncelikle ilgin için teşekkürler. bir konuya açıklık getireyim,ben 'sevgili din alimleri' girişini ciddi anlamda söylemedim.zaten sonundaki 32 dişi görünen karakterden anlayabilirsin. [Allah'ın her şeyi öncesinden bildiği konusuna atıfta bulunarak aktardığın bu ayet, insanların mücadelelerinde samimi olup olmadıklarını ortaya çıkarmak konusunu ihtiva etmekte. Burada bence insanların yapabilecekleri her alternatifi Allah'ın bilmesi ve fakat bu ihtimallerden istediğini seçebileceğini insanın kendisine bırakması gerçeği gözardı edilmekte. demişsin. Lütfen bana yardımcı ol.Â-li imran suresindeki ayetten senin anlayışınla şunu mu çıkarmalıyım? O sadece insanın içindekini bilir.düşüncesini,fakat gideceği yolu seçmek insanın elindedir. Örnek vererek açıklamak gerekirse, bir noktadan bir başka noktaya gideceğini biliyor fakat,iki nokta arasında gideceği yolu insana bırakıp,bilmemezlikten geliyor yada senin değiminle göz ardı ediyor(nedense) bu mudur? ayrıca göz ardı etse bile.her şeyi bilenyaratanın,insanların içini bile görenin bunu bilemeyek olması yada göz ardı etmesi nasıl bir mantıktır.açıklarsan bende aydınlanmış olurum saygılarımla... |
||
|
||
Alıntı ... ultımate,...allah nası göz ardı eder? ben onu anlamadım.ve neden göz ardı eder? böyle bişey neden gereksinim duyar? ...yada senin değiminle göz ardı ediyor(nedense) bu mudur? Yazıma dikkat edersen: göz ardı edenin Allah olmayıp, insan olduğunu görebilirsin. Gözden kaçırmışın herhalde... şimdi işim var, sonra devam ederiz. |
||
|
||
| evet çakıltaşı haklısın. anlamamışım. ama anlayamadığım nokta yinede her şeyi bilen yaratan allah'ın seçilecek yolu bildiği halde neden insan oğluna bıraktığıdır?zaten biliyor ise bırakmasının da bir manası yok sanırım. yardımcı olur musun. ders çalışacağım,sonra görüşürüz. |
||
|
||
Bu yazıyı evvelce yazdım ama anlaşılamadı herhalde ve dahi oyumayanlar oldu zamanın kısıtlı olduğundan kafalar karışmasın diye bir iki ekleme ve çıkarmayla tekrar yolluyorum Bizi Bu dünyaya neden gönderdi noktasından noktasını söyleyelim 1-Onu Kemaliyle bilmemiz için 2-Cenabı Hak Kitabında ayet numarası aklımda değil Ölüm ve hayatı Hanginizin birbirimize daha güzel Amel yapacağını sizi size anlatmaklık için yaratmışımdır der Oxmemo demişsin ki --------- bizim tepkimizden mi korktu ? -------------- ne alakası var canım Bizi bize anlatmaklık için gönderdi sonra göndermeseydi göndermekten mi korktu diyecektiniz Cenabı Hakkın hukuku nedir onu söyleyelim daha iyi anlaşılsın Cenabı hak mühlet verir hukuku böyle Kendisi için zaman var mı ki var mı zaman yok ki zaman olmayınca mühlet veriyor hep verir yok, zaman yok benim için 5 sene 10 sene milyon sene mazi istikbal onun için ne mazi var ne istikbal var bir şey yok mühlet verir. Allah zaman verir çünkü o hakkı onun elinden alacak hiçbir kuvvet yoktur. Diğerde öyle değil ben de sen de öyle değil Sen bir şeye sahip oldun mu onun cezasını vermeklik istediğin vakitte Acele edersin neden bir gün o kuvveti benim elimden alırlarsa diyerekten Allahın elinden o kuvveti alacak kuvvet yok milyar sene tirilyon sene hukuku böyle anlatabiliyor muyuz acaba ? Bu zaten çok aşikar belli oluyor Allah kendisine olan tecavüzlerin hepsine geniş mühletler verir Hiç aldırış etmez gayet büyük mühlet verir Küfredesin söversin yoktur dersin bırak bu safsatayı dersin o kadar mühlet verir o kadar Bırakır o kadar bırakır ki gayet büyük mühlet verir Fakat der Kaç yaşındasın sen der 40 41 sene evveli kendini bilir miydin Hayır Seni bilen var mıydı Hayır Hiçbir defterde ismin yazılı mı idi Hayır Kimse tarafından tanınmış mıydın Hayır Bir fotoğrafın resmin ismin var mıydı Yok hayır Sen yok değildin fakat ben seni beli başlı ettirmemiştim Ben seni kendimde gizlemiştim yok değildin vardın Ama Seni sana anlatmaklık için ben seni gizli tutum,(1) o gizli tutup da Aşikar ettim şimdi ben seni tekrar gizliycem Sonra aşikar yaptığım vakitte de ben bu zamanın sana verdiğin mühletin hesabını alırım hulasa Kul Cenabı Hakkı kemaliyle bilmesi bu alemde nasip olmuştur Cenabı Hakkın muhyi ve mümit isminin zuhuru için bu alem lazımdır |
||
|
||
Alıntı ...her şeyi bilen yaratan allah'ın seçilecek yolu bildiği halde neden insan oğluna bıraktığıdır?zaten biliyor ise bırakmasının da bir manası yok sanırım. yardımcı olur musun. evet ultimate sana bir soru o zaman;bir öğretmen öğrencilerini yazılı yapacak, bu öğretmen yazılıda çıkacak soruları bilir mi? bilir tabi! dediğini duyuyorum gibiyim. çünkü bu böyledir, yazılıda soracağı sorular öğretmen tarafından bilinir. yazılıda çıkan sorulara cevap vermek ise her öğrencinin kendisine bağlı. sorulacak soruları bilen O, sorulara her insan kendisi veriyor cevabını burada. O bütün soruları biliyor, cevaplarıyla birlikte. sınırsız sayıda sorudan, belirli zamanda cevaplanabilir sayıdaki soruya cevap vermesi isteniyor insandan da... Sağlıcakla. |
||
|
||
| sevgili çakıltaşı, öncelikle senin gibi bilgili bir akadaştan daha iyi bir örnek beklerdim.bi imamın arkadaşıma verdiği örneğe benziyor bu verdiğin örnek. İmam:çayına şeker atarsın,şeker erir,sonra karıştırırsın,göremezsin onu ama içtiğinde tadı farklıdır. esasında sözel olarak anlatım biçimi gayet başarılı fakat bilimsel yoldan düşününce bir o kadar da başarısız.neyse... ayrıca biz yazılıda çıkacak sorularda çok,verilecek cevaplar üzerinde ağırlıklı olarak durduğumuzu zannediyordum. eğer öğretmen bizim sorularına vereceğimiz cevapları bilseydi zaten sınav denen şeyler olmazdı. e madem allah bizim ne cevap vereceğimizi biliyorda o zaman sınav neden yapılıyor? bir sınavdan söz etmek ne kadar doğru olur? ....yazılıda soracağı sorular öğretmen tarafından bilinir. diye yazmışsın. Fakat allah hem soracağı soruları hemde cevaplarını biliyor. ...yazılıda çıkan sorulara cevap vermek ise her öğrencinin kendisine bağlı. demişsin Fakat tanrı her öğrencinin içini yaratanı olduğu ve onların içini bildiği için cevaplarıda biliyor. not:siteye yeni üye olduğum için tam öğrenemedim yazım şekillerini. düzgün yazamıyorum fakındayım. çevreye verdiğimiz göz rahatsızlığından dolayı özür dileriz. sAyGıLaR |
||
|
||
| ultimate, sen ya hiperaktif bir kişiliğe sahipsin. ya da anlama zaafiyetin var. bir önceki yazımdada aynı olay gerçekleşti. özür diledin. aldık kabul ettik. benim yazımda; eğer öğretmen bizim sorularına vereceğimiz cevapları bilseydi zaten sınav denen şeyler olmazdı. benim yazımda bu serzenişine muhatap olacak en küçük bir anlam dahi bulamazsın. sağlıcakla... |
||
|
||
| sevgili çakıltaşı, seni sınırları bilmeye davet ediyorum.yaptığın gibi insanlara saldırmak,"sen eksiksin,söylesin böylesin" demekle olmaz bu işler.ben eksik olabilirim,sen eksik olabilirsin... eksiksiz kul olmaz! Ayrıca ben özrü,kibarlığımdan diledim.senden özür dilesem nolur dilemesem nolur? sen kabul etsen nolur,etmesen nolur?senin için önemli olmadığını düşündüğüm kadar benim içinde hiçbir şekilde önemli olmadığını bilmeni isterim.bir moderatör olarak senden daha kontrollü bir davranış sergilemeni beklerdim. bir de yazdığın o kadar çok şeye muhatap buldum da,sadece bir cümleye mi takıldın??? diğerlerine niye cevap vermiyorsun??? gerçek hayattan verdiğin örneğin,uygulandığındaki saçmalığı açıklamak için yazmıştım ben o cümleyi.biraz mantıklı düşünüldüğünde,hiç de mantıklı olmadığını göstermek için yazmıştım.belki benden belki senden kaynaklanan eksiklikten dolayı bir daha açıklama gereğini hissediyorum.yazdığım şeyin anlamı şudur; senin anlatımınla allah her soruyu ve her cevabı biliyor. e bende diyorumki,o zaman neden sınav yapıyor? soruları ve cevapları biliyor, o zaman sınav diye bir şeyin varlığından söz edebilir miyiz? sAyGıLaR… |
||
|
||
Sevgili ultimate, Öncelikle tatlı sert yaklaşımıma bu derece alınacağını sanmıyordum, şunu belirteyim ki ben bana verilen tarzda cevap veririm, yani karşımdakinin tavrı benim yazıma da yansır. Senin yazılarında beni bu duruma itti. Birde insan yaptığı bir hatadan dolayı özür diler. Bir hata yapmadan özür dilemek, hata sonucu dilememek kadar yanlıştır. İnsanların sadece istediklerini verirsen seni severler ama doğruyu söylersen işlerine gelmeyenler nefret ederler, ama ben bu duruma tutarsız olmamak adına katlanırım. Asıl konumuza gelince; ister kabul et, istersen de etme, ben insanın kendi iradesini kullanmakta olduğuna ve bunun da sonuçlarına katlanmak durumunda kalacağına inanmış biriyim. İnsanın yaptıklarından kendisinden başka kimseyi sorumlu tutmaması gerekir. Oluşum bir süreç ister, bu süreçteki savunmalarda bir yere kadar kabul edilebilir, ama bir noktadan sonra bunlar kabul edilebilinirliğini kaybeder, çocukluk bilinen bir devredir, etkin yaşlarda bir insanın hala sorumluluğunu kabul etmeyip hala suçlamalarını ebeveynlerine yönlendirmesi sence de doğru değildir sanırım. senin anlatımınla allah her soruyu ve her cevabı biliyor. Benim anlatımımdan böyle bir anlam çıkarılmaması, aşkın bir gücü de hatalarımızın veya doğrularımızın sorumlusu olarak addetmememiz gerektiği sonucunun çıkarılması gerektiğini düşünüyorum... Sağlıcakla... |
||
|
||
| allah yok | ||