|
||
| nerden biliyon yaw yoksa sen tanrı mısın? |
||
|
||
| karar ver ama tanrı mısın, köpek misin, nesin? kafam karıştı başım dönüyo
|
||
|
||
| tanrı mısın diye soruyorsun, güzel!!! cevap: yaklaştın, biraz daha yaklaş bakalım ordan nası görüncek |
||
|
||
| sevgili çakıltaşı, senin tatlı-sert diye yorumladığını düşündüğün şeyi ben burdan anlayamıyorum.ekran başından senin nasıl bir ruh haliyle yazmış olduğun pek çıkarılmıyor.allah değilimki içini bilen olayım!!! bunu anlatmak için küçük şirin mimikler kullanılır genelde. onlardan kullanabilirsin. senin katlanman gereken bir durum yok ortada.tanışmadığımız için bilmiyoruz birbirimizi ama ben doğruyu söyleyenlerden nefret eden bir kişi değilimdir,tam tersine büyük saygı duyarım.neyse bu fasa fisoları geçelim istersen,biz fikir alış-verişinde bulunuyoruz. ben insanın kendi iradesini kullanmakta olduğuna ve bunun da sonuçlarına katlanmak durumunda kalacağına inanmış biriyim yazmışsın. zaten biz burda inancı sorgulamıyoruz,inandığın yada inanılan şeyin mantığını sorguluyoruz.öyle olsa konunun en başından derdinki,"arkadaş ben inanıyorum,mantığına da sorgulamıyorum", "eyvallah" derdim sana.inanıyorsan inanıyorsundur ama gelip benle mantığını tartışıyorsan,tartışmanın sonunda "bence ben inanıyorum,sen ister inan ister inanma" denmemelidir diye düşünüyorum. Asıl konumuza gelince; ister kabul et, istersen de etme, ben insanın kendi iradesini kullanmakta olduğuna ve bunun da sonuçlarına katlanmak durumunda kalacağına inanmış biriyim cümlenden sonrakilerin konumuzla uzaktan yakından ilişkisini göremedim.zaten burda inançtan bahsedince ve sonrasında da "gereksiz" diye adlandırabileceğimiz cümleleri yazınca aslında burda tartışmanın sona erdiğini düşünüyorum.zira oluşma süreci,ebeveynler,sorumluluk ve aşkın burda ne işi var anlamadım. yazdıkların doğru fakat bunun konumuzla ne gibi bir alakası olduğunu da anlamadım. konuyu konuşurken domates kırmızıdır demeye benziyor bu yada tebeşir beyazdır demeye benziyor. ne alaka? açıkçası yazdıklarından sonra daha bir şey tartışmanın boş ve anlamsız olacağını düşünüyorum ama her zman da tartışmaya açığım.düşünce tarzının öğrenilmesi açısından bence çok güzel bir ortam oluştu.,bunun ilerki tartışmalarımızda da süreceğini düşünüyorum.fakat dersenki, "ultimate devam edelim." hay hay. sAyGıLaR... |
||
|
||
Alıntı O bütün soruları biliyor, cevaplarıyla birlikte. sınırsız sayıda sorudan, belirli zamanda cevaplanabilir sayıdaki soruya da cevap vermesini istiyor insandan... |
||
|
||
Alıntı sınırsız sayıda sorudan, belirli zamanda cevaplanabilir sayıdaki soruya da cevap vermesini istiyor insandan... ee bunun mantığı nedir? çok sayıda soru cevaplayan,cennetin daha iyi bir yerine mi gidiyor?yada cennet e gitmek için belli bir soru sınırı mı var? hatırladığım kadarıyla - yanlışsam düzelt lütfen - 10 sevap 1 günah yerine geçiyordu.bunlara da 10 yanlış bir doğruyu götürüyor diyebilir miyiz? |
||
|
||
| yanlış yazmışım... 10 doğru bir yanlışı götürüyor diyebilir miyiz? |
||
|
||
| Sen soruları doğru cevaplamana bak, gerisini düşünme. Çünkü sen soruları cevaplamakla yükümlüsün, Cevaplarını iyi ver, bir kez daha gözden geçir, Sonucuda O'na bırak, O kimseye haksızlık etmeden, Eksiksiz herkesin karşılığını verir... |
||
|
||
| ya soruların cevaplarını biliyorsa neden hazırlanayım.kaderim onun ellerindeyse nasıl hazırlanayım? mantığı ne bunun? zaten cevapları ve ne kadar cvevap vereceğimi biliyor tanrı o zaman neye hazırlanaym,niye hazırlanayım? |
||
|
||
| Ultimate, ya soruların cevaplarını biliyorsa neden hazırlanayım.kaderim onun ellerindeyse nasıl hazırlanayım? Kim hazırladığı soruların cevabını bilmez, soru hazırlamak cevabı bilmeyi gerektirir. Kaderini çözmeye hazırlanmakla başlayabilirsin. mantığı ne bunun? Bir öğretmen sorduğu soruların cevabını bilir. bildiği bu cevaplarlada öğrencilerin cevaplarını karşılaştırır. zaten cevapları ve ne kadar cvevap vereceğimi biliyor tanrı Evet cevapları biliyor O, ama sen ne cevap vereceksin bakalım... o zaman neye hazırlanaym,niye hazırlanayım? sorulara, onları çözüp, cevaplamaya... |
||
|
||
Alıntı İletişim sorulara cevap vermemekle mümkün demekki. sular bulanık, biliyorum blöf. biliyormu bilmiyormu? netleştirmek istiyormusun? bulanık suyumu seviyorsun? zaten bu yüzden netleştirmek isteyenler bulanıkları sever, bulanıklaştırmak isteyenlerde net olanları. yeterince net oldumu? hadi bakalım bulanıklar, bulandırın! ama bu benim balık avlamamamı gerektirmez... uyumayalım, uyanıp da balığa çıkalım. yoksa akşam sofrada baka/kala-kalırız... |
||
|
||
Alıntı zaten cevapları ve ne kadar cvevap vereceğimi biliyor tanrı Evet cevapları biliyor O, ama sen ne cevap vereceksin bakalım... e madem vereceğim cevapları biliyor o zaman neden sınav yapıyor?vereceğim cevap miktarını da biliyor... e o zaman neden? sorduğum bu soruya da güzel bir cevap vermeni bekliyorum. tıpkı yukarda yazdığın gibi...
|
||
|
||
öğren diyee... Rab kelimesi arapça Mürebbi kelimesinden gelir.. mürebbi yani terbiyeci.. sen terbiye ol diye böyle boş boş konuşma diye seni sınava tabi tutuyor.. aynı okulda olduğun gibi bi konuda seni yetiştiriyor sonra o konu ile ilgili seni sınav yapıyor.. Allahü Teala'yı tanımadan konuşunca galiba böle enteresan şeyler söyleniyor.. |
||
|
||
Abilerin bi tanesi gelmiş ya canım abim hoşgeldin tekrar...
|
||
|
||
| hümanist, sınav hakkındaki tartışmalarımızı okumadığın belli. oku ondan sonra yorum yap istiyorsan... |
||