SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Düşünceler

Konu: Gerçekte zıtlar var mıdır?

Sayfa: 1 2 3 [ 4 ] 5

13.11.2004 19:05:01
Herşey zıttıyla vardır...

Leonardo 13.11.2004 19:24:11
haaa yani umay kağan nonoş kağan, yumuşak kağan falan demek değil yani?

13.11.2004 19:45:05
'Zıtlık' diye bir kelime yada bir kavram olmasaydı,ne amadeus bu konuyu açardı,ne de biz bu konuyu tartışırdırk... cool siyah- beyaz deyip kalırdık.İkisi de birer renk....

Leonardo 31.12.2004 20:40:42
ya tamam. ülkücüysen adını atatürk koy. kül tilgin koy. ne biliyim sarı han koy, erlik han koy, ötüken koy...

nesin olm sen? umay b i r T A N R I Ç A

12.01.2005 16:34:52
Alıntı
Herşey zıttıyla vardır...
Ya da her şey zıddını yaratır.

Ya da zıddını yaratamayan var olamaz.

Ya da zıddını göremediğimizi kendimizde var edemeyiz.

Ya da zıdları diğer zıdlarla eşleştirerek anlarız.

Ya da zıdlar arasındaki çelişki sayesinde özleri farkederiz.

Ya da herşey zıddında kendini bulur.

Leonardo 12.01.2005 17:46:34
ışığın zıddı yoktur. mum yakınca karanlık yavaş yavaş dağılmaz. oda hemen aydınlanır.  

deniz 05.04.2005 17:58:55
şimdi ilginç bir durum var.

her ne sebeple dualite (ikilik) kavramı var herşeyde.

allah-şeytan
iyi-kötü
eğri-doğru
güzel-çirkin ....

dualite neden ortaya çıkmış. olmadan yaşam yaratılamaz mı ?
dualite zıtlık üzerine mi kurulur illa ?
benzeş kavramlar dualite yaratmaz mı ?

05.04.2005 20:29:37
Zıtlar rekabet sonucu ortaya çıkar-ilk zıtlığa katılmıyorum-

Zıt demek rakip olan iki denk güç demektir.

Aynı yeri isterler ,bu yüzden de karşı karşıya kalırlar .

Biz var-yok ikilemine muhtacız. Kümenin hem içini hem dışını bilmediğimizde tanımlama yetimizi kaybederiz.Bu yüzden kavramlar birbiriyle yarışıp yer edinmeye çalışırlar.

06.04.2005 07:59:24
albert einstein ın bu konuyla ilgili bi hikayesi var bulursam buraya cp lerim ama özeti şu hiş bişiyin zıttı yoktur
bi şi vardır ve onun olmadığı durumlar vardır
olumsuzluğu zıt olarak kabul edebilir miyiz..?
bence hayır..
ee o zaman zıt diye bişi de yok mu..?
kendi kendini çelişkiye düşürmek die buna denir..Tongue

06.04.2005 16:27:19
Beyaz niye siyahın zıddıdır çünkü beyaz da siyah hiç bir şekilde varolamaz ,pembe beyazın içinde vardır ya da kırmızı ama siyah renklerin ve beyazın bütün koşullarının olmadığı yerdir.Bu anlamda bakarsak yoklukla ilgisi çok yakın zıtlığın.Öte yandan beyazın zıddı atıyorum kalem değil ya da su..sadece siyah.Yani ortak bir zeminleri var. Diğerinin sadece belli bir durum için yokluğu sözkonusu.

Bir fotoğrafın tersi -negatifi aklıma geliyor bu noktada.Ve diyorum ki zıtlık objenin var olabileceği ama kendine en karşı-en deforme  konumudur.

11.04.2005 14:15:52
bu konuda duyduğum bir teoriyi anlatayım, burada bahsedilenlerle benzeşiyor.
levi strauss un binary opposites teorisi.
levi strauss a göre, toplumda kültürü oluşturan her şey ikili zıtlıklar üzerinden kurulur.
burada bahsedildiği gibi. mesela kadın erkek, sıcak soğuk vs. (bunların kelime anlamlarının zıt olması gerekmiyor. toplumda ve toplumsal ilişkilerde zıt kutupları belirtmeleri gerekiyor).
insanların, bir kültürü, veya daha basitinden bir durumu anlamaları için içeriğini bir tür ikili zıtlığa indirgemeleri gerekir. bu yapılamadığında insan, ilkel aklıyla düşünmeye başlar ve korkuya-endişeye kapılır.
buna verilen iki hoş örnek var,
mesela ele aldığımız zıtlık kadın-erkek olsun, ilk kez bir eşcinselle karşılaşıldığında o bahsedilen korku-endişe karışımı rahatsızlık hissi duyulur. eşcinsel kafada bir kalıba oturtulamaz ve sonuç olarak dışlanır.
ikincisi, sis. sis ne gündüz ne gecedir. ve yine kültürümüzdeki zıtlık kalıbının dışındadır. bu, insanda benzer bir rahatsızlık oluşturur. sis in korku filmelerinde kullanılması buna bir örnektir.

(bu arada tebrikler, fikirler için hani levi strauss halt etmiş diycem Tongue )

torq 17.04.2005 22:33:13
Her şey insanın doğayı anlamaya çalışmasıyla başlamış, ama açıklayabildiği kadarıyla. Açıklayamadıklarını da benim görüşüme göre uydurmuş. Örneğin evrenin nasıl oluştuğunu açıklamakta güçlük çektiği için tanrı kavramını yaratmış, kötülüğün neden var olduğunu açıklayamadığı için şeytan kavramını, ruhsal hastalıkları anlatmak için cin ve peri gibi kavramları uydurmuş.
Daha sonra felsefe ile uğraşanlar doğanın işleyişini açıklamaya çalışarak diyalektik (eytişim) kuramına  göre üç kural oluşturmuş;
1) Karşıtların birliği
2) Olumsuzlanmanın olumsuzlanması
3) Nicelikten niteliğe geçiş
Bu kuramın henüz çürütülmediğinden yola çıkarsak, karşıtların birliğinin bizim konumuz olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Doğada her şey bir dengede varolabiliyor ve bu dengeyi sağlayan da kavramın karşıtı. Karşıtını yokettiğinizde kavramın da anlamı kalmıyor ve hemen kendi karşıtı oluşuyor. Çünkü bu dengesizlik sürdüğü sürece doğanın dengesini sağlamak da söz konusu olamıyor. Bu nedenle karşıtların varlığı bir zorunluluk.

18.04.2005 00:25:18
Okuma yazma öğrenirken özel bir öğretim sistemi uygulanır.Çünkü öğrenecek olan kişi direkt öğrenmeye alışık olmadığı bir durumun içine girmiştir.BUna benzer insan da siyah ve beyazın yerini sıkı bir şekilde konumlandırarak akıl sağlığı için elverişli bir seçim yapmış olabilir .

Zıtların denge kurduğunu düşünürken birinin diğerinin zıddı olduğu farzediyoruz.

Oysa klasik örneğim bir fotoğrafın negatifi onun tersi değil başka bir biçimde yorumlanışıdır.

18.04.2005 09:05:25
Bir universite profesoru ogrencilerine su soruyu sorar;
-'Var olan herseyi Tanrimi yaratti?' Cesur bir ogrenci ayaga
kalkar ve yanitlar.
-'Evet herseyi Tanri yaratti!' Profesor sorusunu yineler ve
ogren yine 'evet efendim ' diye yanitlar. Profesor devam eder;
-'Eger herseyi yaratan Tanri ise ve seytan varolduguna gore
seytani da Tanri yaratmis olur ve calismalarimizda uyguladigimiz
'Kesinlestirme'prensibine gore de Tanri seytandir.
Ogrenci boyle bir onerme karsisinda sasirir ve yerine
oturur. Profesor İse ogrencilerine bir kez daha Tanri'nin icindeki kaderin
bir efsane Oldugunu kanitlamaktan oturu oldukca mutludur. Bu arada bir
ogrenci ayağa kalkar ve
-Bir soru sorabilirmiyim profesor? der.
Profesorde sorabilecegini soyler.
Ogrenci ayaga kalkar ve 'Soguk varmidir? diye
sorar.Profesor;
-'Nasil bir soru bu boyle,tabiki vardir ' diye
yanitlar. 'Sen hiç soguktan usumedinmi?'
Ogrenci ; 'Aslinda, fizik yasalarina gore soguk yoktur.
yasamda/realitede biz sogugu sicakligin yoklugu olarak
dusunuruz.Herkes veya nesneler o enerji oradaysa veya bir sekilde
enerji iletiyorsa onu
deneyimler. Ornegin,Absolute 0 (-460 derece F) sicakligin
kesin
yoklugudur (hic olmadigi seviyedir).
Tum maddelerin bu seviyede reaksiyon verme ozellikleri
bozulur vedegisir.
soguk yoktur, o yalnizca sicakligin yoklugunda
duyumsadiklarimizi tarif etmek icin yarattigimiz bir kelimedir' der ve devam eder,
- Sn.Profesor, acaba karanlik varmidir?
Profesor ;
-'Tabiki vardir'.Ogrenci yanitlar,
-'Korkarim gene yaniliyorsunuz efendim. Cunku,Karanlik ta
yoktur.
Yasamda/realitede karanlik isigin yoklugudur. Biz isik
uzerinde
calisabiliriz ama karanligi calisamayiz. Gercekte,biz
Newton'un
prizmasini kullanarak beyaz isigi kirar ve renklerin cesitli
dalga uzunluklari
uzerinde calisabiliriz. Ama karanligi olcemeyiz. Bir basit
isik isini karanlik
bir mekani aydinlatarak karanligi kirmis olur yani karanligi gecersiz kilar.Siz belli bir mekanin/uzayin ne kadar karanlik oldugundan
nasil emin
olursunuz? Isigin miktarini olcersiniz! Bu dogrudur
degilmi?
Karanlik insanlik tarafindan , isigin olmadigi yer/mekan icin kullanilan bir kelimedir.
Son olarak ogrenci profesore gene sorar;
'Efendim seytan var midir? Bu kez profesor pek emin
olamamakla birlikte yanitlar;
'Tabiki, acikladigim gibi, biz onu her gun ,her yerde onu
goruruz.
Seytan/kotuluk bir kisinin baska bir kisiye her gun
insaniyetsizliginin bir ornegidir. O , dunyadaki islenmis tum
sergiledigi
suclarda,siddette yer alir. Bunlarin tumu seytanin
kendisinden baska
bir sey de degildir.' der. Ogrenci devam eder;
'Seytan yoktur efendim. Yani o kendi basina yoktur. Seytan
basit
olarak Tanrinin yoklugudur. O aynen karanlik ve soguk ta
oldugu gibi
insanin
tanrinin yoklugunu tarif etmek uzere yarattigi bir kelimeden
ibarettir.
Tanri seytani yaratmadi. Seytan/kotuluk insanin tanrisal
sevgiyi
Yureginde duyumsamadigi zaman deneyimlediklerinin bir
sonucudur. O
aynen
Sicakligin olmadigi yere gelen soguk ya da isigin olmadigi
yere gelen karanlik gibidir.
Profesor yerine oturur.
Genc ogrencinin adi ALBERT EİNSTEİN' dir


bi kere daha okuyunca konuyla biraz ilgisizmiş gibi gözüyo ama ışığın olmadığı eri karanlık die tasvir etmemiz belkide zıtlığın değil olumsuzluğun olduğunu gösterebilir.

26.04.2006 19:20:36
doğu ile batı zıt değilmidir..
bir yolu sağ tarafa yürüyen bir adamla,
sol tarafa yürüyen bir adam, ZIT değilmidir...
yukarı ve aşağı birbirine zıt değilmidir,
ateş ve su birbirine zıt değilmidir_?


Sayfa: 1 2 3 [ 4 ] 5