|
||
| yanı buz kotu oluyorsa kotuler bır anlık bıle olsa ıyı olabılıyormu? bu o zaman ıyınınde bır anlık kotu olabılecegı anlamına gelıyor zıtlık bu sonuclara gore bence gorecelı bır kavram oluyor sonucta zıtlık ıcın kavramları kullanıyoruz ıyı-kotu sıcak-soguk vs.. pekı soyle dıyebılırmıyız zıtlık gorecelı kavramların bır butunu... |
||
|
||
| Kötüye göre daha az kötü iyi olabilir anlamında bir görecelik.Acaba eşlik(eş anlamlılık) ve denklik kavramını açsak nasıl bir anlam gidişatı olurdu.Sonunda zıtlık dahi iyi anlaşılır mıydı mesela. | ||
|
||
| es anlamlılık tamamıyle gorecelı bır kavramdır bana gore mısal ben dıyememkı sıcak herzaman ıyıdır sıcak cok fazla oldugunda bana zarar verır aynı sekılde soguk ta oyledır ıyı ve kotuyu sıcak ve sogukla es anlamlı hale nasıl getırebılırızkı? |
||
|
||
| Bu aslında ayrı bir topik konusu ama eşanlamlılıkta iki şeyin, sıcakla sıcağın eşitliğimi yoksa denkliğimi söz konusudur ,benim aklıma gelen ilk soru ,sorun bu.Yani gerçekten her hangi bir şeyin kendi eşi gene kendisi midir gibi bir soru bu. | ||
|
||
| Eş-anlamlılık kavramında aslında sorunun yanıtı kelimenin içinde. Yani anlamların eş olması ki burada biçim, form gibi diğer özellikler dahil edilmiyor. "Aynı" olabilen iki kavramın anlam eşliğinden sözetmek zaten gereksiz bir ifade olurdu... İki kavramın eşanlamlılığı sözkonusu olabilirken eşitliği ya da denkliği mümkün değildir. Çünkü denklik nicellik üzerine kurulu bir kavram aslında. |
||
|
||
| Her zitlik kendi icindeki gerekligi yasatir aslinda. | ||
|
||
| buzun kaynağı ateştir ateşin kaynağı da buzdur. buz dolabı elektrikle çalışır. elektrik de büyük oranda kömür ateşinden elde edilir... tabak büyüklüğünde bir buz parçasını güneşe karşı tutarsınız. büyüteç işlevi görür ve yerdeki çalıçırpıyı yakmanızı sağlar... |
||
|
||
| Basit enerji dönüşüm yasaları ve optik kurallarının bu kadar mistik kavranması ayrıca ilginçken; bu bir zıttın diğerinin "kaynağı" olacağı anlamına gelmez...
|
||
|
||
| zıtların fonksiyonlarını tespit ettikten sonra şunu diyebilir miyiz? yaşamdaki zıtlar yok edilmeye çalışılmamalıdır. zıtlar çeşitliliği arttırır. dengeyi sağlar. aşırılıkları önler. tanımlamalara yardıcı olur. bilinç için kıstaslar yaratır. ... |
||
|
||
| Zıtların dengeleyici özelliği yanında birbirini teşvik edici-gaza getirici- hatta aşırılaştırıcı yönü de var.Belki bu da hep dengede olmak rutininden çıkartıp arada insanın kendini aşmasına yardımcı oluyor.Ben ce de özetle zıtlardan birbirleri için işlevsel olduğu çıkıyor.Ancak zıdda olanı yoketmek de tercihe kalmış değil aslında,çünkü bir şey varlığını ortaya koyduğunda zıddını da yanında buluyor. | ||
|
||
Bu dünyada her şey zıddı ile kaimdir. (Yani birbirini dengeler) Gece & Gündüz Sıcak & Soğuk Eril & Dişil Siyah & Beyaz gibi. Bu zıtlıklar birbirlerini en iyi oranda nasıl dengelerler ise işte o biz insanlar için en güzel olanıdır. Şöyle ki; Günün en güzel saatleri sabah günün ve gecenin dengelendiği ilk saatler ile ikindiden sonra dediğimiz saatlerdir. Çünkü gece ışık ve ısı yetersizliği öğle vakti de ısı ve ışık fazlalığı sebebiyle genelde rahatsız edici olur. Burada bu örneği vermemin sebebi denge unsurunun algılanabilmesi içindi. İnsan olarak bizlerin duyularımız yoluyla algıladığımız bu denge kendi iç bünyemizde de vardır. Bu da akıl ile sevgi'nin kendi içimizde bir denge içerisinde olabilmesi ile mümkündür. Akıl boyutlarını aşırı ön plana çıkararak sevgi boyutlarını gözardı edenler de yanılgı içerisinde, sevgi boyutlarını ön plana çıkararak akıl boyutlarını gözardı edenlerde yanılgı içerisindedir. Bu günümüz batı toplumlarının aklı ön plana çıkartıp sevgi boyutlarını gözardı edenlere, doğu toplumlarınıda akıl boyutlarını gözardı edip sevgi boyutlarını ön plana çıkartanlara örnek olarak verebilirim. Bize düşen bu zıtlıkları en iyi şekilde dengeleyebilmektir. Yoksa hangisi olursa olsun diğerine ağır basarsa o yönde her iki yönede sapma mümkündür. Selamlar... Forumda daha önce yazdığım yazıyı konu ile ilgili bulduğum için buraya taşıdım... |
||
|
||
Zıtların varlığını korumasını aslında konunun başındada söyleyebilirdik.... Kavramların sadece zıt olması değil; "farklı" olması da çeşitliliğin konrunması adına yeterlidir... |
||
|
||
Alıntı zıtların fonksiyonlarını tespit ettikten sonra şunu diyebilir miyiz? yasamdaki zitlar zaten istesende yok edilemez,birbirine gereksinimi sadece anlatabilmek icin gecerlidir..x ve y ekseni olarak dusunursek..x:yasam ise y eksenindede zitlar olacaktir
yaşamdaki zıtlar yok edilmeye çalışılmamalıdır. zıtlar çeşitliliği arttırır. dengeyi sağlar. aşırılıkları önler. tanımlamalara yardıcı olur. bilinç için kıstaslar yaratır. ... |
||
|
||
Alıntı aristo mantigiyla varlik ornegini vererek butun zitlari nasil sanal olarak ifade ettin bunu anlayamadim amadeus? bu durumda uzun gercek olup kisa sanal mi oluyor yani? şeyler kendilerini ifade etmek için kendilerine bir zıt bulup valrığını ilan ediyor.mesela varlık kendini yokluğa göre konumlandırarak açıklıyor. uzun olmak için kısa olmayı bilmek gerekiyor. mesela ben uzun boyluyum dersem kısa insan boyunu referans alarak boyumu hesaplarsın. halbuki kısa kavramı izafidir. bir pigme için uzun olan bir iskandinav için kısadır. her şey kendi mecrasında kendi zıtları ile ifade buluyor. .. birde bizim negatif sayılar olarak kullandığımız sayı sistemi doğaya uymaz. negatif sayı olayı da bizim pratik amaçlı icat etiğimiz bir şey. bu sanal değerlendirmeyi gözardı edersek doğada hiç bir şeyin aslen zıttı yoktur. zıt olarak değelendirilen tabirler şeylerin birbirlerine karşı konumsal durumlarını ifade ederler. bu da diğer bir anlamda çeşitlilik demektir. noir in dediği gibi bunları zıtlar değil de farklılar olarak yorumlamak daha doğru olur. |
||
|
||
| ne zıtlığı kardeşim yaw? mesela kadın-erkek dimi? tamam ama bu ikisinin arasında ibneler var. lezbiyen, transeksüel,travesti,zoofil,pedofil vs. var. tavuklarla ilişkiye giren bi adam erkek sınıfı mı kadın sınıfına mı giriyo? layt erkek mesela... selami erkekmidir? kadınmıdır... git işine yaw. |
||