|
||
| ÖDP VE SYNASPISMOS’TAN ORTAK ÇAĞRI BASIN AÇIKLAMASI Yunanistan ve Türkiye’de silahsızlanma ve askeri bütçelerin kısıtlanması için... Şovenizm ve militarizm karşısında barış ve ilerleme için... Yunanistan ve Türkiye askeri amaçlar için devasa kaynaklar seferber ediyor. İki ülkenin askeri harcamalarının gayrı safi milli hasıla içindeki payı, Avrupa ve NATO ortalamalarının iki katından fazladır. İki ülke arasındaki silahlanma yarışının devamı iki ülke ve halkları açısından bir felakettir. Bu durumdan çıkar sağlayanlar, askeri endüstri ve Türk-Yunan ilişkilerinde "böl ve yönet" doktrinini hakim kılmak isteyenlerdir. Bu durum ABD ve NATO'nun savaş planlarına hizmet etmektedir. İki ülke de akut sosyal ve ekonomik zorluklarla boğuşurken Yunanistan ve Türkiye'nin dünyada en çok silah ithalatı ve askeri harcamalarda bulunan ülkelerden olması gerçeğini Kabul etmek, bu durumla uzlaşmak istemiyoruz. Halklarımız arasında militarizmin, şovenizmin ve milliyetçi kinin yaygınlaştırılmasına şiddetle karşı çıkıyoruz. ÖDP ve SYNASPISMOS Türkiye ve Yunanistan halkları için tek yolun barış olduğunu ilan eder. Yunanistan ve Türkiye arasındaki sorunlar, ancak barış ve diyalog yoluyla ve uluslararası hukuk temelinde çözülebilir, çözülmelidir. Yunanistan ve Türkiye arasında karşılıklı bir silah indirimi ve askeri bütçelerde kısıtlama talabimizin gerçek barış, karşılıklı güven ve iyi komşuluk ilişkileri için önemli bir adım olduğunu biliyor ve bu çağrıya destek istiyoruz. Bu çağrının kabul görmesiyle iki ülkede sosyal, ekonomik ve ekolojik gelişme için devasa kaynaklar ortaya çıkacaktır. Bu, aynı zamanda militarist güçlere büyük bir darbe olacaktır ve içerisinde bulunduğumuz "savaşsız" durumun yerine demokrasi ve bir barış kültürünün hakim olması için önemli bir adım olacaktır. Günümüzde güvenliğin çok boyutlu olduğunu ilan ediyoruz. Daha fazla silahlanma daha fazla güvenlik anlamına gelmez, daha az anlamına gelir. Bir kez daha haykırıyoruz: Komşuluk barış ve dayanışmayı gerekli kılar. Gelin "halkların diplomasisi" ve "aşağıdan" hareketi, Türk-Yunan ilişkilerinde tayin edici bir faktor haline getirelim. Gelin Ege kıyılarında mümkün olduğunca çok barış köprüsü inşa edelim. Alekos ALEVANOS - SYNASPISMOS Genel Başkanı Kemal ULUSALER - ÖDP Genel Başkan Vekili |
||
|
||
| vay beee Kemal ULUSALER'e bak! ufus uras dtp ile ittifağa geçtikten sonra parti genel seçimlerine gidilmesi için halayın başını çeken kişi. bu kadar da barışçıl olabiliyor. şapka çıkarmamak için gerekçem kalmadı bak. ufuk uras dtp ile grup kurduğu için ödpde kıyametler kopuyordu ki bunu en iyi şekliyle destekleyenlerden birisidir ULUSALER. böyle saçmalıklara daha insanlar ne kadar göz yumabilecek acaba! |
||
|
||
| marksisitlerin daha fazla isteyeceyi birşeyleri olamaz...demokrasi ,yani burjuvaların tüsiadların istediğide bu orduların sınırların olmadığı bir dünyayı neden istemezler ...varolma sebeplerine engelmi??? ( herhalde) |
||
|
||
| Kapitalizm kendini varlığını kan ve paraya borçluyken sosyalistlerin böyle söylemlerde bulunması ve böylesine alçakça demokratik istemlerde bulunması düşündürücü bir konu. Para kazanmanın ilmini karşıt olarak açıklayabilen sözde sosyalistler nasıl bir saçmalığa bürünmüşler böyle. Burjuva diktatörlükten istedikleri şeyleri isterlerken hiç düşünmüyorlarmı. Benim buradan çıkartabileceğim tek şey oportünizm'in bel kemiği yoktur açıklamasıdır. |
||
|
||
Kapitalizm kendini varlığını kan ve paraya borçluyken sosyalistlerin böyle söylemlerde bulunması ve böylesine alçakça demokratik istemlerde bulunması düşündürücü bir konu. ya gayyanow ,insanları veya siyasal parti nayse hemen oportüzimle suçluyorsun nerden Para kazanmanın ilmini karşıt olarak açıklayabilen sözde sosyalistler nasıl bir saçmalığa bürünmüşler böyle. Burjuva diktatörlükten istedikleri şeyleri isterlerken hiç düşünmüyorlarmı. Benim buradan çıkartabileceğim tek şey oportünizm'in bel kemiği yoktur açıklamasıdır. veya neye dayanarak suçladın anlamadım. ben bu ülkede dogdugumdan beri hep şu kelimeleri duydum.yunanlılar yok deniz sınırını ihlal etti,yok şu adaya girdiler bayrak diktiler,yok tapkikat altında tehtit savurdular, herhalde duymayanda yoktur bunları.tabi aynısınıda yunanlılar kendi halkına anlatıyor. dikkat edin şu son dönemlerde bu tür haberler yok neden mi?onun yerini pkk almışdır. gerek duyulmuyor artık biraz durgunlaşsın pkk olayları duyarsınız gene haberlerde. neyse konuya dönelim,sosyalistlerin saçmalıgına büründügünü söylemen az önce anlattıklarıma bakarsan saçmalık olmadıgını görürsün.benim kürt halkıyla nasıl sorunum yoksa. yunan halkıylada sorunum yok oldugunu anlatmak gereklidir insanlara.buda dostane ilişkilerle, yada başka türlü olur ama buda bir etkinliktir.hiçbirşey yapmamaktansa...... ayrıca ödp lide degilim: |
||
|
||
ÖDP VE SYNASPISMOS’TAN ORTAK ÇAĞRI BASIN AÇIKLAMASI Yunanistan ve Türkiye’de silahsızlanma ve askeri bütçelerin kısıtlanması için... Şovenizm ve militarizm karşısında barış ve ilerleme için... bende tam bundan bahsediyorum. Ve yenileyiyorum alçakcasına sunulan bu oportünizmi. Tarih sınıf savaşımları tarihidir. Tüm savaşlar bir paylaşım savaşıdır. Üretim araçlarına sahip olan egemen sınıfın ticaret yollarını açması ve genişletmesi sebebidir. Bu gün özüne baktığında bizim ne yunanistanda yaşayan insanlarla nede güneydoğuda yaşayan insanların bizim ile bir problemi vardır. Ama sürekli bir problem dayatılmaktadır ve bu problemdeki tek sorun kaynağı toprak ve özel mülkiyetin üretim araçlarının paylaşım meselesidir.Egemen sınıfın( Burjuva diktatörlüğün ) derdi toplulukları halk kisvesi altında birbirine düşürüp egemenliğine devam etme çabasıdır. Ve burda da istediğini başrmaktadır.marksisitlerin daha fazla isteyeceyi birşeyleri olamaz...demokrasi ,yani burjuvaların tüsiadların istediğide bu orduların sınırların olmadığı bir dünyayı neden istemezler ...varolma sebeplerine engelmi??? ( herhalde) veçerinin yorumu buna somut bir örnektir. Marksistlerin- Marx Eneternasyonelde türk yunan ilişkilerinden değil üretim araçlarına sahip olan burjuvazi ve üretim araçlarının kölesi olan proleteryadan ve dönemsel nesnelliklerden söz ediyordu ve sosyalizmin alt yapısını kuruyordu. Bu anlamda marksistler marx engels ve lenin sayesinde küçük burjuva demokratik istemlerin çözüm olamayacağını zaferin üretim araçlarını azınlık oaln burjuvaziden alınıp proleteryanın kendi kaderine sahip çıkmasını ön görmektir.Ve buda sınıf savaşımını açıklayıp proleteryayı hakkı olan iktidara taşımakla olur. Peki bu iktidara nasıl ulaşılcak. Küçük burjuva devrimleriylemi yoksa proleter çıkışlar noktasındamı. Kapitalizm varlığını savaşlara ve çatışmalara borçludur arz talep ilişkisini ancak sıcak ve soğuk savaş dönemlerinde yaratabilmektedir. Şimdi bizim çıkıp egemen sınıfın yönettiği baskı araçlarından silahlanmayı bırakın dememiz askeri kuvvvetlerin bağlı bulunduğu burjuva diktatörlüğün ceplerin boşalmasına sebeb oalcaktır. Ve savaşlara dahi karar veren burjuvazi neden böyle bir istemi kabul etsin ki. Onun çarkı sömürü üzerine kurulmuştur varlığı sömürüye ve paylaşım savaşlarına borçludur. Şimdi bunu isimleri gibi bilen sözde oportünist ve revizyonist sosyalistlerin sistemden böyle taleplerde bulunması ne demek oluyor acaba ? Demokrasi ve demokratik istemler mücadelede hedeflen amaçlar değil kullanılan araçlardır. Silahsızlanmak sosyalizim yolunda ne iş görür? Burjuva diktatörlük korunmazsız mı kalacak acaba. Fabrikalarda direnişler ve boykotlar tepkisiz ve direniş gösterilmeden mi olacak. Burjuva diktatörlük kolluk güçlerini mi dağıtacak. Bunların hiç biri olamayacağı için hümanist insanlık ailesin demokratik insancıl ruhunun okşanması dışında hiç bir şey olmayacaktır. Bu anlamda gereksiz ve iş olsun göz dolsun diye konulan bir tavır ve talep edilen bir istemdir. Sosyalizm ve devrimci düşüncelerle hiç bir bağı yoktur. Marxizm kesintizi mücadeleyi ön görür ve proleteryanın saflarını sıklaştırarak üretim araçlarına sahip olabilcek mekanizmaları kurmasını destekler. Bu anlamda kendilerini Sosyalizmden bir haber sosyalist olarak tanımlayıp sistemden yapamayacağı kırıntıları isteyen herkes karşı devrimcidir. Temel haklar ve özgürlükler yaşasın Liberalizm ! Benim bu yazıdan anladığım tek şey budur. Ve sosyalistler liberalizm karşıtlarıdır. Proleterya diktatörlüğünü kurmak için mücadele ederler. demokrasiye inanmazlar çünkü demokrasi bir sınıfı diğer sınıf üzerinde kurmuş olduğu baskı aracıdır. Ortam solcuların yapmış oldukları şey demokrasi ile hümanizmayı yan yana koymaktır. Oysa devrimin yolları burdan geçmez bu yol karşı devrimin yoludur olsa olsa. |
||