SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => İç Politika

Konu: CHP umut olamıyor Aleviler arayışta

Sayfa: [ 1 ]

11.07.2007 03:16:17
Yıllardır oy verdikleri CHP tarafından defalarca ihanete uğrayan Alevilerin oyları, diğer partilere kaymaya başladı. Cemaat önderlerinin yönlendirmesiyle kimi Alevi gruplar AKP, hatta MHP'yi destekliyor. Ancak Alevi emekçiler arasında gerçek sol aranışın da arttığı görülüyor.

soL Partilerin aday listelerini açıklamalarıyla birlikte Alevi çevrelerde geniş çaplı bir tartışma başladı. Bir yanda CHP aday listelerinde Alevi adaylara yer verilmemiş olması ve CHP'nin toptan sağa kayan profili tartışma konusu olurken, diğer yandan da kimi Alevilerin MHP ve AKP'den aday olmaları şaşkınlık yarattı. CHP'nin politikalarında emek yanlısı hiçbir unsur kalmadığını gören solcu Aleviler de gerçek sol bir alternatif arıyorlar.

CHP'nin ihaneti
Alevileri yıllardır oy deposu olarak gören CHP ile Aleviler arasındaki gerginlik, aday listelerinin açıklanmasının ardından sokağa taşmıştı. Mersin'de, ön seçimde 16. olan kişinin CHP listesinde birinci, 11. olan kişinin ise üçüncü sıraya konması, bunun sonucunda Alevi adayların ya tamamen liste dışı kalması, ya da seçilemeyecek kadar listenin sonlarına düşmesi sonucunda Aleviler, CHP il binasının önünde eylem yapmışlardı.

Öte yandan, CHP'nin tamamen sağ bir partiye dönüşmesi, çoğunluğu sol görüşlü olan Alevileri CHP'den uzaklaştırıyor. CHP'nin sağcı adayları arasında, özellikle İlhan Kesici ve Yaşar Okuyan isimlerinin yer alması, geçmişte CHP'ye oy vermiş Alevi solcular arasında infial yaratıyor. Bu isimlerden ikisi de 12 Eylül öncesinde yaşanan faşist cinayetler ve Alevi katliamları sırasında MHP'liydi.

Faşist milletvekili adayları ve sağ politikaları ile sol kimliğini tamamen terk etmiş olan CHP, Alevi oyları için bir toplanma yeri olma niteliğini de kaybediyor. Geçen seçimlerde AKP'ye karşı "oylarımız bölünmesin" diyen Alevilerin çoğu, bugün AKP gelmesin diye CHP'ye oy vermenin, ölüme bakıp sıtmaya razı olmak anlamına geldiğini söylüyor.

AKP ve MHP'ye kayanlar
Diğer yandan, AKP ve MHP'den aday olan kimi Alevilerin varlığı, Aleviler arasında şaşkınlık yaratıyor.

Önceki seçimlerde DYP'den aday olmuş olan Alevi yazar Reha Çamuroğlu, yalnızca AKP'li olmuş olması değil, yaptığı açıklamalarla da tepki topluyor. Şevket Kazan'ın Madımak katliamının faillerinin avukatı olduğu hatırlatıldığında "ama AKP yeni bir parti" sözlerinin arkasına sığınan Çamuroğlu; Alevilerin tarihindeki en acı anılardan biri olan bu katliam için ise "uluslaşma sürecinin bazen de unutmalarla gerçekleşebileceğini" düşündüğünü söylemişti.

MHP'ye kayışlar ise, daha çok CHP'den yaşanıyor. CHP ile MHP birbirine yaklaştıkça, faşizan görüşlere sempati duyan Alevilerin MHP'ye yönelmesinin de önü açılmış oluyor. Alevilerin önde gelen isimlerinden Veliyeddin Ulusoy'un akrabası Timur Ulusoy MHP'nin milletvekili adayları arasında yer aldığında, Veliyeddin Ulusoy "ailesinden böyle biri çıktığı için" tüm alevilerden özür dilemişti. Timur Ulusoy ise "CHP'den istediğimiz hiçbir şeyi alamadık" gerekçesiyle MHP'den aday olduğunu belirtmişti. Seçim sonrası senaryolar arasında CHP-MHP ittifakı olduğu düşünüldüğünde, bu ittifaka CHP'den aday olan Alevilerin, eğer seçilebilirlerse, nasıl tepki verecekleri merak konusu.

Aleviler arasında yaşanan sağa kayışın temel sebeplerinden biri olarak Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan'ın çabaları gösteriliyor. Cem Vakfı çevresinde örgütlenen Alevi dernekleri sağ partiler ile diğer Alevi örgütlerinden çok daha yakın ilişkiler kuruyor. Nitekim aday listeleri açıklanmadan önce pek çok Alevi örgütü CHP-DSP ittifakına işaret ederken, Doğan AKP karşısında MHP, GP, DSP, DYP, ANAP ve CHP'nin de içinde bulunacağı, "laik" ittifak önerisinde bulunmuştu. Doğan ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yanı sıra bir de Alevi Diyaneti'nin kurulması önerisiyle çeşitli Alevi örgütlerinden tepki toplamıştı.

MHP başta olmak üzere faşist ve dinci partiler Alevilere sürekli saldırırken, CHP de bu şiddeti bir şantaj malzemesi olarak kullandı.

soL Tarih boyunca Anadolu'nun ilerici damarlarından olan Aleviler, düzen tarafından hep baskı altında tutuldu. Osmanlı döneminden beri süregelen bu tutum Alevileri birbirlerine kenetlenmeye itse de onları Anadolu'nun diğer halklarından kopartamadı.

Osmanlı yıkılıp Cumhuriyet kurulduktan sonra da Alevilere yönelik şiddet durmadı. 1960 ve 1970'lerde, işçi sınıfı mücadelesi, Alevi emekçilerin de desteğiyle güçlendikçe, Alevilere yönelik faşist saldırılar da hız kazandı. Alevi düşmanı Yavuz Selim'i en önemli kahramanları arasında sayan faşistler, bir kez daha Alevilere yönelik kıyımlara başladılar.

Maraş katliamı
Faşist 12 Eylül darbesi ve cunta yönetimine giden yoldaki kritik dönemeçlerden biri olan Kahramanmaraş katliamı, Türkiye tarihinin en karanlık sayfalarından biridir. 1978 yılında resmi rakamlara göre 111 kişinin solcu ve Alevi olduğu için katledildiği olayların arkasında kontrgerilla olduğu, hatta "kadrolu" faşist katillerden Haluk Kırcı'nın olaylar sırasında Kahramanmaraş'ta olduğu bugün herkesçe bilinmektedir.

Maraş katliamının sanıklarından hiçbiri mahkemece kendilerine verilen cezaları çekmemiştir. İçlerinden bir tanesi, Ökkeş Kenger, ilerki yıllarda MHP ve BBP partilerinden milletvekili dahi olmuştur.

Olaylar sırasında başbakan Bülent Ecevit'tir ve iktidarda CHP vardır. Olaylar olduğu sırada CHP'nin İçişleri Bakanı İrfan Özaydınlı, MHP genel başkanı Alpaslan Türkeş'i ziyaret edip "başbuğ" ile ne önlemler alınması gerektiğini görüşmüştür. Özaydınlı ayrıca, olayların çıkış nedeninin solcuların tahriki olduğunu iddia edecek kadar ileri gitmiştir.

Katliam yapanların yanına kâr kalmış, Ecevit de iktidarı olaylarla ilgili olarak "bana sağcılar adam öldürüyor dedirtemezsiniz" diyen Demirel'e teslim etmiştir. CHP'nin Maraş katliamındaki tavrı, sola ve Alevilere karşı işlediği en büyük ihanet olarak tarihe geçmiştir.

Sivas'ta yakılanları seyrettiler
Yıllar sonra, bu kez Sivas'ta Alevilere ve solculara yönelik bir katliam yaşandı. Dinci gericilik tarafından yapılan bir güç gösterisi niteliği de taşıyan olaylarda, yakılan Madımak otelinde 35 kişi öldürüldü.

Reha Çamuroğlu'nun unutulmasının gerektiğini düşündüğü olaylar sırasında sosyal demokrat SHP iktidar ortağıydı ve Erdal İnönü başbakan yardımcısıydı. Olaylar başladıktan sonra Aziz Nesin bizzat İnönü'ye telefon etmiştir. Nesin ile İnönü arasındaki görüşme hiçbir işe yaramamış, SHP olayları seyretmeye devam etmiştir.

Cumhurbaşkanı Demirel ise daha açıktır: Linç kitlesi otelin çevresini sardığında, ilgilileri uyararak "halkla güvenlik güçlerini karşı karşıya getirmeyiniz" demiştir. İçişleri Bakanı Mehmet Gazioğlu katliamı, "Aziz Nesin'in halkın inançlarına karşı bilinen tahrikleriyle halk galeyana gelerek tepki göstermiştir" şeklinde nitelemiştir.

Gazi'de de izlemekle yetindiler
Alevi kahvelerinin taranması ve bir Alevi dedesinin öldürülmesiyle başlayan Gazi olayları, olayları protesto etmek için toplanan kalabalığa polis tarafından ateş açılmasıyla daha da büyümüştür. Kitlenin üzerine polisler tarafından defalarca ateş açılan olaylarda toplam 17 kişi öldürülmüştür.

Olaylar sırasında iktidarda yine DYP-SHP koalisyonu vardır. Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı, bu kez Murat Karayalçın'dır. Sosyal demokrasi, yine katliamı izlemekle yetinmiştir.

 


torq 16.07.2007 23:37:45
Cem Vakfı Genel Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan Oyunu CHP’ye vereceğini ve verdiği oyun takipçisi olacağını açıkladı.

Cem Vakfı Genel Merkezinde yaptığı basın toplantısında Prof. Doğan, Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin tehlikeye girdiği bu süreçte, Alevi oylarının Laik Türkiye Cumhuriyeti’nden yana olan partilere gideceğini ifade etti. CHP dışında dileyen vatandaşların oylarının yönünün de MHP, Genç Parti ve Halkın Yükselişi Partisi olabileceğini açıkladı. Doğan: “Benim bireysel tercihim her olumsuz yaklaşıma rağmen CHP den yanadır” dedi. Prof Doğan, Mehmet Ağar’ın liderliğini yaptığı Demokrat Partiyi ise oy vereceklerin dışında tuttu.
Tarih: 16.07.2007   
http://www.cemvakfi.org/haber_detay.asp?ID=211

erdem 16.07.2007 23:50:19
Yavuz sarayında farsça beyitler yazarken,Şah İsmail sarayında Türkçe konuşuyordu.Eba müslimden bu tarafa Türklerin ehl-i beyt'ten yana olduğuda aşikar.Milliyetçi Hareket osmanlı torunuyuz diye övünür.Yavuz'un İslam adına fitne çıkaranın kellesini elimle koparırım sözünü bize nakleden tarih, Çaldıran'da bir Türk kıyımından bahseder.Yoksa rollermi karıştı?  Tarihmi değişti? Bu ne yaman çelişki annem diye sormazlarmı adama.
Aman beee!

torq 17.07.2007 00:19:42
İzzettin Doğan kendisini bir aşiret beyi, tüm alevileri de yanında karın tokluğuna çalışan marabalar olarak görüyor sanırım. Daha önce, yani 2002 seçimlerinde de DSP oy verilmesini söylemiş, DSP % 1 bile oy alamamıştı. Artık insanları koyun gibi gütmek düşüncesinden kurtulup onlar için gerçekten iyi bir şeyler yapmaya çalışsalar belki de bu kadar kötü duruma düşmeyecekler ama o zaman da kendisini akıllı sananlar nasıl deşifre olurdu ki?

ekin 17.07.2007 00:24:26
Nevşehir Hacı Bektaş'taki dede de CHP'ye oy verecekmiş, cnn türkteki programda söylemişti... alevi olarak öncü birinin bu söylemine sevindim walahi Smiley

bir kısım alevilerin sıralamada yer bulamadıkları için CHP'ye çamur atması art niyetli.. hiç hoşuma gitmiyor..

05.02.2008 19:57:01
CHP, Aleviler'le yakınlaşma çabasında... Ama nedense bu çaba show olmaktan öteye geçmiyor. AKP'nin gerçekleçtirdiği "muharrem iftarı"na özenmiş olacak, Alevi örgütlerinin önderlerini CHP Genel Merkezinde aşureye davet etmiş Baykal...

Daha ne yapsın? Tongue

05.02.2008 19:57:18
evet.seçimler yaklaştı,medyeda muharrem ayı ile haberler türedi.bugüne kadar ne muharrem ayını biliyorduk,ne de zamanını.yılda bir kere boy gösterisi için hacı bektaş şenliklerine gidilirdi o kadar.zaten politikacıların gözünde,kim olursa olsun;herkes bir oy pusulası.

05.02.2008 19:57:43
hangi parti bugün kime umut olabiliyor ki.bir sol parti ülkesinde yaşanan bu kıyımlara sessiz kalabiliyorsa hem de iktşdardayken ya da iktidar ortağıyken ona bugün nasıl güvensin ki bu vahşice kıyımları yaşayanların çocukları torunları.parti bugün el değiştirmiş bile olsa.ki baykal ecevit le aynı kefeye konulamaz bile ecevit susturulduysa bir şekilde bir zamanlar_ içine de bu durumu sindirdiğini de pek sanmıyorum da rahmetlinin_ bugünlerde de yaşanan bazı olaylarla aynı tehlikeyi hisseden alevilerin baykal a umut bağlayabileceğini hiç düşünmüyorum.
oy verebilirler ama atatürk ün partisi olması sebebiyle ve solda başka güçlü bir aday olmamasından kaynaklanan çaresizlikten gidiyordur alevilerin oyları chp ye belki bir de yılları alışkanlıği ile.
bütün türkiye yi kucaklayan büyük sol partinin lideri baykal diyarbakır a yıllar sonra 3 ocaktaki patlama sonrası gitmiş.hangi yüzle gittiyse


Sayfa: [ 1 ]