|
||
zaten tüm fesadın kaynağı onlar değil mi
|
||
|
||
Alıntı özgürlük bilinç işidir. her tarafından zincirlere vurulmuş bir insan hissetiği sürece özgürdür. Güç kullanımı olmadan özgürlüğe erişilebileceği savunmak (tüm toplum için bir özgürlük diyelim en azından) bir hatadır, zira yaşadığımız kompleks sistemin bir analizini yapmak, bu sistemin güçle kırılmadan özgürlüğe varılamıyacağı sonucuna vardırır diye düşünüyorum. Bu esaret sisteminin en basit ve açık bir öğesi olarak polisi gösterebiliriz mesela...özgürlük onu istemekle başlar. güç gerektirmez. güç tehlikelidir. güç kaçınılmaz olarak iktidar üretir. özürlük biraz önce söylediği gibi hissetmektir. eğer bunun bilince değilsen özgürlük sorunun olmaz. hayvanlar özgür olmayı talep etmezler. Alıntı kadın halen köylerde çalışıyor. ilkel dönemlerde olduğu gibi; köle olarak. kadının kendini varlığını üretebilmesine olanak tanıyan bağımsız ve seçilebilir çalışma imkanı yeni yeni gelişiyor. Kadın halen çalışıyor, fakat ilkel dönemlerde çalıştığı gibi değil... Eşitlikçi toplumlar, anaerkil toplumları incelersek, kadının herzaman bir köle olarak var olmadığını görürüz... Diğer taraftan ise, senin bahsettiğin kadının kendini ve varlığını üretebilmesine olanak tanıyan bağımsız ve seçilebilir çalışma imkanının yeni yeni gelişmesini sağlayan da kapitalist liberalizmdir... Kapitalist liberalizm, bununla kadına gerçek anlamda özgürlük sunmuyor maalesef... tüm işi, kendisini bu işin tanrısı ilan ettiği "yüce" özgürlük davasında, yüksek burjuva sınıfına kadını da dahil etmesidir. Oraya dahil olan kadın hiç de aydınlanmış ve özgür değildir maalesef... O da çarkın bir dişlisi olarak sistemin devamına hizmet eder. İş kadını, ister Batı'da olsun, ister Türkiye'de olsun, bu durumda bile yine köledir. Yine herzamanki gibi erkeğin bir kademe altındadır, ve maruz kaldığı cinsel tacizler de işin cabasıdır... Ha, ama serbetsçe her ortama girebilir, makyaj yapıp mini etek giyebilir, serbestçe bir aşk ilişkisi olabilir. Kadının böylece özgürlüğe doğru yol aldığını düşünürsen, o zaman, özgürlük sembolü olarak derhal bir Barbie bebek edinip evinde şöminenin üstüne koy... Alıntı medeniyet insanın düşünmeye başlaması ile başladı. senin dediğin gibi ortaçağla filan ortaya çıkmadı... İşte mevcut düşünce sistemini tam olarak nüfuz etmiş bir beynin çıkarımı... Eşitlikçi ve anaerkil toplumları bir araştır istersen... Hatta John Zerzan'ın "Gelecekti İlkel" adlı kitabının sonunda, röportaj kısmında bahsettiği bir konu geldi aklıma; Mağara adamı denldiğinde akla hep şiddet dolu dünya, gücün rastgele kullanımı, orman kanunu geliyor akla. Halbuki hiç de böyle değildi. Antroplojik bulgular, o dönemlerde insanoğlunun tam bir refah ve huzur içinde yaşadığına dair çokça bulgular sunar...sürecin öncesi bir öncesi için fikir verir. ortaçağın şartları böyle ise daha öncesi daha da kötü olmalı bu kurala göre. Alıntı ben de papağan olmamayı öneririm. Hele kapitalist çağın ürünü olan uçkur düşkünlüğüne sahip aptal bir papağan hiç olmayalım...Alıntı bu başlığı kadınlar için açtınız herhalde.onlar daima güçten yanadır,bu yüzden siz erkekler asla güçsüz olmayın Alıntı zaten tüm fesadın kaynağı onlar değil mi Kadınlar günümüzde genelde güce tapar bir durumda iseler, bu da yine sistemin kadını hatalı olarak üretmiş olmasıdır. Tıpkı bu iki mesajdaki gibi kadını belki de bilmeden hor gören, aşağılayan defolu kapitalist metalar gibi (bunlar genelde toplum içerisinde bey sıfatına sahiptir maalesef)... |
||
|
||
sen kadınları hiç tanımamışsın be azrail,onlar sistemin yarattığı değil,bilakis sistemi kuranlardır
|
||
|
||
işte bu gerçekten çok bilimsel olmuş
|
||
|
||
| bilimsel bir konu mu tartışıyorduk ? | ||
|
||
Alıntı sen kadınları hiç tanımamışsın be azrail,onlar sistemin yarattığı değil,bilakis sistemi kuranlardır Eğer bu sözü gerçek manasıyla değil de mizahi anlamı bakımından değerlendirisek, kısmen haklı olduğunu bir tebessümle itiraf ederim Fakat sadece mizah olarak kalır...
|
||
|
||
tabii ki mizahi konuşuyorum,yoksa kadınlar beş para etmez demem gerekirdi
|
||
|
||
Alıntı Güç kullanımı olmadan özgürlüğe erişilebileceği savunmak (tüm toplum için bir özgürlük diyelim en azından) bir hatadır, zira yaşadığımız kompleks sistemin bir analizini yapmak, bu sistemin güçle kırılmadan özgürlüğe varılamıyacağı sonucuna vardırır diye düşünüyorum. Bu esaret sisteminin en basit ve açık bir öğesi olarak polisi gösterebiliriz mesela... sistem diye bir şey yoktur. hakim olan dinamikler vardır. bu dinamikler bilinçleri yoğurur. gereksinim duyulan öncelikle kendine gelmektir. bunun için bırakın güçe sahip olmayı üzerinde güç kullanılıyor olmak gerekir. Alıntı Kadın halen çalışıyor, fakat ilkel dönemlerde çalıştığı gibi değil... Eşitlikçi toplumlar, anaerkil toplumları incelersek, kadının herzaman bir köle olarak var olmadığını görürüz... Diğer taraftan ise, senin bahsettiğin kadının kendini ve varlığını üretebilmesine olanak tanıyan bağımsız ve seçilebilir çalışma imkanının yeni yeni gelişmesini sağlayan da kapitalist liberalizmdir... Kapitalist liberalizm, bununla kadına gerçek anlamda özgürlük sunmuyor maalesef... tüm işi, kendisini bu işin tanrısı ilan ettiği "yüce" özgürlük davasında, yüksek burjuva sınıfına kadını da dahil etmesidir. Oraya dahil olan kadın hiç de aydınlanmış ve özgür değildir maalesef... O da çarkın bir dişlisi olarak sistemin devamına hizmet eder. İş kadını, ister Batı'da olsun, ister Türkiye'de olsun, bu durumda bile yine köledir. Yine herzamanki gibi erkeğin bir kademe altındadır, ve maruz kaldığı cinsel tacizler de işin cabasıdır... Ha, ama serbetsçe her ortama girebilir, makyaj yapıp mini etek giyebilir, serbestçe bir aşk ilişkisi olabilir. Kadının böylece özgürlüğe doğru yol aldığını düşünürsen, o zaman, özgürlük sembolü olarak derhal bir Barbie bebek edinip evinde şöminenin üstüne koy... eşitlikçi ve senin özlemini duyduğun anaerkil toplumların geçmişte yaşamış olduğunu düşünmüyorum. argümanlar aynı olduğu müddetçe sonuçlar hep aynı olur. kadının kadınlığını sergileyebilir olması bile özgürlüğüne delildir. liberal kapitalizm diye aşağıladığın sistem senin hayallerindeki sistemden ok daha özgürlükçüdür. barbie bebek fena fikir değil ![]() Alıntı İşte mevcut düşünce sistemini tam olarak nüfuz etmiş bir beynin çıkarımı... Eşitlikçi ve anaerkil toplumları bir araştır istersen... Hatta John Zerzan'ın "Gelecekti İlkel" adlı kitabının sonunda, röportaj kısmında bahsettiği bir konu geldi aklıma; Mağara adamı denldiğinde akla hep şiddet dolu dünya, gücün rastgele kullanımı, orman kanunu geliyor akla. Halbuki hiç de böyle değildi. Antroplojik bulgular, o dönemlerde insanoğlunun tam bir refah ve huzur içinde yaşadığına dair çokça bulgular sunar... john zerzan da kimmiş. masalcı amcanız mı ? ![]() hepsi hikaye. Alıntı Hele kapitalist çağın ürünü olan uçkur düşkünlüğüne sahip aptal bir papağan hiç olmayalım... kapitalist çağa karşı mücadele ediyor gözükürken ona karşı geliştirilebilcek muhtemel potansiyeli eritenlerde yine bu sistemin ürünü ve hizmetkarları olabilir mi?Alıntı Kadınlar günümüzde genelde güce tapar bir durumda iseler, bu da yine sistemin kadını hatalı olarak üretmiş olmasıdır. Tıpkı bu iki mesajdaki gibi kadını belki de bilmeden hor gören, aşağılayan defolu kapitalist metalar gibi (bunlar genelde toplum içerisinde bey sıfatına sahiptir maalesef)... ilk cümleni bi daha oku. |
||
|
||
Alıntı sistem diye bir şey yoktur. hakim olan dinamikler vardır. bu dinamikler bilinçleri yoğurur. ne dediğini bile bilmiyorsun...gereksinim duyulan öncelikle kendine gelmektir. bunun için bırakın güçe sahip olmayı üzerinde güç kullanılıyor olmak gerekir. Alıntı eşitlikçi ve senin özlemini duyduğun anaerkil toplumların geçmişte yaşamış olduğunu düşünmüyorum. argümanlar aynı olduğu müddetçe sonuçlar hep aynı olur. Senin düşünüp düşünmemen birşeyi değiştirmiyor, çünkü bunlar bilimsel gerçeklerdir. Artık bilimi de reddettiğine göre hemen Toys R'us akoş...Alıntı kadının kadınlığını sergileyebilir olması bile özgürlüğüne delildir. liberal kapitalizm diye aşağıladığın sistem senin hayallerindeki sistemden ok daha özgürlükçüdür. Kastın galiba Marksizm-Leninizm, ki o mazide kaldı, hiçbir DÜZENİ savunmuyorum... O berbat düzenler bile bugünden iyidi... Beyin cerrahları gelip İstanbul'a fahişelik yapmak zorunda kalmıyorlardı en azından. Özgürlük referansı kadının götünü gösterip gösterememesi olan biriyle tartışıyorum allahım yarabbim ![]() Alıntı john zerzan da kimmiş. masalcı amcanız mı ? John Zerzan'ın yeniden ilkele dönme fikrini ben de tutarlı görmüyorum, ama adamın çözümlemelerinin yanlış olduğu anlamına gelmez. Hikaye varsa da dök o zaman ortaya ki aydınlanalım en azından...hepsi hikaye. Alıntı kapitalist çağa karşı mücadele ediyor gözükürken ona karşı geliştirilebilcek muhtemel potansiyeli eritenlerde yine bu sistemin ürünü ve hizmetkarları olabilir mi? biraz daha açman lazım konuyu ki bir cevap verebileyim...Alıntı ilk cümleni bi daha oku. Okudum evet, ne oldu? |
||
|
||
Alıntı biraz daha açman lazım konuyu ki bir cevap verebileyim... cümle gayet açık. biraz daha ii oku. Alıntı Okudum evet, ne oldu? anlamayacağını tahmin etmiştim: Alıntı Güç kullanımı olmadan özgürlüğe erişilebileceği savunmak (tüm toplum için bir özgürlük diyelim en azından) bir hatadır, zira yaşadığımız kompleks sistemin bir analizini yapmak, bu sistemin güçle kırılmadan özgürlüğe varılamıyacağı sonucuna vardırır diye düşünüyorum. Alıntı Kadınlar günümüzde genelde güce tapar bir durumda iseler, bu da yine sistemin kadını hatalı olarak üretmiş olmasıdır. bu iki mesajı alt alta koyduğunda göreceksin ki güçe karşı ilgi nerelerde birikiyor ? |
||
|
||
Alıntı cümle gayet açık. biraz daha ii oku. gayet iyi okudum ama sen bilerek muallakta bıraktığın için senden açık örnek istedim, aksi takdirde cevap vermeyeceğim.Alıntı bu iki mesajı alt alta koyduğunda göreceksin ki güçe karşı ilgi nerelerde birikiyor ? ;D ;D ;D Aferin sana ya... ;D Yok valla sende umut yok... yani güç kullanımı ile güce tapma kavramını bir tutabilmek çok büyük bir başarı(sızlık)
|
||
|
||
Alıntı Aferin sana ya... Yok valla sende umut yok... bitti
|
||
|
||
Evet bitti, şimdi dönüp anarşistçilik oynamaya devam edebilirsin
|
||