|
||
| "Daima daha temiz ,daima daha uzak olarak düşünülen bir Tanrı ile daima daha günahkar insan arasındaki ayrılığın yarattığı gerginlik,insanlığa zorla kabul ettirilen en büyük kuvvet sınavlarından biridir.Günahkarlar için Tanrı sevgisi bir mucizedir." Derse Nietzsche siz ne dersiniz?... |
||
|
||
Demisse ustat bana katilmak duser ... insana zorla kabul ettirilen en buyuk kuvvet zoraki sevgidir derim. |
||
|
||
| Burada özellikle ilginç buluş şu,herhangi bir insanın önüne başka insanlarca sunulan erdemli modeller öyle fazla müthiştir ki o insan dilese dahi buna ulaşamayacağını anlar ve vazgeçer. Zoraki bir sevgi yok aslında,belki de insan çok alıngan. |
||
|
||
Alıntı "Daima daha temiz ,daima daha uzak olarak düşünülen bir Tanrı ile daima daha günahkar insan arasındaki ayrılığın yarattığı gerginlik,insanlığa zorla kabul ettirilen en büyük kuvvet sınavlarından biridir.Günahkarlar için Tanrı sevgisi bir mucizedir." Derse Nietzsche siz ne dersiniz?... "Mucizelere inanmam" Der Çakıl Taşı'da... |
||
|
||
| ben de pek katılamadım bu lafa. gerçi günah tanımını ve neye göre günah olduğunu da değerlendirmekte fayda var. eğer konu edilen kişiye göre bir günah tanımlanmışsa yani biri kendini günahkar olarak görüyorsa sanırım zaten inançsal bir bağlantısı var demektir. hatta bu öylesine bir bağdır ki kendini cennetlik gören birine göre daha zinde ve faydalıdır. bu yüzden nietzsche nin tam tersi düşünüyorum. ama bu cümlenin öncesi ve sonrasını da bilmek gerekirdi. |
||
|
||
| Nietzsche'nin genel tavrına bakarsak bu söz bence şunu anlatır,insanlar ulaşamayacağı ilahlar yaratarak kendi önlerini keser.Biraz açarsak bir günahkar asla kendine iyi ol diyenler gibi olamayacağını,aradaki uçurumu görerek umutsuzluğu kapılır.O sevmek istediği halde altından kalkamayacağı yükü görür ve kaçar. Ancak İslam'da bu yok.Hatta günahlarınıza rağmen O'nu çok yakında görmek,bulmak şansı insana verilmiş. Öte yandan gene insanlar ,bu tarz insanları inciterek varollan şanslarını sanki yokmuş gibi gösterebiliyorlar ve umutsuzluğu aşılayabiliyorlar.İŞte bu söz amacı bu olmasa da bana bunları hatırlattı.O yüzden taşıdım. Kimse kimin iyilik üzere olduğunu kesin olarak bilemez,incitmeyin ve geri döndürmek için engel olup yoluna takılmayın -destek ve akıl vermekle ilgisi yok bu dediğimin-gibi bir şey. |
||
|
||
| İnsanın kendini günahkar ilan etmesi; ve içindeki daha temiz ve erdemliye duyulan özlem; kendi içinden, düşüncesinden bir varlık oluşturup buna tapınmasına ve sonuç olarak onu kendi dışında ulaşılmaz bir noktaya taşımasına neden olur. Bu erdemli ve temiz varlığı kendinden uzak olarak düşünmek insanın kendi değerini hor görmesine neden olur. İnsan kendi içinde değersizleşmiş olur. Kişinin davranışlarının kontrolü artık bireysel iradesine bağlı olarak değil, o varlığın iyi/kötü çerçevesine göre oluşur. Davranışlarının değerlendirmesini başka bir varlığa teslim etmiş olan insan; o varlığa herne kadar değer verse ve sevse de içine girdiği çatışkıdan kurtulamaz... Yani nietzsche'nin dediği gibi kendini kendinden dışlama yoluyla gerginlik içine girmiş olur... |
||