|
||
asitik ellerine sağlık...![]() |
||
|
||
| başlığı görünce aklıma geldi,türkülerden pek anlamam..eskiyen türkü var mı? | ||
|
||
|
||
|
||
| isterseniz türküleri eskiyen ve eskimeyen olarak değil de, kulaklara yerleşen ve yerleşemeyen diye ayıralım... çünkü her türkü kendi vakti zamanına, insanına, halkına sesini duyurmuş, yüreğince işlevini görmüştür. bazıları da var ki, sazı her eline alanın, türkü dinlemeye her niyetlenenin kulağında beliriverir. işte eskimeyen derken, genel de bunlardan açılır bahis. eskidir her türkü, şuanda o zamanlardaki gibi nic türküler verilmiyor, derlemeciler de şuanda bu işin o kadar üzerinde değil, birkaç isim var tabii ilgili olan ve yaşatan bunları da hep birlikte biliriz sanırım... eskilerin içinden öne çıkanlar, unutulmayanlar bunlar yahut her halkça, her toplulukça bilinenlerdir. ama bu anlama göre eskiyen bir türkü gösterecek olursam bu bana göre eskiyken yani tanıdık değilken bir başkasına tanıdık gelecektir, çünkü onun da bendeki gibi başka türküler yer etmiştir kulağında. buradaki amaç bu sanırım, eskimeyen derken bunu demek istemişlerdir zannımca... |
||
|
||
| eklenen cogu yutub vidyosu türkü degildir,bu da bi nevi uyaridir benden ... gercek türkü dinlemek istiyosaniz alin size bi örnek ... |
||
|
||
| mesela? | ||
|
||
| kimileri deyistir o eklenenlerin deyislerse birer ilahidir,veya ne biliyim kazim koyuncunun iste gidiyorumu ... | ||
|
||
işte gidiyorum....!!!! |
||
|
||
ÜSTAT MAHZUNİ NEM KALDI...! kimileri deyistir o eklenenlerin deyislerse birer ilahidir,veya ne biliyim kazim koyuncunun iste gidiyorumu ... Deyişler ilahidir demek de ne demek?Deyiş Ve İlahi arasında ki farkı öğrenin bir an önce!
|
||
|
||
haklı olabilirsin ama teker teker inceleyebilirim, sağol ozan uyarın için
|
||
|
||
| dostum sivana sakin ol biraz ... | ||
|
||
ÜSTAT MAHZUNİ SARHOŞ... |
||
|
||
kimileri deyistir o eklenenlerin deyislerse birer ilahidir,veya ne biliyim kazim koyuncunun iste gidiyorumu ... hömm.. ozan biraz eski bilgilerime gittim; tam yanıt alabileceğim kişiye henüz ulaşabilmiş değilim. lakin kısaca gözümün önüne gelenleri söyleyeyim; şimdi dediğin, yani deyişlerin türkü olmayışı şuan biraz muallakta, çünkü deyişler, halk ozanlarının sazlarına ulaşmadan yani notalanmadan evvel "deme" denen tekke edebiyatının bir nazım biçimi halindedir. ayrıca tekke yani tasavvuf edebiyatında "deme" haricinde "ilahi", "nefes", "nutuk", "şathiye" vs nazım biçimleri de mevcut. ben de buna dayanarak diyorum ki, eğer bu şekilde "ilahi", "deme" diye ayrılmış ise "deme" yani deyişler'e "ilahi" demek yersiz olur. "deme"yi "ilahi"den ayıran alevi tarikatının görüşlerini yansıtan şiirler olmasıdır ancak "ilahi"ye tarz ve konu olarak yakındır. ancak "ilahi" değildir. aynı şekilde "nefes" de bektaşi tarikatının görüşlerini yansıtan şiirler olması dolayısıyle diğer nazım türlerinden ayrılır. bu dediklerimi, tekke edebiyatından arındıracak olup, "türkü" türünün de yer aldığı halk edebiyatına bakarsak, "ilahi" ve "deme"nin gene farklı kollardan işlendiğini görürsün. nihayetinde demelerin şekillenip, notalanması ya da saza dökülmesi onu başka bir tür yani deyiş halini almasını sağlıyor. ve şuanda halk müziğinde türküler arasında yerini alıyor sanırım deyişler. ama dediğim gibi ayrıntılı ve net bir bilgiye bulaşınca tekrar söylerim.
|
||
|
||
asitik lise edebiyat müfredatı ikinci bölümün konusunu vermişsin resmen ![]() türk edebiyatının milli nazım biçimi olan 'şarkı' hariç neredeyse herşeyden bahsetmişsin. ayrıntılı bilgiye gerek yok , çok yerinde olmuş |
||
|
||
asitik lise edebiyat müfredatı ikinci bölümün konusunu vermişsin resmen ![]() türk edebiyatının milli nazım biçimi olan 'şarkı' hariç neredeyse herşeyden bahsetmişsin. ayrıntılı bilgiye gerek yok , çok yerinde olmuş
|
||