SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => İç Politika

Konu: baskın oran vede sol

Sayfa: [ 1 ]

09.07.2007 12:08:53
İstanbul 2'nci bölgeden "sosyalist" bağımsız aday olan Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Baskın Oran, sol değerlere karşı düşmanca tavrıyla biliniyor.

Son dönemde Radikal gazetesinin pazar eki Radikal 2'de yazmaya başlayan Baskın Oran, seçilirse mecliste solu nasıl temsil edeceğinin ipuçlarını şimdiden veriyor.

Oran'ın, solda en çok rahatsızlık duyduğu ilkelerin başında antiemperyalizm geliyor. 20 Mayıs'ta yayımlanan yazsısında "AB'yi emperyalist ABD'yle aynı kaba koyarak, Türkiye'nin bütün dış politika olanakları bir anda yıkılıyor. Türkiye'yi yaşatan hep kuvvet dengesi oldu. ‘Ne ABD, ne AB' sloganı Türkiye'yi ABD'ye mahkum ediyor" ifadesini kullandı. Emperyalizme karşı mücadeleyi milliyetçilikle aynı kefeye koyan Baskın Oran, bu şekilde hiç hazzetmediği yurtseverlere de saldırmış oluyor.

Baskın Oran'ın sol adına bağımsız aday olmasının en çelişkili yanlarından birisiyse kendisinin iktidar partisi AKP'ye hayranlığı. İki yıl önce düzenlenen Ermeni Konferansı'nın kapanışında AKP'li liderlere övgüler yağdıran Oran, "AKP milliyetçiliğin at gözlüğünü takmayan Türkiye'deki tek parti. Şu bunalımlı dönemde iktidarda olması bir nimet" demişti. Oran, "Böyle devam ederlerse, bir dahaki seçimde oyumu AKP'ye verebilirim" diye konuşmuştu.

 

Baskın Oran: Düzenle bir derdim yok


Seçim çalışmaları kapsamında Boğaziçi Üniversitesi’ne gelen bağımsız milletvekili adayı Baskın Oran, kendini anlattı. Oran söyleşide kendisinin düzenle bir sorunu olmadığını, düzeni değiştirmek gibi bir derdi olmadığını olsa olsa bir düzenleyici olabileceğini söyledi.

HABER MERKEZİ İstanbul 2. Bölge'den bağımsız milletvekili adayı olan Baskın Oran Boğaziçi Üniversitesi’nde akademisyenlerle yaptığı görüşmenin ardından öğrencilerle bir söyleşi gerçekleştirdi. Dün gerçekleşen toplantıda Baskın Oran’ın yaptığı kısa bir sunuşun ardından sorulara geçildi.
Kendisine Avrupa Birliği’ne dair net tutumunun sorulduğu ilk soruya Avrupa Birliği’ni bir demokrasi alanı olarak gördüğünü belirten Oran, Avrupa Birliği ve ABD emperyalizmi ile ilişkilerde “güç dengeleri”nin gözetilerek bir “denge tutturulması” gerektiğini belirterek, aksini yapanların gerçekçi olmadıklarını savundu. Türkiye'nin bağımsızlığı konusundaki düşüncelerini soran bir başka öğrenciyi “gençlik hülyalarına kapılmakla” eleştiren Oran, kapitalizmin ülkeleri ticaret bölgelerine mahkum kıldığını ve bunun günümüzde “ayakları yere basan” herkesin görmesi gereken bir zorunluluk halini aldığını ekledi. Dünya tarihindeki hiçbir dönemde sosyalizmin gerçekleşmediğini savunan Baskın Oran, insanların ezberlerini bozmaları gerektiğini belirtti.

‘Küçük burjuva aydını ve sözcüsüyüm’
DTP ile bağımsız adaylar konusunda yaşanan gerilim, AKP’yi tasvip edici yönde yaptığı açıklamalar, türban, YÖK ve darbe tartışmaları, Cumhuriyet mitingleri ve demokrasi ile ilgili pek çok soruyu yanıtlayan Baskın Oran, geçmişin aksine bugün yapılması gerekenin tüm kimliklerin savunulması olduğunu, Türkiye'nin hasıraltı ettiği sorunların ancak o zaman çözülebileceğini ekledi.

Öğrencilerin yönelttiği sınıfsallığın ve işçi sınıfı kimliğinin bu denli göz ardı edilmesine yönelik eleştirilere cevaben Oran, işçi sınıfını örgütlemek gibi bir derdi olmadığını hatta işçilerle nasıl konuşacağını dahi bilmediğini, kendisinin bir küçük burjuva aydını ve sözcüsü olduğunu söyledi. Söyleşinin sonlarında kendisinin düzenle bir sorunu olmadığını, düzeni değiştirmek gibi bir derdi olmadığını olsa olsa bir düzenleyici olabileceğini söyleyen Baskın Oran, kendisine sahip olmadığı bu özellikleri nedeniyle oy vermek isteyenleri açıkça uyararak oy vermemelerini istedi.


Solun bağımsız adayı' Baskın Oran'ın seçim kampanyası toplantısında, işsizlik, yoksulluk, ABD ile ilişkiler gibi konular gündemin alt sıralarında yer aldı. Broşürde türban hakkına ve etnik meselelere yer verildi.

soL Bağımsız aday Baskın Oran'ın seçim kampanyasını başlatmak üzere düzenlediği toplantı dün İstanbul'da Beyoğlu'ndaki Yeni Melek Gösteri Merkezi'nde gerçekleştirildi. Açılış sunuşunu yapan gazeteci-yazar Aydın Engin, "ezilenlerin ve dışlanmışların sesi olmak gerekiyor, Meclise bağımsız olarak girmek bunun için en etkili yoldur" dedi. "Böylece baraj zırhının ardına saklananların, Meclis'in ezberinin bozulabileceğini" savunan Engin, "bugüne kadar ezilenlerin ve dışlanmışların sesi sadece sokaktaydı, artık meclise de giriyor" dedi.

Ardından Baskın Oran'ın seçim söylemlerini dile getirdiği bir sinevizyon gösterildi. Sinevizyonun ana sloganı "ezber bozmak"tı. Oran, sadece karşı düşüncenin değil, kendisini destekleyenlerin de ezberinin bozulması gerekliliğini vurguladı.

Ardından sırasıyla Lale Mansur, Tarık Ziya Ekinci, Pelin Batu, Engin Cinmen, Jacqluine Çelik, Prof. Tahsin Yeşildere, Ayşegül Altınay, Roni Marguiles, Gülten Kaya, Halil Ergün, Mustafa Alabora ve son olarak da Yaşar Kemal ve Adalet Ağaoğlu birer konuşma yaptılar. Yaşar Kemal ve Adalet Ağaoğlu yoğun alkış aldılar.

Konuşmaların genelinde ezilenlerin ve dışlanmışların sesi olunmasının ve meclise bağımsız aday olarak girmenin önemi vurgulandı. Demokrasi ve insan hakları savunuculuğu yapmanın, ırkçılığa, milliyetçiliğe ve savaşa karşı durmanın, ezilen ve dışlanmış kesimlerin taleplerini "benimki daha öncelikli" demeden bir arada savunmanın, demokratik ve özerk üniversite talep etmenin en etkili yolunun mecliste bağımsız adaylarla gerçekleşebileceği üzerinde ortaklaşıldı. "İklim değişikliğine karşı mücadelenin" de bu şekilde gerçekleşebileceği ifade edildi. 

Aydın Engin, ulusalcı ya da milliyetçi olmayan sosyal demokratlardan başlayarak en devrimci sosyalistine kadar tüm sol kesimlerin desteğinin alınması gerekliliğini belirtti. 

Tarık Ziya Ekinci bugüne kadar küçük gruplar halinde çalışıldığını, fakat istenen etkiye ulaşılamadığını söylerken, Baskın Oran'ın bir öncü olacağını dile getirdi.

Etkinlikle emperyalizm sözcüğünü anan tek kişi, Prof. Tahsin Yeşildere oldu. Yeşildere, bir dizi gerekliliğin sıralandığı uzun bir listenin sonunda İncirlik üssünün kapatılması ve emperyalizme karşı olunması gerekliliğine de değindi.

Ezber bozma söylemini en çok vurgulayan Ayşegül Altınay oldu. "Kadın sorunu dendiğinde kadın sorununun devrimden sonra çözüleceği, Ermeni vakıflarının savunulması dendiğinde özelleştirme karşıtlığının öncelikli olmasının, Yezidiler dendiğinde daha Alevilerin diyanete giremediğinin hatırlatılmasının bir kenara bırakılması gerektiğini" savundu.

Etkinliği izlemeye gelen katılımcılara dağıtılan broşürde ise, "ekonomik büyümenin yoksulluğu azaltmadığından, çevre ve kültür dostu olmadığından, kentlerin ve sağlığın satılık hale getirildiğinden" bahsedildi. Broşürde ayrıca sivil anayasa talebi yer aldı.

Broşürde yer alan ifadelerden bazıları şunlardı:

"Türk Kürdü, Kürt Ermeni'yi, Ermeni Roman'ı, Roman Çerkez'i, Çerkez Alevi'yi, Alevi işsizi, işsiz eşcinseli savunacak. Hedef budur!"

"Kamu hizmeti alanla kamu hizmeti veren ayrımını herkesin anlaması lazım! Türban takan üniversite öğrencisi hizmet alan kişidir. Eğitim hakkı engellenemez. Üniversite öğretim üyesi türban takamaz, öğrencisi takabilir."

Ayrıca Kürt sorununa "insani yaklaşım" öne çıkarıldı.

"Başka bir meclis mümkün", "Hepimiz Baskın Oran'ız, baskın olsun sesimiz", "Hepimiz Hrant'ız hepimiz Ermeni'yiz", "yaşasın halkların kardeşliği" sloganları atıldı.

 


Dün Gerçek Gündem adlı internet haber sitesinde İstanbul 2. bölge bağımsız milletvekili adayı Baskın Oran'ın Sabah gazetesinde sendikal örgütlenmeyi bastırma tavrını ve işten atılmaları protesto için yürütülen imza kampanyasına destek vermeyi reddettiği haberi yer aldı. İmza kampanyasını yürüten basın emekçileri adına gazetemize yapılan açıklamada böyle bir görüşmenin yapılmadığı belirtildi.

HABER MERKEZİ  İstanbul 2. bölgeden bağımsız milletvekili adayı olarak seçimlere giren Baskın Oran'ın, Sabah gazetesinden çıkartılan ve kendisinden destek isteyen basın emekçilerini reddettiği iddiası



"Gazete çalışanları adına konuşan bir TGS yetkilisi, 'Sendikalaşabilmek için uğraşıyoruz. Arkadaşlarımız sendikalı olduğu için işten atılıyor. Bu yüzden bir imza kampanyası başlattık. Aralarında sizin de bulunduğunuz 100 aydına imzalatmak ve destek almak istiyoruz' dedi.
Oran'dan kendilerine destek vermesini isteyen TGS yetkilisine, 'Ben seçim çalışması yürütüyorum. Kampanyaya katılıp imza atamam. Seçim çalışmamı da riske edemem' yanıtı verdi" ifadelerine yer verildi.

Gerçek Gündem'in iddiasına yalanlama
Sabah gazetesindeki sendikal örgütlenmeyi bastırma tavrını ve işten atılmaları protesto etmek için bir imza kampanyası yürüten basın emekçileri Gerçek Gündem'in iddiasını yalanladı. Yapılan açıklamada, TGS'nin imza kampanyası ile bir ilgisinin bulunmadığı, kendilerinin de Baskın Oran ile böyle bir görüşme yapmadıkları bilgisine yer verildi.

Star'da da gazeteci kıyımı
Diğer taraftan basın emekçilerinin işten atılması Star Gazetesi'nde devam etti. Spor Servisi'nde çalışan 10 kişinin işine önceki gün son verildi. İşten çıkarmaların Mustafa Karaalioğlu'nun Medya Grup Başkanlığı'na getirilmesinden sonra Star Gazetesi'nde beklenen tiraj artışının yaşanamaması nedeniyle olduğu belirtilirken, diğer servisleri de kapsayacak şekilde işten atmaların devam edeceği ifade ediliyor.


Tigris 09.07.2007 12:10:26
Tam bir komedi.

09.07.2007 12:11:25
komik olan nedir?

ay_danscisi 09.07.2007 12:11:39
Bir yazar "Baskına Basma" diye bir kampanya başlattı.Bilmiyorum haberiniz var mı Smiley

09.07.2007 12:13:14
Diğer sol ittifakın bağımsız aday örneği olarak Prof. Baskın Oran'ın adının ortaya çıkması, en az ilki kadar hoş olmuştur!

Baskın Oran'ın solla ilgisi 1960'lara uzanır, ama bağımsız solcumuz bugün o ilişkinin inkarcısıdır: Anti-emperyalizmin, iki bağdaşmaz akım olan milliyetçilik ile marksizm arasındaki yanlış köprüyü oluşturduğunu, bağımsızlık fikrinin demode, Avrupa Birliği'nin ise tek çare olduğunu vaaz eden birinin solculuğu, CHP'nin afişi kadar demagojiktir!

Bağımsız aday kampanyasına takılan sol sıfatının hangi partilere dayandığını biliyoruz. Bunlardan ikisi Kürt halkı dışında anti-emperyalizmi ilke sayar. (Şimdi burada kalkıp ilkenin böyle istisnası mı olur türünden "sekter" ve "kitabi" laflar söylemeyeceğim; korkuyorum tabii, biri çıkıp "ezilen ulus milliyetçiliğinin bazı ayrıcalıkları olması gerektiğini" yüzüme vurur diye!)

Üçüncü partinin bir temsilcisinden daha geçen hafta kendi kulaklarımla duydum; seçimlerde anti-emperyalizm başa yazılmalıydı!

Anti-emperyalist mücadeleyi başa yazan arkadaşlara başarılar dilerim. İşe Baskın adayın Radikal İki'deki yazılarından başlayabilirler.

Radikal İki dedim de... aklıma geldi.

Liberaller bu gazete ekinde, kendilerince etkili bir ideolojik mücadele veriyorlar. Baskın Oran son dönemde bu mücadeleye esprili bir kemalizm eleştirisiyle katkı koydu. Kemalizmin çıkışsızlığını sergiliyor diye kimseye ucuza solculuk payesi verilmemelidir. Geçen yıl görev aldığı komisyon ve bu komisyonun azınlıklar raporu faşistlerin şiddetli tepkisini aldı diye de, bağımsız adayımız demokrasi kahramanı ilan edilmemelidir. Ya da Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesi için edilen duaların kimin katında demokrasi niyetine kabul göreceği açıklanmalıdır.

Oran, solcu değil AKP'cidir. Duaları ABD ve AB katında kabul görmeye pek uygundur. Bu tür bir kemalizm eleştirisi, sahibini sola yaklaştırmaz, uzaklaştırır.

Ancak Türkiye'de kimlik sorunu yaşayan tek akım sol değildir. Radikal İki, pro-emperyalist bir demokrasi demagojisi adına düzenin kimi yönlerini eleştire dursun, DTP yöneticisi Aysel Tuğluk geçtiğimiz Pazar aynı yerde başka bir sayfa açtı.

Tuğluk, Sèvres sendromunun gerçekliğini kabul etmekte, Türkleri Kürtlere yönelik endişelere, Kürtleri de emperyalizmle uyuma son vermeye davet etmektedir. 1999 Öcalan tezlerini çağrıştıran bu Türk-Kürt ittifakı fikri, "kurtarıcı motif", "tarihsel imge", mucize", "ölümsüz", "uluslaşmada temel direk" terimlerini içeren bir Mustafa Kemal güzellemesiyle süslenmiştir!

Şimdi "de-kemalizasyon" meraklısı olduğu için sol sayılan Oran, kemalizmin itibarını iade etmeyi öneren Tuğluk ile yalnızca aynı yayının sayfalarını paylaşmamakta, itibar iadecisinin yönetici olduğu bir partinin bağımsız adayı olarak ortaya çıkmaktadır.

Kemalizmi eleştirip emperyalizmi aklayan mı ortak aday platformuna sol rengini verecektir, yoksa kemalizmi aklayıp emperyalizmi eleştiren mi?

Kimilerinin çimdiğe ihtiyacı olabilir. Ama asıl ihtiyaç duyulan zihin açıklığıdır ve ne yazık ki bu saatte bu platformda bulunma imkanının kalmadığı görülmektedir.

 


09.07.2007 16:42:02
Baskın Oran ve sol sözcükleri aynı cümlede geçmiş, komik olmuş bir miktar.

tyler_emrediyor 10.07.2007 16:16:33
Marx ne demiş " kapitalizm sürekli kendi kendini yokettiğinden sürekli başkalaşır ve yaşamak için farklı kimliklere bürünür"
baskın oran da bunun en iyi örneği. Komple bir siyasi partiden bile çok görünür oldu tv programlarında. sky türk cnn türk ntv atv ... hemen her gece baskın oranı görmek mümkün. ya kendi dediği gibi çok ilginç açıklamalar yapıyor ya da ortada bir iş var. ezber bozduğu(kendi çapında) siyasette bir diğer forumda yaptığım eleştirimi yazıyorum (öğrenci türban takar öğretmen takamaz dediği eleştiriyi):

öss oks yök. vb kurumları da eleştiriyorum ben zaten, dediğin gibi robot yapmaya çalışan kurumlar. bilirmisin bu ülkeye amerikadan büyükelçiler geldi beyin uyuşturma programı dahilinde birçok ülkede denediler ve bölümlere öğrencileri sırf ders çalışmaya yöneltmek için yapılandırdılar, bu insanlar bunu itiraf da etti.o konuda haklısın.
fakat daha önce belirttiğim gibi savunulacak yanları yok çünkü ezilmiyorlar çünkü toplum laik değil.ateist kimliğini siyasi kimliğimden bir adım önde tutan biri olarak ben ve benim gibiler 2. lig stadlarında ya allah bismillah allahu ekber gibi sloganlarla ve tacizlerle, ateistlere yapılan baskıyla, sokakta oruç tutmadığım anda yan gözle bakılmalarla(hatta sözlü tacizlerle),inançsızlar hakkında yapılan cehennemlik yorumlarla zaten laik bir ortamda yaşamıyoruz.

Buraya lütfen dikkat: bir insanın asgari olarak yaşaması için bir evi olmalı ve devlete ait bir kurumda çalışması lazım. din baskısını hiç görmemek için evimden dışarı çıkmam, gerekirse gezmem sokakta dolaşmam ama gitmem gereken işimde bu baskıyı yaşamak istemiyorum.

Bir diğer nokta bu inanç özgürlüğünü hangi teraziye göre koyacağız? ipin ucunu ya hiç bırakmayacaksın ya da kısmen bırakırsan bunun ölçüsünü kim ayarlayacak? baskın oran mı?
din kapanmayı emrediyor olabilir ama yarın birgün ben inanç özgürlüğümü yaşayamıyorum diyen birisi dinin diğer kuralları için de aynı şeyleri talep ederse(mesela ben kadınım bir erkekle aynı yerde çalışamam derse) ne yapacak baskın hocanız? tek tek bütün ayetleri okuyup bu olur bu olmaz diye rapor mu tutacak, benim asgari yaşamımı o mu belirleyecek?


ilerleyen günlerde öğreniyorum ki dpnin seçim bildirgesinde çoktan yer almış baskının bozduğu tabu ve mhpliler de uzun bir süredir bu yöntemle işi halledeceklerini söylüyorlarmış.baskın oran seçilirse nüdist olacağım ve inancım gereği meclis odasına anadan doğma girmeye çalışacağım. beni desteklermi acaba?

başta yazdığım K.Marx'ın söylediği söz de baskının cuk oturuyor üstüne. kapitalizmin ve emperyalizmin daha güzel şekilde yayılması için bazı solcu gözüken tipler demokrasi adı altında abdnin turuncu devrimcileriyle bir ittifak dahilinde solu baltalamaya çalışıyorlar. baskın oran, tayyibe verebilirim demiş, e herkes görevini yapıyor kızmak yersiz.yarın seçimden sonra verdim de diyebilir şaşmam... ne güzel de masal anlatıyor tvlerde ne güzel fırsat veriyor sağcılara. ben sağdaki cahillerden soldaki modacılardan duyduklarımdan bıktım.duyduklarım--> sağdan : hani antiemperyalisttiniz adam akpci çıktı işte solcular böyle. soldan : ne güzel konuşuyo yaşasın baskın hocamız yaşasın demokrasi sana vereceğiz gerçek sol sensin

11.07.2007 10:55:51
İstanbul 2. Bölge bağımsız milletvekili adayı Baskın Oran, dün katıldığı bir radyo programında kendisine yöneltilen sorular nedeniyle son derece sinirli bir üslup takınırken, AB’nin bir demokrasi projesi olduğunu, "AB emperyalizmi" diye karşı çıkmanın bir ezber olduğunu ifade etti.

HABER MERKEZİ Dün akşam Özgür Radyo’da bir programa katılan İstanbul 2. Bölge bağımsız milletvekili adayı Baskın Oran ilginç açıklamalarda bulundu.
Adaylığının Radikal gazetesinde iki akademisyenin solun adaylarının seçime bağımsız girmeleri halinde meclise girebileceklerini anlatan bir yazının çıkmasıyla gündeme geldiğini belirten Oran, solun bu sayede 1965’ten sonra ilk defa meclise girebileceğini iddia etti.

Oran açıklamalarında, son yıllarda çevrecilerden vicdani retçilere kadar yeni toplumsal güçlerin ortaya çıktığını ifade ederken, solun 60’lı, 70’li yıllardaki ‘ezberleriyle’ bu hareketleri dikkate almadığını, kendisinin bu güçlerin adayı olduğunu söyledi.

Bekleviç de destekliyor
Kendisini İstanbul’da ÖDP, EMEP, SDP, HAK PAR ve Tuna Bekleviç’in Soros destekli partisi GTP’nin resmi olarak destekleme kararı aldığını belirten Oran, “Ben kimsenin, siyasi partinin adayı değilim, sivil toplumun adayıyım, 'bağımsız' bağımsız sol adayım” açıklamasında bulundu.

Kendisinin İstanbul’da üçüncü parti gibi olduğunu ve arkasında yüzbinler olduğunu iddia eden Oran, program sunucusunun tekelci medyanın ve burjuva kalemşörlerin birçok bağımsız aday arasında neden özellikle kendisini öne çıkardığını sorması üzerine, Oran kendisinin sivil toplum adayı olduğunu ve diğer partilerin kendisi gibi bağımsız olmadığı için “cart cart konuşamadığını” söyleyerek bu soruya yanıt verdi.

Oran programdaki açıklamalarında, kemalizmin 1930’larda ilerici olduğunu ancak bugün kendini yenileyemediği için tutucu, milliyetçi hale geldiğini ifade ederken, solun da 2007’de 1960’ların düşünceleri ile hareket etmemesi gerektiğini, böyle yaparsa yok olacağını söyledi.

Program sunucusunun Oran’ın ABD emperyalizmine karşı çıktığını AB’ye ise evet dediğini hatırlatması üzerine konuşmasında daha sinirli bir üslup takınan Oran, “2001-2004 arasında yapılan reformlar sayesinde burada cart cart konuşuyoruz. ABD bir devlettir, AB bir devlet değil, bir demokrasi projesidir” açıklamasında bulundu. AB emperyalizmi demenin bir ezber olduğunu ifade eden Oran, “biz karşımızdakilerin ezberinden önce kendi ezberlerimizi bozmalıyız, 40 yıl geçti aradan” şeklinde konuştu.

Program sunucusunun, AB heyetinin F tipi cezaevlerini inceleyip standartlarına uygun olduğunu ifade ettiğini, AB ülkelerinde anti-terör yasalarıyla insanların hak ve özgürlüklerinin ellerinden alındığını hatırlatması ve bunun nasıl bir demokrasi olduğunu sorması üzerine Oran ilginç açıklamalarda bulundu. AB ülkelerinde ve ABD’de, ülkemizdeki gibi kalabalık değil çekirdek aile yapılanması olduğunu ifade eden Oran, AB heyetinin bir kişi mi kalıyor, lavabosu var mı, 4 metrekareden büyük mü buna baktığını, çünkü bunun kendi toplum yapılarına uyduğunu belirtti. Oran, burada Türkiye’de aydınların, sendikacıların bunun Türkiye’nin toplum yapısına uymadığını ifade etmesi gerektiğini ifade ederken, bütün bunların ezber olduğunu söyledi.

Gergin bir tempoda süren programda, Oran’a AB ülkelerinde sosyal hakları ellerinden alınan işçilerin grevler yaptığının hatırlatılması üzerine, Oran “İşçilerin grevde olması böyle bir fiili hukuki zeminin olduğu, hakların olduğu anlamına gelir” şeklinde yanıt verdi.

"Sol ilk defa örgütleniyor"
Oran programda yaptığı açıklamalarda, kendisinin tüm toplumsal dışlanmış kategorileri kapsayan adaylığının çok önemli olduğunu ifade ederken, Türkiye’de solun ilk defa örgütlendiğini, dibe vurmuş solun yükseldiğini iddia etti.

Özgür Radyo ise program sonrasında yaptığı açıklamada, Baskın Oran’ın katıldığı program sırasında, dinleyicilerin kendisini telefonla protesto ettiğini ifade ederken, kendisinin programda sorulan sorulara hoşgörü göstermediği ve gerginliği tırmandırdığı gerekçesiyle programın erken bitirilmek durumunda kalındığını açıkladı. Yapılan açıklamada, Oran’ın 12 yıldır yayın yapan Özgür Radyo’ya kapısında büyük levha olmaması nedeniyle, “Burası korsan radyo mu?” suçlamasını yaparak saygı sınırı aştığını, oysa levha asmamanın kendi tercihleri olduğu ifade edildi.


deniz 11.07.2007 12:27:12
iyi ki aday olmamışım.. he he Smiley

UGraSHAMAN 11.07.2007 13:02:22
o kadar ilginç ayrıntılar var ki ( levha asılmamış meselesi mesela) bir kaç cümle sonra baskın oran bilinçsizce terli terli su içerken görüldü falan gibi bişeyler arıyor insan Smiley

11.07.2007 13:03:42
sosyalist değil ama kıçındaki ağarmış kılla gene eşcinsellerin eylemlerine falan gidiyor.. iyidir iyi..

tyler_emrediyor 11.07.2007 19:42:16
gündem oluşturan bir yazı b.o hakkında

http://www.sol.org.tr/index.php?yazino=12488

11.07.2007 21:27:29
Sevenleri kusuruma bakmasın ama kendisi bir miktar pet şişe devrimcisidir.


Sayfa: [ 1 ]