|
||
| Sarhoş ABD askerine adam öldürmek serbest 9 Temmuz 2007, Pazartesi Eğlenceden dönerken kullandığı araba ile bir vatandaşımızı öldüren ABD askeri, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre değil ABD’nin koyduğu anlaşma maddelerine göre yargılanacak. Daha önceki pek çok örnekte olduğu gibi en büyük cezanın ABD’ye geri yollanmak olduğu söyleniyor. soL Adana’da, İncirlik Hava Üssü’nde görevli ABD’li bir sarhoş yüzbaşının kullandığı otomobille çarpışan araçta bir kişi ölmüş, kazada yüzbaşı ile otomobil sürücüsü yaralanmış, bir kişi de hayatını kaybetmişti. Daha önce de benzer suçlar işleyen ABD askerlerinin farklı ülkelerde bu tür adli suçlardan neredeyse hiç ceza almadan kurtuldukları pek çok kez görüldü. Geçtiğimiz Cuma günü gerçekleşen olayda ABD üssünde görevli Yüzbaşı Sean R. Lovest, alkol ve aşırı hız nedeniyle kontrolünü kaybetmiş, orta refüjü aşıp diğer yola girince karşı yönden gelen Turgay Köksal’ın kullandığı otomobille çarpışmıştı. Köksal’ın yanında bulunan 31 yaşındaki Hasan Yetiş ağır yaralanmış, Adana Devlet Hastanesi’ne götürülmesine rağmen kurtarılamamıştı. Olayın hemen ardından jandarma tarafından gözaltına alınan Lovest’in, hakkında yasal işlemler yapılarak adliyeye sevk edileceği bildirildi. Lovest’in şu anda nerede bulunduğuna dair bir bilgi edinilemiyor. Adam öldürmenin cezası 1 yıl araç kullanamamak İncirlik Hava Üssü’nün resmi sitesinde ise aynı gün yayınlanan yazıda; ABD askerleri üssün dışındaki davranışları konusunda uyarılırken, yasal hakları konusunda da bilgilendiriliyordu. Buradan edinilen bilgiye göre, Askeri Polis Servisi'nde görevli Astsubay Başçavuş Joel Davis, alkol kullanmanın bir ayrıcalığa ek olarak bir sorumluluk olduğunu ve dikkatli tüketimin alkole bağlı olayları da önleyeceğini belirtti. Davis sitede askerlere hitaben şunları kaydetti: “Alkollü içeceğinizi satın aldığınız kurumun fiziksel sınırlarının içinde tüketmelisiniz. Siz, Türkiye’de konuksunuz, bu nedenle buranın kültürlerine saygı göstermelisiniz. İncirlik sokaklarında elinde alkol şişeleriyle gezilmesi yasak olduğu gibi motorlu araçlarda da alkol şişesiyle dolaşılması uygun değil. Eğer, alkollü araç kullandığından şüphelenilirse 39. Wing Komutanlığı güvenlik kuvvetlerince durdurularak teste tabi tutulacaksınız. Başarısız olursanız, tutuklanacaksınız.” Alkollü olarak araç kullananların, yapılan testlerde alkol alımına ilişkin bir kanıt bulunursa en az 1 yıl boyunca araç kullanma imtiyazından yoksun kalacaklarını vurgulayan Davis, imtiyaz kaybının sadece İncirlik’le sınırlı kalmayacağını bir sonraki göreve de yansıyacağını ifade etti. Siteden yayınlanan metinin ABD askerleri üzerinde ufak bir hatırlatma dışında bir etki yaratmayacağı belirtilirken daha önceki birçok olayda olduğu gibi yasaların ABD’nin koyduğu maddelere göre işleyeceği de söyleniyor. Bu ilk değil Komşumuz Irak'ta sayısız tecavüz ve katliama imza atan ABD askerleri, daha geçen ay İzmir'de de bir hırsızlığa imza atmış, eğlenceden dönen sarhoş askerler, gece yarısı müşteri bekleyen bir taksiyi çalmışlardı. NATO Güneydoğu Müşterek Kuvvetler Komutanlığı'nda görev yaptıkları öğrenilen Amerikan askerleri, olaydan kısa bir süre sonra gittikleri çorbacıda yakalanarak gözaltına alınmıştı. Emniyeti suistimal yöntemiyle hırsızlık yaptıkları ve araca zarar verdikleri iddiasıyla gözaltına alınan ve nöbetçi savcılığa sevk edilen ABD'li zanlılar, ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakılmıştı. İncirlik ABD toprağı mı? İncirlik’te görev yapan ABD askerleri, Irak işgalinin ardından artan güvenlik uygulamalarını gerekçe göstererek üsse giriş çıkışlarda Türk personel için ‘yüzde 100 kontrol’ uygulaması yapıyor. Üsse giren bütün araçlar, özellikle de Türklere ait olanlar didik didik aranıyor. Anlaşma gereği Türkiye’ye ait olan üsteki bu uygulamanın sivillerle sınırlı kalmadığı, Türk askerleri için de geçerli olduğu söyleniyor. ABD’lilerin uygulamalarından en çok lojmanlarda kalan Türk subaylar ve aileleri mağdur. Bir Türk binbaşının iki yıl önce eşiyle birlikte yere yatırılıp kelepçelenmesi ve köpeklere aratıldığının ortaya çıkmasının ardından geçen yıl da başka bir Türk astsubayın yüksek ateşli bebeğiyle birlikte üsse dönerken otomobilinden indirildiği ve köpeklere arattırıldığı ortaya çıkmıştı. Binbaşı olayın üstüne gidilmemesine tepki göstererek Hava Kuvvetleri'nden istifa etmiş, eşi ise dava açmak istemiş, binbaşının üstlerinin telkiniyle davadan vazgeçmişti. İşgalciliklerinden ileri gelen küstahlıklarıyla tüm dünyada nefret uyandıran ABD askerleri, resmi olarak işgalci olarak bulunmadıkları ülkelerde de, özellikle Japonya ve Kore'de, çok sayıda suçun fali durumundalar. Askerler, ABD’nin ülke yönetimlerine baskısı nedeniyle çoğu zaman ceza almıyorlar. İbretlik örnekler ABD’nin İkinci Dünya Savaşı’nın sonundan 1972 yılına kadar elinde tuttuğu Japonya’nın Okinava adasında Japonya’daki ABD askeri varlığının yaklaşık yarısı bulunuyor. Buradaki ABD askerlerinin karıştıkları suçlar sık sık gündeme geliyor. 1972-2001 arasında ABD personelinin 5006 suçtan sorumlu tutulduğu ve bu suçların içinde ön sıraları tecavüz ve cinsel tacizin aldığı belirtiliyor. ABD askerleri Güney Kore'de çok yüksek sayıda suç işlemiş durumdalar. ABD askerlerinin ülkeden çıkarılması için düzenlenen kampanyalarda 1967 ile 2002 arasında bu askerlerin 52 bin suça bulaşmış oldukları belirtiliyor. Bunların içinde cinayet ve tecavüz ilk sıraları alıyor. ABD askerleri Güney Kore’de de işledikleri suçlardan ötürü hiçbir ceza almazlarken, bunun bir istisnası 1992 yılında yaşanan bir olay... Bu tarihte ABD üssünün yakınlarındaki bir bölgede bir işçi kadın ölü olarak bulunuyor. Kadının çok ağır işkenceye uğradıktan sonra öldürüldüğü ortaya çıkarken olayın faili olarak bir ABD askeri yakalanıyor. Bu askerin ABD’ye kaçırılmaması için düzenlenen büyük protestolar sonuç veriyor ve asker Güney Kore mahkemelerince 15 yıl hapse mahkum ediliyor. Cezanın bu tip bir suç için az olduğu belirtilirken, yapılan protesto eylemleri karşısında ABD’nin geri adım atması önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. ABD askerleri Kırgızistan’da da ölüme sebebiyet veriyor. 2001 yılında Afganistan’a saldırı döneminde Manas havaalanında kurulan ABD askeri üssü en başından itibaren Kırgız halkının tepkisini çekiyor. Bu tepkiler geçtiğimiz yılın sonlarında bir ABD askerinin bir kamyon şoförünü ateş açarak vurup öldürmesiyle doruğa çıkarken, bu tarihten itibaren üssün kapatılması için büyük protestolar yapılıyor. ABD ise katil askeri Kırgız yetkililere vermeyerek ABD’ye kaçırıyor. Son olarak geçtiğimiz Cumartesi günü üs önünde büyük bir eylem yapıldı. Adanalı yurtseverler olayın peşini bırakmayacak. İncirlik'teki son cinayetin ardından bir basın açıklaması yapan TKP Adana İl Komitesi bu olayların ilk defa yaşanmadığını belirtirken daha önce de Amerikan askerlerinin kepazeliklerine tanık olduklarını, İncirlik’te çalışan işçilerin çocuklarına saldırdıklarını genç kızlara sarkıntılık ettiklerini söylediler. ABD askerlerinin böylesi olaylardan sonra ağır bir ceza almadığının ve apar topar ülkelerine gönderildiğinin belirtildiği açıklamada, “Çıkarları için masum insanların üzerine bomba yağdıran, iç savaşlar çıkaran, kendine bağımlı ülkeleri borç batağına iten Amerikan emperyalizmi, insanlıktan çıkardığı askerleri aracılığıyla çürümüşlüğünü ülkemize yaymaktan geri kalmıyor” dendi. Açıklamada, Türkiye’nin seçim atmosferine girdiği şu günlerde miting kürsülerinden ABD’ye kafa tutan düzen siyasetçilerinin, iş ABD’ye karşı kararlar almaya geldiğinde kafalarını kuma gömdükleri belirtilirken İncirlik'in hangi kanunlara dayanarak ABD’ye teslim edildiğinin bilinmediğini, üssün kullanım süresinin uzatılmasının satır arası haberlerde göze çarptığını söylediler. Türkiye Komünist Partisi’nin, ABD’nin tüm varlığıyla bu ülkeden kovulması için mücadele ettiğinin belirtildiği açıklamada; “Bu mücadelenin en önemli halkalarından birisi de sözde ABD karşıtlarına verilecek cevaptır. AKP’si, CHP’si, MHP’si, GP’si, DP’siyle düzen partileri, seçime kadar karşısında dik durur gözüktükleri ABD’ye 23 Temmuz’da da bu ülkeyi pazarlamaya devam edecekler. Biz ise bağımsızlık mücadelesine devam edeceğiz. ABD’nin halkımıza reva gördüklerinin hesabını sormak için de mücadele etmeye devam edeceğiz. İncirlik Üssünü kapatmakla kalmayıp ülkemizdeki tüm emperyalist odaklara kapıyı göstereceğiz” dendi. soL Adana’da İncirlik Üssü konusunda görüşlerine başvurduğumuz Adanalı vatandaşlar ise yaşanan olayların tek kelimeyle onursuzluk olduğunu söyledi. Adana'da yaşayan Hakan Özkan, İncirlik'teki durumdan rahatsız olduğunu, Irakta her gün katliam yapan ABD’li askerlere hizmet etmek bir yana bu ülkeden kovmak gerektiğini belirtirken, Hacı Yılmaz “Bu memleket bizim. Bizim başka gidecek bir yerimiz yok. ABD gittiği her yerde iç savaş çıkarıyor. Bana kalsa Türkiye’de tek bir tane ABD üssü bırakmam. Bu adamlar dünyanın başına bela. İncirlik esnafının bu konudaki tavrı ise kabul edilemez” dedi. |
||
|
||
| BU YANKİLERE KOREDE DE TECAVÜZ ETMEK SERBEST. | ||
|
||
| İncirlik Üssü’nde görev yapan ve üs dışında alkollü araç kullanırken kaza yaparak 1 kişinin ölümüne bir kişinin de yaralanmasına neden olan ABD’li asker serbest bırakıldı. Düzen partilerinin ve TSK’nın yeri geldiğinde mangalda kül bırakmayan “amerikan karşıtlığı”nın bir ABD yüzbaşısına bile sökmediği anlaşıldı. HABER MERKEZİ Adana’da otomobiliyle İncirlik Üssü'ne giderken yaptığı trafik kazasında 1 kişinin ölümüne, bir kişinin de yaralanmasına neden olan 31 yaşındaki ABD'li Yüzbaşı Sean R. Lovest, duruşmalara getirileceği yönünde verilen taahhütname ile serbest bırakıldı. Trafik kazasında ölen Yetiş'in ağabeyi Yusuf Yetiş, "Eğer, bu kazayı bir Türk yapmış olsaydı tutuklanırdı'' dedi. Konuyla ilgili daha önce görüşlerine başvurduğumuz hukukçular bu durumlarda hukuki bir sonuç almanın zorluğuna dikkat çekmişlerdi. Dünyanın çeşitli yerlerindeki üslerde görev yapan ABD askerleri, çok sayıda suça imza atmalarına karşın herhangi bir ceza almıyorlar. 65 promil alkol 6 Temmuz Cuma günü, Adana kent merkezinde alkol aldıktan sonra İncirlik Üssü'ne otomobiliyle giden Yüzbaşı Sean R. Lovest, İncirlik yakınlarında direksiyon kontrolünü kaybedince, karşı yoldaki 27 yaşındaki Turgay Köksal yönetimindeki otomobile çarptı. Kazada, denize girmek için Karataş İlçesi'ne giden sürücü 31 yaşındaki Hasan Yetiş ölürken, arkadaşı Turgay Köksal yaralandı. ABD’li askerinse 65 promil alkollü olduğu ortaya çıktı. Hasan Yetiş, ailesi tarafından gözyaşları arasında toprağa verilirken, Başkent Hastanesi'nde tedavi edilen ABD'li yüzbaşı, sedye ile adliyeye getirildi. Nöbetçi Cumhuriyet Savcısı, ayağı kırılan Lovest'i tutuklama istemiyle nöbetçi mahkemeye sevk etti. Nöbetçi 4'üncü Sulh Ceza Mahkemesi'ne çıkartılan ABD'li yüzbaşı, tercüman aracılığıyla verdiği ifadesinde, yolda tacize uğraması nedeniyle trafik kazasının meydana geldiğini iddia etti. “Yarı Türk yarı Amerikalı hissediyorum” İncirlik'e giderken bir yolcu minibüsünün önüne kırdığını iddia eden Lovest, "Ani fren yapınca direksiyonun kontrolünü kaybettim. Karşı şeride geçip durmuşum. Yaklaşık 1- 2 dakika arabadan çıkmaya çalıştım. Bu sırada karşıdan gelen otomobil benim bulunduğum araca çarptı. Pencereden dışarı çıktım. Çarpan otomobildekileri dışarı çıkarttılar. Biri hareketsizdi. Ayaklarımdan yaralandığım için sürünerek bu kişinin yanına gittim. Hemen suni solunum yaptım, kalbi atıyordu. Ölmemişti. Daha sonra ambulans ve polisler geldi. 1 yıldır İncirlik'teyim. Kendimi yarı Türk yarı Amerikalı hissediyorum. Türk üvey annem ve kardeşim var. Çok üzgünüm'' diye konuştu. Taahhütname emir yerine geçti Lovest’ın avukatları da İncirlik Üssü'nde görevli Amerikan savcısı ve üs yetkililerinin, duruşma bitinceye kadar ABD'li yüzbaşıyı Türkiye'de tutmak ve duruşmalara getirmek şartıyla hazırladıkları taahhütnameyi mahkeme hakimine verdi. Mahkeme hakimi, delillerin toplanmış olmasını ve duruşmalara getirileceği ve yurtdışına çıkartılmayacağı yönündeki taahhütnameyi gerekçe göstererek Yüzbaşı Lovest'in tutuksuz yargılanmasına karar verdi. “Türk olsaydı tutuklanırdı” Trafik kazasında ölen Yetiş'in ağabeyi 43 yaşındaki Yusuf Yetiş, kardeşinin ölümüne neden olan ABD'linin serbest bırakılmasına tepki gösterdi. Ağabey Yetiş, "Biz ABD'linin tutuklanmasını istiyoruz. Eğer, bu kazayı bir Türk yapmış olsaydı tutuklanırdı'' dedi. Anne 64 yaşındaki Nazime Yetiş ise, adalete güvendiğini söyledi. |
||