SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => İnsan

Konu: Tutku insanı..

Sayfa: [ 1 ]

nisan 06.07.2007 07:32:05
Tutkulu insan zayif insan midir?

deniz 06.07.2007 08:00:00
tutkulu olduğu şeyde kesin olarak zayıftır.  Smiley

asitikimperia 06.07.2007 12:38:03
ne konuda zayıftır?

zor bir anda cesareti artmaz mı, tutkusu olduğu şeye karşın? birçok şeyi feda edebilir, bu da bir deneyimdir, devamı gelebilir, göz açabilir.

eczacı 06.07.2007 13:10:19
tutku tehlikedir, bağımlılıktır. bağımlılık da zayıflık getirir bence...

02.06.2008 01:03:29
Tutku ve zayıflık bu ikisi yanyana gelirse, burada içi geçmiş bir zaman dilimi söz konusudur. Tutkuyu, an'ın ve şehvetin en görkemli buluşmalarındaki, bir ön sevişme sahnesi olarak düşünüp orgazm keyfini yaşayan, insanın o an'a karşı olan saplantısı olarak düşünmek gerekir.İnsan bilincindeki bastırılmış istemlerinin, gerçekle yüzleşmesi ve sürekli olarak bu istemi irdelemesi tutkunun ateşleme noktası olabilir. Tutkunun oluşabilmesi için kişinin kurguları ve hayalleri ile yaşam içerisinde karşılaşması ve bu bastırılmış istemlerin gerçekliğine tanık olup elini buna uzatması gerekmetedir.Bu eylemde bir güç vardır. Kişi elini uzatmıyorsa, istemini tekrar bilincine boğuyorsa, burada gerçekleşmemiş bir istem rüyalar ve hayaller vardır ve hep muğlaktır genellikle ayırt edilemez, istem ile gerçek arasındaki puslu düş.Tutkunun bir saplantı hali olduğunu söylemiştim. Saplantı'ın kendisi tutku, duyulan şeye karşı değil, tutkunun oluştuğu zaman dilimine ve o an içerisinde tadı alınan, sürekli aranan an içerisindeki tad'a aittir. Kişi bu an'ı ve tadı başka bir şeyde veya yerde bulamayacağını düşünüyorsa kişi için bir kararlılık süreci ile birlikte bir hapis hayatıda başlar.Bu insanı eksik kılsada, zayıf kılmaz.Zayıflık, zayıf olana ait bir şeydir. İnsanın, zayıf olması için, tutkuya ihtiyacı yoktur, kendi doğası yeterlidir bunun için.

fikir 02.06.2008 01:16:03
Tutkunun oluşabilmesi için kişinin kurguları ve hayalleri ile yaşam içerisinde karşılaşması ve bu bastırılmış istemlerin gerçekliğine tanık olup elini buna uzatması gerekmetedir.Bu eylemde bir güç vardır.

Bu güç insan doğasından mı gelir, zayıflıktan kaynaklanır?

02.06.2008 01:56:15
İnsanın doğasının nereden geldiğini soruyorsun sanırım.Zira güç ve zayıflık evrenin zorunlu bağlantılar zinciri gibidir.Bir şeyin, varoluş sebebi başka bir şeydir ve bu nedensellikler doğaya kadar uzanır.Yani bu bizde,içimizde olan bir şeydir.Kısacası bilmediğimiz bir şeydir Smiley

MrsBrown 03.06.2008 10:47:55
... İnsan bilincindeki bastırılmış istemlerinin, gerçekle yüzleşmesi ve sürekli olarak bu istemi irdelemesi tutkunun ateşleme noktası olabilir. Tutkunun oluşabilmesi için kişinin kurguları ve hayalleri ile yaşam içerisinde karşılaşması ve bu bastırılmış istemlerin gerçekliğine tanık olup elini buna uzatması gerekmetedir....

Bu nedenle, tutkulu insan, tutkulu olduğu şeyle, ön sevişme yaşayamaz. Bu ona, esas zevki almayı öteleyen bir zaman kaybı gibi gelir. Belki tek zayıflık bu olabilir, acelecilik. Ama aksi de mümkün değil.

denge 03.06.2008 11:42:40
Alıntı
Tutkulu insan zayif insan midir?


Tutkunu olduğun şeyle ilintilidir zayıflık. Tutku çoğu zaman hırsı/başarıyı getirir, bazen de en büyük zaafın oluverir, doğru kanalize etmek gerekir.

Tutku yelkenliyi hareket ettiren rüzgar gibidir; "fazlası zarar, azı karar"dır. Tutkunun şiddeti fazlaysa seni tepetaklak ediverir, az ise hareket şansın sıfır olur...

turkuaz 03.06.2008 12:02:59
Tutku, birşeye olan ilginin yada aşkın abartılmış hali bana göre. Tutku boyutuna ulaştığında, her ne kadar "güç veriyor" gibi gelse de en büyük zayıflık burda başlıyor.
Zaaflar en hassas noktalarımızdır. Kaybetme korkusu, tutkunu olduğumuz şey olmadan yaşayamama düşüncesi  insanda paranoyaya yol açabilir, kaybetmek ise felakete...  Sad

MrsBrown 03.06.2008 15:15:05
Tutku hissini mi kaybetmekten korkarız, tutkumuzun nesnesini mi?

Ya da, ne zaman, nesneyi kaybetmekten değil de tutkuyu kaybetmekten korkmaya başlarız?

P_İn_iLtİ 03.06.2008 16:27:03
Tutkunun zayıflık mı yoksa bireyi ayakta tutan,onu hayata daha sıkı sarılmaya yönlendiren bir güç mü olduğu,şahsın odaklanmış olduğu,peşinden süreklendiği nesneye ya da tutkunu olduğu amaca bağlıdır...Arkadaşların vermiş olduğu örnekler tek tip olduğu için tutkunun anlamını daraltığını düşünüyorum,bir de şu açıdan değerlendirmeye çalışalım...Tutkulu bir 70lik,tutkusuz bir 18likten daha kıymetli,dinamik ve gençtir...Ve ben de diyorum ki,Tutkusuz insan zayıf insandır...Bir amacı olmayan,bir amaca tutulmayan,amacının tutkunu olmayan, müdacele etme gereği duymayan insan, zayıf insandır... Amaç önemlidir...Bireyin amaçlamış olduğu nesne veya bitiş çizgisi zayıflık veya güçlülük ölçütüdür...Amaç doğru ise tutku güçlülüktür,fakat yanlış ise zayıflıktır...

Va sn. Mrs Brown,piniltinin bakış açısına göre,Nesne hiç bir zaman kaybolmaz,yok olmaz her daim vardır,şahsın bu noktadaki korkaklığı tutku hissini kaybetmek olacaktır...

MrsBrown 05.06.2008 17:59:46
Tutkunun bir amacı olmalıymış gibi gelmiyor bana. Amacı olan o hisse, hırs diyebiliriz mesela. Bu da genelde, başkalarıyla karşılaştırma yapmayı gerektirir.
Tutku çok daha kişisel gibi.

Nesne konusunda size katılıyorum. Aynı sonuca muhtemelen farklı yollardan ulaştık P_İn_İlti. Smiley
Tutku devam ettikçe, kendisine bir nesne yaratmaya da devam edecektir. Gücü yetecektir buna.

05.06.2008 18:03:51
tutku erosun amcaoğluymuş öyle diyorlar.

deliçocuk 05.06.2008 20:58:24
hoşgelmiisin en tutkulu baklagil... sen fasulyenin oğluydun sanırım... babana selamlarımı sole...


tutku zayıflığı deildirbence... belkide sadece tutku duyduğu sesyaya yada kişiye kaşı oyledir... ama kanımca tutku direngenliyi we mücadeleyide beraberinde getiriyordur...


Sayfa: [ 1 ]