|
||
| Ölünce organların canlılığını kaybetme-ölüm katılığına ulaşma süresi nasıl değişiyor? Neye göre değişiyor ve de organların kasılma süresine göre sıralaması nedir? Bir de Adli Tıp'ta yapılan yöntem de bunun gibi mi? Organların canlılığını kaybetme sırasına göre mi ölen kişinin ne zaman öldüğünü belirliyorlar? (Aslı Nazlı Tokmak) Ölüm katılığı (rigor mortis), vücudun her kasının geçirdiği bir aşama. Soluk almanın durmasıyla birlikte, vücut kasları da oksijensiz solunuma geçiyorlar ve laktik asit oluşturuyorlar. Canlılık süresince, zaman zaman hem oksijenli hem de oksijensiz solunum yapabilen kaslarımızda, oluşan laktik asit, daha sonra fazladan oksijen alımı sayesinde yok edilebiliyor. Ancak, solunum durduktan sonra vücudun böyle bir şansı bulunmuyor ve laktik asit birikimi sonucunda gerekleşen bir dizi karmaşık tepkimeyle birlikte kaslarda aktin ve miyozin birleşimiyle ölüm katılığı olarak bilinen sertleşme görülüyor. Dekompozisyona, yani organların bozunmaya başlamasına dek de bu sertlik devam ediyor. Ölüm katılığı kimyasal bir tepkime olduğu için, ortam sıcaklığından, vücudun sıcaklığından ve solunumun durmasından önce vücuttaki laktik asit seviyesinden yüksek ölçüde etkileniyor. Vücudun farklı bölümlerinin sertleşmesinde de yine bu etkenler geçerli sayılıyor. Ölüm zamanına yakın hangi organlar daha çok aktivite gösteriyor idiyse, o bölümler daha önce katılaşma gösteriyor. Genel olarak, ölüm saatinin tahmini için, ılıman bölgelerde aşağıdaki tablo dikkate alınıyor: Ölümle birlikte, sıcaklık kontrol merkezlerinin hakimiyetini yitiren vücut, ortam sıcaklığına denk bir sıcaklığa iniyor. Sıklıkla 8-12 saat içinde vücudun dış yüzeyi soğumuş oluyor ama iç kısımların soğuması 36 saate kadar gecikebiliyor. Bu arada kan dolaşımı da durduğu için, vücut içinde bulunan kan da yerçekimi etkisiyle belirli yerlerde birikerek mavi-mor rengin oluşmasına yol açıyor (livor mortis ya da hipostaz). Ölüm anından 5-6 saat sonra cilt tamamen lekelerle kaplanıyor ve mavimsi bir görünüm alıyor. Vücut bu görünümdeyken deriye hafif basınç uygulandığında bile o noktanın renginin beyazlamaması, ölüm anı üzerinden en az 10-12 saat geçmiş olduğunu gösteriyor. Ölüm anından ortalama 2 gün sonra da çürüme başlıyor. Bakterilerin ve diğer ayrıştırıcı organizmaların etkinlikleri nedeniyle, çürümenin başlamasından itibaren vücut sıcaklığı yeniden bir miktar yükseliyor. Çürüme aşamaları da –yine genel olarak- şu şekilde belirtiliyor: 2-3 gün: karın bölgesinin sağ yanında yeşil renklenme başlıyor. Vücutta hafif bir şişme başlangıcı görülüyor. 3-4 gün: renk değişimi yayılıyor. Damarlar kahverengi-siyah karışımı mermer yüzeyi görünümüne giriyor. 5-6 gün: karın bölgesi gazla dolarak şişiyor, ciltte su toplamış kabarcıklar ortaya çıkıyor. 2 hafta: karın bölgesi çok gergin ve şişkin bir halde kalıyor. 3 hafta: dokular yumuşuyor, organlar ve vücut boşlukları patlıyor. Tırnaklar düşüyor. 4 hafta: yumuşak dokular erimeye başlıyor. Yüz tanınmaz hale geliyor. 4-6 ay: nemli bir alanda (örneğin toprak altında), vücuttaki yağların tümü sert ve mumsu bir hal alıyor (adipozerasyon) Ancak bu süreçlerin hepsi, dış etkenlerden ya da başka koşullardan (hatta ölüm nedeninin kendisinden bile) etkilenebiliyor. Bu nedenle, ölüm zamanı konusunda yalnızca “yaklaşık bir tahmin yapılmasına” yardımcı oluyorlar. Örneğin açık havada çürüme, toprak altında olduğundan 8 kat daha hızlı gerçekleşiyor. Sıcak bir iklim, çürümeyi hızlandırıyor. Kuru bir iklimse mumyalaşmaya neden olabiliyor. Yağ oranı daha fazla olan vücutlar, daha hızlı çürüyorlar. Ve tabii ki bakteriyel bir hastalık nedeniyle ölen birisinin vücudu da, çok daha çabuk çürümeye başlıyor. Bazı zehirler de, vücudun çürümesini engelliyor. Adli tıp uzmanları, ölüm zamanını belirleyebilmek için, tüm bu genel veriler dışında, olaya ait özel verileri de kullanıyorlar. Deniz Candaş ölümden sonra bilimsel olarak bedenimizi bunlar bekliyor sizin bildiğiniz başka şeyler varmı tabi nesnel olarak ben beynimizin bilincini kaybetmiş olmasını diliyorum
|
||
|
||
| Bir yakinim basina geldi oradan biliyorum. Biraz saibeli bir olumdu bu yuzden savciliga ve adli tibba gidildi degerlendirme yapildi. Insanin kendisini asarak gerceklestirdigi intiharlarda, beyin olumu hemen gerceklesmiyor bu degerlendirme sonucuna gore.. Bu tip olumlerde ilk 5-6 dakika icinde eger mudahale edilirse kisi kurtarilabiliyor. Benim sahit oldugum bu olayda yaklasik 6 dakika kadar cirpindigi soylenmisti savcilik tarafindan ve eger bu sure icerisinde ipten kurtulabilseydi olum gerceklesmeyecekti. Olum gerceklestikten sonra da ellerinin kasilip kaldigi ve direk morardigi gozlemlenmisti. Tabii ne derece dogrudur kesin olarak bilemem. |
||