|
||
| tdk: meşruluk geçerli olma durumu. bu ara buna kafam takık ![]() daha çok bir şeyin genelin/toplumun kabulünü sağlaması gibi algılıyorum. mesela para gibi. ya da değer verilen diğer maddeler. paranın mendilden materyalde bir farkı yok. ama birini değerli olarak kabul ettiğimizde ona meşruiyet kazandırmış oluyoruz. bu mudur ? |
||
|
||
| sevgili kardesim eylul Siyasi acidan musruiyet Her iktidar sahibi topluluk, dogal olarak, siddet imkanlarina da sahiptir. Ama mesruiyetin tek, hatta belirleyici ögesi bu siddet imkani ise duzenin dengesi bozulmus demektir. mesela -suclu- damgasini yiyenler bu siddete muhatap olurlar. Kimin -sucu-oldugunu tesbit konusunda ise mesruiyetin diger ögeleri devreye girer.demek ki mevcut duzenin kenarinda kalan-- kucukk gruplar olabilir |
||
|
||
| Meşruiyet: Bir topluluğu oluşturan bireyler arasında olagalen bir olayın, bir durumun sonuçları itibarıyla topluluk tarafından makul karşılanması, tamamıyla destek bulmasa bile ilkesel bir itiraza neden olmaması genel toplumsal etik bakımından kabul edilebilinir bulunması durumudur. Bu bakımdan toplumsal iktidarlar iktidarlarını sürdürmek için kanunun kaba gücünden çok toplumsal meşruiyet denen bu mekanizmaya ihtiyaç duyarlar...ki bunun böyle olduğunu bilen iktidarlar daha uzun ömürlü olmayı becerebilmişlerdir. :maske: |
||
|
||
| meşruluk birşeyin kanunen ya da dinsel açıdan uygunluğu benim için bir anlam ifade etmiyor pek |
||
|
||
| Meşruiyet yasal bir tanım kazandırma demektir. Genelde iktidarlar yaptıkları yanlışları ya da zorbalıkları yasal kılıf olarak bu sözcükle gizlemeyi seçerler. Örnek vermek gerekirse, 12 Eylül yönetimi tarafından yapılan darbe sonrasında 1981 Anayasası ile tüm yasadışı eylemlere bir yasal kılıf hazırlanmış, daha sonra bu anayasa için referandum yapılarak ve % 92 gibi kabul oyuyla yürürlüğe girmiştir. Gerçekte Türkiye'nin gördüğü en baskıcı ve totaliter anayasası olmasına rağmen meşruiyet kazanmış bir belge olarak tarih sayfasında yerini almıştır. |
||
|
||
| Meşruiyet, yasallıkla eş anlamlı olmakla birlikte kapsamı daha geniştir. Yasalarda sözü edilmeyen bazı olaylar, eylemler, toplumlar ya da yetkililerce kabul edilip benimsenmişse de meşruluk kazanır. Meşruluk, toplumlar ya da devletlerarası ilişkilerde antlaşmalarla sağlanır. Belirli bir konuda herhangi bir antlaşma yoksa yaşanmış bir olay bir ülke tarafından meşru olarak tanınırken, başka bir ülke bunu gayrımeşru ilan edebilir. Örneğin birtakım terörist eylemleri bazı ülkeler halkın kurtuluş savaşı olarak niteleyebilir. |
||
|
||
| Meşruiyet kazandırmakla, meşru olmak arasında hukuksal anlamda bir değişiklik var mı tam olarak bilmiyorum. Meşruiyet kazandırmak olmuş bir eyleme kılıf uydurmak gibi geliyor bana. Meşruluk ise yasalardan bağımsız olarak toplum nazarında haklılığı kabul görmüş olaylarla ilgili. Yani bir olay yasal olmayabilir, ama toplum tarafından sempatiyle karşılanıyorsa, muşrudur diye düşünüyorum. Bu nedenle bazı olayları sorgularken yasal mı değil miden çok, meşru mu gayri meşru mu diye değerlendirmek daha sağlıklı olabiliyor. Meşru ama yasal olmayan bir olaya, daha sonra meşruiyet kazandırmak ise bazen çok kolay bazen ise çok zor oluyor. |
||