|
||
Alıntı benim tacımı ben takarım. senin tacını da sen takarsın. tacımı kimse benden alamaz. Alman usulü takılmayı severim . seninkini de alamaz. sen götürüp veriyosun. ben napıyım?
|
||
|
||
| savaş da gereklidir kimi zaman | ||
|
||
Alıntı egerki mucadele edemessen tacini orla alirlar..sen salya sumuk aglarsin sadece,. Hayır, bu beden bana ait, onu ben yönetirim, kimse benden alamaz. Kelebek filmini izledin mi? Alıntı taşıma suyla değirmen dönmez. istersen geberinceye kadar su taşı ama yine dönmez. ne güzel atasözü yaw... Alıntı yine aynı yollarla duvarlara kafa atarak kafayı parçalamanın bir anlamı yok. çünkü herşeyden önce kendin için varsın. bu anlamda "bana dokunmayıncılar" bir anlamda haklılar. bana dokunmacı değilim. dokunacağın varsa dokun. da beraber çalışacaksak amaç çok önemli. senin amacın ne? o konuda anlaşabilirsek bişeyler yapabiliriz. açları doyurmak, işsizze iş bulmak, okuma yazma bilmeyene okuma yazma öğretmek, ağaç dikmek, okul yapmak, bu tür bişey mi? yani yıkmak kolay. yık hepsini, 2 günlük iş. yapmak önemli. solcular ne yaptı? |
||
|
||
| ben meyve sevmem, boşluk düşünmek teyim boşlukta düşmekteyim.. |
||
|
||
| ben sarabin kirmizisini kanimla birlestirdim baska bir hayat buldum..bosluktan kurtulup bosluk oldum | ||
|
||
| ne güzel bi cümle olmuş kardeş yaa şarabın kırmızısını kanımla birleştirdim.. boşluk gözlerimin içindeki karanlıksa kaybolmak çok kolay onda sadece bak aynaya.. |
||
|
||
| aynada gördüğüm kişiyi seviyorum. narsist değilim seviyorum işte. o beni terk etmez, yarı yolda bırakmaz, çekip gitmez, bana yalan söylemez, beni oyalamaz, beni her zaman koşulsuz olarak sever, kötü hisetiğimde bana güzel sözler söyler, beni her şekilde destekler... ondan daha sadık kim var? seviyorum işte. |
||
|
||
| kendimize baskalarina söyledigimizden cok yalan söyluyoruz. | ||
|
||
| benden dolu bir küp olmamı istediler ama boş bir yuvarlak olabildim anca ibne olmadığımı farkedince 2 boyutlu halimdeki boşluğu gördüm anladım ki küçülmeliyim daha da yerin beni,küçültün,azıma sıçın boyutsuz bir nokta olmalıyım benden gayrı heryer boşluk olsun |
||
|
||
| ben kendime karşı dürüstüm. | ||
|
||
| Karranlık bir duvar çöktü daha, ben onun yanıbaşmda , hatta altındaydım |
||
|
||
| Birinin argo sözlerine hala alışamadım, duvarın kesif tozu boğazında soluklanırken alışamayacağım da. Bu bir takıntı blöf! Alışamıyorum, iğrenç argolara! Yani belden taklalara! | ||
|
||
| Bilemiyorum, tozlanmış hepsi, açık seçik göremiyorum. Herşeyin nasılına dağılacak soluğum yok. Ama evet,belkide argo anlamından sıyrılmak... Bu bir takıntı işte! | ||
|
||
| boşluğa düşmüş düşünce varmı ki... ya boşluk.. ![]() boşluk bizde ne zaman 'boş' olarak algılanır.. algılama çeşitliliği, konu üzerine binlerce_milyonlarca-sayısız dersek daha iyi olur- gölgeleme veya güneşlenme getirir.. şunu mu diyelim o zaman: boşluk yoktur;ama boşluğun öznel yorumu vardır.. yada boşluğun öznel-ruhsal hali.... |
||
|
||
| öznel olan boşluğun tarifi midir yoksa boşluk mu... yani boşluk insanın ilerleyemediği yer dersek ve bunda anlaşabilirsek -boşuğun herkes için geçerli özelliğini bulursak bu özelliğin kişilere yansıyışı gene mi sorun çıkartacak... şiirin -sanatın tarifsizliği gibi. her şey tarif edilebilir-tanımlanır. tanımlanan herşey hayatla işini bitirir. bu yüzden çok şey belirsiz -kişiye özel kalır. ![]() |
||