|
||
| Russell yapmış olduğu bu mukayesede hiç de haksız değil; Marksizm hiç şüphesiz kesinlikle din düşmanıdır; Lenin'in dediği gibi, "Marksizmin felsefî temeli... tamamen ateist ve dine karşı tavırdaki diyalektik maddeciliktir./..../ Din halkı uyutmak için kullanılan afyondur. Marx'ın bu sözü din konusundaki Marksist görüşün temel taşıdır."[1]. Kuusinen bunu şu şekilde açıklar[2]: "Marksist felsefî materyalizm, tabiatın yaratılmamış, ezelî ve ebedî sonsuz (zaman ve mekân olarak sonsuz - D.H.) olduğunu isbat etmek sûretiyle ateizm'e sağlam bir temel sağlar." Ancak, bu, O'nun "bir tür" din hâlini almasına mâni' olmamıştır. Din'in her türlüsünü düşman îlân eden Marx, R. B. Downs'ın tâbiriyle, "Peygamber" olup çıkıvermiştir nitekim – "Proleterya'nın Peygamberi" - ve baş-eseri Kapital ise "Kitâb-ı Mukaddes[3]. Ve yine Marksizm de düşmanı olduğu Din'den ve tabiatiyle de Hristiyanlık ve Yahûdilik'ten çok unsuru alarak felsefesine katmıştır. Filhakîka Marksizm'in tarih şemâsı, Hristiyanlığın derin izlerini taşır. Nitekim, O'nun da, Âdem ile Havvâ'nın cenneti gibi bir cenneti vardır: "İlkel Komünal Toplum". Sonra bu cennet hayâtı bozulur: "İlk Günah" (Kadîm Günah, Original Sin) gibi bir günah ile. Âdem ile Havvâ'yı Cennet'ten kovduran yasak ağacın meyvesine karşı duydukları hırstır; Marks'ın cennetini bozduran da insanlığın içinde tomurcuklanan hırstır: Mülkiyet Hırsı! Ve pek az kişi bilir, nasıl ki Hristiyanlığın cennetinde Âdem, Havvâ'nın – yâni "Kadın"ın - iğvâsıyla yoldan çıkarsa, Marks'ın cenneti de yine "Kadın" yüzünden bozulur. Çünkü, mülkiyet âile ile başlar ve âile ise "kadın"ın ortak mülk olmaktan çıkıp bir erkeğe âit olmasının eseridir. Yâni Marks'ın dininde de Kadın, İlk Günah'ın ve dolayısıyla da – aynen Hristiyânî Teoloji'deki gibi – "İnsanın Düşüşü"nün ve "Tarihin Başlangıcı"nın da müsebbibidir. Marksist felsefedeki Hristiyânî formlar sâdece bu kadar değil elbette: Nasıl ki Tarih, Cennet'ten tard ve "İnsanın Düşüşü" ile başlamışsa, bir çile süreci ile devam eder ve hep, o, ilk hâle, Cennet'e geri dönmeye çalışarak ilerler: "İlkel Komünal Toplum"dan sonra gelen "Köleci Toplum", "Feodal Toplum", "Kapitalist Toplum", "Sosyalist Toplum" v.s. şeklindeki tarihî safâhat, aslında bir keffâret, bir arınma, Tanrı'nın, Arz'daki "Şeytan Devleti"ne (Civitate Diabolis) karşı açtığı savaştaki kademelerdir ve hedef de yine Augustin'n kodifiye ettiği gibi, bir "Tarihî Kader" (Fatum Historicum) şeklinde ilerler ve en nihâyetinde Arz'da tekrar cennetin te'sisi ile noktalanır. Burası "Tarihin Sonu" olup, varılan ise, Hristiyanlık'ta "Tanrı Devleti"dir (Civitate Dei), Marks'ta ise devletsiz, sınıfsız, mülkiyetsiz "Dünya Toplumu". Bu kadar da değil: Marks kendi dünyasında bir peygamberdir ve peygamberler de mâsumdur; hatâdan münezzeh yâni; tabiatiyle Marks dahi öyle olmalı. Öyle de nitekim: Peygamberânî (profetik) bir duruşu vardır, vahy almış bir peygamber – hattâ "Tanrı Oğlu" - gibi konuşur; çünkü Kâinat'ın temel kanunu, uçan-kaçan herşeyin tâbi' olduğu, kanunların kanunu olan "Diyalektik Materyalizm"in kâşifi O olduğu gibi, insanlığın bütün mâcerâsını, geçmişini ve geleceğini dahi hiç şaşmadan bilen de O'dur. Dahası da var: Marks'ın 'irtihâlinden' sonra O'nun fikirlerini tatbîkata koymak üzere harekete geçen şâkirdlerinin kurmuş olduğu teşkîlatlar da bir tür "kilise"dir; hele O'nun en büyük şövalyesi olan, "sâhibü's-seyf we'l-kalem" Viladimir İlyiç Lenin'in bânii olduğu Komünist Partisi!. Nasıl ki Kilise ve Papa – "Ultramontanizm" prensibi mûcibince - yanılmaz ise, "Parti" ve "Reis" dahi öyledir; Parti herşeyi bilir ve en iyisini bilir ve dahi Parti'nin başındaki kişi de, tek başına Parti demektir. ... hârika bir din. |
||
|
||
budha mı gelecekti başımıza
|
||
|
||
|
||
|
||
| GÜLME ÇEŞİTLERİ: hah hah ha:Densizlere mahsus bir gülücük şeklidir.örnekler vermeme gerek yok.herşey ayan beyan ortadadırr. Zaten onlar kendilerini belli ederler.,Bu tip gülmeler Tıpkı fare görmüşüz gibi bizde tiksinti uyandırır. Hahahahaha: En ilkel gülüş şeklidir … Her durum karşısında yapılabilir... Ehüehüehü: Espiri yaptı bal kabağı gülüşüdür , herkesler yapamıca için yapımı zordur... innnıhohhaha: Sinsi olan bu gülüş, literatüre bizans kahkası diye geçmiştir, hohohoho: Gülen kişinin şişman olduğunu belirtir,samimidir... HoBarey: Gülüşten öte bir sevinç gösterisidir, en kötü yanı sizide ortak etmek isteyecekir... kikikikikikikiki: Genelde başın yukarı aşağı sallanmasıyla desteklenen bu gülüşten, zarar gelmezz.. haaah-hah-hah-hah:kendini yineleyen bu gülüş tarzı daha çok yan masaların duyması için yapılır... hhıh: Ağız kapalıyken burundan , tek nefes verilerek yapılır,kasan tiplere hastır.nette yazı okurken en çok tercih edilen türdür... |
||
|
||
| Budha, kendi açmış olduğun başlık konusunu provake etmişsin. "Gülme çeşitleri"ni ayrı bir başlık olarak "ve saire" de ya da "laga luga"da açmalısın bence. |
||