|
||
| yani,fatih akın a türkler mi ilginç geliyor? türklerin içinde olmadığı,türkleri anlatmadığı bi filmi var mı? bunun sebebi ne olabilir eğer bir yabancı ise?her filminde türkleri anlatan yabancı..ilginç bari,sen yapmasaydın akira..adam,devamlı buraya ist.a geliyor,türk filmlerinde gerekirse oynuyor bile..hatta bilirsin,sezen in klibini bile yine londra otelinde çekti..bırakın bu türk değil saçmalıklarını..adamın dışarıya ait ne görüşünü biliyorsunuz,neresi türk gibi değil allahaşkına? |
||
|
||
| tango bir yönetmen filminde kendini anlatmaz. bu işi yapan biri olarak değerlendirmelerin çok yanlış bence. fransada geçen bir film çekersin, bütün karakterler fransızdır. bu filmi iyi çekiyorsan fransız kültürüne hakim olabilmişsin demektir. fatih akın almancılar arasında büyüdüğü için türk kültürüne kolaylıkla hakim olabilmiş biri. yinede bu onu yerli yönetmen yapmaz. kusturica amerikadan dönmeyip bütün filmlerini arizona dream kıvamında çekseydi amerikan bir yönetmen mi olucaktı? türkiyede jazz yapan adam amerikalı için yerli müzisyenmidir? | ||
|
||
| çok yanlış örnek vermişsin akira..jazz,müziğin bir alt kümesidir,rock,hip hop vs gibi..bunun sinemadaki karşılığı komedi,dram,bilim_kurgu vs. dir.lütfen elma ile armutları toplayıp kafa karıştırmayalım kustarika,eğer bütün filmleri arizona dream kıvamında çekseydi tabii amerikalı olacaktı,nasıl ki balkanlara ait yaşamları çekmişse o durumda da onu çekecekti,çünkü o amerikalı olmuş olacaktı,en iyi anlatacağı şeyde amerikaya ait olanlar olmuş olacaktı..haa,kustarica gibi,tek bi film çekersin onu anlarım,ama bütün filmlerin türklere ait ise o zaman ''dur bakalım kardeş'' demek zorundayız..neden? çünkü fatih akın ın en iyi bildiği almanya da yaşayan türklerdir,çünkü almancı kültürü ile yetişmiş,onların dünyalarını en iyi biliyordur.. bu durumda,yeni bir soru daha gerekiyor. almanya da yaşayanlar türkler türk müdür? bence,sonuna kadar türklerdir_nir kısmı değil tabii,almanlaşmış,türklerden uzaklaşmış,doğal olarak türk kültüründende uzaklaşmış olanlar vardır_ ama büyük çoğunluğu türk gibi yaşıyorlardır,kendi dükkanları,kendi restaurant,meyhanelerine giderler,akşamları türk kanallarını izlerler,düğünlerini türk adetlerine göre yaparlar vs. fatih akın ın da bunlardan fazla farkı yoktur.. haa,son bişi,tabii yönetmenler kendilerini anlatmak zorunda değillerdir,ama bildiklerini anlatırlar,bilmediğin şeyi seninde tahmin edeceğin gibi anlatamazsın ki zaten bende bundan yola çıkarak fatih akın ın türk olduğunu söylüyorum.. |
||
|
||
| türkülerimiz nası türk kültürüne aitse jazz da amerikan kültürüne aittir. komedi, dram vs. bunlarla bağdaştırman senin yalnışın. aynı örnekten yola çıkarsak, ben türkü üretmeye çalışsam, türkünün yeşerdiği bölgedeki adam gibi yapamam. neden? çünkü bi sosyokültürel dışavurumdur. diyelimki bir adam kızılderililer ile ilgili muhteşem belgeseller çekiyor. bu adam kızılderili mi olmuştur? hayır sadece o kültürü güzel irdelemiştir. fatih akın'a gelince bütün almancılar gibi kendini bulma, kendini bir yere ait hissetme içgüdüsüyle yola çıkmıştır ve bu uğurda türk kültürünü güzel irdelemiştir. fatih akın öss sınavının stresini bilemez. fatih akın askerliğini alafranga tuvalet kullanmasını bilmeyen adamla yapmadı. istersen uzatmayım. fatih akın bütün bunları "gözlemlemiştir". duvara karşıda türk kızın yaptığı muhabbetleri türkiyede kaç kız yapar? istanbul hatırasındaki gibi bir müzik mozaiği mi var türkiyede? ben sana söyleyim bizde öyle çingene müzikleri anca istanbulda bikaç entellektüelin hobisi olabilir birde dansözlerin kıvırtması için arka fon müziği. nüfusun %80-90ının arabesk ve pop dinlediği bir ülkede ancak dışardan gözlemleyen "iyi niyetli" ve entellektüel biri öyle bir belgesel çeker. bu saydıklarım fatih akın'ı yermek için değil tabiki. yerli yönetmen olmadığını vurgulamak için. bu arada almanyadaki türkler tabiki türk değil. bunu da gtümden sallamıyorum, amcam almancı, yengem alman, ben de 2 ayrı yaz 1er ay almanyada geçirdim. türklük dediğin genlerden aktarılan birşey değilki, bir toplum tavrıdır. küçük bir örnek vereyim türkiyede kaç esnaf sabahın 5inde kepengini açar? amcamın damadı türk, marketini sabahın 5inde açıyordu. neden çünkü düzen böyle, kültürün yansıması böyle. sabah 5.5 da müşteri gelmese bile o adam o dükkanı açmak zorunda hissediyor. genlerden aktarılan birşey değil bu, kültür bir öğretidir, yansımadır |
||
|
||
türkülerimiz nası türk kültürüne aitse jazz da amerikan kültürüne aittir. komedi, dram vs. bunlarla bağdaştırman senin yalnışın. aynı örnekten yola çıkarsak, ben türkü üretmeye çalışsam, türkünün yeşerdiği bölgedeki adam gibi yapamam. neden? çünkü bi sosyokültürel dışavurumdur. bak akiracığım,seninle galiba anlaşamayacağız,ama yine de son kez bi daha deneyeyim.. jazz,müziğin bi türüdür,bu amerikan müziğidir,bunu söylemek başka üretmek başkadır.türkiye de kaç kişi jazz üretiyor? hiç kişi..türkü söylemek veya üretmekte bunun gibi..bu yüzden türküyü sende söylersin,bir amerikalı da.. filmlere gelirsek,bir türk filmi çekmek,bir tür değildir,türler,daha da önce söylediğim gibi dram,komedi,bilim_kurgu vs.dir ki bu evrenseldir,nasıl,rock,jazz söylemekte evrenselse..üretmek başka bişi,türküyü türküyü bilenler üretir,ayni jazz ı bilenlerin üretmesi gibi..ama bunları her ülkeden her vatandaş söyleyebilir..belgeselde bir türdür,orda gerçekleri çeker,montajlar ve yayınlarsın ki doğal olarak hayvan belgeseli çektiğinde de hayvan olamayacağın gibi..filmle belgesel arasındaki farkı az_çok sende biliyorsundur,birisi tamamen gerçek olmak zorundadır,genelde bilimsel,sosyologik çalışmalar yapılır,ama film gerçek olmak zorunda değildir.orada hikayeler anlatılır,bu tamamen gerçeğe dayalı da olabilir,yarı gerçekte,tamamen kurma da..bi hayal dünyasını alır,işler ve seyirciye sunarsın..anlayacağın tamamen farklıdır film çekme işine girince,bi türk olarak bi alman ı da,fransız ı da amerikalı yı da anlatabilirsin,ama bu,bi türk ün gözünden amerikan yada alman hikayesi olur..fatih akın a gelince onun anlattığı almancı hikayeler tam almancı gözüyle olan hikayelerdir,tabii,bi nebze alman kültürü de vardır, ama tamamen almancı bakışıdır_bu arada,biliyorsun turizmcilikde yaptığım için almancıları çok iyi bilirim,hele bi dönem nerdeyse bütün müşterimiz almancıydı_ yukarda da söylediğim gibi konumuz almancıların türk mü alman mı sorusuna uzar ve bu bana tamamen türk oldukları,sadece alman kültürüyle de beslendikleri cevabını verir..haa,sen almancılar türk değildir diyorsan,buna da saygı duymak zorundayım,çünkü bi görüştür.. haaa,tamam,şimdi oldu..sen almancıları türk değil die kabul ediyorsun,ben türk die..bu durumda fatih akın ın durumunu da genelden özele alırsak,senin onu alman kabul etmene de bişi diyemem.. |
||
|
||
| Atıf Yilmaz, Şerif Gören, Zeki Ökten, Tunç Başaran, Yavuz Turgul, Mahinur Ergun, Zeki Demirkubuz, Nuri B. Ceylan en beğendiğim yönetmenler. Bu arada sevgili tango, Yavuz Özkan'ın nerelerde olduğunu, neler yaptığını biliyor musun? Son yıllarda sesi çıkmıyor. |
||
|
||
| benimde haberim yok,ama bu bana eski kuşak tönetmenlerin günümüz sineması karşısında zorlandığını,yeni sinema dilini anlamadıklarını ve yüzden üretimlerinin düştüğü görüşümü hatırlattı..aslında değişen pek fazla bişi yok,sadece teknik olarak değişiklikler var,birazda anlatım dili,ama onların dilininde modası geçmiş sayılmaz,kendi düşüncem,onların yeni kuşak türk yönetmenleri karşısında hüsrana uğramaktan korktukları için biraz geri çekildikleri..hiç gereği yokken.. | ||
|
||
| fatih akın türk'tür. almanya'da yetişen üçüncü (belki de dördüncü) kuşak türk insanlarındandır. almanya'da doğup büyümesi asimile olduğu anlamına gelmiyorsa bile belli oranda yerel türk kültürünün dışında kaldığı söylenebilir. bu da anlaşılmaz bir durum değildir. amerika'da yaşayan ermeniler de hala ermeni müziği yapıyor ki, en önemlilerinden biri de yine türkiye doğumlu arto tunçboyacıyan'dır. onno tunç'un da kardeşidir. hiçbir ermeni de onun ermeni olup olmadığını tartışmaz. elbette yaşadığı coğrafyadan gelen zenginlikleri müziğine ayrıca aktarmaktadır. fatih akın ise, gerek anlatım dili açısından gerekse algılayış açısından türk olduğunu filmleriyle ispatlamaktadır. fakat bu anlayış ve algılayışa "ana coğrafyanın dışında kalmaktan" gelen bir zenginlikte hakimdir ve bu onun için bir avantaj yaratmaktadır. ("duvara karşı" filminde bir türk'ün karısı ile yatan bir yunanlı'yı resmetmesi bile ana coğrafyanın reflekslerinin getirdiği kısırlıktan kendisini kurtardığı anlamına geliyor, bu da eksiklik değil, zenginliktir. bu durumu ironik bir biçimde vurguladığımızda ise sayın bay tango, sanırım durumu yanlış anlamıştır ki bu aralar sıkça yaptığı bir şey )yerli bir yönetmen olup olmaması da ilginç bir tartışma başlığı oluşturuyor bence. sonuçta işçi göçü ile bir çok insanını "nemçe illerine" ırgat veren "büyük türkiye"nin bu insanların bugünkü durumuna ne ad vereceği de ayrıca tartışılmalıdır. yine de bu insanların her türlü vatandaşlık hakkına sahip ve türk yaşayışlı ve kökenli olması bir gerçek iken, onların yerli olmadığını söylemek akıl karı olmaz. ayrıca bu insanların türk kültürüne beklenmedik bir katkı yapmaları da yadırganmamalıdır. |
||
|
||
| evet bende de aynı kanı var, ama Z. Ökten'in Çinlilerle ilgili yeni filmini öğrenince sevindim. Tabii ki doğal bir süreç bu; eskiler yerini yenilere bırakırlar ancak bizimkiler çabuk bırakıyorlar. Rahmetli Atıf Abi sette öleceğini der dururdu ve söylediğini de neredeyse yaptı. Onu örnek alsalar ya. | ||
|
||
| aslında,demin en önemli şeyi yazmayı unutmuşum..hikayeler..malum onlar eski,yeni nesil türkleri pek tanımadıkları,onlardan biraz uzak durdukları da geride beklemelerinin sebeblerinden biri olsa gerek.ayni şey siyasette de görülmedi mi? sayın demirel,bi ara siyasete döndü,ama zeki bi adam olduğu için yeni dünya düzenini kavrayamadığını çabuk farkedip cumhurbaşkanlığına zıplayarak daha sonra da aktif arenadan çekildi.ama,bu eski kuşak yönetmenlerinde çekilmesi anlamına gelmiyor,bilakis kendi dünyalarını anlatan filmleri çekmeye devam etseler,yeni kuşakta eskiler hakkında biraz bilgi sahibi olsun die düşünüyorum..zaman herşeyin ilacı,bence bi müddet sonra,salt sinema aşkından bile olsa,yeniden film çekmeye başlayacaklardır diye düşünüyorum.. sayın kiya,size gelirsek,inşallah sizi yanlış anlşamışımdır,çünkü daha 3_4 gün önce fatih akın ın alman olduğunu yazmanız bile bunun sanki bana salt muhalefet amacıyla gönderilmiş gibi gelmişti..ki bu akşam gerçek düşüncelerinizi yazınca türk olduğunu belirtmişsiniz neyse,aramızdaki tartışmayı uzatmak gibi bi niyetim yok,zaten kendimi oldukça yorgun hissediyorum..
|
||
|
||
| Demirkubuz'un yönetmenliğini beğenirim. Ama kadına bakışı garip gelir bana. Hep aldatan, güvenilmeyen kadınlar...Ama ilginçtir sanırım 3. Sayfa'da karakter hariç hiçbiri erkeğe dayamaz sırtını. | ||
|
||
| pekde haksız sayılmaz bence,konudan sapacağız ama kadınlar pek güvenilir yaratıklar diiller ..ya erkekler deme.. | ||
|
||
| Haklısın konudan sapıyoruz, bu yeni konuya uygun bir topic varsa orda tartışalım:D | ||
|
||
| vardır bi yerlerde,ortalık kadın-erkek konuları dolu..vazgeçilmez olduğundan herhalde.. | ||