|
||
nazar etme prensesim... seninde olur
|
||
|
||
| ınsallah ne dıyeyım bıde masallah tabı gozumuz yok darısı basımıza |
||
|
||
![]() ![]() evet nasıl unuturum ben bana yardım edın
|
||
|
||
maşallah platonik aşıklar çoğalmışda bize biri aşık olmuyor. madamsügünruhum unutursun ya da karşına yeni birsi çıkar unutturur yani her şey yoluna girer sen takma kafana BİR ÇIKMAZ SOKAKTA.. Ne kadar dönüp dolaşsam, yine de Hep o çıkmaz sokaktayım çaresiz Bir umut kırıntısı gözlerimde Yürüyorum durmadan, dalgın, sesiz Sokak o sokak, bense ben değilim Sanki bin yıllar geçmiş aradan Boşlukta bir seyler arıyor elim Belki de mahşere dek bulunmayan Yitirdiğim neydi, aradığım ne Çöken ne yüreğime kurşun gibi Tanrım! ben mi değiştim söylesene Yoksa bende zamanlar mı eskidi Bir yerlere varmadan, nasıl böyle Hiç durmadan akıp gidiyor günler Yaşam diye verdiğin bu mu söyle O mu sırtıma sapladığın hançer Bir çıkmaz sokağın sonunda, işte Suskun ve tek başına seninleyim Fanilikten ölmezliğe geçişte Bilmiyorum, söyle bana, ben neyim Sevdimse; verdiğin yürekle sevdim Sen açtin bu ufku karşımda sonsuz Yürüdüm bir yolun sonuna geldim Yıkık, üzgün ve paramparça onsuz Ölüm buysa, Tanrım buysa yaşamak Sil alnımdan yazdığın bu yazgıyı Ya bir yere çıksın artık bu sokak Ya da öldür içimdeki Tanrıyı!... ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN |
||
|
||
| bir yangının külünü yeniden yakıp geçtin Gönül penceresinden ansızın bakıp geçtin, Bir yangının külünü yeniden yakıp geçtin, Madem ki son şarkının kırık bir güftesiydin, Niçin yarım bıraktın, neden bırakıp gittin, Bir yangının külünü yeniden yakıp geçtin, Bir yangının külünü yeniden yakıp geçtin, Ne çok sevmiştim seni ne çok hatırlar mısın, Aşiyan yollarından ses versem duyar mısın, Hala beni düşünür ve hala ağlar mısın, Bir bahar seli gibi dalımdan akıp gittin Bir yangının külünü yeniden yakıp geçtin, Bir yangının külünü yeniden yakıp geçtin, bunu sana gonderıyorum ... ben seni unutmak için sevmedim gülmen ayrılık demekmiş bilmedim bekledim sabah akşam yollarını ölmek istedim bir türlü ölmedim aşk bu mu sevda bu mu hayat bu mu kalp acı dünya hüzün gözyaşı dolu şimdi sen kimbilir nerelerdesin gelir gecelerden koşarak sesin bana en acı haber kiminlesin adını içimden hala silmedim aşk bu mu sevda bu mu hayat bu mu kalp acı dünya hüzün gözyaşı dolu |
||
|
||
| bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını, kendimi bulduğumda anladım. herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış, kendi yolumu çizdiğimde anladım. bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek değil.. bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım. yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış, aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım. acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden, neden hiç ağlamadığını anladım. ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş, gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım. bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş, çok acıttığında anladım. fakat, hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını, gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım. yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet, yüreğini elime koyduğunda anladım. ''sana ihtiyacım var, gel!'' diyebilmekmiş güçlü olmak, sana ''git'' dediğimde anladım. biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek, git dediklerinde gittiğimde anladım. sana sevgim şımarık bir çocukmuş, her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan, büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım. özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak, gerçekten pişman olduğumda anladım. ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş, sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış, yüreğimde sevgi bulduğumda anladım. ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi, beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım. sevgi emekmiş, emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş... can yücel |
||
|
||
| ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş kor kor alevler yanıyor içimde aşkın beni kül ediyor... kor kor alevler yanıyor içimde aşkın beni kül ediyor sorma ne haldeyım sorma kederdeyım sorma utanırrrrrrrrım sorma soyleyemeeeeeeem sorma nobetlerdeyım basım dumaaaaaaaannnnnnnn | ||
|
||
| I wanted you to know I love the way you laugh I wanna hold you high and steal your pain away I keep your photograph and I know it serves me well I wanna hold you high and steal your pain 'Cause I'm broken when I'm lonesome And I don't feel right when you're gone away You've gone away, you don't feel me, anymore The worst is over now and we can breathe again I wanna hold you high, you steal my pain away There's so much left to learn, and no one left to fight I wanna hold you high and steal your pain 'Cause I'm broken when I'm open And I don't feel like I am strong enough 'Cause I'm broken when I'm lonesome And I don't feel right when you're gone away 'Cause I'm broken when I'm lonesome And I don't feel right when you're gone away You've gone away You don't feel me here anymore |
||
|
||
| forever broken forever amy lee dımı prenseessss | ||
|
||
| aynen oyle eller havaya |
||
|
||
| aşık olmuş bir arkadaş...başından okumadım............ama eger müsadesi warsa o yüreğinden öpeyim onu ve bu şiir ona gelsin.............. Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine II Gelin gülle başlayalım atalara uyarak Baharı koklayarak girelim kelimeler ülkesine Bir anda yükselen bir bülbül sesi -Erken erken karlar ortasında Güneş dönmüş ışık saçan bir yumurta- Bana geri getirir eski günleri ...Paslanmış demir bir kapı açılır Küf tutmuş kilitler gıcırdarken Ta karanlıklar içinde birden Bir türkü gibi yükselirsin sen Fısıldarım sana yıllarca içimde biriken Söyleyemediğim ateşten kelimeleri Şuuraltım patlamış bir bomba gibi Saçar ortalığa zamanın Ağaran saçın toz toprağını Bana ne Paris'ten Newyork'tan Londra'dan Moskova'dan Pekin'den Senin yanında Bütün türedi uygarlıklar umurumda mı Sen bir uygarlık oldun bir ömür boyu Geceme gündüzüme Gözlerin Lale Devrinden bir pencere Ellerin Baki'den Nefi'den Şeyh Galib'den Kucağıma dökülen Altın leylak III Ölüler gelmiş çitlembikler sarmaşıklarla Tırmanmışlar surlarıma burçlarıma Kimi ırmaklardan yansıma Kimi kayalardan kırpılma Kimi öteki dünyadan bir çarpılma İçi ölümle dolu Dönen bir huni Doğarken güneş Kesilmiş ölü yüzlerden Bir mozayik minyatürlerden Dokunur tenimize Soğuk bir azrail ürpertisiyle ay Ve birden senin sesin gelir dört yandan Menekşe kokulu sütunlardan Komşu dağlardaki nergislerden leylaklardan Gözlerine ait belgeler sunulur Ey aşkın kutlu kitabı Uçarı hayallere yataklık eden Peri bacalarının yasağı Gönlümün celladı acı mezmur Bana bıraktığın yazıt bu mudur Ölüm geldi bana düğün armağanın gibi Senden bir gök Senden yıldızlar ördüler Ateş böcekleri O gece dört yanıma Ey bitmeyen kalbimin samanyolu destanı Sen bir anne gibi tuttun ufukları Ve çocuklar gülle anne arasında Seninle güller arasında Tuhaf bir ışık bulup eridiler Çocuklar dağ hücrelerinde erdiler Aramızdaki sırra Bir de ay ışığında büyüyen fısıltılar Gençlik monologları Seni alıp kaybolmuş zamanın çağıltısından Bana getiren Yasamız vardı Öfkeyle yazardın sen bir yüzüne Ölür ölür okurdum öbür yüzünde ben IV Senin kalbinden sürgün oldum ilkin Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği Bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin yortuların dışında Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim Af dilemeye geldim affa layık olmasam da Uzatma dünya sürgünümü benim Güneşi bahardan koparıp Aşkın bu en onulmazından koparıp Bir tuz bulutu gibi Savuran yüreğime Ah uzatma dünya sürgünümü benim Nice yorulduğum ayakkabılarımdan değil Ayaklarımdan belli Lambalar eğri Aynalar akrep meleği Zaman çarpılmış atın son hayali Ev miras değil mirasın hayaleti Ey gönlümün doğurduğu Büyüttüğü emzirdiği Kuş tüyünden Ve kuş sütünden Geceler ve gündüzlerde İnsanlığa anıt gibi yükselttiği Sevgili En sevgili Ey sevgili Uzatma dünya sürgünümü benim Bütün şiirlerde söylediğim sensin Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin Seni saklamak için görüntülerinden faydalandım Salome'nin Belkıs'ın Boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikarsın bellisin Kuşlar uçar senin gönlünü taklit için Ellerinden devşirir bahar çiçeklerini Deniz gözlerinden alır sonsuzluğun haberini Ey gönüllerin en yumuşağı en derini Sevgili En sevgili Ey sevgili Uzatma dünya sürgünümü benim Yıllar geçti saban olumsuz iz bıraktı toprakta Yıldızlara uzanıp hep seni sordum gece yarılarında Çatı katlarında bodrum katlarında Gölgendi gecemi aydınlatan eşsiz lamba Hep Kanlıca'da Emirgan'da Kandilli'nin kurşuni şafaklarında Seninle söyleşip durdum bir ömrün baharında yazında Şimdi onun birdenbire gelen sonbaharında Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim Af dilemeye geldim affa layık olmasam da Ey çağdaş Kudüs (Meryem) Ey sırrını gönlünde taşıyan Mısır (Züleyha) Ey ipeklere yumuşaklık bağışlayan merhametin kalbi Sevgili En sevgili Ey sevgili Uzatma dünya sürgünümü benim Dağların yıkılışını gördüm bir Venüs bardağında Köle gibi satıldım pazarlar pazarında Güneşin sarardığını gördüm Konstantin duvarında Senin hayallerinle yandım düşlerin civarında Gölgendi yansıyıp duran bengisu pınarında Ölüm düşüncesinin beni sardığı şu anda Verilmemiş hesapların korkusuyla Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim Af dilemeye geldim affa layık olmasam da Sevgili En sevgili Ey sevgili Uzatma dünya sürgünümü benim Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır Aşk celladından ne çıkar madem ki yar vardır Yoktan da vardan da ötede bir Var vardır Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır Senden ümit kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır Sevgili En sevgili Ey sevgili Sezai Karakoç |
||
|
||
aşkına karşılık bulan yok mu hiç burda ya bu ne böyle
|
||
|
||
| karsılık arayan bulur heralde ben sahsen kendım aramıyorum karsılık dımı canım | ||
|
||
hm aramıyosan tamam ![]() ben sanki karşılık bulamıyosun da cok umutsuzsun gibi anladım da ondan şey ettim
|
||
|
||
aslında karsılık bulamayacagımı bıldıgım ıcın aramıyorum annnamişko
|
||