|
||
| Mefaret'e oykunmeler... Agir ve agdali bir Beyoglu aksaminin, sabaha karsisi, yani gecenin hastir cekilmis bir saati… Bosver! Sana lazim degil posta adreslerinde Meclis-I Mebusan yokusu diye gecen, nam-I diger Kazanci yokusu.. Agir adimlarla sallana sallana iniyorum.Sana ne! aksama uysun diyedir agir inisim yoksa dortnala da inerim…Sadece asagida deniz kenarindaki parka bakarak veya gordugumu varsayarak inmekteyim. Niyetim sabah kahvaltisini Zeytin’de yapmak..Acilana dek parkta oturup bekleyecegim.Ne olacak, illa ki bank’in birinin altina tunemis bir kedi bulurum.Hatta Mefaret ile karsilasma ihtimalim bile var.Iki lafin belini kirar, benim boyu posu devrilmeyesice sevdamin, simdilerde mutedi kulaclarla aile saadeti nasil yasanabilir?konulu, hayatin bana olan izdusumlerini tartisabilirdik.Ben gene muhalefet tarafinda durmak kosuluyla…Ayrica ben, uzun sure yurtdisi gorgusuzlugu ile Cumhuriyet’te rakiyi fazla kacirdigimdan, aslinda bilmeni isterim ki sIkI bir iciciyimdir ancak gel gor ki yurtdisi gorgusuzlugu ..dedim ya!..Dersaadet o gece veya o saatlerde gozumde kuculdugunden, bogaz koprusunden atlayip intihar etmis olabilirdi.Hatta belki de geceyle baliga cikanlar, Fener civarinda cesedini ariyorlardi karaya vurmus olabilecegini dusunerek.. Aslina bakarsan, su ikiye dort balkonda, insanin bokunu donduracak bir soguk asili..Evin ici ve odalar buz tutmus halde ki bu daha feci bir durum..Lakin ben mazotu hayli aldigimdan olsa gerek,usumuyorum.Agzimdan cikan nefesim mi sigaranin dumani mi net degil… Gidip one dogru bir bank bulup oturuyorum.”Bu sehir birakilir mi be angut!” diye, kendime kendi yolladigim bir sitemle kizarken,park’in kadrolu kedisi geliyor karsidan.. “Naber kiz Mefaret?” diyorum. Once bakiyor iyice suzuyor.Sonra muptezel bir edayla geliyor yanima..Aklima Simone geliyor.Simdi kediye muptezel dedim diye kizar mi acaba? diye kendi kendime guluyorum.Muhtemelen ellibes’inci uykusunun ikinci turunu donuyor Simone, veya yastiginda hafif bir cukurluk olusmus halde saclarinin baskisiyla…Agir sacli kadindir Simone..Agir sacli olmak ise, bir ayricaliktir,herkes sacli olabilir ama agir sacli olamaz ki saci kesikler bilmez bunu… Ayaklarim agrimis nedense…Halbuki tavernaya da gitmedim..Hayirdir insallah…Bir sigara yakiyorum.Koprude, bazi sofralara gelen yanar donerli meyvalara benzettigim,yanar donerli araclar, intihar eden Dersaadet hakkinda genis capli sorusturmaya baslamis olmalilar..Genis oldugunu biliyorum, cunku hic dar capli olmadi, olduysa da onlarda baklava calan cocuklara tekabul etti.Sen baskaca oldugunu gordun mu hic dar capli?Tum genis caplilar, hemen hemen genis adamlardir cunku..Baklava calanlar ise siska ve zayif.. Veya el arabasinda, yaz'in karpuz satan Abidin,kis'in patates sattigi gunlerde Patatesci Abidin olur..Abidin mevsimlik sahsiyetler barindirir icinde…Fakat zabitadan kacarken arabayi devirir Eminonu civarinda,insanlar Nimet Abla gisesinin onunde yilbasi cekilisi icin kuyruk olmus haldeyken..Nimet Abla cok yonlu Fahriye Ablayi bile tek gecer su halde.. Mefaret’i kucagima aliyorum.Bu kiz yine hamile!…”Kiz bebekler mi var yoksa” diye bagiriyorum ona gulec bir sesle..Torkunu tamamlamis motor gibi, miril miril mirildaniyor.Seviyorum biraz, tuyune dokunmak sevmekse eger..Bunu Simone bilir ona danismali..Bir kediyi sevmenin sartlari nelerdir diye…Tuyune dokununca sevmis olur mu insan…? “Otur kiz yanima, bufe acilinca sut alacagim sana”diyorum. Bacaklarima surunuyor.Simdi sen Mefaret’i de bilmezsin.Bu kiz hep insanlarla icice yasadigindan,kendisini sevenlere cok yakin davranir.Bir tek konusamaz.Ama her soyleneni anlar. Bugu var her yerde…Her yil bu aylarda, bu uydurma cicekleri ekerler.Uzerlerinde bu saatlerde katre olur..Bende gorur yazarim.Bugu ve koku var gunun gelisine dair…Saat bes’e yakin buralardan gecersen eger, o oykulerdeki sabah kokusunu hakikaten duyarsin.O saatlerde genelde uyaniksan, agzin aci bir sigara tadini konuk ediyorsa da, bu kokuyu kesinlikle ayrimsarsin.Vallahi ayrimsarsin.Yemegi kasikla burnuna goturdugun oluyor mu?Olmuyorsa sorun yok.. Bugun uzuldum kendime, hatta basimi oksadim kendimin…Boyle bir bugulu sabahi karsilayamadik henuz..Bazen kiziyorum sana yolda yururken…Agzimi, kar girmesin diye,-bilirsin ben hep agzim acik yururum,obur mevzuuda ki agzi acikligimin itirafini da iki kisi bilir,biri Simone ve ben onun suphesiz birseyleri dinlemek icin yollandigina inaniyorum- montun bogazligina sokmus vaziyette yururken icimden sana kufur ediyorum.Aslinda benim buyuk askimsin, sol egilimli..Birak baskalari bunu farkli algilasin.Sen biliyorsun ya yeter…Istanbul uzeri bir sevisme olacakti bizimkisi…Okuyanin siradan sevisme algilayacagi,asli oyle degildi oysa...Biz baska bir sevismenin tellerindeydik cunku...Ama ne yazik ki sabaha karsi intihar etti. -Mefaret mizmizlanma!Birazdan acilacak bufe…. Hatta seni sevdigimi unut!sarkisi esliginde gerceklesecekti o sevisme…Ama uzuldum.Sezen icinde ses’i bitti diye yazmisti bir aklievvel gazeteci…Bir insanin sesinin bitmesinden dogal ne olabilir ki?Ask gibi…Sesi hala yerli yerinde oysa o kizi buyuturken,kor ateslerde yuruturken,degirmenlerde oguturken,tum farkindaligi ile… -Surunme Mefaret!Sinirlendim.Niye mi? Yillar once su tarihte kasedi tum kasetcilerde dendi mi, o tarihte sabahtan kasetcinin onunu mesken tutardim.Annem hep; -Yahu deli misin sen ?Kasetci dort apartman ileride..Dagitim arabasini gorunce gidersin..Erkenden gitmenin alemi ne..? derdi. Halbuki ben, erkenden gidip soz alirdim dukkan sahibinden, haftalik harcligimin hatiri sayilir bir kismini odeyerek, soz konusu albumun tanitim afisini alabilmek icin..Annem bunu hic bilmedi ama…Bircok seyi bilmedigi gibi... Simone herseyi bilir, o ayri..Ben beton ustasi degilim ama, yazdiklarimla dikecegim onun heykelini...Bir dost daha fazla ne yapabilir ki? -Bak Mefaret neler geldi aklima.. Ne diyordum, nereye geldim.Yani demem o ki, gelin Mefaret’i haber yapin desek, bakin bu kiz yillardir tas gibi burada, Cihangir ve cevresine esraf doguruyor filan gelmezler."Iiihh" derler.Halbuki magazin camiasinin bircogu bu semtte oturur.Ama Mefaret’i bilmezler. Oysa ben seni bilirim.Ustelik bir ordunun icinde gene bilirim, hemde hic dokunmadan…Yuruyusun agirdir cunku…Hayata durusun gibi…Muptezel bir agirlik bu, seni tanidigini zannedenlerin ayirt edemeyecegi turden…Hafif bir agirlik…Tasinmasi* G.O.T(guven,ozveri,tecrube) isteyen…Kapat agzini!Sari gul yapraklarina yazilmasi gereken bir vasiyet’i cagristiriyorsun bana… -Mefaret kalk gidelim, bufe aciliyor. Ya da bekle burada hava soguk, cocuklarla beraber yorulma..Ben alip geleyim. -Gunaydin!Bir Mis sut lutfen, yarim kiloluk… -Gunaydin!Cok erken bir saat….(Biyikalti bir vurgu hissediyorum, yuzundeki ifadede ,biyigi yamuk duruyor cunku..) -Evet erken bir saat, cunku kanserim.Yardim edebilir misiniz?(Yuz ifadesi bozulunca biyigi duzeldi gayet simetrik duruyor simdi) Donup bank’a yoneliyorum elimde sut kutusu ile..Mefaret lok lok iciyor.O icedururken, gidip birde pogaca almayi planlamaktayim.Bebekler acikmis anlasilan. Mustafa abinin dukkanina dogru ilerliyorum.Mustafa abi Kastamonu’daki evi bitirebilmek icin, bu dukkani isletiyor.Sever beni..Insan’dir.Guzel de baklava yapar nesesi yerinde oldu mu.. -Usta gunaydin!Gunun aydin olsun.Iki veya uc pogaca verirmisin? -Gunaydin!Gorunmuyorsun…?Cay taze,koyam mi bir bardak icin isinir, hava soguk.. -Yok usta sagol..Alacagim olsun.Mefaret’e goturecegim bunlari..Al su parayi sen..Hayirli isler sana.. -Gule gule deli kiz… Park'a donuyorum tekrardan..Mefaret obur kizlara dondu.Yedi icti.Tesekkur babindan bank’a cikacak,hali kalmadi cikamiyor zilli..Alip bank’a koyuyorum.Surunuyor.Gozume bakip..Uyukladi uyuklayacak nerdeyse.. Sirket-I Hayriyye birazdan sefere baslar.Su deniz ne bulanik bu sabah, carsaf gibi ama bulanik…Mefaret’in karni doydu.Sen hala yerindesin buyuk askim olarak… Simdi tasi taragi toplayip gitmeli…Siradan bir gidis, uzulmemeli…Nasil “honk” diye girdiysem bir yerlere,ayni sekilde”Honk” diye bir cikis…Bu parka geceden girdigim gibi, Mustafa abinin dukkanina, kapiyi kirarcasina acarak girdigim gibi..Evin duvarlari buz gibi..Tavandan sarkitlar iniyor.Oysa ne sicakti…Oyle ki sana usuyordum, titreyerek… -Simdilik hoscakal Mefaret...Kiz cok gezme, cocuklara dikkat et.. Sen de hoskal simdilik.. Sari gul yapraklarina yazilacak bir vasiyet gibi duracaksin, omrumun kok saldigi saksida..Yanginda ilk kurtarilacak, resimsin omur koridorundaki duvarda... D.G |
||
|
||
| senin mi bu nisan? | ||
|
||
| Evet. | ||
|
||
| zaten senin onayın alınabilir mi die buraya konulmuştu..ne kadar terbiyesiz birisin sen ya..midemi bulandırıyorsun.. | ||
|
||
| SİTEM Yoktur şimdi Tuzlanmış sabahla Tülleri gererken Ada meltemini Uyuyan koynuma estiriveren... Gözlerim erken kapattı perdelerini Bu sezon da gelmedi Yakamoz artığı elleriyle Dokunduğu gibi açıveren Nasıl hüzünlenmem? Oturmaya uğramıyor artık Çıpa desenli koltuğa İki seksen uzanmış gibi yayılan Sevinçgiller... Koridor kuşluklarında Denizyıldızlı umut Topuzuma tutturduğum Ellerimde büyüyüp giden Taşralı bir korsan ayrılık Nasıl hüzünlenmem? Sözün tam sırasıdır şimdi Hazır yeri gelmişken, özlem Bir müddet önce Zembereğinden boşanmış lodosla Durulmamış odalarda sevişirken Suçüstü zinadan gitti... Cebimde bir kartvizit; Hamili midyeler yakinimdir. Yerler hala bulanık Ayaklarım acıyor Nasıl hüzünlenmem? D.G |
||
|
||
| şiirini beğendim güzel olmuş. tebrik ederim | ||
|
||
elini yönlendirenlerine sağlık demet..yoksa dilek mi?.. yoksa yoksa derya mı?
|
||
|
||
elini yönlendirenlerine sağlık demet..yoksa dilek mi?.. yoksa yoksa derya mı? ![]() Duriye de gec
|
||
|
||
| SANMA Kİ Sanma ki Yalnız sensin Sokağın orta yerinde Ayrılık yükünden Ayakları birbirine dolaşan... Güneşe ısınan Kaldırımlarda büyür gece Ve hangi eve bakarsan Kimi solgun kimi canlı Bir ışık göreceksin Umutla yarış eder gibi Hayata karışan... Sanma ki Yalnız sensin İdam edilmiş bir aşkı Terli elleriyle Tek başına savunan... Yağmuru saklar bu sokak Her damlasında taşlara gizlenmiş Sevda kirini kabartan Hani gün doğdu mu Tanımaz gibi davranıp Şehrin üstüne bulaşan... D.G |
||
|
||
sanma ki, suç sende...
|
||
|
||
suç seni sevende.. ![]() sanma ki, vakitlerden bir nisan akşamıdır. ![]() iki iğrençlik yapayım dedim.. severek takip ediyorum nisan..
|
||
|
||
Tesekkurler
|
||
|
||
Nisan uzun zamandır bu kadar iyi bi yazı/şiir okumamıştım. Teşekkürler bizimle paylaştığın için
|
||
|
||
Rica ederim henuz o kadar iyi oldugumu dusunmemekle beraber kendimce ciziktirmeler iste private Begendiyseniz ne mutlu bana...
|
||
|
||
| Genelde basit ifadeler görmeye alışkın olduğum için dikkatimi çekti senin ki.. Ben kolay kolay pek yazı/şiir beğenmem. Hepsi birbirine benzer gelir. Hep klişeleşmiş basit ifadeler kullanılır. Senin ki fark atmıs biraz onlara.. Umut vaadedenlerdensin
|
||