Kesinti, kesinti ve daha fazla kesinti karşılığında, seçimlerde güneşin, ayın ve yıldızların söz verilmesine alıştık artık. Bunun sebebi bütün siyasetçilerin yalancı olması mı sadece, yoksa bunun daha derinlerde yatan nedenleri mi var? Seçimlere katılmamak, Bakunin'in döneminden beri anarşist bir taktik olarak süregelmiştir. Bu makalede anarşistlerin seçimlere katılmamayı veya geçersiz oy kullanmayı savunmasının nedenlerinden bazıları;
Oy kullanma hakkı, işçilerin (ve kadınların oy kullanma hakkını savunan kadınların!), son birkaç yüzyıldaki zorlu mücadeleriyle kazandıkları [haklardan] birisidir. Bir diktatörlükte yaşamaktansa, parlamenter bir demokraside yaşamanın tercih edilir olduğu gayet açık. En kusurlu demokrasiler bile, diktatörlüklerin asla kabul etmeyeceği bazı haklardan --sendikaların görece bağımsızlığı, kısıtlı gösteri hakkı, belli bir miktar ifade özgürlüğü gibi-- vazgeçmek zorunda kalmışlardır.
Ancak, sendika karşıtı yasanın 31inci maddesinden ve milliyetçilerin Belfast şehir merkezinde yürüyüş yapmalarının engellenmesinden anlaşıldığı üzere, bunların hiçbirisi mutlak [olan haklar] değildir. Özgürlüğün miktarı, patronların sistemin akışını devam ettirmek üzere vermeleri gereken [özgürlük miktarı] tarafından, artı işçilerin mücadelesi sonucunda vermek zorunda kaldıkları [özgürlük miktarı] tarafından belirlenir.
Parlamentonun gerçek amacı, tüm halkın arzularına göre ülkenin yönetilmesini sağlamak, tüm görüşleri eşit olarak değerlendirmek değildir. Parlamento, bunun yerine, ardında kapitalizmin gerçekte idare edilmesi faaliyetinin devam ettirildiği demokratik bir maske sağlar.
Goodman meselesi ve birkaç yıl önce İrlanda Sigorta Şirketi'nin kurtarılması, gerçek kararların büyük endüstri şirketlerinin yönetim ofislerinde nasıl alındığını gözler önüne serdi. Pek ihtimal dahilinde olmasa da, seçilen hükümetin patronların gözünde çok ileri gitmesi halinde, [patronlar hükümeti görevden] uzaklaştırmak için gerekli araçları kullanmakta oldukça çabuklardır.
Anarşist Bakış
|