SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Bilim

Konu: Wilhelm Reich ve Orgonomi nin doğuşu

Sayfa: [ 1 ]

23.06.2007 06:06:49


20. yüzyılın ilk çeyreğinde psikoloji bilimi Freud un önderliğinde büyük bir atılımda bulunmuştu. Freud Psikolojiyi yeniden canlandırırken en önemli bulgusu Libido(cinsel enerji,yaşam enerjisi) kavramı olmuştur. Sigmund Freud bugün yanlış bir şekilde bulguları kabul görmemiş denilerek hasıraltı edilmeye çalışılan bir dahidir. Ancak Freud ile aynı dönemlerde genç bir Psikolog olan Wilhelm Reich de dikkati üzerine çekmeyi başarmıştı. Reich in farkı Her ne sebeble olursa olsun deneylere dayanmayan bilimsel yorum ve düşünceleri reddetmesi ve sözkonusu olan bir olgu deney ile ispatlanmış ise şiddetle üzerinde durulmasının gerektiğini düşünmesiydi. Reich Kısa sürede bakım evi deneyleri toplu çalışmalarında parlayarak Freud un baş asistanı olmuştu. Ancak bu onun için zor bir dönemi de başlatmıştı.

Freud uygarlığın cinsel ihtiyaçlarını bastırarak yüceltmesiyle kurulduğunu bulgulamış ve tüm insanlığın ruhsal hastalıklarla karşı karşıya olduğunu bildirmişti. Reich işte tam da bu noktada sorunun çözümünün mümkün olduğunu söylemiş ve uluslarası ruhçözümleme derneğinden atılmasına neden olacak olayların başlamasına neden olmuştu. Reich eğer ruh hastalıklarının kökeninde toplumsal sorunlar yer alıyorsa bunun duyurulmasının ve mücadele edilmesinin gerekli olduğunu söylüyor aksi takdirde bilimsel sorumluluğun bir tarafa bırakılmış olacağını söylüyordu. Bunun ardından Freud ve dalkavuklarıyla anlaşamayarak, Almanya da Sexpol(cinsel siyaset) derneğini kurdu. Kısa sürede onbinlerce işçi derneğe başvurmuş birçok sorunun üzerinde hiç durulmadığı anlaşılmıştı.

Ancak kısa sürede yayılan bu düşünce tehlikeli bulunmuş ve Reich Faşizmin ilk kıvılcımlarının görünmeye başladığı ülkesini terketme zamanının geldiğini anlamak zorunda kalmıştı. Daha sonra araştırmalarını geliştirmiş,Freud un bilinçaltı dediği şeyin kronik kas kasılmalarıyla aynı şey olduğunu bulgulamıştı. Reich yıllar süren serbest çağrışım yöntemini reddetmiş asıl çözümün direnmelerin ve vücut duruşunda kendini belli eden kişilik yapısıyla(Kronik kas kasılmalarının yarattığı biyo-psikolojik durum) mücadele ederek sağlanabileceğini öne sürmüştü. Vegetherapy adını verdiği bitkisel sağaltım yöntemini kullanarak tüm ruhsal sorunların orgazm(bedensel boşalma) güçsüzlüğü ya da korkusu denilen olgudan kaynaklandığını bulguladı. Ancak işte tam da bu noktada kendisine bu noktada kerşı çıkan ve karalamada bulunan popülist ruhçözümcülerin,orgazmın ne olduğundan habersiz olduğunu da keşfetti.

Geleneksel görüş,orgazmı sadece erkeğin fışkırma gücüne indirgemiş,ataerkil bir bakış açısıyla ereksiyon olamama sorunundan ibaret sayıyordu. Bununla birlikte de kadınlar genellikle ruh hastası sayılıyor boşalma yeteneği olan her erkek sağlıklı sayılıyordu. Gerilim-yüklenme-boşalma-gevşeme döngüsü ve cinsel ilşkinin bilinçsiz aşamasından kimsenin haberi yoktu ya da bu görmezden geliniyordu. Daha sonra birtakım bulguları ve gelişmeler onu hücrebilimine ve tıbbi araştırmalara itti. Tüm parasını kendi araştırmalarını yaptığı laboratuvarını oluşturmak için harcadı. Kanserin kökeninin ruhsal çöküntüye neden olan yazgıya boyun eğme olduğunu buldu.

Freud un libido dediği olgunun canlı organizmalardaki ölçülebilir bir enerji türü olduğunu buldu. Daha sonra birtakım tesadüfler(bilimsel buluşa neden olan hatalar) sonucunda 20. deneyi gerçekleştirdi. Bu deney saf sudan(mikroorganizmalardan arıtılmış) ilk canlıların oluştuğunu ispat ediyor mevcut biyolojinin değişmesini gerektiriyordu. Ancak ispatına rağmen bu bulgunun sonuçları klasik bilim tarafından görmezden gelindi. Orgon enerjisini buldu. Bu enerjiyi kullanarak Kanser tedavisi geliştirdi. Galaksilerin oluşum ve evrimini orgonomie(Bu bilime bu ismi vermişti) ile doğruya en yakın biçimde açıkladı. (Ölümünden iki yıl sonra (Yani 1959) aynı sonuç genişletilmiş Hubble kuramı olarak adı anılmadan Modern fizik tarafından yayınlandı. Fırtınaların,kuzey kızıllığının nedenlerini ve gelişimini açıkladı. Maddenin oluşumunu açıklayarak aynı canlıların cansızdan oluşumu gibi şu anda da oluşabildiğini iddia etti. Termodinamiğin 2. yasasının (Entropi artar) karşıtının da bulunduğunu bulgulayarak Albert Einstein ile görüştü. (Ancak Albert ın çok daha önemli işleri vardı anlamaya çalışmadı.) Gezegen yörüngelerinin eğik olma nedenini ve birçok doğa olayını daha açıkladı. Cloudbuster adını verdiği fırtına yapıcı ya da fırtına nötrleyici cihazı icat etti. (Bugün ardından giden bilinçsiz şarlatanlar yüzünden ABD de fırtına terörü yaşandığı düşünülmektedir.) Dünyadaki çölleşmenin ve iklim dengesizliklerinin orgon un karşıtı olan D.O.R aktivitesindeki artış olduğunu tespit etti.(D.O.R. yıkıcıdır ve entropinin artışını yani dağılmayı körükler. Bu ise insanların yarattığı elektrik santralleri nükleer tesisler vb. gibi yerlerden yayılan, orgon un sapmasından doğmuş enerjidir. Aşırı uyarılma. Aynı zamanda kentlerdeki baskı ve stresi yaratır diğer sebeblere eklenerek.

 (D.O.R EVRENDE ORGON İLE DENGE HALİNDE VE ONUN ARDINDA İLERLERKEN GEZEGENİMİZDE İNSANIN ETKİLERİYLE DURUM TERSİNE DÖNMÜŞ OZON TABAKASI BİLE İNCELMİŞTİR. kRİTİK NOKTA AŞILDIĞINDA YANİ D.O.R. ORGONU GEÇTİĞİNDE YAŞAMSAL ORGANİZMALARDA GERİLEMELER VE ÖLÜM HIZLA YAYILMAYA BAŞLAYACAKTIR. BUNUN İLK İŞARETLERİ KANSER VE KALP HASTALIKLARINDAKİ ARTIŞ,BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİN ÇÖKMESİ VE KİTLESEL YIKIMLARIN VE COŞKUSAL VEBANIN ARTMASI OLACAKTIR.)


 üretildiği ve yayıldığı yerlerdeki stresin ve baskının nedenlerinden birini oluşturur aynı zamanda. Çöllerin nasıl yeşillendirilebileceği üzerinde araştırmalar yaptı. Herkesin basitce kullanabileceği Orgon akümülatörü nü icat etti. Orgon enerjisi eksikliğinin Kişilik zırhıyla(kas kasılması,bilinçaltı,orgazm güçsüzlüğü) atbaşı gittiğini bularak birçok hastalığın tedavi edilebileceğini bulguladı.(Kanser,verem,kalp hastalıkları,nevroz ve psikoz gibi dirimsel hastalıklar aşırı kasılma ve ardından yarattığı streslerin en sonunda vücuttaki yaşam enerjisinin(Orgon) tüm vucuda yetmemesine neden olacak kadar etkiliyse yerel ölüme neden olurlar. Kasılmalar az enerjiye neden olacak az nefes almaya sebeb olurlar. Bu da kaygıyı ve acıyı azaltacak bir savunma mekanizmasını yani uyumlu kişiliği yaratırlar.)

Ancak tüm bu çalışmaları sırasında sürekli kovuşturmalara uğrayarak gözden düşürülmeye çalışıldı. En sonunda Harpers Pazaar adlı magazin dergisinin Mc Carty döneminde başlattığı karalama kampanyasında akıldışı suçlamalarla yargılandı. Enstitüsü kapatıldı ve kitapları yakıldı. 2 yıl ceza aldı ve hapishanede (garip bir şekilde) aniden kalp krizinden öldüğü açıklandı. (1957) O sıralar orgon enerji akümülatörlerini kar amacı gütmeden Halk a dağıtmayı ve yaygınlaştırmayı düşlüyordu. Her şeyi kimyasal tozlara ve kesip biçmeye bağlayarak büyük paralar kazanan ilaç sektörleri ile başı derde girmişti. Bugün hiçbir bulgusu çürütülememiş(ancak yoksayılarak unutulmaya çalışılır.) olan Reich in sadece Dinle Küçük Adam adlı eseri kitlelerce okunmakta diğer birçoğu (Bilimsel çalışmaları) anlaşılamamaktadır. Aynı şekilde gizlice diğer bilimsel ekoller (Kaos teorisi ve alternatif tıp örneğin) adını anmadan onun söylediği sonuçlara ulaşmaktadır. Orgonomie üzerine araştırmalar bugün daha çok Almanyada çok az bir bütçeyle yürütülmekte ABD de ise popülarize edilerek içi boşaltılmaya çalışılmaktadır. Reich Galiçyada bir çiftçi ailesinin oğlu olarak doğmuştu.(1897)
Önemli eserleri:
Kişilik çözümlemesi.
Bedensel boşalmanın işlevi.
Kanser.
Cinsel devrim.
Faşizmin kitle ruhu anlayışı.
Dirimin öldürülüşü.
Geleceğin çocukları.
İnsanın doğadaki yeri.
Cinsel ahlakın boygöstermesi.
Reich Freud u anlatıyor. (Çene kanserinden ölüm nedenini)
Ve binlerce deneysel çalışma raporu.

Khaos



23.06.2007 06:28:23
1897 -- Wilhelm Reich 24 Mart'ta Dobzau/Galiçya'da dünyaya gelir. Babasi Leon Reich, annesi Cecilia Reich (kizlik soyadi: Roniger) dir. Anne baba, asimile olmus, ancak hristiyanliga geçmemis yahudilerdendir. Jurinetz/Bukowina'da topraklari vardir.

1900 -- Reich'in erkek kardesi Robert dogar. Freud'un "Rüyalarin Yorumu" yayimlanir.

1905 -- Freud'un "Cinsel Kuram Üzerine Üç Inceleme"si yayimlanir.

1909 -- Reich'in annesi intihar eder. Reich Czernowitz'de liseye gider. (Daha önce özel hocalardan ders almistir).

1914 -- Reich'in babasi veremden ölür. Reich çiftligin idaresini üzerine alir.

1915 -- Liseyi bitirir; cepheye gider.

1918 -- 1918/19 Kis sömestresinde, Viyana'da üniversite ögrenimine baslar.

1919 -- Ögrencilerin özel olarak düzenledikleri "Cinselbilim Topluçalismasi"; ruhçözümlemesi yöntemiyle ilk hastasina bakar.

1920 -- Viyana Ruhçözümlemesi Dernegi'ne girer.

1921 -- Dürtü enerji üzeri, Viyana Ruhçözümlemesi Dernegi'nde bir konusma yapar. Freud'un "Haz Ilkesinin Ötesi" yayinlanir. Reich Annie Pink (dog. 1902) ile evlenir. Annie Pink de tib okumakta ve ruhçözümlemesiyle ilgilenmektidir.

1922 -- Üniversiteyi bitirir; tib doktoru olur. Yoksullar için Viyana Ruhçözümlemesi Bakimevinde, ayrica Viyana Ruhçözümsel Sagaltim Topluçalismasinda çalismaya baslar. (Her ikisi de yeni kurulmustur).

1924 -- Reich topluçalismasinin baskani olur. Kizi Eva dogar. Ruhsal hastaliklarin toplumsal nedenleriyle ugrasmaya baslar.

1926 -- Kardesi Robert vereme yakalanir ve ölür. Sinir sisteminin islevsel dogasini, mekanist tasarimlar karsisinda savunan ilk basarili girisim olan, Friedrich Kraus'un, "Derinlik Kisisi" üzerine kitabi yayinlanir. (Bak. Dipnot 262).

1927 -- Subat: Reich'da verem olur ve birkaç ay Davos'ta bir sanatoryumda kalir. Bedensel Bosalmanin Islevi yayimlanir. 15 Temmuzda kendiliginden gelisen ve hemen bastirilan halk ayaklanmisinin da etkisiyle, Kommunist Partisine girer; Sosyalist Parti üyeligi de sürmektedir. Yaz: Marks'in Kapital'ini okur. Eylül: Kisilik Çözümlemesi Teknigi Üzerine yayimlanir.

1928 -- Kizi Lore dogar. (Pek etkin olmayan ) KP'nin eylemlerine katilir.

1929 -- Ocak: Sosyalist Cinsel Danisma ve Cinsel Arastirma Toplulugu kurulur. Viyana'da danisma merkezleri açilir. Diyalektik Maddecilik ve Ruhçözümlemesi yayimlanir. Eylül: Sovyetler Birligine'ne yolculuk eder. 13. Aralik: Reich'in girisimiyle "Devrimci Sosyal Demokrat Isçiler Komitesi"nin kurulus toplantisi düzenlenir.

1930 -- 3 Ocak: Reich'in çikardigi Devrimci Sosyal Demokrat gazetesinin ilk sayisi çikar. Bu yüzden 16 Ocakta SP'den çikarilir. Eylül: Viyana'da Dünya Cinsel Reform Birligi Kongresi yapilir. Berlin'e tasinir.

1931 -- Berlin'de Cinsel Siyaset ("Sexpol") Yayinevini kurar.

1932 -- Alman Komünist Partisi'nin bir yan örgütü olarak, Alman Imparatorlugu Proleter Cinsel Siyaset Dernegi kurulur. Parti, daha bir yil dolmadan örgütü dagitir.

1933 -- Mart basinda Viyana'ya kaçar. Mayistan sonra artik Kopenhagen'da sürgündür, çocuklariyla Viyana'ya giden karisi Annie'den ayrilir. Berlin Devlet Operasi'nin balerinlerinden, komünist Elsa Lindenberg (resmi nikahsiz ) Reich'in ikinci karisi olur. Mart ayinda Kisilik Çözümlemesi, Eylülde de Fasizmin Kitle Ruhu Anlayisi yayimlanir. Danimarka'da sürgündeyken, organizmanin islevi üzerine bütüncül bir tasarima ulasmak için, çesitli bilimlerin elde ettikleri sonuçlari kuramsal olarak biraraya getirir.

Kisilik çözümlemesi, bitkisel sagaltima dogru bir gelisme gosterir. ("Kas zirhi"ni kesfeder).

Alti ay sonra Danimarka'da oturma izni elinden alinir. Yeni bir sürgün bulmak için, Londra, Paris, Zürich, Viyana, Prag'a gider. Insanbilimci Bronislaw Malinowski'yle Londra'da tanisir; arkadas olurlar. (Malinowski'nin Trobriand'lar üzerine çalismalari, Reich'in Cinsel Ahlakin Boygösterisi kuramina temel olur).

Eylül: Yeni sürgün yeri olarak kendine Malmö'yü seçer; böylece København'daki ögrencileri ve çalisma arkadaslarina yakin olacaktir.

1934 -- Haziran: Isveç'teki oturma izni uzatilmaz. Yazi kaçak olarak Danimarka'da geçirir. Agustos sonunda Luzern'de yapilan 13. Uluslararasi Ruhçözümlemesi Kongresinde Reich, Ruhçözümlemesi Dernegi'nden çikarilir. Ekim: Oslo'ya yerlesir. Cinselligin ve kayginin elektrofizyolojisi üzerine deneylere baslar.

1936 -- Laboratuarini kurup, bion deneylerine baslar. Sovyetler Birligi'ndeki gelismeleri elestirdigi Cinsel Devrim kitabi yayimlanir

1937 -- Oslo'da A.S. Neill'le tanisir, arkadas olurlar. Bion deneylerin sonuçlari üzerine yayimlanan ilk haber, aylarca süren bir basin kampanyasini baslatir. Oturma izni yine tehlikeye girmistir. Reich'in bion arastirmasinin bir dali olan, kanser arastirmasi baslar.

1939 -- Agustos sonu: Profesör vizesiyle New York'a göç eder. "New School for Social Research"de ögretim üyeligi yapar. Orada yeniden Malinowski'yle karsilasir. Elsa Lindenberg Norveç'te kalmistir. Aralik sonunda Reich, Ilse Ollendorff (dog.1909) ile evlenir.

1940 -- Atmosferde orgon enerjisini kesfeder. Orgon biriktireciyle deneyler baslar.

1941 -- Ocak/Subat: Einstein'la karsilasma.

1942 --- Bedensel Bosalmanin Islevi ingilizce yayimlanir. Uluslararasi Cinsel Ekonomi ve Orgon Arastirmasi Dergisi kurulur.

1944 -- Oglu Peter dogar.

1946 -- "New Republic"te çikan bir makale Reich'a karsi bir basin kampanyasini baslatir. Bunun üzerine çok geçmeden Basin ve Ecza Idaresi (FDA), Reich'a ve orgon tibçilarina karsi sorusturmalarina baslar. Yaz: Rangeley/Maine yakinlarinda bir yer olan "Orgonon"a tasinir.

1948 -- Kanser yayimlanir.

1950 -- Aralik ortasi: Orgon ile nükleer isima arsindaki iliskiyi arastiran ORANUR -- deneyi baslar.

1952 -- Yaz: Hava durumunu etkileyen bir aygit olan "Cloud Buster"la deneylere baslar.

1953 -- Keyhoe raporunun yayimlanmasiyla, Reich uçan daireler sorunuyla ugrasir.

1954 -- Subat: Reich, FDA'in orgon biriktireçlerinin isletilmesi konusunda sikayeti üzerine, açilan davaya gitmez. Mahkeme tüm orgon biriktireçlerin, Reich'in ve çalisma arkadaslarininin tüm kitaplarini yoketmeyi kararlastirir. Haziran: Ilse Ollendorff Reich'tan ayrilir. Ekim: Hava durumunu etkileme deneyleri yapmak için, Arizona çölünde kesif gezisine çikar.

1956 -- 3-7 Mayis: Mahkemeye hakaret suçundan, Reich'a karsi dava açilir. (1954'de durusmalara gitmemistir). Karar: Reich iki yil hapis cezasina, Reich vakfi 10.000 dolar para cezasina, Reich'in bir çalisma arkadisi, Dr. Silvert de bir yil bir gün hapis cezasina çarptirilirlar. Orgon biriktireçleri ve kitaplar, FDA'in gözetiminde yokedilir.

1957 -- Ocak (temyiz davasi hala sürmektedir): Aurora Karrer (dog. 1924) ile nikahi kiyilir. 12 Mart: Temyizden bir sonuç alinamadigindan, hapse girer. 3 Kasim: Reich ölür.

1897'de Viyana'da doğmuş Avusturyalı pskianalist ve Freud öğrencisi. Gustav Jung ve Alfred Adler'in tersine #REDIRECT Sigmund Freud'un cinsellikle ilgili tezlerini daha ilerilere götürmeye çalışmıştır.

Uygarlığın cinsel ahlakının bireyler üzerindeki etkisinin kitleler nezdinde toplumsal yapıyı belirlediğini öne sürer . Aile yapsının burjuva karakterini, kadının üzerindeki cinsel baskıyı, psikolojik olarak sağlıklı ve sağlıksız bünyeler arasındaki temel farkları gündeme getirmiştir. Sağlıklı ve doyumlu cinselliğin varolabilmesi için özgür, sınıfsız bir toplumun varlığını öngörür. Reich'a göre cinsel özgürlüğün bulunmadığı uygarlık toplumunda insanoğlu hep büyük bir stres içerisinde yaşayacaktır.

Freud'la en önemli ayrılığı ise cinsellik ve saldırganlık içgüdüsü konusundadır. Freud'a göre nefret, öfke, saldırganlığa neden olan güdüler; sevgi, cinsel arzu gibi olgulara neden olan güdüler gibidir. Yani iki birbirine karşıt güdü, farklı iki kaynaktan çıkıyor. Wilhelm Reich ise, bunun böyle olmadığını, nefret, öfke gibi tepkilerin temelde sevgi,haz ve yaşama isteği gibi süreçlerin engellenmesi sonucunda, bu güdülerin id'den ego'ya çıkarken olumsuzlanıp dönüşmesi sonucunda olduğunu öne sürer. Kısacası nefret, yaşanmayan sevgiye karşı duyulan öfkenin ifadesidir.

İd, öz olarak hayvansal güdülerin temelidir. Reich'a göre idin temel niteliği acı verenden haz verene doğru yönelmesini sağlamaktır. Yaptığı araştırmalarda ilginç benzerlikler gözlemiştir. Acı tepkisi "içe bükülme", haz tepkisi de "dışa açılma" ile orantılıdır. Misal, bir insan korktuğunda kanı çekildiğinden "sararır" "solar"; ama heyecanlandığında, bir şey istediğinde dışa açılır, ona yönelir, kan deri yüzeyine hücum eder. Amipe elektrik verildiğinde yaratık içe büzülür. Beslenmek için açılır ve pseudopod (yalancı ayak)'larla "dışa açılır". İdin bu tip tepkilerini bu iddialarla doğal karşılar Reich. Asıl ilginç şeyler bundan sonra ortaya atılır. Reich'a göre idin tepkileri, yani vahşi hayvansal güdüler engellenmemesi gereken impulslardır. Bu impulslara ket vurulması halinde cinsel düş ve arzular hep gündem de olur ve ya vahşileşerek şiddet eğilimlerine dönüşür. Toplumda cinsel arzu ve güdülerin engellenmesi gerektiği iddiası, engellenmediği takdir de"cinsel başıboşluk ve saldırganlığın" artacağı düşüncesi nedeniyledir. Oysa güdüleriyle yaşamını sürdüren hayvanlarda bile bir kur dönemi vardır. Kaldı ki, insan idin üzerine bir ego kurar. Ancak cinsel özgürlük toplumu içinde yaşayan insanla, uygarlık toplumu insanının egosu arasında fark vardır. Uygar toplumlarda idin hayvani tepkileri "topluma zararlı" iddiasıyla "budanır". Aslında budanan en doğal cinsel isteklerdir, dışa açılma tepksidir, sevgidir. Bunun engellenmesi ego'da bilinçli bir nefrete, öfkeye dönüşür. İnsanın dışa açılması, hazza yönelmesi engellenir. Ancak egosu böyle öfke ve nefretle dolu insanların "dayanışma" gerektiren toplumsal ilişkileri kurması mümkün değildir. O yüzden bu öfke ve nefret bir daha bastırılır, superego denen düşünsel katman devreye girer. Süperego, yabancılaşmaya neden olan toplumsal ahlâkın oturduğu yerdir. İnsan alkol aldığında süperegonun fizyolojik üssünün bulunduğu beynin frontal cortex'inin geri çekilmesi, insanın egosunun az biraz yaşanmasına olanak verir. Alkol alıp sinirlenenler kavga çıkaranlar, ağlayanlar, idde bastırılan sevginin nasıl engellendiğini acı şekilde ortaya koyar. Egonun nefreti ve ezilmişliği ortaya çıkar. Bu yüzden kontrolünü kaybetmek istemeyen, egosundaki zaafı ortaya dökmek istemeyen katı insanlar alkol kullanımında çok dikkatlidir. Sonuç olarak Reich'a göre uygarlık toplumunun baskıcı cinsel ahlakı sevgiyi, cinselliği bu şekilde yasaklayıp daha sonra bu baskının neden olduğu nefretin yaşanmasına da engel oluyor. Reich'ın Bronislaw Malinowsky'nin Trobriand Adalarında yaptığı araştırmaya dayanan incelemesinde, cinsel özgürlük ile yaşayan bu toplumda tecavüz, hırsızlık gibi kelimelerin lehçelerinde bir karşılığı bulunmadığını anlatır. Yapılan araştırmalara göre genel psikiyatride "sorunsuz ergenlik çağı olmaz" dogması, bu tip ilkel topluluklarda ergenlik çağının yaşamlarının en mutlu dönemleri olduğu görülmüştür.

Reich, ayrıca doğrulanmış bir teorisiyle de gündeme gelir: Orgazmın işlevi ve mekanizması. sağlıklı bir sevişmede orgazm iki cins içinde aynı anda vuku bulan bir olgudur. Masters-Johnson Deneyi bu konuda ciddi bir veri sunmaktadır. Bakımevlerinde birçok hastadan edindiği bilgileri toplayan Reich, nevrotiklerin, psikotiklerin, anksiyete bozuklugu olanların,nemfomanyakların, melankoliklerin, şizofrenler ve daha nicelerinin hepsinde bu anlamda orgazm yetersizliği olduğunu görmüştür. İşte orgazmın bu sağlıksızlığının temellerini ise cinsel baskıya dayanan ahlaka kadar vardırmıştır.

Önce Avusturya Komünist Partisinden, Uluslararası Psikanalistler Derneğinden, en sonunda da Hitler'in işbaşına gelmesiyle ülkesinden, Norveç'ten, Fransa'dan kovulan Reich kapağı ABD'ne atmıştır. Bilimsel olmayan "veri"'lere dayanan Reich, evrensel yaşam enerisini bulduğunu, cansız varlıktan canlı varlığa geçişi bu sayede anladığını iddia etmiştir. Bu coşkusuna sebebiyet veren ise mikroskop hatasıdır. Daha sonra biyoenerji alanına eğilmiş, kanseri tedavi edebileceğini iddia etmiş ve yaptığı orgone (evrensel yaşam enerjisi) akümülatörüyle de sorunlara çare bulabileceğini iddia etmiştir. Daha sonra FDA (Federal Drug Administration) tarafından mahkemeye verilmiş ve tutuklanmıştır. 1957 da cezaevinde ölmüştür.

Vasiyetinde birçok "orgonomik" araştırmanın sonuçlarını bulduğunu söylemiş ve insanlığın bu bulguları anlaması için 50 sene geçmesi gerektiğini söylemiştir. Bu yüzden bilgilerinin 50 seneden önce açılmamasını istemiştir. 2007'de bu vasiyeti uygulanacaktır. Türkçe'ye 13 kitabı çevrilmiştir. Faşizmin Kitle Psikolojisi, Cinsel Devrim, Cinsel Ahlakın Boygöstermesi, Dinle Küçük Adam, Kişilik Çözümlemesi,Orgazmın İşlevi, Kanser, İnsanın Doğadaki Yeri önemli eserlerindendir.

Wikipedia dan alıntı

deniz 23.06.2007 09:25:34
çok ilginç. ilk kez duydum orgonomiyi.
adamın yoğunlaştığı konular da ilgi çekici.
Reich üzerine daha başka bir şeyler de var mı ?

23.06.2007 17:41:30
Libido ve Orgon, Coşkusal Veba yazılarımda da genel olarak bahsetmiş olduğum fikirlerin buluş ve uygulayımcısıdır. Olabildiğince anlatmaya çalışıyorum ancak bahsettiği konular çok kapsamlı ayrıntılı.

Bir kaç deneyini uyguladım bir kaç arkadaşımla pozitif sonuçlar verdi. Özellikle organizmanın tepkisel psikoloji oluşturması ve kas kasılmalarının belli coşkuları tuttuğu konusundaki vegetherapy uygulayımında insanlarda ani ağlama tepkileri, unutulmuş anıların birden ortaya çıkması, sinirsel ketleme ve psikolojik direnmenin yarattığı kitlenme durumlarıyla karşılaştık.

Mikroskoptaki canluı hücre inceleme sırasında biolojil bir plazma içi döngü olduğunu da gözlemledik. Bunun dışında Orgon Akümülatörü bir iki aksilik ve önemli hataya rağmen tarafımızdan yapıldı. Yaptığımız hatalardan dolayı (Çok büyük iç hacim, materyal eksiği ve demircinin metal plakaları boyamış olması) insana uygun değildi fakat bitkilerle kontrollü deney yapıldı.

Orgon akümülatörü içindeki aynı tohumdan olan ortak gen özellikli bitki, dışındakinden çok daha hızlı ve sağlıklı bir gelişim gösterdi. Bu da Reich in bahsettiği yaşam emnerjisinin aslında doğada bulunduğu ve canlılarca depolandığı tezini, ve orgon akümülatöründe yine kendisinin geiger-müller sayacıyla kanıtladığı ters entropi yi ve içerdeki enerji birikimini kanıtlıyor.

 Cloud buster konusunda bir deneyimim yok. O oldukça tehlikeleri de olan dikkatlice yapılması gereken çalışmalarından. Sırf bu yüzden ABD de dengesiz fırtınalar çıkaran(cloud buster ları kurup ortada bırakan maceracı ve ciddiyetsiz amatörler) olaylar mevcut. Ayrıca bu bilim de parapsikoloji ile uğraşan bazı şarlatanların eline geçebiliyor. Örneğin nette orgon yüklenmiş materyaller satanların,gizemci bazı orgonomist olduğunu öne sürenlerin bu bilim ile bir ilgileri yoktur.

 Ayrıca bu bilimin eylemleri ABD de büyük oranda kısıtlanmıştır. (Enstitüsü kapatılıp kitapları yakıldı) ABD ndeki Orgon enstitüsü de ailesi tarafından garip bir biçimde Reich müzesi haline getirilmiştir ve Reich tişörtleri ile net üzerinden yüksek ücrete Orgon Akümülatörü satmaktadırlar. (Reich bazı hastalık tedavilerinin nasıl yapılacağını insanlara öğretebileceğini söylemiş ve orgon akümülatörlerini maliyeti karşılığında dağıtabileceğini söylediği anda peşini bırakmayan karalama ve davalar sonucu sonunda tutuklanmıştır.)
Şu an daha çok Almanya da faaliyet göstermektedir. Ancak kanıtlarına rağmen bazı bulguları tutucu kesimi Darwin teorisinden daha fazla kızdıracak sonuçlara sahip olduğundan, ayrıca ilaç sektörleri tarafından özellikle de Kanser ve AİDS konusunda kandırıldığımızı iddia ettiğinden ve bunun ötesinde modern biyolojinin saprofit bakteriler konusundaki deneylerin ile bu konuda yanıldığını iddia ettiğinden egemen biliöm tarafından hasır altı edildiği bir çok nokta mevcuttur. (Aslında materyalist bilim o kadar da materyalist değildir bu açıdan; örneğin canlılığın temelini uzayda arar. Orgonominin XX. Deneyi Miller deneyinin ın neden her şeyi açıklayamadığını gösterir.XX. Deneyin kanıtları halen Avrupadaki bir enstitüde tutulmaktadır. Ancak Reich organizmaların mikroskop hatası olmadığını kabul ettiği halde sonuçlara dair biyolojininm mevcut paradigmalarını eleştirmeyen özeti önermesi yüzünden yıllığa alınma talebini reddetmiştir. Reich e göre bu dogma aşılmadıkça insanlık, hayatın nasıl oluştuğunu, hastalıkların tedavisini mekanik yollarla tam öğrenemeyecek, sahtekarlığa meyilli mistik öğretilere ve uzaylı şarlatanlara zemin hazırlayacaktır*)

Bir başka not. Geliştirdiği yöntemlerle sıradan bir psikolog iken üne kavuşan Reich tüm kazancını (100 bin dolar civarı olduğu söylenir) enstitüsüne yatırdığı için meslektaşları tarafından delilikle suçlanmıştır.

Khaos

23.06.2007 17:41:50
*Modern Bilimin Son Dogmaları: Madde enerji döngüsünü bile laboratuvarda gözlemleyen bilim, enerji bilimsel işlevciliği reddeder. Maddeye birtakım önkabullere dayalı erekler yüklerken (ör: foton un kısa yolu takip etmeye meyledişi gibi dogmatik bir açıklama üslubu) enerjinin hareketinin de maddeninki kadar bir imlemi olduğunu esgeçer.Bu noktada genellikle doğu tıbbına özgü söylemleri enerji bilimsel işlevcilere yakıştırarak kendinin materyalist enerji bilimcilerin mistik olduğunu öne sürer. (Aslında gerçek, kendisinin materyalist bir "ilk madde"den açıklama yaparak idealizmi bilime sızdırarak tanrıyı aradığıdır.)

 Orgonomi, Gezegenlerin çoğunda var olan ve onların eğilmesine de neden olan manyetizmanın dinamiğini açıklamıştır. Ancak enerji bilimsel açıklamaları dikkate alınmasa da bilimin yıllar sonraki bulgularına garip bir biçimde temeller hazırlar(Ör: galaksi evrimleri konusundaki sonradan haklılığının ispatlandığı öngörüsü. Bunun dışında tüm kaos teorisi 1933 den beri orgonominin bahsettiği sarmalların matematiğini oluşturmaya çalışır. Açık matematiksel sistemlerin gerekliliğini ve kapalı sistemlerin hataya neden olduğunu orgonomy çok önceden açıklamıştır.)

Bugün de virüse benzer T basillerinin zayıf dizgeli organizmaların ölen kan ve doku hürelerince yaratıldığı, güçlü dizgelerin ise PA denen mikrop ve bakterileri kötürüm eden kabarcıklara dönüşebildiği kabul edilmez. Reich bu yolla üzerinde tıbbi olarak hiç bir belirti olmayan kanser vakaları tespit etmiş ve erken teşhis ile tedavisini yapmıştır. (Moder Tıp o zamanlar ur olmadığında kanseri teşhis edemiyordu şimdi de daha çok bu bozunmanın olmasından sonra teşhiş eder. Ur yoksa kanser yoktur. Ancak Reich e bitkinlik ve halsizlik hayata karşı kayıtsızlık gibi şikayetlerle gelen solgun yüzlü tıbben ise sağlıklı bazı sağlıklı hastalarda % 85 T tepkisi yani kansere yatkınlık denen olgu gözlenmiş hemen enerji takviyesi ve vegetherapy ile tedaviye alınmıştır. T tepkisi Reich e göre Kanserin nedenidir. Mikroskop altında kanserli hücrelerin sönük, sağlıklı kan ve doku hücrelerinin ise mavimsi yeşil bir şekilde parıldadığı bir enerji saçtığı görülür. Kanserli hücrelerde bu enerji halkası çok azdır. (Çünkü kanser, enerjisini yitirdiğinden eski prokaryotlara dönüşen yani amitoz bölünen hücrelerden oluşur. Hücrelerin aşırı çoğalması denen düzensiz büyüme nedeni budur. İşbirliği sona ermiş hücre ilkel haline dönerek başının çaresine bakmaktadır.) Ayrıca gazışıl flüoresan da orgon a tepki gösterir bu şekilde ışıma gücüyle kas kasılmasının neden olduğu kan dolaşımının ve enerji akışının ketlendiği bölümler anlaşışlabilmiştir. Kanserli bölümlerde hemen hemen hiç ışıma olmaz. Ölü hüvrelerde de hiç olmaz.

Bu noktada modern bilimin kimyasallarla doldurmaya çalıştığı bir noktaya daha değinmeliyiz. Moden biyoloji ve Tıp ölüdür. Tüm çalışmalarını idealize ettiği morfolojik hücre organellerinin sayısı ve biçimine göre betimler. Hareket halindeki bir canlıyı incelemek çok zor ve zaman alan bir durum aldığından ölü hücrelere dayanarak canlıyı açıklar. Ancak bu noktada "ölüm" olgusunu açıklayamamaktadır. Formaldehit içindeki organizma, bir nevi biyolojik koruma mekanizmasıdır. Asidik olan bu yapı hücrelerdeki suyu çeker hücreler tamamıyla ölür ve zarlaşır. Bu nedenle morfolojileri bir süre sabit kalır ve çürüme yani yaşayan hücrelerin işbirliğini terk etme ve ayrışma eylemi gerçekleşemez. Ancak bu ölümü de açıklayamamaktadır. Canlı varlığın tüm organelleri tamir edilse de bir kez öldü mü tekrar diriltmek asla mümkün değildir. Onu canlı kılan organlarından başka bir şey olmalıdır ve görünüşe göre bahsi geçen kimyasal işlevlere de bu enerji sağlamaktadır. Aslında bu "yaşam enerjisi" diye adlandırılmış bilinen bir olgudur. Fakat bu yaşam enerjisinin bir eyleminden bahsettiğiniz anda materyalist bilim sizi "mistik" ilan edebilmekte parapsikoloji ve ruhçuluk gibi konuyla hiç alakası olmayan suçlamalara maruz bırakabilmektedir. Orgonomi ye göre insanların "ruh", "hayat" dediği olgu açıklığa kavuşturulmuştur. Ruh ölçülebilir kaybedilip kazandırılabilir hastalık tedavisinde kullanılabilir bir kavramdır ve optimal halimni koruyup korumadığı "orgazm tepkisi" ile belirlenebilmektedir. Canlıların çiftleşme arzusunu ve çoğalmasını yaratan bu olgunun sağlıklı bireylerde uyumluluğa sağlıksuız olanlarda durdurulup nefret ve öfkeye yani türlü sinirce ve psiikotik vakalara dönüşen "orgazm korkusu" yani yaşama korkusu olduğu tespit edilmiştir. Bunun vücut hücrelerini etkilemesi, birey çok kötü koşullarda yaşıyor ise tekil ya da bulaşıcı (ortamda benzer zayıf dizgeli bireylerin miktarına göre) ölümcül hastalıklara  eğer dizgesi daha güçlü ise yani henüz yazgısına boyun eğmemiş ve dengesizlik patolojik örselenme yaratamamışsa şiddet ve saldırganlığa dönüşmektedir.

(patolojik olarak kanser,veba,AİDS,kalp damar,ülser, astım vb. veya psikolojik olarak Kitlesel biçimi coşkusal veba olan, sinirceler,nevrozlar ve onun çok daha güçlü dizgelerdeki ilerlemesi halinde beyni de örseleyen bir biçimi olan tamamıyla yanlış anlaşılan ve yanlış tedavide ısrar edilen Şizofreni. Bu hastalıkların hiç birinin en temelde mikroplarla veya virüslerle ilşkisi yoktur. Genetik yatkınlık denilen ise sonradan oluşmuş bir denge bozulmasının sonucudur. Temel olarak aynı çevrede yetişen bireylerin ailelerindeki diğer bireylerde de görülebilen benzer hastalıklara yakalanması veya katı dindar ailelerden sıklıkla şizofren çıkması tesadüf değildir bu olgular birbirini türlü ketlemelerle beslemektedir. Tüm ölümcül hastalıklar yaşamı sürdüremeyevcek düzeyde enerji azlığından, psiko-nevrotik sinirceler, enerji azlığı ile karın ve yürek bölgesinde yoğunlaşan duyumları derine bastırmadan, şizofrenik rahatsızlıklar ise aşırı yüksek enerjinin üreme organları bölgesine akışının reddinden dolayı beynin sinir dizgesine hücum etmesi ve vücut duyumlarının vücut dışına taşarakdışardaymış gibi algılanmasının sonucudurlar. Ancak her birinin tek tek ve ayrıntılı betimlemesinin yapılması ve direnmelerin aşama aşama kırılarak orgon enerjisi de kullanılıp acıyı azaltmak için ketlenerek azaltılmış yaşam enerjisi olağan durumuna geri getirilerek çözümü gerekmektedir. İlaç tedavileri belirtileri ortadan kaldırırlar sorunun kaynağına inemezler.)

Aynı şekilde Orgonominin modern bilime dair bir başka dogma suçlaması da vücuttaki kimyasalların bir sonuç olduğuna dair düşüncedir. Örneğin bazı hastalıkların teşhis ve tedavisinde doktorların kimyasallar içinde boğulduğunu söyler. Ölüme mahkum edilmiş bir kanserlinin orgonomi yöntemi ile urlarını erittiği bir hastayı test için hastaneye gönderen Reich hiç bir doktorun bu urların nasıl yok edildiğini merak etmemesini de bilimsel hiyerarşiye yani kurumun profesörü onaylamadıkça hiç bir bulgunun kanıtı olsa da geçerli sayılmaması dogmasına bağlar. Bilim adamlarının bir çoğu kimyasalları ezberleyip anlamını yorumlamamaktadır. Bununla ilgili olarak bir trenin tüm materyallerini ezberleyipo not alıp nasıl çalıştığını bilmediğinden hareket de ettiremeyen kişi benzetmesi yapar modern biliminn bu yönüne dair. İşin o kısmı da haliyle yine Tanrılara ve Dini otoritelere bırakılmış olur.

Daha başka bir dogma suçlaması saprofitlerdir. Saprofitler ölü canlı bulduğu gibi üzerinde çoğalmakta fakat her nasıl oluyosa çürüme içten başlamaktadır. Reich, cansızdan canlı oluşturduğu XX. deneyi ispat için saf suyun içinden tonlarca hava geçirir. Ama bir iki çubuk bakteriden başka bir şey bulamaz. Bunun yanında aynı suya ölü bir yaprak daldırıldıktan kısa süre sonra yaprağın ayrıştığuı ve suyun içibnde bir çok amibimsi oluştuğu gözlenir. Bunun fotoğraflarını da çekmeyi başarmıştır. Ama modern bilimin tutucu dogmatizmi bunlara gözünü kapar ve "mikrop bulaşmış" der. oysa mikrobun bulaşacağı hava aynı sudan geçirildiğinde ya da suyun ağzı açık bırakılıp haftalarca bekletilse de her neden se bu mikrop o zaman bulaşmaz ölü ot dan bulaşır sadece. Reich e göre tıpkı maddenin yapıtaşları gibi organizma da ölüp orgon unu yitirince temel haline geri ayrışmakta bu daha ilkel forma enerjilerini yitirerek dönen hücreler yüzünden de bir sürü bakteri ve çürükçül görülmektedir ölü organizmada. Bu yüzden de çürüme deriden değil içten başlamaktadır çünkü iç organlar daha önce enerjisini yitirmektedir.

Aynı şekilde XX. deney, sadece su ve orgon un başka hiç bir şeye gerek duymadan ani ısuı farkıyla, yani donma ve ardından gerçekleşen soğuöma ile suyun bir özelliği nedeniyle cansız canlı tepkisi verir hale gelmektedir. Bu aslında yeni bir evrenin ortaya çıkmasından ve aynı dizgenin orada sürmesidir. Su çözücüdür ve zarlı bir yapısı vardır. Görünebilen(bize görünen) ışık dışındaki Tüm ışınları absorbe eder. O yüzden gözümüze geçirgen yani saydam görünür.

Aslında su tüm maddelerden daha az saydamdır. Yani su aslında spektrumun kırmızı ve mor arasındaki dalga boyuna sahip ışınlar dışındaki diğer tüm ışınlar açısından geçirimsizdir. (Eğer kırmızı ve mor dışındaki renkleri görebilip tam tersine sadece kırmızı ve mor arasını göremiyor olsaydık su simsiyah bir madde olarak görünürdü. Bize siyah görünen maddeler de çoğunlukla sadece görünür ışığı geçirmeyenlerdir). İlginç olan suyun geçirdiği tüm ışınlar bizim ve çoğu organizmanın hatta hepsinin görebildiği spektrum aralığıdır. (Vücudumuz da büyük oranda sudur bunları aklınızda tutun.) Bu özelliği ile suyun yüksek miktarda enerji tutuculuğu olduğu da söylenebilir. Uzun süre ışığa maruz kalan su donduğunda tam ortasında sarı bir noktanın oluşmasına neden olur.

Ancak su erirken biriken bu enerji entropiye rağmen birden bire serbest kalamaz. Suyun içinde suyun moleküler yapısından ötürü içinde hapsolup dönmesini sürdürür. Sıvı içindeki bu hareket bir nevi evren oluşturur. Enerjinin göze görünmeyen tüm eyllemleri suyun hareketi yavaşlatarak aktarımı sayesinde görünür hale gelir. (Işık bile suda daha yavaş hareket eder sabit olan boşluktaki yayılma hızıdır) Bu en ilkel su ve enerji daha yoğun bir ortam oluşturur. Entropi ilkesine göre dağılması gerekirken yani içindeki enerjinin dışarı çıkması, bunun yerine zar içinde dönmeye başlayan enerji ve dışarıdan kendisine eklenen madde ve enerjinin eklenmesiyle kendiliğinden hareket eden garip bir mekanizma oluşur.

Bu en ilkel canlıların tatlı sularda oluştuğunun da kanıtıdır. (tuzlu su böylesi zarsı yapıları kolayca üretemez saf sular ve göletler cansızdan canlıların oluştuğu ilk organizma kuluçkalarıdır ve bu durum hala devam eder.) Madde ve enerjinin bu birlikteliği belli organizasyonlara dönüşür çünkü birbirine eklenen bu yapıları engelleyebilecek bir bozucu ilke yoktur. Entropi suyun moleküler zar yapısını ayrıştırıramadığından yeni organizmaların ve tabi hatta organizmaların bu şartlar altında oluşmaması imkansızdır. Kimyasal olaylar bunlarla birlikte olan diğer olayların açıklamalarısdır şu bir gerçektir ki içinde enerji barındırmayan hiç bir canlı yoktur ve maddenin olduğu kadar(hatta daha da fazla asıl imlem) enerjinin de belli bir dizgesel hareketi mevcuttur ancak sıvı madde içindeki enerji hareketi bu şekliyle organizma ve canlı dediğimiz sürecin oluşumuna neden olmuş görünmektedir. XX. Deney defaslarca tekrarlanmış akademilerce aksi ispat edilememiş fakat bu olgunun Darwin teorisinin bile maddenin şuuru gibisinden ters mantıkla çürütülmeye çalışıldığı bir çağda anlaşılması halen zor görülmektedir. (Reich haklıysa 50 yıl sonra yani bugünlerde açıklanacak vasiyeti ve belgeleri  bu sefer belki üzerine gidilebilmesini sağlayabilir. Öldürüleceğini anladığında biçtiği zaman 50 yıldı.) Umarız yine dogmatizm kazanmaz.

Not: Olabidiğince temel noktalara değinmeye çalıştım kısaca. Reich in kitaplarından konuyla ilgili gerekli ve daha aydınlatıcı bilgiler bulunabilir. Söylentilere aldırılmamalıdır Reich tüm kurumları karşısına almış hiyerarşiyi  ve bilimdışı politik otoriteleri ciddiye almayan yüzyılın belki de en muhalif bilim adamıydı. Ünü ve bulguları somuttur salt varsayımlara dayanmaz.

Khaos

deniz 24.06.2007 22:32:59
teşekkürler


Sayfa: [ 1 ]