|
||
| kelebek sizde neyi çağrıştırıyor? | ||
|
||
| insanı.. insanın renginin bir günlük olduğunu.. hayatı.. hayatın avcumuzdan uçup gittiğini.... bir sevinirim birden sonraki zamanda hep huzurlanırım kelebekleri düşününce |
||
|
||
| Kırılganlıgı, hafifligi, sancılı bir doğumu, değişebilme gücünü, huzurlu ölmeyi Ölen kelebekler geliyor gözümün önüne, tabiatın en sessiz ama en hüzünlü ölümü.. |
||
|
||
| "kon kon kelebek yaldızlı böcek al işte sana bir gonca çiçek" Yaşamını kelebek tadında yaşayan dostumu anımsadım bir an... |
||
|
||
| ölümü.. | ||
|
||
| kısa ve öz yaşamayı.... | ||
|
||
| Çocuk: Anne, koza ne demek? Anne: Bir nevî hücre. İpekböceğinin kendi kendine ördüğü ve içine kendini hapsettiği duvar. Çocuk: Ya ipekböceği kozasını kıramazsa? Anne: Kaç defa söyledim? Çocouk: Gene söyle. Anne: Öylece alıp kaynar suya atarlar. Çocuk: Atarlar mı? Neden ama? Anne: İpeğini almak için. Çocuk: Haşlarlar mı yâni? Anne: Hmm haşlarlar. Çocuk: Hiç gözünün yaşına bakmazlar mı? Anne: Cıks. Bakmazlar. Çocuk: Ağlamaz mı peki? Bağırıp çağırmaz mı? Anne: Ağlar, haykırır, inler. Ama çaresiz, iş işten geçmiştir artık. Çocuk: Anne. Anne: Evet yavrum? Çocuk: Ben kelebek olmak istiyorum. |
||
|
||
| zarif,narin,kırılgan,hassas,estetik..sessizlik ve ölüm.. | ||
|
||
| kelebek etkisi filmini çağrıştırdı... | ||
|
||
kelebek etkisi filmini çağrıştırdı... bende de.. o filme bayılmıştım ben ya.. insanın olaylar karsısında verdiği tepkilerin hayatlarında nasıl büyük değişikler yarattığını gösteriyordu film. bizimde hayatımızda vardır ya hep o duygu. keşke şunu yapmasaydım yada şöyle yapsaydım dediğimiz anlar.. |
||
|
||
| Bana "Kelebekler Özgürdür" adlı tiyatro oyununu anımsattı. Kelebek benim için hassaslığı, güzelliği ve yaşamın kısalığını simgeler. |
||
|
||
| Dört kelebek ateşin gerçek sırrına ulaşmaya karar verirler.. İlk kelebek uzağından geçip gelir ve şöyle der: ;Ateş aydınlatan bir şeydir; Bu da gerçeği anlatmak için eksiktir. İkinci kelebek ateşe iyice yaklaşıp döner ve şöyle der: ;Ateş ısıtan bir şeydir; Bu da gerçeği anlatmak için eksiktir. Üçüncü kelebek ateşe iyice yaklaşır,alevler kanatlarına değer geçer ve döndüğünde, ;İşte ateşin gerçek bilgisi der, ateş yakıcı bir şeydir; Dördüncü kelebek bununla yetinmez.Ateşin çevresinde dolanır,döner,kavrulur ve birden bire ateşin içine dalarak bir an parladıktan sonra,alevlerin içinde görünmez olur... Ateşin gerçek bilgisini anlayan tek kelebektir o ... Ancak bunu artık diğerlerine anlatacak durumda değildir.. Anlatmasına da gerek yoktur... Hiç kimse ateşin ne olduğunu başkasının anlatmasından öğrenemez.Ateşe ancak dokunarak öğrenilir,onun ne olduğu... Hepimiz bu öyküdeki dördüncü kelebek olmayı düşlüyor ama ömrümüzü diğer üç kelebek gibi tamamlıyoruz... Sadece birkaç gün yaşadı kelebekler... Ömrünce gerçek aşkı bulamayan insana inat,ateşin aşk olduğunu bilerek,aşk için yanmayı bilerek... o yüzdendir ki kelebek ANCAK İNSANLARA BİR SEYLER ÇAĞRIŞTIRA BİLİR ... AMA İDDİA EDEBİLİRİM...İNSANLAR KELEBEK OLABİLİR... |
||
|
||
| güzel hikaye .... belkide o kelebek benim gibi,alemin tek kerizidir ... |
||
|
||
| hmm? cene,insanoğlu hakkında kesin yargılara sahip olmamanı öneririm..herkesin 4. kelebek olmayı düşlediğini falan söylemişsin ya.. |
||
|
||
| Bende 'at' hayvanını çağrıştırıyor.Nedenini bilmiyorum.Bilinçaltı olsa gerek | ||