SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => İç Politika

Konu: 22 Temmuz seçimleri en zor ve kritik seçimi olacak

Sayfa: 1 [ 2 ]

20.06.2007 23:06:34
sende bazı konularda haklıs olabilirsin ama neden bağımsız
nedeni gayet açık...anti demokratik seçim barajı...aslında seçime bağımsız giren adayların hemen hepsi digerlerinden daha fazla kendi ideolojilerine bağlı ve bundan dolayıda taraftır...
seçime bağımsız girmek taraf olmamak değil yani...
halaya gelince ilk açıklaman daha uygun.ama beğenmedinse değiştirebilirsin
aslında halaya derken ki kastım  seçimlerin hiçte kritik olmadığını bu seçimde meclise girmesi veya millet vekili sayıları düşecek partilerin ortalıkta olmayan bir gerginlik yarattığını bunun bir oyun olduğunu belirtmek içindi....gergin gergin vatanı kurtarmanın yükü altında seçime gidileceğine güle oynaya giderim...bu bir savaş değil....
sonraki bağımsız aday söylemimde sadece taraflığımdan başka bir şey değil.....
 son olarakta belirtmek isterim ki
mevcut partilerin bir çoğu oy uğruna kendi tüzüklerinde bulunan çoğulcu demokrasi kavramını ezip geçmekte bir çoğu zaten bu kavrammı ağzına bile almamaktadır....
neden diyede sormussun sağ soldan ayrılıp bağımsız diyorsun........
kesinlikle öyle bişey yo...türkiyede sadaca sağ var...yukardada belirtmiştim...chp de buna dahil demiştim....asıl sol bağımsız adaylarla seçime girmeye hazırlanıyor...işte asıl şimdi sağ ve sol olunacak......ama umrım hiç bir zaman radikal kutuplaşmalar olmaz...

MDP 20.06.2007 23:13:11
radıkal kutuplasma
hımmm
ve antıdemokratık secım barajalrı
antı demokratık nasıl olunur aklım almadı
demokrası ne kı antısı var
radıkal bır bırlesme kutuplasma
nasıl gerceklesır
radıkallıkde bırlesme soz konusu degıldır
bence yogun bır kavram sorunu var allah allla cok tuhaf Shocked

20.06.2007 23:22:11
üzgünüm demogoji ve polemik yapacak ömrü geçtim..vaktimde yok
sorun ettiğin kavramlar
1çoğulcu demokrasi
2 anti demokrasi
3radikal
 neyse hadi hep beraber halaya bagımsız adaylara..
sen de kafanı yorma

21.06.2007 09:27:26
Düşünceleri nedeniyle insanların (ki ben de onlardan biriyim) aklına şaştığını söyleyen bir üyeyle tartışmanın anlamsızlığını ve "abesle iştigal" olduğunu bilirim.

Yine de Ged, bayramlarda ben asmasam da bayrak asılmasına karşı değilim de artık her günü bayram mı ilan ettiler acaba?
Son cümleniz bile zihniyetinizi ortaya koyuyor aslında gayet açık ve net olarak, tartışmaya gerek bile görmüyorum böyle bir zihniyetle aslında...

Bu tür düşüncelere sahip insanların aklına şaşarım çünkü araştırmak ve öğrenmek yerine daima kolay olanı seçerler, eleştirmeyi ve suçlamayı.

Eh, bu da Türk aydınının klasik hastalığı olsa gerek.
Türkiye'deki en yetkin ve saygın düşünce adamlarından biridir Erol Manisalı, takip etmeyenler bilmez lakin bugüne kadar öngürdüğü şeylerin çıkmadığı çok azdır.

birkaç örnek alabilir miyiz?
Google'dan aratmak çok mu zor?

aragon 21.06.2007 09:33:46
kesinlik çok zor ve çekişmeli bir seçim.kimin ne olduğu belli değil ama;bir bakıyosunuz AKP'den istifa edeni CHP almış,CHP^den istifa edeni SAADET almış.saçma sapan kadro değişiklikleri oluyo..

MDP 21.06.2007 12:30:36
Çoğulcu Demokrasi

Anayasa'mızda öngörülen çoğulcu demokratik düzen, Batı Demokrasisi, KlasikDemokrasi olarak da adlandırılmaktadır. Çoğulcu demokrasi temsil esasına daya-nır ve yönetme hakkı, seçimlerde çoğunluğu elde eden siyasal iktidara bırakılır. An-cak, iktidar hukuk kurallarıyla bağlıdır. Ayrıca klasik demokrasiler, temel hak veözgürlüklerin en geniş ölçüde sağlanıp, güvence altına alındıkları rejimlerdir. Kişi-nin sahip olduğu dokunulmaz, vazgeçilmez, devredilemez temel hak ve özgürlük-lerin, özüne dokunup tümüyle kullanılamaz hale getiren kısıtlamalar, demokratiktoplum düzeninin gerekleriyle uyum içinde sayılamaz. Özgürlükçü olmak yanın-da, hukuk devleti olmak ve kişiyi ön planda tutmak da klasik demokrasinin ögeleri-dir. Tüm düşünce ve inanışların açıkça tartışılabilmesi, Batıdemokrasisinin bir baş-ka ilkesidir. Demokratik toplum, çoğulculuk, hoşgörü ve açıklık demektir. Bu ne-denle düşünce özgürlüğü, her şeyden önce, bu toplum türünün temelini oluşturur.Hem de sadece belirli, Devlete hoş gelen düşüncelerin açıklanması değil, toplumuve devleti sarsan, şoke eden, rahatsız eden düşüncelerin açıklanmasıbile serbest ol-malıdır. Çoğunluğa yönetme hakkı verilmiş olması, azınlığın haklarının korunma-sını engellemez.


 ANAYASAYA AYKIRILIK DA ÖLÇÜ (Antidemokrasi)

1961 anayasasında, kanunların ".. anayasa prensiplerine uygunluğuna ve aykırılığına dair hiç bir kaide ve ölçü verilmemiş, kısacası, anayasamız, antidemokrasi" yi tarif etmemiştir.

Anayasamız, temel hak ve hürriyetleri sadece, b i r e r k e l i m e halinde açıklamak ve saymakla yetinmiştir. Meselâ, Lâiklik'den ve lâik devletten 22 ve 26 ve 121 nci maddelerde söz edilmektedir. Fakat, din ve vicdan hürriyeti nedir? laiklik ne demektir? sorularına karşı, anayasamız s ü k û t etmiş ve lâiklik ile neyi kastettiğini bildirmemiştir. Bunun, diğer misallerini göstermiştik.



Radikal

1- Temel, mutlak, topyekün ya olan bir şeyi tanımlamak için kullanılan sıfat. 2- Politik sistemde geniş kapsamlı ve temel bir dönüşümün gerekliliğini savunan kişiyi; siyasi yelpazede aşırı uçlarda, ama özellikle de solda yer alan birini tanımlamak için kullanılan politik niteleme. Bu bağlamda, sosyal ve politik alanda büyük değişimlerin, kökten dönüşümlerin savunuculuğunu yapan teori ve hareketler de radikal sıfatıyla kategorileştirilir. Gele­nekle, kurumlaşmış ve yerleşik geçmişle olan tüm ilişkileri koparmak ve yeni bir sayfa açmak isteyenlerin görüşü, aynı zamanda ra­dikalizm olarak tanımlanır. Bu anlamda radi­kalizm Fransa ‘da, liberalizm, cumhuriyetçilik ve sekülarizm için genel bir terim olarak kul­lanılırken, İngiltere’de felsefi radikalizm anla­mında, Jeremy Bentham ve John Stuart Mill’in temel unsurları iktisadi liberalizm, akılcılık, yararcılık ve bireycilik olan felsefe­sini tanımlamak için kullanılmıştır.

ben daha kucuk bı cocugum benım demogoji ve polemik yapacak
yasım gelmedı bıle

ruhumyok 21.06.2007 21:43:40
Bu soru kime göre ve hangi gruba göre zor olacak diye beni düşündürüyor. Bana kalırsa pastadan menfaat kapmak için geçici sözlerle halkı oyalayanlar artık saf yerine koyacak bir seçmen kitlesi bulamayacaklar.Bugüne kadar chpden tut demokrat partiye anaptan dypye dspden mhp saadet refah partisi ve ardılları onların pratikleri türkiyeyi kağnı hızında ilerleten hatta bazı dönemlerde darbeyle beraber ekonomik ve siyasi kriz dönemine sokan bazı dönemlerde dışa bağımlı hale getiren partilerin halka hiç bir fayda sağlamadığını tarih önümüze sunmuştur.

Cumhuriyet halk partisi denilen parti cumhuriyetin kuruluşundan itibaren yıllarca tek parti olarak kalmıştır Demokrasi savunucusu olarak kendini nitelendiren bu parti yıllarca tek diktatör olmuş, yıllar sonra koalisyonların içinde ve muhalefette bu yapısını hiç bozmamıştır aslına bakılırsa bugün baykal dediğimizde aklımıza gelen diktatör ve kendinden başkasını istemeyen kişilik yapısı  cumhuriyetin ilk yıllarındaki chp anlayışıyla aynıdır ve sırf bundandır ki baykalı tarihine sahip çıktığı için kutlamak gerek!?

Demokrat parti: her mahallde bir zengin yaratyacaktı ve diğer fakiler zenginlerin kapısını paspaslayacaktı evet emeline ermişti bu parti açlıkların en yoğun olduğu bir dönem.... darbeyi getiren bir iktidar kendi geçici sonunu hazırladı ama bugün görüyoruz ki mirasçıları hala aynı yanlışta diretiyorlar tarih öğreticiliğini yitirmiş(darbeyi benimsemiyorum)

Anavatan partisi: turgut özal darbe sonrası sivil hükümet kurtuuşu borç batağı imf ve politikalarında aryan türkiyeyi amerikan kültürü ve  ekonomisine zorunlu kıldıran mc donald kuşağını yaratan dönemlerin iktidar partisi daha sonra adı yolsuzluklarla anılan bir başkana sahip olan(mesut yılmaz)

DYP:Kırat bize demokrat partide ne getirdi bunda getirsin derin devletle ülke sorunu çözmeyi en akılcı yol olarak bulan bir başkana sahip şemdinlide asker komtanından önce niye mehmet ağarı aradı acaba (küçük bir ayrıntı) peki ekonomimiz kalkındımı bu dönemde yok biz hala en fazla orta gelirli krediye muhtaç aile profilindeyiz

DSP:ecevit yıllarca başında kaldı herhalde oda chpden ayrılırken diktatörlüğü tek miras olarak yanında getirmişti taakii meclise o binebilsin diye asansör yapılana kadarda vazgeçmedi hattaki son hükümette koalisyon olarafk ülkeyi batağa sokup öyle bitirdiler dönemi evet ecevit kimdi neydi meydanlardaki kara çocuğu koltuk sevdası mı sarmıştıda unuttu halkı en köycü parti döneminde çiftçi isyan bayrağı çekmedimi antalyada tonlarca ürünü otobana dökmedi sevgili çiftçilerimiz ey koltuk sen nelere kadirsin

MhP:türkleri en çok seven parti olduğuna inandırılmaya çalışıldı yıllaraca ve faşizanlıktan başka bişey sunabildimi bu ülkeye evet bişeyleri tarihten almıştı tarihine sahip çıkıyordu ama karanlık tarihine yıkımcı soykırımcı kendinden başkasını küçümseyen hatta yok sayan bir tarihi dönemi örnek almıştı ve tek kurtuluşun üretim değil savaşım olduğunu söyleyen bir söyleve sahip bir parti. yurdum insanı eğitimsizlikten yanarken halkın kendi içnde bütünleşme sorunu yaşarken(yanlış anlaşılmasın bütünleşme dedim tek tipleşme değil) o çözümü silahlanmada gördü. eğitime para yeterli ölçüde aktarılmıyorken bize savunma adı altında (eğitime ayrılan paranın üç katı)para aktarımın daha mühim olduğunu söyledi.

saadet ve refah partileri aynı kuşağın farklı adlarla temsilcileri belkide türbanı en fazla kullanan hatta onu dini bir sembolden sıyırıp siyasallaştıran parti sonrada yasaklanınca kıyamet koparan

Ve netice gene sıfır derken bir ampül çıktı karşımıza biz aydınlatırız dedi bunu diyen kimmiydi bir zamanların rehaf partilisi siyasi olarak bundan ceza yemiş döneminde yasaklanmış bir sahıs erdoğan evet insanlar bir yeniye muhtaç kalmıştı her gelen bu ülkeden ve insanlarından binleri götürmüştü ömürlerini yemişti yastık altlarındaki kefen paralarına muhtaç kalmıştı insanlar derken biz sizi kurtarırız dediler bize güve nin dediler ve inandırdılar tek başına iktidar oldular neredeysede 4 yılı dolduracaklardı nasılmı halkı oyalayarak benzine geçen hafta %50 zam yapıp bu hafta onu %30a indirerek yani biz farkettik indirdik ee peki geriye arttan bizi fakirleştiren yüzde otuzu niye kapatıyorsunnnnuz peki sana dersini anlatan bir çiftçiye ananıda al... deyip ertesi hafta başka bir konuyla bunu unututran bir yaklaşım evet bu makyajı en iyi bilen en siyaset yapmaktan en iyi anlayan partimizdi 1.5 yıl önce diyarbakırda kürt sorunu vardır deyip yaşanan gelişmelerde   
bu yaklaşımının tam tersi bir tutum izlemiştir biz öğrenmişizdirki siyaset temiz değil
 şimdi biz tüm bu süreçleri en yakındn yaşayan biz birilerin ağız dalaşı yüzünden oynayan borsa yüzünden üç
kuruşluk yatırımımızı kaybeden biz soruyorum kendimize kendiden ve yanlışlarından taviz vermeyen kendi alacağı ihalelerden ve şirketimi nasıl zenginleştirebilirm diye düşünen siyasetçilerden hala vazgeçmeyerek kendimize cehennem azabımı çektirmek istiyoruz
 aslında bu söylediklerimden daha fazlasını herkesin benden daha iyi bilidğinide tahmin ediyorum başlığı atan arkasdaşında seçimin çok kritik olduğuna inandığınıda sanmıyorum biz kritik dönemleri (darbe) çoktan atlattık ve bir dahada başımıza umarım  gelmez ve sloganı tuttum "hoppala halaya hep beraber bağımsız adaya"
daha deneyeceğimiz ne kaldıki...........


Sayfa: 1 [ 2 ]