|
||
- Türkiye, ya düzlüğe çıkmak için değişim başlatacak; - Ya da karanlık tünelin içinde sürüklenmekte olduğu yola devam edecek. Neden çok kritik bir seçim? Türkiye'nin karşısındaki seçenekler ne? Karanlık tüneldeki yolculuk devam ederse neler olacak? 1) Türkiye ekonomisi, "Batı kapitalizmi için bir cennet olacak". Dev tekeller ahtapotun kolları gibi ülkeyi saracak. Bütün iktisadi alanlar yabancıların ve maşalarının eline geçecek. 2) Halkımız yabancı tekellerin emrinde çalışan işçiler ve teknisyenler haline dönüşecek. Yabancı tekeller ve arkasındaki devletler Türk halkının patronu durumuna gelecek. Tabii ki kimi "Türk ceo'lar" parlayacak. Onlar, yabancı tekeller adına Türk halkını çok başarılı bir biçimde sömürdükleri için ödüllendirilecekler. 3) Köylü, yabancı tekellerin ve onların emrine girmiş yerli şirketlerin ırgatı durumuna düşecek. 4) Sosyal devletin tamamen yıkıldığı bir ortamda oluşacak piyasada yalnız yabancı tekeller değil işbirlikçi şeriatçılar da yerleşecekler. Yerel yönetimlerden "yandaş yeşil şirketlere kadar" tarikatlar ve cemaatler sosyal ve iktisadi düzeni ele geçirecekler. 5) Devletin yerine ve onu tasfiye etmek için oluşturulan serbest piyasadan bölücü örgüt de payını alacak. "Amerika, şeriatçı işbirlikçi ve bölücü sacayağı" tamamlanmış olacak. Serbest piyasa yalnız iktisadi değil siyasi, dini ve etnik yeniden yapılanmanın da altyapısını hazırlıyor. ABD'nin 1978'de hazırlayıp 1980'de Türkiye'ye dayattığı Washington uzlaşması, böylesine sihirli bir maşa. Serbet piyasa üzerinden önce iktisadi, daha sonra da siyasi, sosyal, etnik ve dini yeniden yapılanmaya olanak sağlıyor. Kimin için? Emperyalizm adına Cumhuriyete, demokrasiye, sosyal devlete ve laikliğe karşı bir operasyon bu. Serbest piyasa bu nedenle sömürgecilerin en önemli silahı. Piyasa üzerinden sessiz darbe ABD ve AB Türkiye'nin piyasasını Avrupa Birliği üzerinden kendilerine bağlayarak sessiz darbeyi yapıyorlar. Mevcut politikaların devamı ile AB üzerinden Batı kapitalizminin emrine sokulmuş bir Türkiye hazırlanmak isteniyor. Bu operasyonun adı, "Türkiye'nin askersiz işgalidir" . Ekonomisini ele geçirdiğiniz zaman, - Siyasal partileri ve siyaset adamlarını da denetim altına alıyorsunuz. - Eğitim, kültür ve sağlık hizmetleri de ellerine geçmeye başlıyor. - Ekonomisi, siyaseti ve kültürü denetim altına alınmış bir ülkenin, ordusu da önünde sonunda direncini kaybeder. 22 Temmuz seçimleri Türkiye Cumhuriyeti'nin devamı ya da yok edilmesi seçenekleri arasında bir tercih olacaktır. Bu korkunç gerçeği saklamak isteyen kimi partiler "karşı cepheden transferler yaparak" halkın bu durumu anlamasını engellemeye çalışıyorlar. Ancak bu, işe yaramayacaktır. Halk artık gerçek tehdidi görmeye başladı; - Köylü, işçi, memur, esnaf ABD ve AB'nin taleplerini yerine getiren yönetim yüzünden ezildiğini çok iyi görüyor. Medya karartmaları çare olmadı. Dün oy verdikleri parti yüzünden bu duruma düştüklerini biliyorlar artık. Milyonlarca insan meydanlarda yalnız laiklik için haykırmadı; halkı ezen emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı yumruğunu havaya kaldırdı. - Türkiye'nin parçalanmak istendiğini gören TSK, "artık yeter" dedi. Halkı emperyalizmin tehdidine karşı açık açık uyardı. Türkiye'yi ve bölgeyi kimlerin parçalamak istediğini söyledi. Emperyalizmin Türkiye üzerinde yürütmekte olduğu sessiz ve sivil darbeye halkın yanında, ordu da karşı çıktı. 22 Temmuz'da çok farklı bir seçim yaşayacağız. Emperyalizmle işbirliği yapan oligarşinin tasfiyesi bu seçimle başlayacaktır; başlamak zorundadır... www.istanbul.edu.tr/iktisat/emanisali Prof. Dr. Erol Manisalı |
||
|
||
| oligarşinin tasfiyesini hiçbir parti başaramaz. | ||
|
||
Alıntı 22 Temmuz seçimleri Türkiye Cumhuriyeti'nin devamı ya da yok edilmesi seçenekleri arasında bir tercih olacaktır. - Türkiye'nin parçalanmak istendiğini gören TSK, "artık yeter" dedi. Halkı emperyalizmin tehdidine karşı açık açık uyardı. Bu ne şimdi? Paranoya dediğimizde kızıyorlarsa da yukarıdaki gibi öngörülerin hastalıklı bir düşünce ürünü olduğunu yineleyeceğim. Nedir bu demokrasiye, cumhuriyete güvensizlik allah aşkına? |
||
|
||
| Türkiye'deki en yetkin ve saygın düşünce adamlarından biridir Erol Manisalı, takip etmeyenler bilmez lakin bugüne kadar öngürdüğü şeylerin çıkmadığı çok azdır. | ||
|
||
| yukarda olması muhtemel süreçler 22 temmuz seçimleri ile ilgili değil. türkiyenin içinde bulunudu konjonktür gereği zaten bunların olması olağan. |
||
|
||
| olmazsa şaşarım zaten | ||
|
||
| This mission is %99.9 complete. Şuan asker sütten çıkmış ak kaşık olmamakla birlikte, bunlar olacaklar değil, şuan olmuş olan şeyler. Bir Allah'ın kulu da çözüm yolu yazsın olmaz mı? |
||
|
||
yukarda olması muhtemel süreçler 22 temmuz seçimleri ile ilgili değil. Haa yani hiç etkisi yok seçimlerin öyle mi bu durumda?türkiyenin içinde bulunudu konjonktür gereği zaten bunların olması olağan. İlginç doğrusu... |
||
|
||
Türkiye'deki en yetkin ve saygın düşünce adamlarından biridir Erol Manisalı, takip etmeyenler bilmez lakin bugüne kadar öngürdüğü şeylerin çıkmadığı çok azdır. Erol Manisalı'ya bilim adamlığı konusunda herhangi bir itirazım yok ama düşünce adamlığına gelince aynı güveni duyamıyorum. İzlediğim kadarıyla Türkiye ile ilgili olaylara yaklaşımı yeterince objektif değil, daha çok statükocu ve ulusalcı değerlendirmeler yapıyor. Zaten yukarıdaki yazıda da bunu rahatlıkla görebiliyoruz. |
||
|
||
| Türkiye'de bir takım değerleri savunmak artık günden güne statükoculuk olarak anılmaya başlandı. Bayramlarda evine bayrak asanlar bile statükocu olarak niteleniyorsa ben o nitelemeleri yapanların aklına şaşarım. |
||
|
||
| Düşünceleri nedeniyle insanların (ki ben de onlardan biriyim) aklına şaştığını söyleyen bir üyeyle tartışmanın anlamsızlığını ve "abesle iştigal" olduğunu bilirim. Yine de Ged, bayramlarda ben asmasam da bayrak asılmasına karşı değilim de artık her günü bayram mı ilan ettiler acaba? |
||
|
||
Türkiye'deki en yetkin ve saygın düşünce adamlarından biridir Erol Manisalı, takip etmeyenler bilmez lakin bugüne kadar öngürdüğü şeylerin çıkmadığı çok azdır. birkaç örnek alabilir miyiz? |
||
|
||
| aman valla ben cok ınanmıyorum okduugum kıtapalradan cıktıgım yolla bakıyorum da ıhtılal sonrası secım donemelrı varkı en krıtıkelrı onalrdı bu bence abartılmıs bır ampul balonu baska bısey degıl |
||
|
||
| ben gerçekten bu seçimin kritik olduğuna inanmıyorum...sadece daha fazla oy toplamak isteyen sağcı[chp de buna dahil]partilerin bir şavaş havasında seçime gitmesi türkiyede yaşayan halkların milliyetçi duygularıyla oy toplama çabasından başka bişey değil.... nedense her seçim yaklaştığında kritik seçim ve vatan elden gidecek söylevleri.... hoppalaaaaa beyler hadi halaya bagımsız adaylara... nasıl slogan |
||
|
||
| bence ıı degıl halayla ne alakası var sımdı secımın halay bır bırlesme ıse neden bunu secımle belırtıyoruz halay ınsanın el ele kol kola olması durumu ıse neden bır noktada sag ve soldan ayrılıp bagımsız oluyoruz tum mılletce adıl devlete el ele bence ayrımsızca evet haklısın her secım oncesı aynı tantana |
||