SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => İç Politika

Konu: OYAK'ın Yurtdışı Girişimleri / OYAKBANK Satıldı !

Sayfa: [ 1 ]

karahan 18.06.2007 14:08:18
"Kürt Gümrük yetkililerinden Bedirxan Benistanı ise, OYAK’ın Kürdistan’a çimento ve inşaat malzemeleri gönderdiğini belirterek, OYAK’ın hibe olarak verdiği çimentonun ise halka dağıtıldığını doğruladı. OYAK’ın ödediği vergilerin ise Kürdistan Maliye Bakanlığı bütçesine gönderdiklerini ifade eden Benistanı, OYAK’ın her yıl 720 bin dolar gümrük vergisi ödediğini belirtti. Benistanı, OYAK’ın daha fazla yatırımlar için Irak Kürdistanı yetkilileri ile görüşmeleri sürdürdüğünü sözlerine ekledi...
Deşifre olmamak için taşeron firmalar kullanan OYAK, Irak Kürdistanı’nın çimento, yapı ürünleri ve kağıt gibi ihtiyaçlarını karşılıyor. OYAK’ın Irak Kürdistanı’nda depo olarak kullandığı sahada ise Kürdistan bayrağı dalgalanıyor, yazıhanenin duvarlarını ise Büyük Kürdistan Haritası ile Kürdistan Bölge Hükümeti Başkanı Mesut Barzani’nin fotoğrafları süslüyor."

Türk firmaları gözünü Irak Kürdistanı’ndaki ticari pazara dikti. Irak Kürdistanı’yla iş yapmak için müracaatta bulunan firma sayısı 600’e ulaştı. Onay alıp iş yapan 200 firmanın yıllık iş bağlantıları ve gerçekleştirdiği ihracat ise 2 milyar doları buldu. En fazla iş bağlantısı yapan firmalar arasında OYAK'ta bulunuyor.

Deşifre olmamak için taşeron firmalar kullanan OYAK, Irak Kürdistanı’nın çimento, yapı ürünleri ve kağıt gibi ihtiyaçlarını karşılıyor. OYAK’ın Irak Kürdistanı’nda depo olarak kullandığı sahada ise Kürdistan bayrağı dalgalanıyor, yazıhanenin duvarlarını ise Büyük Kürdistan Haritası ile Kürdistan Bölge Hükümeti Başkanı Mesut Barzani’nin fotoğrafları süslüyor.

Irak Kürdistanı’nda ticari yatırım yapan Türk kökenli firmaların sayısı her gün artıyor. Irak Kürdistanı hükümet yetkililerinin verdiği bilgiye göre, Irak Kürdistanı’nda iş yapmak için müracaat eden firma sayısı 600’e ulaştı. Onay alan firmalardan 200’ü, gıdadan inşaata, altyapı çalışmalarından mobilyaya, beyaz eşyadan elektronik cihazlara kadar çeşitli sektörlerde faaliyet yürütüyor.
Bunlardan 150’si Hewler ve Süleymaniye’de, geri kalan firmalar ise, Dohuk, Zaho, Akre, Behdinan gibi bölgelerde iş yapıyor. Türk şirketlerinin Irak Kürdistanı ile geliştirdiği yıllık ticaretin hacmi ise, 2 milyar dolar civarında. Türk firmalarının yoğun ilgisi Türk ve Kürt ortak sermayeli şirketlerin sayısında da artışa neden olmuş durumda. Bu firmalar merkez bürolarını Mersin, Ankara, Antep gibi şehirlerde kuruyor, Irak Kürdistanı’ndaki tüm ticari faaliyetlerini ise bu bürolardan sevk ve idare ediyor.

TÜRK MALLARI PİYASAYI ELE GEÇİRDİ

Türk firmalarının Irak Kürdistanı’na gösterdiği yoğun ilgi, tüketici ürünlerine de yansımış durumda. Irak Kürdistanı’nda tüketilen ürünlerin yüzde 90’ını Türk malları oluşturuyor. İnşaat sektörü ise, yüzde 95 oranında Türk kökenli firmaların elinde bulunuyor. İş yapabilmek için Kürt parlamentosu ve yerel yetkililerle özel ilişkiler geliştirerek ticari mallarını daha rahat pazarlama olanağı arayan Türk firmaları, Kürt radyo ve gazetelerine her gün reklam vererek firma tanıtımı yapıyorlar. Yerel belediyelere şehirlerde kurdukları reklam panoları ve ilan duyuruları ile her yıl yüzbinlerce dolar ödeme yapan firmalar, tüm resmi yazışmalarını, ticari sözleşmelerini, piyasaya sunmak istedikleri malların reklamlarını ise Kürtçe yapıyorlar.

FAALİYET YÜRÜTEN BÜYÜK FİRMALAR ŞÖYLE:

OYAK:
Türk Ordusu’na ait OYAK Şirketler Grubu, Irak Kürdistanı’yla en fazla iş yapan firmalar arasında.
Deşifre olmamak için Basra ve Başkent Uluslararası Nakliyat ve Dış ticaret Ltd Şirketi,
RE-BA Dış Ticaret Ltd. Şirketi,
Nur Ticaret, Fefoğlu, Yüksel, Barkınlar, Saki İthalat
ve
İhracat Gumrukleme Nakliyat Sınır Ticareti gibi şirketler aracılığıyla ticari faaliyet yürütüyor.

Yıllık ticaret hacmi 14 milyon dolar civarında. Daha çok çimento ve inşaat malzemeleri pazarlayan firma, çimento ve yapı ürünleri ihracatında OYKA isimli firmayı kullanıyor. OYAK’a bağlı Mardin, Adana, Elazığ çimento fabrikalarında üretilen çimentolar, dökme ve torbalar halinde Dohuk, Zaho, Hewler, Süleymaniye gibi önemli merkezlerde inşaat sektöründe kullanılıyor.

OYAK’ın Irak Kürdistanı’na gönderdiği malzemelerde nakliyat işinde ise
Has Nakliyat isimli bir firma kullanılıyor. Her yıl sadece 6 bin ton dökme çimento gönderen OYAK’ın sadece çimento ihracından yılda kazandığı para 9 milyon dolar.
OYAK her yıl 3 bin 600 ton çimentoyu ise sınır kapısında fahs (tahlil) adı altında Kürt gümrüğüne hibe ediyor. Hibe edilen çimentolar, yeni Kürt eğitim okulları ile Kerkük’te zorla göçertilen Kürtlerin geri dönüşleri için dağıtılıyor. OYAK’ın Irak Kürdistanı’na gönderdiği inşaat ürünleri, Zaho’da İbrahim Halil Yolu üzerinde üzerinde Kürt bayrağı dalgalanan Birleşmiş Milletler Sahası’nda depolanıyor.
OYAK’a bağlı aynı sahada açtığı yazıhanede ise Kürt bayrağı ile Büyük Kürdistan haritasının yanında KDP lideri ve Kürdistan Bölge Hükümeti Başkanı Mesut Barzani’nin fotoğrafı asılı. Kürdistan Hükümeti yetkililerine göre, 2003 yılından bu yana Güney’e gönderilen inşaat malzemeleri ile Güney’de gerçekleştirilen müteahhitlik hizmetleri 800 milyon doları aşmış durumda.

OYTAŞ:
OYAK’a bağlı olan firma özellikle çimento, kireç, yapı malzemeleri ihtiyacının yüzde 60’ını karşılıyor. Irak Kürdistanı Parlamentosu ek binaları, yeni Kürt bakanlık konutları ve Kürt Emniyet Sarayı inşaatlarının yanı sıra Erbil, Süleymaniye, Dohuk gibi kentlerde inşaat faaliyetleri yürütüyor.

OYKA KAĞIT SAN. TİC. AŞ:
OYAK’a bağlı olarak çalışıyor. Irak Kürdistanı’nın kağıt ihtiyacının tamamını karşılıyor. KDP yayın organı Xebat gazetesi, Gulan dergisi, Kürt Kültür Bakanlığı’nın Latin Alfabesi ile yayınlanan Nubun dergisinin kağıt ihtiyacını karşılıyor.

77 İNŞAAT:
OYAK’ın taşeron firması.
OYAK’ın Mardin, Elazığ ve Adana çimento fabrikalarından getirdiği dökme çimentolar ile köprüler, bloklar inşa ediyor. OYAK’ın çimentoları ile yaptığı blokları "Madde In Irak" yazısı ile damgalayarak Kürt Parlamentosu ve Kürt bakanlıklarının çevrelerine koruma amaçlı yerleştiriyor.
Irak Kürdistanı yetkilileri önümüzdeki günlerde OYAK’a ait çimento ve inşaat malzemelerine (elektrik direkleri, beton bloklar) "Madde In Kurdistan" damgası vurulacağını ifade ediyorlar.

ÜLKER:
Dohuk’a bağlı Batufa ilçesinde Meşud Gulli’nin yönetim kurulu başkanlığını yaptığı Dohuk Mazi Süpermarketi ve bağlı firmalarla ortak çalışıyor. Irak Kürdistanı’nın gıda ihtiyacını karşılayan şirket, her yıl hükümete 1 milyon dolar vergi ödemesi yapıyor.

İSTİKBAL:
Koltuk takımları, halı, battaniye, ev eşyası sektörlerinde faaliyet yürütüyor. Bakanlıkların çoğunun koltuk takımlarını, masa ve daire düzenlerini daha fazla iş sahası elde etmek için bedava yaptı.

KARACAHAN:
İstikbal ile aynı sektörde faaliyet yürütüyor.

ARÇELİK-VESTEL:
Irak Kürdistanı’nın beyaz ve elektronik eşya sektörünü elinde tutuyorlar. Irak Kürdistanı’ndaki yerel belediye ilan panoları ile yerel radyo ve gazetelere sık sık ilan vererek tanıtım yapıyorlar.
Arçelik’in Zaho Ermeni Kilisesi yanında yer alan merkez şubesinde büyük Kürdistan haritası,
Kürdistan bayrağı ile Kürdistan Bölge Hükümeti Başkanı Mesut Barzani’nin fotoğrafı yer alıyor.

NUR-SOY:
İnşaat ve çimento sektöründe faaliyet yürütüyor. Aynı zamanda müteahhitlik hizmetleri de gerçekleştiriyor.

AGS:
3 bin 500 metrelik pisti olacak Süleymaniye Havaalanı inşaatını 34 milyon dolar karşılığı aldı. 20 milyon dolar değerinde öğrenci yurdu, Kürdistan Adliye Binası, 140 lojman, 4 stadyum çalışmaları ise sürüyor.

ÇEVİKLER:
Erbil’de lüks konutlar inşa ediyor. Dohuk-Malta bölgesinde Kürt Üniversite inşaatı ve
konut yapımı da aldığı işler arasında. İlnur Çevik'in başında bulunduğu şirket, basın alanında yatırımlarda bulunuyor.

GÜRBAĞ İNŞAAT:
Zaho içme suyu, depolama ve arıtma işini yapıyor.


'TÜRK FİRMALARI KÜRDİSTAN'I İHYA EDİYOR'

Irak Kürdistanı Hükümeti yetkililerinden işadamı Mehemet İsmail, Türk şirketleri ile yakın ilişki içinde olduklarını, Türk firmalarının Kürdistan ekonomisine büyük katkılar sunduğunu söyledi. Kürdistan’ın yeniden inşası için büyük planlamaları hayata geçireceklerini kaydeden İsmail, Türk şirketlerinin altyapı çalışmalarını tamamlamasından sonra Avrupa ve dünyanın büyük şirketlerini Kürdistan’a davet edeceklerini belirtti. Kürdistan’ın yüzde 95 civarında Türk malları ile dolu olduğunu vurgulayan İsmail, Ülker, Arçelik, Çevikler ve OYAK’ın Irak Kürdistanı’nda en fazla pazar payına sahip olan şirketler olduğunu açıkladı. İsmail, bu şirketlerin ödedikleri vergiler ile Kürdistan ekonomisine büyük katkılar sunduklarını ifade etti.

Kürt Gümrük yetkililerinden Bedirxan Benistanı ise,
OYAK’ın Kürdistan’a çimento ve inşaat malzemeleri gönderdiğini belirterek,
OYAK’ın hibe olarak verdiği çimentonun ise halka dağıtıldığını doğruladı.
OYAK’ın ödediği vergilerin ise Kürdistan Maliye Bakanlığı bütçesine gönderdiklerini ifade eden Benistanı, OYAK’ın her yıl 720 bin dolar gümrük vergisi ödediğini belirtti.
Benistanı, OYAK’ın daha fazla yatırımlar için Irak Kürdistanı yetkilileri ile görüşmeleri sürdürdüğünü sözlerine ekledi.

31 Aralık 2005

HEWLER(29.12.2005)
Kaynak: ANF NEWS AGENCY/MEHMET YAMAN -ANF

sendika.org




************************************************************************


Türkiye K.Irak'ta doğalgaz çıkaracak
09-04-2007 Hürriyet     
İhsan DÖRTKARDEŞ/ (DHA)

SHELL ve TPAO, Kuzey Irak’ta birlikte doğalgaz çıkaracak.İki şirket, Kuzey Irak’ta doğalgaz çıkarma konusunda Kürt yönetiminden onay aldı. OPEC verilerine göre Irak’taki 115 milyar varil petrol rezervinin çoğu Kerkük’te, 45 milyarının Kürdistan Bölgesinde bulunduğu açıklandı.

Irak Devlet Başkanı ve Kürdistan Yurtsever Birliği’nin lideri Celal Talabani’ye bağlı internet sitesi Türk ve Hollanda şirketlerinin, Kuzey Irak’ta doğalgaz çıkarmanın yanı sıra Kerkük-Ceyhan petrol boru hattına gaz petrol hattını ekleme konusunda da anlaştığını ve yerel Kürt Hükümeti’nden lisans aldıklarını yazdı.

Yerel Kürt hükümetinin Kerkük petrollerine ilişkin yaptığı 5 anlaşmanın detaylarını yakında açıklayacağı belirtildi. Kürt Petrol Bakanı Aşti Havrami, "İnsanların gizleyecek bir şeyimiz olmadığını görmesi için yakında sözleşmeleri yayımlayacağız. Bazıları Irak halkını, petroller yabancı şirketlerin kontrolüne geçecek diye korkutmaya çalışıyor. Böyle bir şey olmayacak" dedi. Havrami, Kerkük petrolünü uluslararası pazarlara taşıyacak ve Türkiye’ye uzanan yeni bir boru hattı projesini de değerlendirdiklerini bildirdi. Havrami ayrıca Irak’ın en büyük petrol rezervlerinden birinin bulunduğu Kerkük’te yıl sonunda yapılacak referandumun sonucu ne olursa olsun, buradaki yeraltı zenginliklerinin idaresinin merkezi hükümette olacağını anlatırken, halen imzalanmayı bekleyen 6-7 sözleşmenin masasında olduğunu belirterek, bunları imzalamaya hazır olduklarını söyledi.


YÜRÜYENADAM 18.06.2007 14:45:09
BU "OYAK" KELİMESİNİ NE ZAMAN DUYSAM SİNİRLERİM TEPEME ÇIKIYOR.

BU OYAN ASKERLER KURUMUNDAN KURTULMAK DUASI İLE...

karahan 19.06.2007 09:57:34
Hollandalı ING Oyakbank’ı alıyor

Hollandalı ING Grubu, Oyakbank’ın tamamını 2 milyar 673 milyon dolara satın alacak.

Türkiye seçime giderken, bankacılık sektörüne yabancı ilgisi sürüyor.
Dünyadaki en büyük 20 banka arasında yer alan Hollandalı ING Grubu,
Oyakbank’ın yüzde 100 hissesini 2 milyar 673 milyon dolara satın alacağını duyurdu.
ING Grubu’ndan yapılan açıklamaya göre, Oyakbank’ın satın alım işlemi için mevcut iç kaynaklar kullanılacak.
Satın alma işleminin 2007’nin ikinci yarısında tamamlanması bekleniyor.

ING Grubu İcra Kurulu Başkanı Michel Tilmant,
Oyakbank’ın alımının grubun güçlü organik büyüme stratejisine uygun olduğunu söyledi.

ING Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Eli Leenaars da
“Oyakbank ile Polonya ve Romanya’dan sonra hızlı büyüyen bir piyas girmiş olacağız” dedi.

OYAKBANK İLK 10’DA
1984 yılında kurulan Oyakbank, yaklaşık yüzde 3 pazar payı ile
Türk bankacılık sektöründeki en büyük 10 bankadan biri konumunda.

5 bin 581 çalışanı, 360 şubesi olan Oyakbank’ın 1.2 milyon bireysel,
10 binin üzerinde de kurumsal müşterisi bulunuyor.

Çeşitli finans dallarında 50 ayrı ülkede faaliyet gösteren
ING Grubu ise dünyadaki en büyük 20 banka arasında yer alıyor.

ING grubu, Oyakbank’ın satın alımı konusunda bugün
TSİ 10.00’da bir basın toplantısı düzenleyecek.

http://www.ntvmsnbc.com/news/411542.asp

19 haziran

YÜRÜYENADAM 19.06.2007 10:11:30
OH NE ALA...
MİLLİ KURULUŞLARI VERGİ ÖDEMEDEN,İHALEYE GİRMEDEN AL.
SONRA YABANCILARA SAT.
SEN KİMİN MALINI KİME SATIYORSUN DİYEN YOK MU?
YARDIMLAŞMA KURUMUNUN BANKACILIK YAPMA FAALİYETİ NASIL OLUYOR.
O HALDE BENİM KURDUĞUM DERNEK NEDEN BANKACILIK FAALİYETİ YAPAMIYOR?

karahan 19.06.2007 10:27:34
OH NE ALA...
MİLLİ KURULUŞLARI VERGİ ÖDEMEDEN,İHALEYE GİRMEDEN AL.
SONRA YABANCILARA SAT.
SEN KİMİN MALINI KİME SATIYORSUN DİYEN YOK MU?
YARDIMLAŞMA KURUMUNUN BANKACILIK YAPMA FAALİYETİ NASIL OLUYOR.
O HALDE BENİM KURDUĞUM DERNEK NEDEN BANKACILIK FAALİYETİ YAPAMIYOR?

Olmaaz, ordumuzun kararları tartışılamaz.
Onlar insanüstü ve hatasız kullardır.Ne yaparlarsa doğru yaparlar.

karahan 21.06.2007 13:48:25
Büyük lokma... Büyük konuşma / Umur Talu

Ama büyük kazanabilirsin. "Mutlaka iyi" kazanırsın.
OYAK'ın Oyakbank'ı 2.7 milyar dolara Hollandalı ING'ye satışını iyi okuyun; olur mu?
Bu sütunda "ulusal askeri sermaye grubu" üstüne, üyelerinin çoğunluğunun "eşitsizlik, adaletsizlik" şikayetlerine dair çok yazı çıktı.
Bilen biliyor, anlayan anlıyordu ama, sağ olsunlar, kibarca sitem, terbiyesizce küfür esirgemeyen de çıktı.
Tekzip, dava, yıldırma girişimleri oldu.
Şimdi n'oldu!

Büyük lokma ye, büyük konuşma. Ama büyük kazanabilirsin.
2001 krizinde Sümerbank'ı kapatan OYAK, şimdi herhalde büyük kazanç elde etmiştir.
Hiç takılmayın: Hem 'ulusal" Sümerbank yok oldu, hem de 'ulusal" Oyakbank!
"CEO" Coşkun Ulusoy şöyle diyordu zaten:
"OYAK, ulusal kimliğine sıkıca sadık kalarak uluslararası nitelikleri güçlü bir sermaye grubu olmuştur". Yurtdışında bankası olan, Renault ile, Axa ile büyük ortaklığı bulunan, eh bankasını da Hollandalıya satan aynen öyledir.
Elbette, "büyük sermaye grubu"nun "küresel piyasa" da "iyi para kazanmak" için "sınır ötesi operasyonlar" yapması doğaldır.
Doğal olmayan, büyük laflardır.

Büyük lokma ye, büyük konuşma. Ama büyük kazanabilirsin.
OYAK Yönetim Kurulu Başkanı Emekli Korgeneral Yıldırım Türker, holding faaliyet raporunda, "OYAK, SERMAYE BİRİKİMİ konusunda çok değerli başarı sağlamıştır... EN BÜYÜK SERMAYE GRUPLARI ARASINA taşınmıştır" diyordu.
"Türkiye'nin en büyük sermaye grupları arasına"... Bunu hiç unutmayın.
Bir yılda karı yüzde 100'ün üstünde artan "en büyük sermaye gruplarından biri" nden söz ediyoruz; özü "üye varlıkları nemasını bir yılda yüzde 25, enflasyonun 2.6 katı yükselten", "geliri, muvazzaf subay ve astsubay maaşlarından her ay kesilen yüzde 10... yedek subaylardan yüzde 5..." olan "TSK mensuplarının yardımlaşma ve emeklilik fonu" diye bilinse de.

Büyük lokma ye, büyük konuşma.
"En büyük sermaye gruplarından biri" ne, sahiplerine, yönetimine de yaslanıp "sınıfı" şaşırarak "solculuk" konuşmayacaksın. Konuşsan da olmuyor!
"Uluslararası nitelikleri güçlü sermaye grubu" na, sahiplerine, yönetimine de yaslanıp "ulusalcılık" konuşmayacaksın. Konuşsan da uymuyor!
"Üyeler arasında adil paylaşım" derken, üyelerinin en az yüzde 70'inin adaletsiz, eşitsiz bulduğu, yönetime asla alınmadıkları için İnsan Hakları Mahkemesi yolunu tuttuğu, "imtiyaz ve zümre egemenliği" diye nitelediği, üyelerinin çoğunluğunun emekli derneği TEMAD'ı dava edebilen holdinge, sahiplerine, yönetimine de yaslanıp "İmtiyazın, zümre egemenliğinin reddi; özgürlük, eşitlik, kardeşlik ideali" olan "cumhuriyetçilik" konuşmayacaksın. Konuşsan da yenmiyor!

"Ulusal sermaye Oyakbank'ı uluslararası sermaye ING'ye satan Türkiye'nin en büyük sermaye gruplarından
OYAK yönetim kurulu"nu (2006 Faaliyet Raporu listesi) huzurlarınıza getiriyorum:
 
Emekli Korgeneral Yıldırım Türker (Başkan),
Tümamiral Mustafa Baha Eren,
Hava Pilot Tümgeneral Fuat Özakdağ,
Tümgeneral Kamil Başoğlu,
Emekli Tuğgeneral Yılmaz Hızlı,
Jandarma Tümgeneral Mustafa Bıyık (27.5.2006'ya kadar),
Emekli Tuğgeneral A. Taner Candemir (27.5.2006'ya kadar) ve
üç sivil, Coşkun Ulusoy, Emekli Vali Lütfi Fikret Tuncel,
Prof. Necdet Serin.
Denetleme Kurulu: Jandarma Tümgeneral Fikret Demirtaş,
Hava Pilot Tuğgeneral M. Yılmaz Erdoğan (27.5.2006'ya kadar);
sivil üyeler Haydar Geçmiş, Haluk Altay.

Haklı olarak şöyle bir endişe var:
 
Orduya, subaylara, askerlere dair çok bilgi Oyakbank'ın elindeydi.
Satanlar mutlaka dikkate almıştır; ama bazı "askeri sırlar", emekli yüzbaşı ile emekli astsubayın bomba zulası kondusunda dahi çıkabiliyor.
Bir merakım da şu:
"Yabancı" grup, Oyakbank'ta meslekleri alfabetik sıralarken, "Astsubay"ı A harfine mi iade edecek yoksa yine S'nin altına mı sürecek?
2.7 milyar dolara banka satan BÜYÜK SERMAYE GRUBU'nda merak ettiğimin küçüklüğüne bakın!
Not: Peki, biliyor musunuz İncirlik'te ne oldu?

 

boston 22.06.2007 19:46:53
Oyak bankin satilmasiyla degil, Asker zaten coktandir globallesti.. Millet niye karsi anlamadim.

nisan 22.06.2007 23:13:01
Ulkeyi catir catir pazarlamakla  mukellef oldugunu aciklayan bir basbakan varken, Oyal'in satisi niye rahatsizlik vericidir anlamis degilim.

boston 22.06.2007 23:23:10
Nisan> Ne varki?. Onlar bizden aliyor, bizde onlardan Smiley

private1907 29.06.2007 20:10:38
Rıza Küçükoğlu: TESUD üyeleri, hesaplarını milli olmayan bir bankaya yatırmayacaktır

TESUD Genel Başkan Emekli Tümgeneral Rıza Küçükoğlu yaptığı yazılı açıklamada, OYAKBANK'ın satışına tepki göstererek, OYAK Genel Müdürü Coşkun Ulusoy’un inandırıcılığını kaybettiğini ve kurumdan ayrılmasının "etik" olacağını belirtti.

TESUD’un ulusalcı çizgide hareket etmek ve gerektiğinde tavır koymak zorunda olduğunun altını çizen Küçükoğlu, Hollanda’yı şu sözleriyle eleştirdi: “Acımasız, sömürgeci-emperyalist politika ile zenginleşmiş ülkelerden birisidir. Srebrenica'da 8 bin Müslüman Bosnalı’nın soykırımında Sırplara yardımcı olmuştur. Türkiye’yi AB kapılarında bekletip saygınlığını zedeleme çabasındadır. İçinde yer aldığı AB Parlamentosunda ‘sevk kararlarının’ yinelenmesinde baş rol oynamaktadır. Türkiye’nin PKK ile mücadelesine destek vermemektedir. Hollanda’daki soydaşlarımızı dışlamaktadır. ‘Matra Projesi’ ile TSK’nın demokrasiye müdahale ettiğini ileri süren raporu hazırlatmıştır”   


Küçükoğlu, terörist eylemlerin Türkiye'nin bölünmez bütünlüğünü tehdit eden hayati derecede öncelikli sorunu olduğunu vurgulayarak, terörle mücadele kapsamındaki finans kaynaklarının kesilmesi ve PKK’ya destek veren ülkelere ciddi ekonomik yaptırımlar uygulanmasının yaşamsal öneme sahip olduğunu kaydetti.

OYAK VE OYAKBANK BİZİMDİR

 OYAKBANK’a ilişkin, “Bizim Bankamızdır. Sayın Ulusoy biz işverenlere karşı şeffaf ve saygılı olmak zorundadır” diyen Küçükoğlu, OYAK ve OYAKBANK’ın Türk ulusunun, ulusalcılık anlayışında simgesel bir yere sahip olduğunu ifade ederek, şunları belirtti:

“Terörden canı yanan, ‘önce vatan’ mitinglerini sahiplenen, terör şehitlerine ağlayan Türk ulusunun ordu mensuplarının, emeklilerin, gazilerin ve şehit ailelerinin bankasının terörle mücadeleye destek vermeyen bir ülkenin bankasına satılması karşısında sessiz kalması olası değildir. TESUD, OYAK yönetimi’nin kararını gözden geçireceğine inanmak istemektedir. TESUD ve üyeleri hesaplarını milli olmayan bir bankaya yatırmayacaktır, yatıranlar da değiştirme cihetine gidecektir. TESUD, üyelerinin haklarını yasal yollardan aramaya ve bu konuda her türlü hukuki girişimleri yapmaya kararlıdır.”

torq 29.06.2007 21:53:43
Paranın dini ve imanı olmadığı gibi, gücün kullanılmasında hiç bir ilke ve değer geçerli olamıyor ne yazık ki. Türk Silahlı Kuvvetlerinin yardımlaşma kurumundan bir bankaya sahip olma sürecini iyi izlemek gerekiyor. Batık bir bankanın bu kadar yüksek bir değere nasıl ulaştığını merak etmiyor musunuz? O dönemde çok komik rakamlara TSK ya verilen bankanın, bugün 2.7 milyar dolar edecek kaç tane şubesi, ne kadar müşterisi ve işlem hacmi var acaba?

29.06.2007 22:39:28
o zaman ben hafif biilgili olduğum bu konu hakkında bir seyler soyleyeyim..[beni bolucu sanmayın ha...türkiyelim ve belki bir türkten çok sewiyorum      okey]

wakti zamanında ki bundan bir kaçsene ewwel kürtçe yasaktı..kimse konusamazdı.sanatı yoktu..müziğiyoktu..yanni sıfır dı.........yani hiç.............
tabiki siyasi iktidarın bunda oynadığı rol büyüktür ama ordunun zorlayıcı gücüde göz önünde bulundurulmalıdır....



 şimdi kısaca kürtçe yasak ama bir pay almak için yeniden yapılandırılmaya çalışılan ve adıda kürdistan federe dewleti olarak adlandırılan bir yerde sen ordu olara pay kapmak için yasakladığın ama kuzey ırakta kürtçe olarak yazdığın metinlerle ihaleye girmek tabiki türkiyede bu kadar bu bankanın büyümesine sebep olur..........




bu ne yaman çelişki anne.........

ruhumyok 29.06.2007 23:33:18
bu ülkeyi en çok savunduklarını sanan eli beyni silahtan başka bir şey tutmayan ve görmeyen insanlar tutumuna karşı oldukları bir ülkede ekonomik pay kapmak adına yüz
değiştirebiliyor yıllarca ordunun sermaye bankası olduğunu bildiğimiz banka bugün herkesin tanıdığı kimliğini red ederek satılıyor
ey hayat sen nelere kadirsin bilmem ama şuna inanıyorumki birgün herşey vatan için anlayışıyla linç girişiminde bulunan insanlar bir zor karşısında kaçmak zorunda kalıp beni şaşırtmazlar

29.06.2007 23:52:29
HAY RUHUM YOK SNEİN ALLAHIN SWEYİM............KAHRAMANLIK LAFLA OLMUYOR.......LAFLA OLANLARA İNANANLAR SİNAN AYGUNUN YANINA GİTSİN....................

08.07.2007 13:31:17
Yüzde 22,4 yabancı payına sahip Türkiye bankacılık sistemine bir yabancı daha katılıyor. Ordu Yardımlaşma Kurumu’na ait Oyakbank, Hollandalı Ing Grubu'na 2 milyar 673 milyon dolara satılıyor. Bankanın adı bir yıl içerisinde Ingbank olacak.

HABER MERKEZİ Ordu Yardımlaşma Kurumu'nun Türkiye'deki pek çok işletmesinden biri olan Oyakbank, Hollandalı Ing Grubu'na satılarak özelleştiriliyor. İçinde emekli askerlerin mevduatlarını da barındıran bankanın satılmasına ilk karşı çıkanlar da askerler oldu. Bir kısım emekli askerin satış halinde mevduatını geri çekeceği öğrenildi.

2 milyar 673 milyon dolara satılacak olan Oyakbank, 360 şubesi ve yaklaşık 5 bin 500 çalışanı ile ağırlıklı olarak kurumsal hizmet veren bir banka. Alıcı ING firması ise dünyanın en büyük 13. finans kuruluşu ve 74,6 milyar avro piyasa değeri var. Bankanın 50 ülkede yaklaşık 60 milyon müşterisi bulunuyor. Satıştan sonra bir yıl içerisinde Oyakbank'ın adı Ingbank olarak değiştirilecek. Bankacılıktaki özelleştirme yarışında yabancıların girdiği satış ve birleşmeler arasında, satış rakamı olarak altıncı sırada yer alan Oyakbank'ın satışı, seçim öncesinde kaşla göz arasında yapılan bir operasyon yorumuna neden oldu. Oyak ve ING Gruplarının Üst Düzey Yöneticilerinin (CEO) katılımıyla bugün Çırağan Oteli'nde bir basın toplantısı düzenleneceği öğrenildi.

Kimin bankası?
Bank of Boston'ın 1984 yılında İstanbul şubesinin açılması, Oyakbank'ın tarihçesinde ilk adım olarak kayıtlı. 1990'da The First National Bank of Boston adını alarak Oyak, Alarko ve Cerrahoğlu'yla beraber 4 ortaklı bir Türk Bankası haline geldi. 1994'te Ordu Yardımlaşma Kurumu diğer bütün hisseleri alarak bankanın tek sahibi oldu. 1996'da bankanın adı Oyak Bank A.Ş. oldu.

Oyakbank'ın halen yaklaşık 5 bin 500 çalışanı bulunuyor. Yüzde 3'lük pazar payına sahip Oyakbank Türkiye'deki en büyük 10 bankadan biri. Banka en çok şubeye sahip 5'inci özel banka. 2006 sonundaki 5,3 milyar avro aktifiyle Türkiye'nin en büyük 11'inci bankası olan Oyakbank'ın geçen yıl 194 milyon euro kar etti.

Yabancılar Türkiye'nin neresinde
Yabancıların Türkiye'deki bankacılık sektöründe payları yüzde 22.4 seviyesinde. Oyakbank'ın ING'ye satılmasıyla bu oran yüzde 24.8'e yükselecek ve buna, yabancıların borsadan aldıkları banka hisseleri de eklendiğinde bankacılıktaki payları yüzde 38.3'e ulaşacak.

Türkiye'de 2005'ten bu yana yabancıların dahil olduğu özelleştirmelerin arasında 1 milyar doların üzerine çıkan satışlarda Oyakbank altıncı sırada yer alıyor. Listenin başında 6.5 milyar dolarla Türk Telekom bulunuyor. 4.5 milyon dolarla Finansbank ve Telsim de ilk üçte yer alıyor.

Hisselerinin yüzde 75'i 2 milyar 440 milyon dolara Dexia Bank'a satılan Denizbank, hisselerinin yüzde 25,50'si 1 milyar 556 milyon dolara GE Consumer Finance'ye satılan Garanti Bankası, hisselerinin yüzde 34'ü 1 milyar 54 milyon dolara OMV Aktiengesellschaft'a satılan Petrol Ofisi ve hisselerinin yüzde 89,34'ü 1 milyar 51 milyon dolara Fortis'e satılan Dış Ticaret Bankası da, listede yer alan diğer kuruluşlar olurken şimdi Oyakbank ile özelleştirme yarışına bir kuruluş daha katılıyor. Yıllarca Ordu Yardımlaşma Kurumu'nun faaliyetlerinden biri olarak bilinen ve halen emekli askerlerin de birikimlerini içinde bulunduran banka, yabancıların eline geçiyor.

Erdemir, Tüpraş özelleştirmeleri sırasında "yerlide kalsın" kampanyaları düzenleyenlerin, askere, "ulusal girişimci"ye bel bağlayanların Oyakbank satışı sonrasındaki tepkileri muhtelif. Ama en azından bir bölümünün hayal kırıklığı yaşadığı açık. Ülkenin geleceğini ısrarla piyasa çöplüğünde arayanlar daha çok hayal kırıklığı yaşar gibi görünüyor.

soL Yaklaşık iki yıl önce Tüpraş ve Erdemir özelleştirilirken Oyak ve bazı sermaye gruplarının başını çektiği, basın ve sendikalar başta olmak üzere bir dizi odağın da desteklediği "yerlide kalsın" kampanyaları düzenlenmişti. Değişik gerekçelerle bu büyük kuruluşların "yerli" ya da "milli" sermayede kalması gerektiği savunulmuş, iş "ortak milli girişim grubu" kurmaya kadar uzanmıştı. Bu çok "renkli" millici cephenin en öne çıkan figürü Oyak Genel Müdürü Coşkun Ulusoy oldu. 2005 Eylül'ünde Erdemir özelleştirmesi öncesinde, Oyak'ın 500 bayiini Antalya'da bir otelde toplayan Ulusoy, "Canla kurulmuş, başla devam etmiş stratejik kurumların özelleştirilmemesi gerekir. Şirketleri, bankaları satın alan yabancıların, yabancı devletle ilişkileri var. Yani bizim devletimiz satıyor, yabancı devletler alıyor. Bir Türk olarak bu beni üzüyor. Eğer özelleştirilecekse ve satılacaksa Türk firmaları almalı" demişti. Ulusoy'un bu konuşmasının ardından bayiler "Oyak Türk'tür, Türk kalacaktır" sloganı atmıştı. Oyakbank satışı üzerine Ulusoy'un bu performansını, dün büyük bir iştahla hatırlatan Hürriyet gazetesi, o gün de boş durmamış, bu coşkuya müdahale etmişti. Ulusoy fazla ileri gittiğini hızla kavrayıp, Ertuğrul Özkök'e "yanlış anlaşıldığını", yabancı sermayeye asla karşı olmadığını anlatan bir mektup yazmış, Özkök de bunu köşesinde yayınlamıştı.Sürecin "coşku" cephesi, örneğin Erdemir'e bir "milli girişim grubu" ile dahil olan TOBB'un öncülüğündeki yerli sermaye grupları da ihale masasında Oyak'ın kazandığını öğrenince kendileri almış gibi sevinmişler, bu sevinci ya üzerimize kalsaydı, o kadar parayı nereden bulacaktık olarak yorumlayanlar da olmuştu, sonrasında yabancı dostlarıyla alışverişlerine kaldıkları yerden devam etmişlerdi.

"Yerlide kalsın" diyenler içinde en soğukkanlı görünen isimler piyasanın akil adamları, Güngör Uras, Yiğit Bulut gibi, özelleştirme ya da yabancı sermaye üzerinde değil, bu kuruluşların stratejik önemi üzerinde durmayı tercih etmişti. Ama sermaye gruplarının ve hemen yanı başlarındaki akil adamların ne dedikleri ve nerede durdukları son derece karışık. Uras ve Bulut yerlide kalsın kampanyasının kendi cephelerinden en "samimi" destekçileri arasında yer alırken Oyak ile mahkemelik olmayı başardılar. Sermayeye akıl olmanın handikapı olsa gerek.

İlhan Selçuk: Akıl tutulması

Hiç kuşkusuz basında koçbaşı Cumhuriyet gazetesi ve İlhan Selçuk oldu. Satış günleriyle sınırlı olmayan, özelleştirmeler sonrasındaki yargı süreçlerine müdahil olmaya varan bir "milli girişimci"nin yanında olma tercihi yapıldı.

Tüpraş özelleştirmesine durdurmak için işleyen yargı sürecinde, İlhan Selçuk'un yazıları aracılığıyla Cumhuriyet Gazetesi sürece müdahil olmuştu. Tartışma, İlhan Selçuk'un gazetedeki köşesinde yazdığı bir yazıyla önce Danıştay hakimlerine sonra davayı açan sendikacılara akıl vermesiyle başladı. Yazıda yer alan "bizde bu akıl varken Tüpraş ne devlette kalır ne de ulusal girişimcide!.. Petrol kurumunu da ya Araba veririz ya çoraba!.." ifadesi ile Tüpraş'ın ulusal sermayede kalması belirtilirken Tüpraş'ın sahibi Koç Holding'e ciddi bir destek sunuldu. Selçuk aynı yazısında sola da akıl vermeye kalkarak Tüpraş için, "bizim solda bu akıl oldukça ya 'Arab' ın, ya 'çorab' ın, ya Hariri gibi bir şaibelinin eline geçecek..." demişti.

Oysa daha satış işlemleri tamamlanmadan, gerçekler ortaya çıktı. Tüpraş'ın Koç'a satılmasında "ulusal yarar"  bir yana, Shell'e ciddi tavizler verildiğini hiç kimse inkar edemedi. Koç Holding'in konsorsiyum oluşurken Shell ile yapmış olduğu anlaşmaya taraflardan yalanlama gelmedi.

Rekabet Kurulu'nun hazırladığı bir raporda yer verilen anlaşmaya göre Shell, Tüpraş'ta yüzde 2 gibi küçük bir paya sahip olmasına rağmen Türkiye'nin ham petrol ithalatı ile akaryakıt ihracatında söz sahibi duruma geldi. Türkiye'nin aldığı ham petrolün en az yüzde 40'ını satma hakkı kazandı. Tüpraş'ın ihraç edeceği akaryakıt ürünlerinin ise yüzde 50'sini pazarlama imtiyazı elde etti. Shell, şirketin temettü politikalarında söz sahibi oldu.

Burada Cumhuriyet gazetesinin Tüpraş konusundaki tavrını, İzzettin Önder'in Koç-Shell ortaklığına işaret eden ve özelleştirme sürecini sorgulayan bir yazısını basmamaya kadar götürdüğü de hatırlanmalı.

Sendikalar da destekledi

Erdemir'de örgütlü bulunan Türk Metal Sendikası alenen, Türk-İş merkezi başta olmak üzere kimi konfederasyonlar ve sendikalar ise zımnen "yerlide kalsın" kampanyasının parçası oldu. Asker ve Koç'a bel bağlayanlar arasında, sendikalarla sınırlı kalmayan çeşitli demokratik kitle örgütlerini de kapsayan geniş bir toplam ortaya çıkmıştı.

Oyakbank'ın satışı sonrasında tepkiler muhtelif. "Yerlide kalsın" kampanyası yürütenlerin Oyakbank satışı sonrası tepkileri muhtelif. Bazıları bu satışı "mecburiyet" ile açıklamaya çalışırken, bazıları sessiz kalmaya tercih ediyor. Daha önce söylediklerinin hatırlanmayacağını düşünen, herhangi bir tutarlılık gözetmesi gerekmediğine inanarak Oyakbank'ın satışı ile, bankanın müşterisi durumunda olan Oyak üyesi askerlerin, tüm bilgilerinin yabancıların eline geçecek olmasına hayıflananlar var.

Sermaye çevreleri ve akil adamları bir yana. Ülkenin geleceğine ilişkin samimi kaygılarla askere ya da yerli sermayeye bel bağlayanların, yüzlerini piyasanın çöplüğünden emekçilere dönmesi gerektiğini hatırlatmak gerekiyor.

OYAK Barzani’ye çalışıyor
19 Şubat 2007, Pazartesi
HABER MERKEZİ OYAK, Kuzey Irak'ta gerçekleştirdiği faaliyetler sayesinde ABD'nin Irak işgalinden bu yana kârını ikiye katladı.

Fırat Haber Ajansı'nın haberine göre, OYAK'ın 2003 yılında 6 milyon 428 bin YTL olan satışı, ABD'nin Irak'ı işgalinin ardından yeniden yapılanma projesinin başlatıldığı 2004 yılında 11 milyon 260 bin, 2005 yılında ise 10 milyon 614 bin YTL'ye yükseldi.

İşgale OYAK'tan çimento
Habere göre ABD'nin Irak'ı işgalinin ardından yeniden yapılanma projesinin ortaya konulmasıyla aslan payını OYAK kaptı. Kuzey Irak'a 2004 yılında 6 milyon olan toplam satışlar 11 milyon 260 bin YTL'ye, toplam işlem hacmi 50 milyon 206 bin YTL'ye yükseldi.

OYAK'ın gelir artışında Kuzey Irak'ta yaptığı işlerin büyük etkisi olduğu belirtiliyor. Taşeron firmalar kullanan OYAK, Mesud Barzani yönetiminin çimento, yapı ürünleri ve kağıt gibi ihtiyaçlarını karşılamaya başladı. OYAK Şirketler grubunun deşifre olmamak için Baksa ve Başkent Uluslar arası Nakliyat ve Dış Ticaret Limited Şirketi, RE-BA Dış Ticaret Ltd. Şirketi, Nur Ticaret, Fefeoğlu, Yüksel, Barkınlar, Saki İthalat ve İhracat gümrükleme nakliyat sınır ticareti gibi şirketler aracılığıyla ticari faaliyet yürüttüğü belirtilirken, bölgeyle yıllık ticaret hacminin 14 milyon dolar civarında olduğu belirtiliyor.

TSK'nın sermaye kuruluşu olan OYAK'ın Kuzey Irak'taki faaliyetlerinin Ordu'nun siyasi perspektifleriyle uyuştuğu biliniyor. Zira, ABD politikaları doğrultusunda Barzani yönetimi ile işbirliği içinde olan TSK'nın, ekonomik alanda da Kuzey Irak'taki işbirlikçi yönetim ile tam boy işbirliği içerisinde olduğu belirtiliyor.

kaynak: http://www.sol.org.tr/index.php?yazino=8170



Sayfa: [ 1 ]