|
||
| Halkımızla alay ediliyor Bir parti lideri “idam cezasını geri getireceğim, daha fazla kişiyi asacağım” derken, öteki oy karşılığında mazot ve para dağıtıyor. TKP halkımızı oyunu, onurunu, memleketini ve geleceğini satmamaya çağırmaktadır. Türkiye bu kadar çaresiz değildir. Türkiye Komünist Partisi, halkımızı kendisini aptal yerine koyanlarla, alay edenlerle hesaplaşmaya çağırıyor. Yaşar Nuri Öztürk, idam cezasını yeniden, üstelik kapsamını genişleterek yürürlüğe koyacağını ilan etmiş. Sormak gerekiyor, kapsam nereye kadar genişleyecek? Halkın önünde saçmalayarak oy avcılığına çıkmak bu kapsama girecek mi? Biz diyoruz ki, bu ülkede idam cezasının kapsamının genişlemesi için bir partiye oy vermeyi düşünenler, TKP’den uzak dursun. Türkiye’nin en zengin kişilerinden birisi seçim gezilerinde tankerle dolaşıyor, 1 YTL’den mazot dağıtıp, üste 100 YTL para veriyor. Bu ülkenin geleceğini, kendisini 99 YTL’ye muhtaç hale getirenlerin yakasına yapışmak yerine oyunu 99 YTL’ye satanlar değil, adalet ve özgürlük arayanlar belirleyecektir. Biz diyoruz ki, 99 YTL karşılığında oyunu satmayı düşünenler TKP’yi eleştirebilir, hatta yerden yere vurabilirler. Deniz Baykal, eski MHP’li Yaşar Okuyan’ı yanından eksik etmiyor. Seçimlerden sonra CHP yönetiminde önemli bir göreve getirilecek olan Yaşar Okuyan’lı CHP’yi solcu sanıp, sağa karşı, gericiliğe karşı “oyların bölünmemesi”nden söz edenler de, TKP’yi akıllarına getirmesinler. Oyları bölmeyip, Demirel ekibinden İlhan Kesici’yi desteklesinler. Halka zulmeden bir hükümetin karşısına halkla alay eden partilerin çıkması Türkiye için büyük bir utançtır. Türkiye Komünist Partisi, bu utancı kabul etmeyenlerden oy istiyor. Ancak kan dökücülüğe ve savaş çığırtkanlığına oy vermek istemeyenler, “oyunu satan, onurunu da memleketi de satar” diyenler, sağcılık konusunda AKP ile yarışa giren CHP’nin sözde ilericiliğine prim vermeyenler TKP’ye oy verebilir ve vermelidir. CHP'nin tarihi, solu hizaya getirme çabalarıyla dolu bir tarih olarak karşımıza çıkıyor. soL "Solda birlik" tartışmalarının merkezinde duran CHP'nin tarihi solla ve solun evrensel değerleriyle barışık olmayan bir tarih. Resmi olarak 9 Eylül 1923 tarihinde kurulan CHP, Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte hızla devlet bürokratlarının partisi haline geldi. 1920'lerin sonlarına doğru bütün ülkenin kaderini eline alan CHP'nin "6 Ok"u, partinin siyasi yelpazedeki yerine dair kafa karışıklıklarının başlıca nedenlerinden biri olarak duruyor. Özellikle "halkçılık" ve "devletçilik" ilkeleri CHP'nin sol bir kimliğe sahip olduğu sanısını güçlendiren öğelerdi. Gerçekte ise "biz sınıfsız, imtiyazsız, kaynaşmış bir kitleyiz" söyleminde ifadesini bulan "halkçılık" sınıf mücadelesine set çekmenin adı iken, "devletçilik" ilkesi devlet eliyle sermaye sınıfı yaratmayı hedefleyen geçici bir ilkeden başka bir şey değildi. TİP'e karşı "ortanın solu" Siyaset sahnesindeki ilk 45 yılında CHP'nin kendini solda tanımlamak gibi bir kaygısı yokru. Öyle ki Adnan Menderes DP'yi kurarken partisini "CHP'nin iki parmak solunda" tanımlamıştı. Sol kelimesinin ilk defa telaffuz edilmesi ise İsmet İnönü'nün 29 Temmuz 1965 tarihindeki ünlü "ortanın solu" söylemiyle gerçekleşecekti. Her ne kadar İnönü partisinin "zaten her zaman ortanın solunda olduğunu" söylese de gerçek durum bir hayli farklıydı. Bilindiği gibi 60'ların ilk yıllarından itibaren Türkiye'de sol yazın bir hayli gelişmiş, düzen dışı sol muhalefet ise 1961'de kurulan Türkiye İşçi Partisi'nde (TİP) toplanmaya başlamıştı. Dalganın bir şekilde önü kesilmeli, sosyalist hareket düzen sınırlarına hapsedilmeliydi. 1965 Şubatı'nda yapılan bir CHP Parti Meclisi toplantısında bu durum açıkça ifade edildi: "CHP, AP'nin yanı sıra solda da Türkiye İşçi Partisi'yle savaşacaktır". İşte bir dizi ekonomik ve sosyal reform vaadiyle somutlanan "ortanın solu" söyleminin gerçek çıkış nedeni buradaydı. 70'ler: Faşizme karşı CHP Tüm bunlara karşın Türkiye'de devrimci solun bir bölümü 1970'lerde CHP ile trajik bir buluşma gerçekleştirdi. Bir yandan parti örgütünün içinde çalışma yürütmeye çalışan sol kesimler, diğer yandan da 1973 ve 1977 seçimlerinde "faşizme karşı birleşik cephe" açılımı doğrultusunda açıkça CHP'ye oy verme çağrısında bulundu. Böylelikle bir burjuva partisi işçi-emekçi kitlelere adres olarak gösterilmiş oluyordu. Öte yandan sonuç tam bir hayal kırıklığı oldu. 73 seçimi sonrasında Erbakan'ın Milli Selamet Partisi ile koalisyon kuran Ecevit hükümetinin ilk büyük icraatı 1974'te Kıbrıs işgali oldu. 1977 seçiminden sonra yeniden hükümet kuran Ecevit CHP'si, faşist terörün kaynağı olan kontrgerillanın üzerine gitmedi. Türk-İş'le imzaladığı "Toplumsal Anlaşma" ile işçilerin yaşam koşullarının iyileşmek bir yana kötüleşmesine neden olan CHP iktidarı, aynı zamanda IMF programını uygulamaya sokarak reel ücretlerin dörtte bir oranında düşmesinin önde gelen sorumlusu oldu. Tüm bu gelişmelerin doğal sonucu ise işçi-emekçi kitlelerin "sol" olarak görünen/gösterilen CHP'den uzaklaşması ve 12 Eylül yaklaşırken devrimci hareketin kitle tabanının küçümsenemeyecek boyutta yitirilmesi oldu. Kısacası CHP tarihi boyunca sol niteliğini taşıyamayan bir parti olduğu gibi, özellikle 1960 sonrası dönemde sol adına yaşanan kafa karışıklıkları ve hatalı yönelimlerin de başlıca nedenlerinden birisi oldu. Süleymancılar tarikatının önde gelen isimlerinden eski DYP milletvekili İsmail Amasyalı, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'dan aldığı milletvekili adaylığını kabul ettiğini açıkladı. Süleymancılar kuran kursları düzenleyen, en siyasi tarikatlardan biri olarak biliniyor. HABER MERKEZİ Süleymancılar tarikatının önde gelen ismi olarak tanınan, eski DYP milletvekili İsmail Amasyalı, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'dan milletvekili adaylığı teklifi aldığını ve kabul ettiğini söyledi. Bu gelişme, “Laik Türkiye” vurgusu ile seçim çalışmalarına yön vermeye çalışan CHP’nin, birlik anlayışının tarikatları da kapsadığı yorumlarına yol açtı. Süleymancılar en siyasi tarikatların başında gelirken, kuran kurslarına ağırlık vermeleriyle tanınıyor. İsmail Amasyalı, Kocaeli ya da Antalya'dan aday olabileceğini, Baykal ile görüşmesinin ardından aday olacağı ilin netleşeceğini, davetin Baykal’dan geldiğini söyledi. Tarikatçı değilmiş Kendisini "Süleymancı değilim, muhafazakar, laik ve demokrasiyi benimsemiş bir kişiyim" şeklinde tanımlayan Amasyalı, CHP tabanından gelebilecek olası tepkiler konusunda ise, "Biz radikal değiliz. CHP tabanının tepkisi radikallere. CHP de artık merkezde. Merkez sağ ve sol yok artık” dedi. Birleşme merkez bütünleşmesi demek Amasyalı’ya göre Baykal’ın meydanlarda da ifade edilen siyasi hareketi sağ ya da sol değil, bir bütünleşme hareketi. Amasyalı, önümüzdeki günlerde Anavatan, DYP ve MHP'den CHP'ye sürpriz katılımların olacağını, CHP'den adaylığı konusunda karar vermeden önce eski cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile görüştüğünü ve onay aldığını da belirtti. Cemaatlerden AKP’ye destek yok Cemaatlerin bu seçimlerde AKP'ye destek vermeyeceğini savunan Amasyalı, şunları kaydetti: "Cemaatler siyasi kuruluş ya da tarikat değil. Ülke ihtiyaçları için meydana gelmiş, akil, zengin insanlardan oluşan kitle. Cemaatler mevcut sistem içinde hayatını sürdürmeye çalışır. Devletle, sistemle ihtilaf içinde olanların yanında yer almazlar. 2002 seçimlerinde halk, yeni parti altında oyunu kullanmak istedi, radikal mi değil mi bakmadı. AKP'ye verdi. Ancak AKP radikal bir parti, merkez partisi değil. Cemaatler ordu, anayasal kuruluşlar ile ihtilafa girmek istemezler. Cemaatlerin oyunun hangi partiye yöneleceğini anlamak için adayların belirlenmesini beklemek lazım. Cemaatler adaylara göre hareket edecekler. Cemaatler işaretlerini seçim gecesinden önce vermezler. İşaretleri seçim gecesi verirler. Teknolojiyi kullanırlar, hangi partinin iktidara geleceğini birkaç gün önceden tespit ederler." |
||
|
||
neyse, konuya dönersek; yanlış bir soru olmuş. doğru soru; "hangi parti ne işe yarar?" olmalıydı. akepe: bu ampül partisi, her türlü işe yarar. liberal de olar, mohafazakar da. çocuk da yapar, kareyer de. abede istesin, kuzey irak'a bile girer. "kurtlar vadesi - ırak" gelmiş ise ulur. sanırım, "derin türkiye" bareyerini aşması da bu seçim süreci ile başlıyecek. hayırlı saatte olsunlar deyerek, büyükşehir il başkanı lazım olursa emirlerine amade olduğumu belirtirim ![]() cehepe: bu parti ortamı germek için birebir'dir. dennise baykıl, birdirbir oynamayı bıraktığı zamanlarda ortamı germek için çabalar. hiçbir tutarlı programı olmamakla birlikte "melmeket kurtarır". pişmiş aşa su katar, yanlış yemeğe maydanoz olur. gene de genel başkan yardımcısı lazım olur ise emirlerine amadeyim, telefonla randevu alınması, çelenk gönderilmeyip türk eğitim vakfı'na bağışta bulunulması yerinde olur. Kiya ekini sana bıraktım, sorun olursa buralardayım abi ![]() yok efendim, ne sorunu olacak ![]() ben de ekin'i bıraktım, hasada başladım. parti tanıtımlarımız genişleyerek sürecek... saol kiya aydınlandım.. |
||
|
||
| tabiki sağdaki diye bir reklam sloganı vardı (yağ reklamıydı sanırım) bu reklam bizde solcu geçinenelr kötü etkilemiş sanırım hepsi aman solcu olmak zor yorucu deyip kısa yoldan sağcı oldualr ama ben demiyeceğim tabiki sağda ki işe yarar parti de nedemek ayrıca işe yrar parti sakıncalı bir deyiş |
||
|
||
| Kaç tane vatandaslık göreviniz var arkadaslar oy kullanın görüşünüzün uyduğu bir parti yoksada size güven veren bir partide mi yok? hepsi ABD AB bayrağı altındadır. İşçi Partisi kendi bayrağını yükseltir.!! Başı dik Türkiye için İşçi Partisi . |
||
|
||
| çan çin çonmao zao tao tao ulus ulus +plus ozan asla lozan komedya palandoken dağmıdır fındıktan çıkan yağmıdır ölü ozan gömütte geri kalan sağmıdır |
||
|
||
| o parti hakkında veya perinçek hakkında ne biliyorsun? yoksa tek bildiğin karalamaya çalışmaktan ibaret bir tekerleme mi ? |
||
|
||
| ben bütün partiler hakkında ki bilgielrimi hep o partinin düşmanı olanlardan öğrenirim sizin partiden de bir şeyler öğrendim hi ho iyi parti filan yok öncü gençliğin başında kim var(hala bay perinçekin oğlu mu?) beni de dövmeyin ama sokakta dolaşırken 5 metrede bir arkama bakmak zorunda bırkamayın beni ölmek istemiyorum a dan z ye tüm partileri beğenmiyorum kendi içlerindeki saltanatlarını yıkıp demokrasiye geçsinler sonra gelip ülkeyi düzeltmeye çalışsınlar Hoppala yarim yaz geldi çarşıya kiraz geldi gittim aldım bir kilo oda yare az geldi |
||
|
||
karaladığınız insanlr hakkında hiçbir bilginiz yok:) bencede sadece parti karalamaya çalışanlardan öğrenmişsiniz
|
||
|
||
| bend eonu dedim ya sizinkielrden de diğerlerindende çok şey öğrendim birisini tanımak istediğimde hemen karşıtlaırna gidiyorum çarşaf çarşaf belgelendiriyorlar beni | ||