|
||
| Güngör Mengi (Vatan) Liderler bölücü terör ve sınır ötesi askeri harekât dışında bir şey konuşmuyor. Sanki 22 Temmuz’da yeni parlamentonun üyelerini değil de gönüllüler arasından komando askerler seçeceğiz. Şunu tahmin edebiliriz: Siyasi muhalefet liderleri seçime kadar Kuzey Irak’a harekât yapılmazsa AKP’ye “Niçin girmedin?” diye yüklenecekler. İktidarın gözünü karartmasına sebep olacak mecburiyetler doğarsa bu defa da “Niçin girdin?” diye hesap soracaklar. Terörle savaş politikalarının sorgulanıp oluşturulacağı en elverişsiz zemin herhalde genel seçim zamanlarıdır. Seçimin kaderini terörle mücadelede elde edilen başarılara veya uğranılan başarısızlıklara bağlamak yapılabilecek en büyük yanlıştır. Çünkü o zaman ipler düşmanın eline geçer. Hem de terör gibi bir silâhı kullanabilen aşağılık bir düşmanın... Amerikan şantajı Başbakan’ın konuşmalarından belli ki en azından seçime kadar sınır ötesi bir harekât yapılması düşünülmüyor. Çünkü askerimizin her an Amerikan askeri ile karşı karşıya gelmesi riski altında ve oraya sığınmış katil sürüsünün anında Irak’ın derinliklerinde kendilerini kaybettireceği şartlarda kazanacağımız bir şey olmaz. Ama Türkiye’nin caydırıcılığını ve korkutuculuğunu fena halde harcarız. Şu anda en gerekli şey hükümetle askerin ahenk içinde çalışmasıdır. Bu uyum görüldüğü andan itibaren muhalefetin bu meseleyi seçim meydanlarına taşımasına gerek kalmayacaktır. Başbakan TV mülâkatında “Bazıları ordumuzla aramıza nifak sokmak gayreti içinde” dedi, “Genelkurmayımızla iyi bir diyalog içindeyiz” dedi. Düne kadar öyle olmadı, dileriz bundan sonra dediği gibi olur. Çünkü her şey şunu gösteriyor: Uzun bir dönem terör en önemli sorunumuz olmaya devam edecek. Kuzey Irak’ta bağımsız Kürt devleti kurmaya çok önceden karar vermiş olan güçler, Türkiye’nin itirazını terör tehdidi ile ve PKK’yı maşa olarak kullanarak bastırmaya çalışacaktır. Büyük günah kimde? Başbakan önceki akşam bir yandan “Muhalefet terörü siyasete alet etmesin” derken öbür yandan aynı yanlışı kendisi yapıyordu: “Tezkereye hayır diyen muhalefet şimdi sınırötesi operasyon yapılmalı diyor!” Hiç haklı bir eleştiri değil bu. Çünkü 1 Mart tezkeresinin yeterli oyu almaması nedeniyle Türkiye’yi, yeni Ortadoğu haritasının çizileceği masadan attıran günahta hemen bütün aktörlerin rolü vardır. CHP muhalefetliğini yapıp “Hayır” demiştir, asker de “Mutlaka bu işin içinde olalım” diye ağırlığını koymakta tereddütlü davranmıştır ama tezkereye asıl darbeyi AKP’nin ağırlıklı olarak Doğu ve Güneydoğu’dan gelen milletvekilleri vurmuştur. Üçte iki çoğunluğa sahip bir iktidar, mecliste işlenmiş bir günahın vebalini muhalefete yıkamaz. AKP’nin Kuzey Irak ve bölücü terörle mücadele politikaları, hesabı zor verilecek yanlışlarla dolu bir başarısızlıktır. Başbakan muhalefetten anlayış isteyebilir ama alacaklı gibi istemesin. Çünkü alacağı yok! |
||
|
||
Başbakan önceki akşam bir yandan “Muhalefet terörü siyasete alet etmesin” derken öbür yandan aynı yanlışı kendisi yapıyordu: “Tezkereye hayır diyen muhalefet şimdi sınırötesi operasyon yapılmalı diyor!” Hiç haklı bir eleştiri değil bu. Çünkü 1 Mart tezkeresinin yeterli oyu almaması nedeniyle Türkiye’yi, yeni Ortadoğu haritasının çizileceği masadan attıran günahta hemen bütün aktörlerin rolü vardır. Hayret ediyorum.Biz mi salağız anlayamıyoruz,yoksa bunlar mı devekuş gibi kafalarını kuma gömüyorlar ? ![]() Alıntı Çünkü 1 Mart tezkeresinin yeterli oyu almaması nedeniyle Türkiye’yi, yeni Ortadoğu haritasının çizileceği masadan attıran günahta hemen bütün aktörlerin rolü vardır. Gerçekten soruyorum ne masasına oturma?kim o masaya oturmuş?O masa üzerinde çizili haritada olan bir ülke nasıl olurda masaya oturur?Yoksa o ülke kendi kendinimi böldürüyor mu? Türkiye olsa olsa o masanın başında duran uşak olabilirdi ve bu nasıl bir gazetecilikdir de hayret ederim.. Ve kaldı ki asla böyle vahşet bir planın da başında olamayız.Mustafa Kemal bize böyle öğretmişdi.Biz kimsenin topraklarında gözü olan bir ülke değiliz... |
||