SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Serbest Bölge

Konu: Herkes kendi kapısının önünü süpürsün

Sayfa: [ 1 ]

depresif 13.06.2007 16:01:25

Türkiye, altın, takı imalatında çalışan emekçilerin hangi şartlarda üretim yaptıklarını biliyor mu acaba? İhracatın önemli bir bölümünü oluşturan bu sektör, gün geçtikçe gelişiyor. Bu gelişmede tek bir gerçek var, meslek emekçilerinin özverili çalışması. Fakat bu özveriye rağmen çalışma şartları ilkel toplumlardaki köle anlayışıyla tamamen örtüşüyor. Sosyal haklardan yoksun, düşük ücret, sendikasız, zorunlu ve ücretsiz mesailer ve izinler…
Başbakan kayıt dışı ekonomiden bahsederken “Kim olursa olsun sigortasız işçi çalıştıranları şikayet edin” diyor. O zaman ilk önce kendi kapısının önünü süpürsün. X A.Ş nin  sahibi A ile olan dostluğu ve ilişkilerini bütün kamuoyu biliyor. Bir zamanlar kendini Başbakan’ın ekonomi danışmanı olarak tanıtan A bu sektörde işçi haklarını gasp eden para babalarından biridir.
X A.Ş  işçisi, patronların getirdiği bir sistemle bütün haklarını kaybetmiştir. Fabrika binası içinde fason sistemini hayata geçirip tüm giderler işçinin sırtına yüklenmiştir. Yemek paraları, servis giderleri ve SSK primleri işçinin cebinden alınmıştır. Üstelik çalışanlara ücretsiz mesai zorunluluğu getirilmiştir.
Fason sorumlularının üzerine (fabrika binası içinde) açılışlar yapılarak, işçilerin X A.Ş ile ilişkisi kesilmiştir. Aylık SSK 20 gün gösterilip bunun 10 günlük kısmı işçiye ödettirilmiştir. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi insanların inançları kullanılarak, cuma namazında helallik istenip o akşam 300 işçi işten atılmış ve devamı gelmiştir.
İhracat yapılan ülkelerden gelen denetleme görevlilerine yalan söyleme konusunda baskı yapılmıştır. SSK denetleme ekipleri ise haber vermeden gelmiyorlar.
X A.Ş de  şu anda çok az işçi çalışmaktadır. Sistem aynı sistem. Fabrika dışına gönderilen atölyelerle faturasız çalışılıyor. Devlete bildirilen altın miktarı gizleniyor. Herhangi bir denetlemede altınlar saklanıyor.
Alın size kayıt dışı ihbarı. Ama kimi kime şikayet edeceğiz.
Kendini bu sektörde ihracat birincisi ilan edenler, Çin’e fabrika kurarak yüzlerce işçiyi kapı dışarı etmiştir. Başbakan, yabancı sermayeyi ülkeye getirmeye çalışacağına buradakilerin kaçmasını engellese yeter.
Kuyumculuk sektöründe faaliyet gösteren firmaların 2–3 tanesi dışında çalışanlar hak ettiklerini almadan ve sosyal güvenceden yoksun çalıştırılmaktadır.
Altın işçileri, örgütlenin ve hakkınızı gasp ettirmeyin.
X A.Ş den  atılan bir işçi…

 tickedoff tickedoff tickedoff tickedoff tickedoff

zorunlu izne cıkıyoruz da... aylar once bi gazatede yayınlanan bu yazıyı paylaşmak istedim...

YÜRÜYENADAM 13.06.2007 16:04:29
DÜNYADA EKONOMİK OLARAK EN ÇOK GELİR GETİREN BİR SEKTÖRÜN BU HALDE OLMASI ÜZÜCÜ.

fikir 22.05.2008 23:57:41
Bence herkes kendi kapısını değil komşusunun kapısını süpürsün. Herkes kendi kapısını süpürünce, tam sınırların olduğu yerde tartışma çıkar. Ya burayı sen süpüreceksin diye yada burayı neden süpürdün bizim sınırımızı geçmişsin diye. Yani herkesin kendi kapısını süpürmesi, komşuluk ilişkilerine zarar verir ve çıkarcılığı kamçılar.

Oysa, herkes komşusunun kapısını süpürürse, daha kollektif bir anlayış hakim olur. Sahiplenme duygusu bireysel değil toplumsal olarak gelişir. Önce herkes kendi komşusunun kapısını, sonra her sokak diğer sokakları, sonra her mahalle diğer nahalleyi temizleyerek, toplumsal kültüre ve bireyin özgürleşmesine daha katkılı olabilir diye düşünüyorum.

Herkes komşusunun kapısını süpürsün, diye öneriyorum...

23.05.2008 19:43:36
Bu yaşandığında çok güzelde yaşanmadığında pislik alıp gidiyo inanki. Nedenide herkez birbirine bırakınca kapıların önü ağlıyor oluyor.Kaytarıkçı milletiz. işe dört elle sarılan nesiller yetişmeli işten kaçmamalı, o zaman olur.


Sayfa: [ 1 ]