SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Siyaset Felsefesi

Konu: Oy Vermemek Suç mu?

Sayfa: [ 1 ] 2

13.06.2007 08:34:27
bence değil

13.06.2007 08:57:44
Suç değil. 12 Eylül döneminde çıkan bir yasa ile suç sayılmış ve para cezası ödenmediği takdirde de bir günden bir haftaya kadar hapis cezası (eğer yanlış hatırlamıyorsam) konmuştu. Bundan bir kaç yıl önce o yasa değiştirildi diye biliyorum. Ben de 1987 seçimlerinde oy kullanmayarak ne yapabileceklerini test etmek istemiştim. Para cezası verilirse de o cezayı ödemeyerek hapse girmeye karar vermiştim. Ama gelen para cezasını ödememe rağmen kimse beni içeri atmadı. Tongue O günden sonra oy verme vatandaşlık ödevimi yerine getirmeyerek oy vermeme hakkımı her seçimde mutlaka kullandım. Hele geçen seçimlerde sandığa kadar gidip ismimi listelerde bulmuş ve ismimi gördükten sonra rahatlamış olarak geri dönmüştim. Tavsiye ederim kendinizi aptal yerine koydurmadığnızı hissediyorsunuz. Hoş bir duygu. Wink   

sağlıcakla,

YÜRÜYENADAM 13.06.2007 08:58:58
TEŞEKKÜR EDERİM ATEŞİN KIZI.
BİLGİLENDİRDİN.

BENCE VİCDANEN SUÇLULUK HİSSİ OLMASI GEREK.

karahan 13.06.2007 09:08:16
Suç değil, heleki %10 barajı gibi anti demokratik bir seçim sisteminde,
oy verenlerin %45 inin oyunun çöpe atıldığı, TBMMde temsil edilemediği bir sistemde
mantıklı bile diyebiliriz.
Ama en azından partileri beğenmesek de bağımsız adaylar arasından kendimize yakın gördüğümüz birine oy vererek gönül huzuruna kavuşabiliriz.Hem bağımsızın %10 barajı diye bir sorunu yok, meclise girebilir.

depresif 13.06.2007 09:10:35
ateşin kızı sakın ateş hırsızı olmasın Smiley

oy kullanmayarak bir nevi eylem yaptıgınızı dusunuyorsanız bence gecersız oy atın. boylelıkle; sandıga kadar gıttım ama oy verılebılecek bır partı bulamadım mesajını vermıs olursunuz bence yani Tongue

YÜRÜYENADAM 13.06.2007 09:13:34
DEPRESİF HANIM UYARDI.
ÖZÜR DİLERİM.
YANLIŞ GÖRMÜŞÜM ADINI.

HIRSIZ OLACAKMIŞ.
"ATEŞ HIRSIZI"

eczacı 13.06.2007 09:13:49
o zaman söz söylemeye hakkımız olmaz ama.. ve birilerinin ekmeğine yağ sürmüş oluruz.. ben de daha karar veremedim kime oy atacağımı ama kötünün iyisini seçiciz artık...

YÜRÜYENADAM 13.06.2007 09:20:33
GÜZEL SÖYLÜYORSUN DA SEVGİLİ KARAHAN.

BU SÖZLERİ DEMOKRASİ TARAFTARLARININ İYİ OKUMASI GEREK.
DEMOKRASİ;AMA BARAJLI...
DEMOKRASİ;AMA ARADA SIRADA MUHTIRALI...
DEMOKRASİ;AMA İNSANİ HAKTAN UZAK...
DEMOKRASİ;AMA MECLİSİN KARARI OLMAZZZZZZ!

depresif 13.06.2007 09:23:32
karar vermedıysenız gecersız kullanın. varlıgınız, sandık başına gıttıgınız belli olsun. bende karar vermemiştim. mhp ye vercektim. sonra antiakp furyasına uymaya ve annemı dınlemeye karar verdım. chp dıyorum Smiley

YÜRÜYENADAM 13.06.2007 09:27:31
EYVAH DEPRESİFİ AZ BİR FARKLA KARŞI TARAFA KAPTIRDIM Sad

HALBU Kİ BEN ELİNİN DE YÜZÜNÜN DE "AK" OLMASINI İSTERDİM. laugh

13.06.2007 09:28:25
o zaman söz söylemeye hakkımız olmaz ama.. ve birilerinin ekmeğine yağ sürmüş oluruz.. ben de daha karar veremedim kime oy atacağımı ama kötünün iyisini seçiciz artık...

Bence oy kullanarak da birilerinin ekmeğine zaten yağ sürüyoruz. Benimki politik değil etik bir tepki. Politik olsaydı gidip boş oy kullanmak daha mantıklı olurdu. Ben kendimce hiç oy kullanmayarak bu pisliğe bulaşmamış oluyorum. Bir de hiç oy kullanmamış olmanın, o bekareti korumanın dayanılmaz gururunu yaşıyorum.  Fare dağa küsmüş dağın haberi olmamış yani. Tongue laugh

YÜRÜYENADAM 13.06.2007 09:31:12
ATEŞ KIZI BEKARET KORUMAYA BENZETMİŞ.
laugh laugh

BEN DE BUNA ÇOK GÜLDÜM.
HEM DÜN AKŞAM Kİ "JEANNE DARC" FİLMİ AKLIMA GELDİ.

depresif 13.06.2007 09:32:18

Fare dağa küsmüş dağın haberi olmamış yani. Tongue laugh

heh bende haber verin işte diyorum Smiley

13.06.2007 10:07:52
Oy vermemek suç değil elbet...Fakat daha çok şunu irdeliyorum; bu sorunun sorulmasına sebep olan, insanlarımızı bu raddeye getiren siyasal perspektif nasıl bir açılımdır böyle?...

RADİKAL gazetesinin kitap ekinden alıntıdır(bu kitabın çevirisinin yapılmasını merakla bekliyorum)

Seçim arifesindeki bir ülke için 'Görmek'
Jose Saramago'nun İngilizce'ye Seeing (Görmek) diye çevrilen romanı sisteme inancını yitiren, siyasi partilerin hiçbirini beğenmeyen kararsız seçmenlerin yaşadığı bir kenti anlatıyor. Roman, bardaktan boşanırcasına yağmur yağan bir seçim günü, bir oy verme merkezinde başlıyor. Parti temsilcileri, seçim görevlileri uzun süre bekledikten sonra neredeyse kimsenin oy vermeye gelmediğini fark ediyor. Neyse ki öğleden sonra dörtte herkes birden sandıklara koşuyor. Oylar sayıldığında katılımı yüksek bu seçimde başkent sakinlerinin kullandığı oyların yüzde sekseninin 'boş' olduğunu görüyorlar. İktidardaki sağ parti, liberal parti ve sol parti, üçü de bu durumun demokrasi için bir tehlike olduğuna hükmediyor. Hemen seçimler yenileniyor, ama atılan boş oyların sayısı daha da artıyor...
Hükümet bunu büyük bir komplo olarak algılıyor. Kimlerin nasıl oy attığını tespit edemedikleri için, kendilerini istemeyen bu topluluğu 'devletsiz' bırakmaya karar veriyor ve bir gece tüm kurumlarla birlikte başkenti terk edip gidiyorlar.
Ama işler hiç de hesapladıkları gibi gitmiyor. Neredeyse bir ambargoya maruz kalan, etrafı duvarla çevrilen, polis, asker dahil tüm kamu kurumları yok olan kent hayatını huzurlu bir şekilde sürdürüyor. Kadınlar kendi kapılarının önünü süpürüyor, hırsızlık ve suç ortadan kalkıyor. İçişleri bakanı durumu halletmek üzere Başbakan'a planlarını sunuyor. Sıkı medya desteğiyle halkı kışkırtmaya çalışıyor, olmuyor, bombalar patlatıp her şeyi teröristlerin üzerine yıkmaya çalışıyor o da olmuyor. Sonunda Kültür Bakanı, istifa ettiği bir toplantıda (bu arada hükümet üyelerinin de bazılarının boş oy attığını hissediyoruz), dört yıl önce bütün kent kör olduğunda da olan biteni algılamamakta ısrar ettiklerini hatırlatıyor. İşte burada roman, Saramago'nun başyapıtı Körlük'e bağlanıyor. Hükümet, insanların en vahşi hallerini ortaya çıkarttıkları ve sonra da unutmayı tercih ettikleri o günleri değerlendirmek yerine, bütün kâbus içinde kör olmadan kalabilen tek kişiyi olan biten her şeyin suçlusu ilan etmeye karar veriyor. Bir grup ajan, bu kör olmayan kadını bulup, boş oyların ele başısı olduğuna dair delil toplamak üzere abluka altındaki kente dönüyor...
Saramago'nun siyasetçiler, medya ve politik sistemi yerden yere vurduğu bu romanı henüz Türkçeye çevrilmedi. Körlük'ü de yayımlayan Can Yayınları kitabı sonbaharda yayımlayacak.
İyi ki o zaman, bizim için her şey olup bitmiş olacak...




 



 


YÜRÜYENADAM 13.06.2007 10:18:24
BU OLAYIN HİKAYESİ HOLLANDA DA VE İSPANYADA MI GEÇMİŞ?


Sayfa: [ 1 ] 2