|
||
| İlginç gelişmelere bir yenisi daha eklendi.Ağar AKP ile koalisyon yapmayacağını açıkladı. Ağar belki de ilk kez bu kadar net bir şekilde AKP yi dışladı ve bence şu anda "CHPye oy vermek istemeyen laik kesimden ve AKP dışında hepsi olabilir diyen kararsız seçmenden" den büyük oy kaptı. Oylar gittikçe bölünüyor. Bu gidişle AKP-DP-MHP-CHP nin oyları birbirine çok yakın olursa kimse şaşırmasın. Şahsen artık şöyle bir sonuca şaşırmam: AKP % 20 CHP % 20 MHP % 20 DP % 20 Diğer % 20 DP nin bu net tavrı oyunu artırır gibi geliyor. *************************************************************************** Ağar: 27 Nisan bildirisini daha önceden duysaydık oylamaya katılırdık Demokrat Parti Genel Başkanı Mehmet Ağar, Genelkurmay Başkanlığı’nın 27 Nisan gecesi yayınladığı açıklamadan daha önce haberlerinin olmadığını vurgulayarak, "Böyle bir durumda TBMM’de cumhurbaşkanlığı oylamasına katılırdık" dedi. DP lideri Mehmet Ağar, Habertürk televizyonundaki Basın Klübü programında gazetecilerin sorularını yanıtladı. 27 Nisan açıklamasından daha önce haberi olup olmadığı yönündeki soruya, “kesinlikle hayırö yanıtı veren Mehmet Ağar, daha önceden böyle bir duyumun kendilerine ulaşması halinde "demokrasiden yana" tercih kullanacaklarını kaydetti. Ağar, "Böyle bir durumda TBMM’de cumhurbaşkanlığı oylamasına katılırdık" dedi. AKP İLE KOALİSYON MÜMKÜN DEĞİL Ağar bir soru üzerine, “Son üç dört ay içinde yaptıkları nedeniyle artık AKP ile koalisyon yapmamız mümkün değil. Demokrat Parti’nin işi artık bu hükümeti iş başından götürmektir. Koalisyon yapmak değil, bunları götürmektir işimiz" şeklinde konuştu DP Genel Başkanı Ağar, üç dört ay önce koalisyona sıcak baktıklarının belirterek şöyle devam etti: "O zamanlar öyle düşünüyordum. Ama son bir kaç ayda kendilerinden başka kimseye yaşam hakkı vermeyen demokrasi anlayışları nedeniyle, bizi siyasetin dışına itme çabaları nedeniyle artık AKP ile koalisyon yapamayız. kararımız budur." İTHAL ADAY ELEŞTİRİSİ Sağ partilere sol kökenli siyasetçilerin transferlerini değerlendiren Mehmet Ağar, "Bizim ithalata ihtiyacımız yok. Aslında tüm partiler birbirine benzer gibi gözüküyor ancak benzemiyor. Biz, öz malıyla, dümdüz kırılmayan bir çizgiyle yürüyerek yolumuza devam ediyoruz. Bizim oradan buradan bir şey almaya, milletin karşısında oradan buradan bir şeyler alarak milletin gözünde eksiklerini itiraf etmeye ihtiyacımız yok. Bizim için siyaset insanların imanla yürüttükleri bir mücadeledir" diye konuştu. TERÖR SORUNU BAŞKA ÜLKELERE HAVALE EDİLEMEZ DP’nin terör sorunuyla ilgili politikaları hakkında bilgi veren Ağar, Türkiye’nin, sorunlarını başka ülkelere havale ederek PKK terörünün önüne geçemeyeceği görüşünü dile getirdi. Ağar, "Türkiye, Talabani-Barzani ekseninde bir operasyon yapamaz, terör sorunu Türkiye’nin kendi sorunudur. Türkiye’de birlikteliği beraber yaşama iradesini sağlayan ama eline silah almış kim olursa olsun onu da etkisiz hale getiren bir hükümete ihtiyacı vardır" dedi. (ANKA) |
||
|
||
ağar aslında chp ye kesinlikkle oy vermiyecek olanları uyarıyor : bana oy verirseniz chpyi iktidara getirmiş olursunuz ! sanırım dp ve mhp barajı aşamayacaklar,en azından bunun için çaba harcanıyor.aşıcaklarmış gibi bir durum görülürse ağarın yaptığı gibi tabana ters bir kaç açıklamayla durum dengeye getirilir. |
||
|
||
bence dp nin tutarsız tavrı sandık başına gıdecek olan secmenlerı tereddute duşurdu. %20 çok dp için.ozellıkle erken mumcu yanlış konustu. mesut yılmaz a sarfettıgı cumleler hoş degıldı. agar zaten akp yle hiç bi iş yapmasın. yapacagıda yoktu . yaparsa toplu halde ofsayta düşerler. seçim politikasını kurmuş demekki sayın agar
|
||
|
||
| Mehmet Ağar herzaman ki gibi yuvarlak laflarla siyaset yapmış...Sayın Ağar son 3-4 ay içinde mi tanımış acaba AKP hükümetini ya görme ve işitme engelli ya da kendi kuyruklarına basılınca akılları başlarına geliyor.Hoş bana göre yine ucuz siyaset söylemlerine devam etmekte... | ||
|
||
| Barajı geçemeyeceğine göre konuşmaları pek önemli değil. | ||
|
||
| Demokrasi değil 'oy şövalyesi' DP lideri Ağar'ın Genelkurmay'ın “27 Nisan bildirisinden önceden haberimiz olsaydı oylamaya katılırdık” sözlerine tepki geldi. Oylamaya katıldığı için Ağar'ın hışmına uğrayan Ümmet Kandoğan, Ağar'ın sözlerini seçimler öncesi basit bir taktik olarak değerlendirdi. Demokrat Parti lideri Mehmet Ağar, Genelkurmay Başkanlığı'nın 27 Nisan gecesi yayınladığı bildiriden daha önce haberlerinin olmadığını iddia ederek, “Böyle bir durumda TBMM'de cumhurbaşkanlığı oylamasına katılırdık” açıklaması tepkilere neden oldu. CHP ve Anavatan Partisi lideri Erkan Mumcu'yla birlikte seçimin Anayasa Mahkemesi'ne gitmesini sağlayan Ağar, oylamaya katılan Hatay Milletvekili Mehmet Eraslan ve Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan'ı partisinden attırmıştı. ŞİFRE TELEFON KAYITLARI Erkan Mumcu'nun, 25 Nisan günü MKYK toplantısına kadar Meclis'e girme taraftarı olduğunu vurgulayan Ümmet Kandoğan “Bir kaç telefon görüşmesinin ardından Meclis'e girmeme kararı aldı. Aynı gün (25 Nisan) ben saat 18.50'ye kadar Sayın Ağar'ın yanındaydım. Ağar bir süre sonra beni aradı ve 'Meclis'te basın toplantısı yapacağız' dedi. 'Niye' diye sordum. Sayın Ağar, 'Mumcu aradı, konu erken seçim' dedi. Yani Mumcu o saate kadar bile Genel Kurulu'na katılma taraftarı idi. Bütün bunlar her ikisinin de Genelkurmay'ın böyle bir açıklama yapacağından haberdar olduklarını gösteriyor. Nitekim açıklamadan sonraki oylamaya da katılmamıştır” şeklinde konuştu. TEKRAR OYLAMASINA DA KATILMADI “Haberim olsaydı oylamaya katılırdık” diyen Ağar, bildiriden sonra ardından 6 Mayıs 2007 tarihinde tekrarlanan Cumhurbaşkanlığı 1. tur seçimlerine de katılmamıştı. Ağar'ı baraj korkusu sardı Oylamaya katıldığı için partisinden ihraç edilen Ümmet Kandoğan, “Sayın Ağar'ın söyledikleri gerçekleri yansıtmıyor. Baraj altında kalma endişesi nedeniyle, tabandan gelen büyük tepkiyi önlemek için böyle konuşuyor. Zira hem Sayın Ağar, hem de Sayın Mumcu'nun Genelkurmay'ın yapacağı sert açıklamadan haberleri vardı” dedi. Kandoğan, Ağar'ın sürekli kendisine, “AK Parti'ye Cumhurbaşkanı seçtirmem” dediğini de söyledi. Manisa programı iptal DP lideri Ağar'ın Manisa programının iptal olduğu bildirildi. DP Manisa İl Başkanı Rıfat Emin Uygur, yaptığı açıklamada, ”Genel Başkanımız Şehit Yarbay Melih Gülova'nın cenazesine katılacaktı, ancak dün gece kulağındaki rahatsızlık nüksedince, doktoru birkaç gün uçağa binmesini yasaklamış” dedi. Ağar önceki gece İstanbul'da katıldığı program sonrası rahatsızlığı nedeniyle Ankara'ya kara yoluyla döndü. 12.06.2007 |
||
|
||
Yukarıda tartışılan konulara Star Gazete'den Eser Karakaş'ın bugünkü (13.06.2007) yazısı çok ilginç bir boyut getiriyor. Çok uzun bir yazı değil yani sabır gerektirmiyor. ![]() ------------------------------------------------------------------------------------------------------ Bir toplumsal mühendislik hikayesi Bu yazıda bugüne dek hiç yapmadığımım bir şeyi, bir komplo teorisi üretmeyi deniyorum, umarım beni hoşgörürsünüz. DYP-Anavatan birleşmesi projesinin suya düşmesinin nedenleri kamuoyunda yeterinve tartışılmadı. Bu ilginç projenin neden ortaya atıldığı, sonra da neden projenin çöktüğü kanımca üzerinde düşünülmeye değer, daha doğrusu günümüzü anlamaya yardımcı bir konu. Türkiye siyaseti kanımca epey bir süredir ilginç bir toplumsal mühendislik proje hikayesine konu oluyor. Proje ne zaman hazırlandı bilemem ama sezgilerim ilk uygulama aşamasının Sayın Kanadoğlu’nun 367 hikayesi olduğu yönünde. Projenin nihai amacının önümüzdeki dönemde AKP’yi hükümet dışı bırakmak ya da en azından koalisyona zorlamaka olduğuna kuşku yok. Söz konusu mühendislik projesinin başarılı yürütüldüğüne ilişkin de elde güçlü kanıtlar var. AKP güçlü meclis grubuna rağmen cumhurbaşkanı seçemedi, önemli bir koz olarak kullandığı genel seçimlerin normal zamanında yapılması projesini gerçekleştiremedi, yükselen terör ortamı iktidar partisini açmaza soktu, vs. Kanımca taslak projenin ilk şeklinde AKP’nin yanına devlet refleksleri çok güçlü Ağar’ın başkanlığında DYP-Anavatan’ın birleşmiş şekli olan Demokrat Parti’yi monte etmek idi. Siyasal risk alarak Ağar ve Mumcu’nun cumhurbaşkanlığı seçimleri ilk turunda TBMM’yi boykot etmelerinin kanımca altında da bu proje yatıyordu. Sonra ne oldu bilemiyorum, proje sahibi mühendisler hedef büyüttüler ve AKP-DP koalisyon fikrinden vazgeçerek CHP- MHP koalisyonu üzerine gitmeye başladılar. İşte DYP-Anavatan birleşme projesinin sonu böylece gelmiş oldu zira dört partili (AKP,CHP, DP, MHP) ve çok bağımsızlı bir meclisten AKP’nin içinde olmadığı ikili koalisyon çıkarma adeta imkansızdı. Mühendislerimize de CHP-MHP koalisyonu fikri daha cazip geldiği andan itibaren DYP-Anavatan projesi önemini yitirdi ve öyle bir finale gelindi ki, bu final artık kanımca yeni DP’ye de barajı aşma şansı tanımayacak zira görünür manzara bir beceriksizlik manzarası gibi duruyor, gösteriliyor. Büyük mühendislik projesinin en hassas ve kırılgan yeri AKP’yi seçimde 276 koltuk sınırının altında tutabilmek (CHP artı MHP’yi 276’ya taşımak). Bağımsız DTP’liler meselesi şimdilik bir muamma. Bunun için de şimdilik terör ve güvensizlik ortamı kartı oynanıyor. Bu kart da tutmazsa, Sayın Mesut Yılmaz daha şimdiden yeni mecliste olabilecek transferlerin, oluşacak bir merkez grubunun sinyallerini veriyor. Sayın Yılmaz’ın DYP-Anavatan projesinin gerçekleşmemesinde oynadığı rolü de lütfen hatırlayalım, zira daha çok yeni. Bu mühendislik projesinin teknik boyutlarının bizim teknik müktesebatımızı da aştığı ortada ve projenin yaşama geçmesi, uygulanabilmesi için teknik bilgi düzeyi çok yüksek yabancı devletlerden de destek alındığına yönelik kuşkular, bulgular var. Projeye yabancı desteğinin yabancılara getirisi de belki ülkemizin Güneydoğu bölgesi ve civarında sadece MHP gibi milliyetçiliğinden ve CHP gibi devletçiliğinden sual olunamayacak partilere yaptırılabilecek, bu ünvanlarına ilk bakışta ters gelebilecek bir başka projede taşaronluk yaptırmak. 301 ve hicabım detayları dillendirmeye manidir. Aynen, türban yasağını üniversitelerde ancak CHP kaldırabilir mantığı gibi. Sözün özü Komplo teorileri etrafta gırla gidiyor. Ben de belki yazı hayatımda ilk kez böyle bir iş yaptım, umarım okurlar bu fanteziyi bağışlarlar. 13.06.2007 |
||
|
||
| DPden bir küçük not: Milletvekili adayı gazeteci Suna Vidinli hanım kızımızın yaşı aslında 29. Yani milletvekili seçilmek için gerekli olan 30 yaşa ulaşmış değil. DP çaktırmadan Vidinlinin yaşını büyütmüş.1978 doğumlu olan Vidinliyi 1976 doğumlu olarak kayıtlara geçirmiş. http://www.takvim.com.tr/gnb127.html http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Suna_Vidinli http://www.google.com.tr/search?q=suna+vidinli+1978&hl=tr 1979 doğumlu (27 yaşında) bile olabilir: http://www.google.com.tr/search?hl=tr&q=suna+vidinli+1979&meta= Kimden torpilli bu kız yahu? |
||