SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Milliyetçilik

Konu: Millet Nedir ? Türk Irkı=Türk Milleti ?

Sayfa: 1 2 3 [ 4 ] 5 6 7 8

UmaY QaGañ 07.02.2007 20:14:57
Cografi ko$ullarin irklar uzerindeki etkisini, Osmanli'nin yapisini, Uyghur ve Turuk BîL tarihini anlatirdim ama .. onyargilarindan ba$ka bi$i algilayamazsin sen ve senin gibi çe$itler Smiley

Sapiens 07.02.2007 21:23:17
   bana kanı türk dili türk dileği türk (sorgulanamsı sakınca yaratmıycak) 5 türk ismi söylermisniz bir bilelim

Sayın Nitro szie katılıyorum anadoluda yaşayan rumlar ne oldu ermeniler ne oldu daha pek çok müslim gayri müslim etnik kimliğe ne oldu

ayrıca    karaman türkleri ve kara keçililer türkçe konuşmayan türklerdir ne yapcaksnız onları türk saymıycakmsınız


sayın achiil de amma demiş yanii maşallah

UmaY QaGañ 07.02.2007 22:27:26
Sapiens  seni bozmaktan her zmn buyuk zevk aldigimi soylemek istiyorum Smiley

Moskova'da 9. 10. yy'da Rus'un Rsi yokken her taraf Turk çadirlariyla doluydu.. Avrupa Hun Devleti'nin ba$kenti neresiydi ? Pekin'de Cinli kalmami$ti Turklerden...

Peki onlara ne oldu sence ? Simdi Ruslar, Cinler, Polonyalilar Turk mu diyecez ?? ya da sen "futuhat"in mahiyetini mi ogreniceksin Wink

Ayrica.. bii musluman içki içmez.. Bu içki içenlerin hepsinin kafir oldugunu gostermez.. Ilk msjinla ilgili, anlarsin

torq 07.02.2007 23:38:31
Türk, Türkiye, Türkçe soğuk savaş ürünleridir             Mewla Benavî

İSVEÇ, 1/12 2005 — Komunizmin yayılmasını engellemek amacı ile kurulan devlet zamanla hak iddia eder hale geldi. Görevliler kendilerini bir şey zannetmeğe başladılar. Kendilerini; kendilerine geçici olarak teslim edilen toprakların sahibi görmeğe başladılar. Halbuki ne Türk denilen bir millet, ne Türkiye denilen bir ülke ne de Türkçe denilen bir dil vardı. Her üçü de soğuk savaş ürünüdür, tamamen geçersizdirler ve varlıklarının hiçbir makul gerekçesi yoktur.

Türk Anyasası denilen şey örgüt tüzüğüdür. Dünyada hiçbir devlet milletini tarif etmez. Hiçbir milletin değişmeyen kanun maddeleri yok. Türk anyasası Türkün tarifini yapıyor ve egemen gurubun hakimiyetinin kalıcı olmasını sağlamak için değişmesi teklif dahi edilemeğen maddeler ile doldurulmuştur.

Ulusal devletler; bir veya birden fazla millete dayanılarak kurulmuşlar. Yani devlet yeni biçimi ile kurulmadan önce millet ile ifade edilen bir veya birden fazla topluluk vardır. Devlet var olan millet veya milletlerin devleti olarak kuruldular. Bu devletler; birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi bir millete, ya da Balkan ve gene Avrupa’nın belli bölgelerinde olduğu gibi birden fazla millete dayanılarak kuruldu. Ulusal devletler kurulurken savaşanlar olduğu gibi, İsveç-Norveç örneğine benzer, savaşmadan iki ayrı devlet biçiminde örgütlenenler de oldu. Türk devleti ise bir ulusa veya birden fazla ulusa dayanılarak kurulmadığı gibi Türk devletinin kuruluşu için mücadele eden bir millet veya örgüt de yoktu.

Türk, etnik bır gurup değil. Birden fazla etnik gurubun ittifakı da değil. Aşiret, kabile veya bellirli bir gurup ta değil. Türk; devlet kurulduktan sonra, devleti yönetmek için bir araya gelmiş ve kişliksizleştirlmiş az sayıda fert’ten meydana gelmiş örgütün adıdır.

Tarihi olarak Türklük ile ilişkilendirilen üç örgütten söz ediliyor. İttihad ve Terakki, Teşkilatı Mahsusa ve Kuvvayi Milliye.

Türklerin yalan tarihinin temelini oluşturan ‘Kuvvayı Milliye’ hayal ürünüdür. ‘Teşkilatı Mahsusa’nın’ Türk ve Türklük ile hiçbir alakası yok. Teşkilatı Mahsusa bir Çerkez örgütüdür. Nitekim Atatürk ve taraftarları Teşkilatı Mahsusayı kanlı bir şekilde ortadan kaldırdılar. Teşkilatı Mahsusayı bir Osmanlı kalıntısı istihbarat örgütü olarak kabul etsek dahi Türklük ile ilişkisi yok.

İttihad ve Terakki tartışmalıdır. Türklük ile ilişkisi olmadığını Türk ve Türkçüler de kabul ediyor. Kendimizi çok zorlarsak, İttihat ve Terakki; Osmanlı İmpartorluğunun yıkılışını engellemek amacı ile kurulan bit örgüttür diyebiliriz. Almanların örgütün kuruluşundaki rolü ise araştırılmaya değer. Ama örgütün amacı ne olursa olsun, daha sonra tamamen Almanlar’ın hizmetine girmiştir. Almanlar ile İngilizler arasındaki savaşta bir piyon olan İttihad ve Terakki o zamanki Osmanlı denetimindeki toprakları ve kırılmış Osmanlı ordusunu Almanların hizmetine sokmuştur. Türklerin övünç kaynağı Gelibolu ve Çanakkale; Almanlara 2 milyar kuruşa satılan yüzbinlerce insanın cesedi ve kanıdır.

İttihad ve Terakki; Sovyetlerin kuruluşundan sonra ise bir bütün olarak Batının hizmetine girmiş ve artık Osmanlı kalıntıları ile de ilgilenmez duruma gelmiştir. Üç paşaların üçü de Kafkasya bölgesinde öldürülmüş veya yakalanmıştır. Bilindiği gibi Kafkaslar, Osmanlı toprakları değildi. Yani İttihad ve Terakki elemanlarının 1917 sonrası Kafkasya da bulunması Osmanlı savunması değil.

Atatürk ise İngilizlerin izni ve Vahdettinin emri ile, ya da tersi, İstanbulun dışına gönderilmiştir. Hangi amaçla gönderildiği açık değil. Neden Samsuna gittiği ve orda ne yaptığı hiç bilinmiyor, Türkler söylemiyor. Türklerin Atatürk’ün gönderilmesi konusunda söylediği iki alternatiften her ikisi de yalandır. Yani direnişi örgütlenmek için gittiği hayal ürünüdür, direnişi örgütlediği isa saçmadır. Vahdettinin Atatürk’ü direnişi örgütlemek için gönderdiği daha büyük bir yalandır.

Kurtuluş Savaşı denilen şey tamamen hayal ürünüdür. Türklerin sonradan uydurdukları hayali savaşların bir kısmını artık resmi türk tarihi de reddediyor. Kim nerde kime karşı savaştı? Yok. Eğer kurtuluş savaşı denilen bir şey varsa o da Kürtlerin Osmanlı ve kalıntılarına karşı savaşıdır, Atatürk ve devamı olan rejime karşı savaşıdır. Türklerin ise ‘Kurtuluş Savaşı’ dedikleri dönemde ne bir savaş örgütü ne de bir sivil örgütü vardır. Türk yok ki örgütü olsun. Kimi Türklerin son zamanlarda dillendirdiği kendiliğinden oluşan guruplar teorisi de temelsizdir. İngiliz ve Fransızlara karşı savaşan kendiliğinden biraraya gelmiş guruplar yok. Türklerin şimdi bu tür yalanları uydurmalarının nedeni tarih değil, şimdiki durumdur. Askerin son yıllarda örgütlediği çetelerin izahıdır.

O zaman Türk örgütünün ne zaman kurulduğuna gelebilirz.

Türk örgütünün ne zaman kurulduğu tam bilinmiyor. 1924 ile 1935 yılları arası dönemde kurulmuştur diyebiliriz. Örgütün yaşayıp yaşamayacağı 1935 yılına kadar belli değil. Hakeza örgütlenme alanı da uzun yıllar bellirsiz kalmıştır. 1926 yılına kadar İstanbul dahil, bugün Türkiye sayılan birçok yerde örgütlenmesine müsade edilmemiştir. Antakya’da örgütlenmesine ise 1935 sonrasında müsade edilmiştir. Bu böyle olmasına rağmen, 1924 öncesinde, İttihatçıların Sovyetler Birliği denetimindeki topraklarda örgütlenmesi teşvik edilmiştir. –İttihatçı paşalar da Atatürk gibi sonucun ne olacağını bilmiyor. Ama eğer efendileri uygun görürlerse ailelerinin yanına dönebilirler. Dönmediler. Ya da Atatürk ve arkadaşları Kafkasyaya göreve gidebilirler-- Enver, Cemal ve Talat paşalar Kafkasya ve ona bağlı olarak Orta Asya’da örgütlenmeye gönderilmişler. Batının desteği ve teşviki ile Bolşeviklere karşı Müslüman milletleri örgütlemeye çalışmışlar.

Osmanlı artıklarının Kafkasya ve Kafkasyaya bağlı olarak Orta Asyada örgütlenmelerinin teşvik edilmesinin amacı, Sovyetler Birliğinin Ortadoğuya inmesini –Türk devletinin kurulması, Türk örgütünün güçlendirilmesi de aynı amaca yöneliktir. Batılıların Ermeni katliamına sessiz kalmaları da Rusların aşağıya inmesini engellemekten dolayı olabilir–engellemektir. Kafkaslar ve Orta Asya ise stratejinin esas hedefi değil. Hedefe yardımcı taktik düzeyde önemli alanlardır. Batı, Sovyetler Birliğinin Ortadoğuya inmesini engellediğine inandığı zaman, Kafkasya ve Ortasya’nın önemi kalmamış, Kafkasya - Orta Asya Sovyetlere bırakılmış ve Osmanlı artıkları ortadan kaldırılmıştır. Ittihatçı paşalar yakalanmış ve öldürülmüştür. Türk ise yaratılmış ve beslenmiştir.

Türk, Türkiye, Türkçe Batılıların önce Rusya ve sonra Bolşevikler ve Sovyetlere karşı geliştirdikleri politikanın araçlarıdır. Gerçek ile hiçbir alakaları yoktur.

Türk örgüt’ü 2. dünya savaşı sonrasında güçlenmiştir. Soğuk Savaş, örgüte denetimindeki topraklarda tam örgütlenme olanakları sağlamıştır. 2. dünya savaşı bittiği zaman, örgütün kuralları, dili, dini hakimiyetine verilen topraklarda, hatta merkezinde de geçerli değil. Türkçe denilen dil henüz yok. Türkiye denilen topraklarda o zamanki ‘Türkçe’yi konuşan insanların sayısı belki binler ile ifade ediliyordu. Bugün ise o günkü Türkçeyi bilen hiç kimse yok.

O zaman Türk nedir? Türk’ün teorik ve pratik varlığına denk düşen örgüt’tür. Yani Türk bir örgütün adıdır. Sınıf, etnik, dini ve ahlaki temele dayanmayan, ama çok sıkı denetlenen ve sert kuralları olan bir örgüttür.

Türk örgütünden ayrılmak nerdeyse mümkün değil ve örgüt elemanlarının ayrılmalarının olanakları, elemanın örgüte katılması ile, ortadan kaldırılmıştır. Örgüte katılan fertler bütün geçmişlerini silmek zorundalar. Tarihi, dili, dini, ahlaki ve toplumsal değerlerden koparılan kişi sürekli kendisni ispatlama sınavlarından –Son örneklerden bir tanesi İbrahim Tatlısestir. Ama artık Türkleşmek eski etkiyi gösteremiyor. Türkleşenler sadece rezil-rusva oluyorlar– geçirilmiş ve geçiriliyor. Kökenine düşmanlık etmek ve ait olduğu milletten insanlara karşı cinayet ve kabahat işlemek zorunda olan örgüt elemanı, örgütten ayrıldığı zaman yalnızdır ve bir hiçtir.

Türk örgütü toplumsal dayanaklardan yoksun doğmuştur. Varlığını dış güçlerin desteği ve silahlı güçleri sayesinde muhafaza edebilmiştir. Bu bugün de böyledir ve onun için de dışilişkiler tabu, silahlı güçler de kutsaldır.

Örgüt, silahlı gücünün denetiminin olmadığı yerlerde örgütlenemiyor, silahlı güçleri zayıfladığı zamanlarda çözülüyor. Dış desteği kaybeden örgüt, devlet üzerindeki denetimini de yitiriyor. Silahlı güçlerinin denetiminden uzaklaşan örgüt elemanları örgüte üye olduklarını inkar ediyor ve hatta etnik kökenlerinden söz ediyorlar. Yani Türk olmadıklarını belirtiyorlar.

Türk örgüt’ü Sovyetler Birliğini dağılması ile işlevsiz kalmış, çok yönlü bir krize girmiştir. Görevsiz kalan örgüt; teorik olarak kendisini izah edememiş ve ideolojik olarak ta ayrılıklar sürecine girmiştir. Sunni görevler yaratarak varlık göstermeğe çalışmış olsa da başarılı olamamıştır. Derin bir ideolojik bunalım yaşamak zorunda kalan örgüt, 2000’li yıllara kadar silahlı güçleri içerisindeki krizleri saklamaya çalışmıştır. Silahlı güçlerin daha alt kademelerde örgütlenmesini sağlayarak bunalımı atlatmaya çalışmıştır, ama kriz giderek derinleşmiş ve silahlı güçler içerisindeki bunalım daha da derinleşerek açığa çıkmıştır.

Bilim ve tekniki gelişmeler Türk örgütünü çok zor bir durumda bırakmıştır. Sansür ve yasaklar; Internet ve uydu üzerinden yayın yapan televizyon yayınlarına karşı işlemiyor. Genetik alanındaki gelişmeler, Türk’ün etnik aidiyet yalanını savunmaz hale getirmiştir. Artık MHP de Orta Asya masalına tenezzül etmiyor. Atatürk milliyetçiliğ, kültürel milliyetçilik, vatandaşlık, din kardeşliği gibi saçma şeyler ile durumu idare etmeğe çalışıyor, ama ayakları altındaki toprağın aktığını da görüyorlar.

Devlet, silahlı güç, diş destek, öldürmek, talan, soygun ve yakıp yıkmak ile millet “kurulmaz”.

Görecekler ve yok olacaklar. Göreceğiz.
http://www.kerkuk-kurdistan.com/nivisarek.asp?ser=3&cep=2&nnimre=4850

keçi 16.02.2007 23:32:17
bu bir dezenformasyondur.. dayanaksız, tutarsız, maksatlı, ve değersizdir. Torq ne istediini dolaysız söyle. gizli servislerin  metinlerini servis ederek ne kadar varolabilirsin.

kafatasçılığı bırakın beyler, bakın karşınızdakiler mücadeleyi hangi zeminlere taşımışlar.

son tango 17.02.2007 00:24:13
bu ne sacma bi yazı ya,akıllarınca türklüğü aşağılayıp bi yerlere varmaya çalışmışlar ama hiç bir dayanağı olmadan çamur at izi kalsın şeklinde yazılan seylere sadece götümle gülmektenbaşka da yapacak bişi yok..türk yokmuş,örgütü varmış..hehe..siktirip gitsin pezevenkler!
yaw,bunların sitesine bi göz atiim dedim şimdi..gercekten cocuk ağzıyla kaleme alınmış,hiçbir delile dayanmadan sadece camur politiklar izliyor..hele bi trabzon  daki gürcistan milli maçı için yapılan yorumu okuyunca ne mal oldukları cok daha aşikar ortaya cıkmış..o mactaki gürcistan bayraklarının türk bayraklarından fazla olduğu yazısını alıp,trabzonlular milliyetçi değil,susturulmuş topşuluk gibi gercekten akla mantığa sığmayan yorumlar beni harbi cok eğlendirdi..bilmedikleri yada bildikleri halde camur atma eğiliminden o dönemki federasyon baskanı bıcakçı ya verilecek tepki üstüne o olaylar olmuştu.hepinizin bildiği gibi haluk ulusoy trabzonludur ve o gürcü bayraklarının sebebleri bıcakçı federasyonudur.bu trabzonlunun fanatik milliyetçliğinden başka ne olabilir.orada da yöresl milliyetçilik vardı,haluk ulusoy için milli takıma yapılanlar..bide küfür edilen futbolcular mevzuu..hepsi fenerbahcelidir tahmin edebileceğiniz gibi..şimdi bunların o macla ilgili yorumunu okuduktan sonra diğer yorumlarına hangi gözle bakmak gerekir..komik kürtler..bide aptal da demek gerekiyor galiba Wink

data_grrr 17.02.2007 01:10:02
keçi ben de arada millietçilerin saçma sapan yazılarını koyuyorum.. ve varoluş problemleri de yaşamıyorum aynı zamanda.. ilginç değil mi?..

Tigris 17.02.2007 02:33:05
bende rastladım data roze bu gibi masal sitelerden okuyup kendini savunma gereği duyan türklerde fazlasıyla mevcut. Blöfün otçul olarak gördüğü kesim bunlar olsa gerek. Sanmıyorum ki ellerine hayatları boyunca 10 kitap alıp ta okumuş olsunlar.

Ben bu yazıları erotik buluyorum. Çünkü hepsi birer fanteziden ibaret. Bu gibilerini yatağa bağlayıp blonde yaptırmak lazım Smiley Horoz seviyesinde bile değiller, işleri parmak atıp kaçmak. Sapıktan beter bunlar Smiley

Aşağılamayı sevmem, ama aşağılanmadıkça beyni olduğunu unutan insanlardan koloni kurmaya başlamışlar artık.

keçi 17.02.2007 20:13:21
bak adamım

sen bunları okuyarak ereksiyon olabilirsin, senin okuduğun kadar benim düzmüşlüğüm var. Memleketin her köşesinde ayak izlerimi bulabilirsin. savunmayı aştık, öteye de geçitik. siz mabedinizde huşu içinde,şeyhlerinizin,şıhlarınızın kıçını yalayabilirsiniz. Ama hayat başka.

dikkat et anladığında, parmağı çok derinlerinde hissedebilirsin, oturacak kucak bile bulamayabilirsin. ne bekliyorsun, kürt ihanetlerinin tarihçesini mi..

okuduğun kitaplar mı unutturdu sana türkçeyi, kendini ifade etmeyi..  bu gibi sitelerden okuyup kendini savunma gereği duyan türklerde fazlasıyla mevcut. muş, bebek.

senin bırak beni aşşağılamayı, algılamaya kapasiten yetmez forum çocuğu-m. istersen aynı düzeyde sürdürelim. istemessen varoluş geyiği çevirelim.


ekin 17.02.2007 20:39:15
benim kafa basmaz
varolmuş ya da olmamış
sen bana de ki
x* olmuş ya da olmamış



*herhangi bir ırkı koyabilirsiniz

keçi 17.02.2007 20:59:08
sn data-roze

bazı insanlar için bazı konular yaşamsal önem taşır. anlamayabilirsiniz, istemeyebilirsiniz. ama böyle. sizin varoluşunuz benim, benimki de sizin derdiniz olmamalı.

belki torq için varoluş  nedeni; bu servisler. belki ben, meraklı bir insanım. bence torq terörden çöpleniyor, yanılıyor olmayı dileyerek sorumu sordum. lütfetmedi. belki başka zeminlerde.

kendinizi üzmeyiniz, kimseye payanda olmayınız, bende rastladım data roze



data_grrr 17.02.2007 23:00:46
sn keçi son mesajınızdaki dert ile merak kavramlarının yerlerini değiştirip yazmış olsaydınız sizi anlardım.. ama bu haliyle çelişkili şeyler söylüyorsunuz..
..
dediğiniz herşeyi (torq üzerine) varsaysam bile bundan bana ne? bir başkasına ne?
gizli servis demişsiniz..
sizin bu merağınız da bence gizli meraklara, niye merak edildiği meçhul sınıfına giriyor..

bu durumda merakınızı giderememeniz lütfedilmediğinden değildir emin olun.
belki başka zeminlerde, o da bu türden merakların ciddiye alındığı bir zeminde sanırım.. ama sanırım bu zeminde değilki ciddiye alınmamış..
 

keçi 18.02.2007 00:18:48
sn data_roze

a. anlaşma zorunluluğu yok. belki torq için varoluş  nedeni; bu servisler... buradaki servisler, gizli olan değil. dikkatli okursanız, servis etmek anlamı taşıyor.

b. tebrikler; size ne? meseleyi getirmek istediğiniz yer neresi.

c. ciddiye almadığınız şeyler, günü gelince tırmalar.Üç beş çapulcu diyenleri dün gibi hatırlıyoruz.

d. neden merak ettiğimi bilmek isteyeceğinizi sanmıyorum, ciddiye alıp cevap bile yazacağınızı sanmıyorum.Körler sağırlar monoloğunuza devam edin siz.






Tigris 18.02.2007 01:20:02
Keçi beni kızdırmaya çalışmış,
Koyun yerine koyulmaya alışmış,
Birde güzel lafa karışmış,
Bu fantezilere de alışıkmış..

Senin düzmüşlüğün kadar düzülmüşlüğün de var ki ukte kalmış içinde, kıvırcık yünlüm benim.
Benim doğu da masum olan kürtlerinde ne işkenceleri çektiğinden de haberim var. Yavrusunu şehit vermiş şehit analarındanda.

Türkçe de yokmuş, yazdıkların keçice mi senin?

Irz ve namus konusu ayrı şeyler tabi. Ama dedim ya beni kızdırabilecek seviyede bir insan olduğunu sanarak, fantezi yapmaya devam etmişsin sen.

Blondeyi denemenii önermemiş miydim sana? Düşünemeyen insan topluklarından bahsettim bende üstüne kendini ne güzel örnek vermişsin yav sen laugh

Ne güzel yazıyorsun sen bayıldım sexi kıvrcığım benim laugh


Aşağılamayı sevmem, ama aşağılanmadıkça beyni olduğunu unutan insanlardan koloni kurmaya başlamışlar artık.

Ağaç yemekten maharet bulmuş, senin etin lazım değil bana Smiley

"Kurtuluş Savaşı denilen şey tamamen hayal ürünüdür. Türklerin sonradan uydurdukları hayali savaşların bir kısmını artık resmi türk tarihi de reddediyor. Kim nerde kime karşı savaştı? Yok. Eğer kurtuluş savaşı denilen bir şey varsa o da Kürtlerin Osmanlı ve kalıntılarına karşı savaşıdır, Atatürk ve devamı olan rejime karşı savaşıdır. Türklerin ise ‘Kurtuluş Savaşı’ dedikleri dönemde ne bir savaş örgütü ne de bir sivil örgütü vardır. Türk yok ki örgütü olsun. Kimi Türklerin son zamanlarda dillendirdiği kendiliğinden oluşan guruplar teorisi de temelsizdir. İngiliz ve Fransızlara karşı savaşan kendiliğinden biraraya gelmiş guruplar yok. Türklerin şimdi bu tür yalanları uydurmalarının nedeni tarih değil, şimdiki durumdur. Askerin son yıllarda örgütlediği çetelerin izahıdır.

O zaman Türk örgütünün ne zaman kurulduğuna gelebilirz."

keçi 18.02.2007 01:57:37
kaşınanları kaşımak işimiz bizim. derdin anlaşıldı tigris. zekandan şüpheye düşmüştüm, niyetin de ofsayt çocuğum senin. Sen içinde hissetmek istiyorsun.

neye dayanarak kendini bu kadar akıllı sanıyorsun, ve madem çok akıllısın ,neden rahatsızsın. bir sen akıllısın bir de ihanet çeteleri. ben onları da anlıyorum bunları da, en güzeli. Ama mesafeli tavrınla yeme bizi,dayalı döşeli anlamalar sana.

 sizi kaynaklarınızı göstermeye davet ediyorum. haysiyetsiz hassasiyetinizle, derinlikli dörtlüklerinizle başbaşa bırakıyorum.
türk örgütü öpsün hepinizi.



Sayfa: 1 2 3 [ 4 ] 5 6 7 8