|
||
| 1996 yılında Levent Akman (vurmalı çalgılar, ritm makinaları, oyuncaklar), Murat Ertel (saz ve telli çalgılar, ses), Emre Onel (darbuka, sampler, ses) tarafından Istanbul'da kuruldu. 2002 yılında Oya Erkaya'nın (bas) gruba dahil olmasıyla grup son halini aldı. Geleneksel Türk müzik aletlerinin kullanımını elektronik öğelerle birleştiren grup, değişik bir tını yaratarak Türk Halk Müziği'ne yepyeni bir soluk getirmiştir. Kayıdı alınan doğal seslerin, çalınan akustik ve elektrikli, geleneksel ve modern müzik aletlerinin çeşitli elektronik efektlerle zenginleştirilmesi Baba Zula müziği'nin temelini oluşturmaktadır. Müziği oluşturan tema, makam, usul ve ses gibi öğelerden biri veya birkaçının, kayıt ve prova yoluyla belirlenmesi ile doğaçlama yapmaya başlayan grup, bu yöntemi "Saptanmış Doğaçlama" kavramı altında, görselliğe de özel bir önem vererek konser, film, tiyatro ve albümlerine taşımıştır. Canlı etkinliklerde çekirdek kadroya eklenen elemanlar tarafından hazırlanan video, dia ve film gibi unsurların kullanımına da ağırlık vermektedir. İlk albüm ve konserlerinden itibaren müzisyen ve oyunculara konuk sanatçı olarak yer vermeyi benimseyen gruba Trakya'lı Selim Sesler (klarnet ustası), Kanada'lı Brenna Mccrimmon (Rumeli türkücüsü), Fahrettin Aykut (davulcu), Tuncel Kurtiz (sinema ve tiyatro sanatçısı), Ahmet Uğurlu (sinema ve tiyatro sanatçısı), San Fransisco'lu Ralph Carney (saksofoncu) ve diva Semiha Berksoy (Türkiye'nin ilk bayan opera sanatçısı, ressam) gibi ünlü sanatçılar da katılmıştır. Derviş Zaim'in, arabaları çalıp sonra tekrar yerlerine koyan ve daha sonra bir tavus kuşuna aşık olan araba hırsızının öyküsünü anlattığı ilk filmine yaptıkları özgün müziklerden oluşan " Tabutta Rövaşata" (Ada Müzik) adlı ilk albümlerini 1996 yılında kaydettiler. Film ile aynı adı taşıyan albümde, oyunculardan Ahmet Uğurlu, Tuncel Kurtiz ve Ayşen Aydemir'in seslerinin yer aldığı dört şarkı da bulunmaktadır. Baba Zula, Antoine de Saint Exupery'nin "Küçük Prens", Arnold Lobel'in "Kurbağa Öyküleri" ve Perihan Mağden'in "Mutfak Kazaları" isimli tiyatro oyuncuları için yaptığı müziklerin toplandığı "3 Oyundan 17 Müzik" (Doublemoon) adlı albümünü 1999 yılında çıkartmıştır. Bu albümde pek çok sanatçının yanında Ralph Carney, Brenna Mccrimmon ve Selim Sesler de konuk sanatçı olarak yer almıştır. 2001 yılında Ahmet Çadırcı'nin yönetmenliğini yaptığı seks filmleri gösteren bir sinemanın makinistinin eski bir porno yıldızına olan tutkusunun öyküsünü anlatan "Renkli Türkçe" isimli filmini müzikleyen grup, Türkiye haricinde İngiltere ve Makedonya'da da konserler vermiştir. Topluluk, Haziran 2002'de, Efes Pilsen Summer Festivali "One Summer in Love"da Manu Chao konserini açtı. Baba Zula elemanları Levent Akman ve Murat Ertel 6 ve 8 Aralık 2002 tarihlerinde Almanya'nın Köln kentinde gerçekleşen Akdeniz Film Festivali'nde Gerald Doecke ve Norbert Jorzik adlı iki alman müzisyenle konser verdiler. 27 Ocak 2003'te sonuçları açıklanan Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) Türk Sineması 2002 ödüllerinde "En İyi Müzik" ödülüne, Ümit Ünal'ın "Dokuz" adlı filmine yaptıkları müzikleriyle Baba Zula elemanları Emre Onel, Murat Ertel ve Levent Akman'ın diğer grubu Zen layık görüldü. Baba Zula'nın yeni albümü "Ruhani Oyun Havaları" ise Mayıs'da çıktı. Albümün miksajı ise Massive Attack , The Orb, Lee Perry gibi isimlerle çalışan İngiliz yapımcı ve müzisyen Mad Professor'a (a.k.a Neil Fraser) ait. Emre Onel-Darbuka, vurmalılar ve sampler Levent Akman-Vurmalılar, makinalar ve oyuncaklar Murat Ertel- Saz, sitargitar, teremin ve plaklar,ses Oya Erkaya- Bas gitar, ses İstanbul Çocukları Arnavutlar asyalılar lazlar Romanlar cenevizliler aleviler İstanbul çocukları tıpkı bir gökkuşağı Kiminin ayakkabısı yok Kiminde altın bilezik var Bir tanesi mendil satar Diğeri gökyüzüne bakar Kimi yaşar sırça konakta Kimi kalır anca sokakta Bazısı bali tiner çeker Kimisi yalnız çikolata yer İstanbul çocukları tıpkı bir gökkuşağı Bektaşiler avrupalılar yezidiler Ermeniler ortodokslar sünniler japonlar İstanbul çocukları tıpkı bir gökkuşağı Analar babalar akrabalar Hepiniz kendinize gelin Tv'nizi bir sefer de Başka gözle seyredin Her yerde hep kan ve hırs Silah şiddet vahşet var Hep birilerini öldürüyor Bilgisayarda çocuklar İstanbul çocukları tıpkı bir gökkuşağı Afrikalılar museviler Kürtler bizanslılar çerkezler Bulgarlar müslümanlar İngilizler anadolulular rumlar İstanbul çocukları tıpkı bir gökkuşağı |
||
|
||
kalbimden ismin geçti.. kimseler duymadı
|
||
|
||
kız sen böle şeyleri nerden buluyosun.. perfect
|
||
|
||
bılıyodum bılıyodum begencegını bılıyodum.... ![]() taksim cafe pi de oturuyoruz.. ömer diye bi arkadasım ıpodu kulagıma dayadı.. dinle de şarkı nasıl olurmus gör dedi... babazula- bir sana bir de bana... oyle dınlemıstım bu sarkıyı
|
||
|
||
gozlerımı yaşarttın fasulye
|
||
|
||
bütün şarkılarını mı ben neden bilmiyorum yaa...
|
||
|
||
cık cık cık.. cok yazık
|
||
|
||
bu senin için fasulye ![]() "ağlamak için bahane arama gel bu şarkıyı dinle.." |
||
|
||
|
||
|
||
| efendim, bir "özgür ruh"ları, bir "gerekli şeyler"i, "istanbul çocukları"nı içine aldığı o inanılmaz melodileri bir "pırasa"ları vardır ki, "sıpa"lar dayanamaz.. çok severekten, çok dinlerim efendim.. ama başka şehirlerde daha çok konser veriyorlar. ): |
||
|
||
| depresif sağol ya akşam akşam iyi gitti doğrusu. babazula'nın konserine çok istediğim halde gidemedim bir türlü, yaram depreşti. ![]() |
||
|
||
sahne performanslarını ben hiç begenmıyorum hayal kırıklıgı yasamıstım dıyebılırım
|
||
|
||
özgür ruh benden asitik için gelsin ![]() |
||
|
||
| Dört duvar arasi kapanmaz ki Sendeki özgür ruh Ölünce parçalanmaz ki Bendeki özgür ruh Sevise sevise azalmaz ki Tendeki özgür ruh Kopyalayarak çogalmaz ki Gendeki özgür ruh eyvallah eczacım, çok makbule geçti, çok da severim. (: |
||
|
||
| bende,sende,tende,gende..güzelmiş..ama eksik.. | ||